View RSS Feed

kenanevren20

Bölüm 41 : La Tahzen

Değer Biç
Salı günü hastaneye fizik tedavi ve rehabilitasyon için gitmiştim. Hastaneye giderken her zaman cep telefonumu kapatır öyle giderim. Hastaneden eve geldiğimde müsait olduğum zaman cep telefonunu elime alır ve arayan soran veya mesaj yollayan var mı diye bakarım. Sonra arayan soran varsa, o kişilere ulaşmaya çalışırım. O gün cep telefonumu açtığımda teyzem oğlunun mesaj yollamış olduğunu gördüm. Kendisi belli günlerde ya da arada bir mesaj yollar, hal hatır sorar. Yine o mesajlarından bir tanesini yollamış... Bana yollamış olduğu bu mesajı benim için anlamlı olduğunu düşündüğüm için ve zaman ilerledikçe bizler için daha anlamlı ve ayrı bir önemli olabilir diye düşündüğüm için sizlerle paylaşmak istiyorum. Evet gelelim şimdi teyzemin oğlunun yolladığı mesajın içeriğine... buyurun hep beraber okuyalım...

-Mevlânâ'nın türbesinin girişinde bu manalarda şu beyt vardır:

Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.

Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez.

Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.

Lâ tahzen / Üzülme..
Eğer günah işlediysen tövbe et, istiğfarda bulun, yanlış yaptıysan düzelt, O'nun rahmeti sonsuz, kapısı hep açıktır.

Lâ tahzen / Üzülme..
Kaybettiğin şey için üzülme çünkü daha pek çok nimetlere sahipsin. Allah'ın sana bahşettiği diğer nimetleri düşün ve şükret. Allah Teala, "Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız buna güç yetiremezsiniz" buyurmuyor mu?

Lâ tahzen / Üzülme..
Ehli batılın sözlerinden dolayı üzülme, onların tenkitlerine sabrettiğin sürece mükafatlandırılacağını unutma.

Lâ tahzen / Üzülme..
İnsanlara ihsanda bulunduğun sürece üzülme. Çünkü mutluluğun yolu insanlara ihsanda bulunmaktan geçer.

Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü iyiliğin mükafatı on mislinden yedi yüz misline, kötülüğün karşılığı ise sadece mislince

Lâ tahzen / Üzülme..
Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.

Lâ tahzen / Üzülme..
Hakk'ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır.

Lâ tahzen / Üzülme..
Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)

Lâ tahzen / Üzülme..
İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi.

Lâ tahzen / Üzülme..
Karşı karşıya kalabileceğin muhtemel bir musibet için en kötü ihtimal ne olabilir sorusunu kendine sor. Sonra bu muhtemel sonuca kendini alıştır, ona tahammül etme konusunda kendine telkinde bulun. "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" ayetini tedebbür ederek bu hali sakin bir şekilde iyimser bir tabloya dönüştürmeye bak.

Lâ tahzen / Üzülme..
- Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Biraz daha açarsak; Sabaha çıktıktan sonra artık akşamı bekleme, akşama kavuşunca da sabahı bekleme. Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani ânı yaşa.

Lâ tahzen / Üzülme..
- "İnne maal usri yüsran / Her zorlukla birlikte kolaylık vardır." Yani kolaylık zorluğun içinde saklıdır!.. Bir başka ifade ile; kolaylık; zorluk zannettiğimiz şeyin taa kendisidir!..

Lâ tahzen / Üzülme.. Cennet Var

Yazarken dayanamayıp bir kaç kez daha okudum ve umarım sizde okuyunca beğenmişsinizdir. Mesajı ilk okuduğumda kendi kendime bazı sorular sordum... Hayatın belli dönemlerine yaşamış olduğum süreçlere gidip, beyin fırtınası içerisinde bir yelken açıp dolaşırken zamanında benimle birlikte ilerlemiş olduğunu ve saatin çok çabuk geçmiş, iftar vaktine çok az kalmış olduğunu gördüm. Abim çarşıdan eve geldi ve Abimle biraz sohbet ettik. Sonra iftar topun atılmasına ve oruç tutanların iftarlarını açılmalarına üç dakika varken, sosyal paylaşım sayfalarımdan bir tanesini bakayım dedim ve sayfayı açtığım ilk sırada çok sevdiğim ve benim için çok değerli olan bir abimin paylaşımış olduğu bir yazıyı okudum. Mesleği hakkında bir veda, bir teşekkür birazda hüzünlü duygusal bir yazı paylaşmıştı. Bende bu durumu tam anlamamış olsam da olumsuz bir durumun oluştuğunu an itibari ile hissetmiştim.

Top atılmış ve ezan okunuyor idi... Babam, annem ve abim mutfakta iftarını açmak için yemeklerini yiyorlardı. Ben ise odamda üzüntülü bir şekilde yatağımda bekliyordum. Abim yemeğini yedikten sonra odama geldiğinde görmüş olduğum paylaşımı onunlada paylaşmayı düşündüm. Biraz daha bekledikten sonra, abim odama geldi ve konudan onada bahsettim. Telefonla aramak istediğimi söylediğimde abim kendi cep telefonunu verdi ve buradan konuş dedi. Bende cep telefonu aldım, aradım. Çok değer verdiğim ve saygı duyduğum abimle konuşmuş ve hal hatır sormuştum. Sonrasında paylaşmış olduğu yazıyı sordum. Mesleği ile rotasyona uğradığı, haksız bir durumla karşılaştığını ve bunun içinde duygulandığını ve böyle bir paylaşımda bulunduğunu söyledi. Ben ve abim konuşmamızda üzüldüğümüzü ilettik ve duygularımızı paylaştıktan sonra görüşmek üzere konuşmamızı bitirdik. Abim ve ben biraz daha konuştuk ve mesleğini icra eden bir kişiyi yerinden düzeninden olmasından duygulandık.

Bulunduğu ortamdaki kişilere rehber olan ve onları hayat boyu yapabileceklerini anlatan değerli bir kişinin bulunduğu çevrede ilişkileri iyi olan ve herkes tarafından sevilen sayılan böyle değerli kişiler kolay kolay yetişmediği söylemek istiyorum. Maalesef ki, böyle yetiştirmiş kişilerin mükafat yerine rotasyon adı altında sanki cezalandırırcasına yer değişikliğine tutulması ve moral, motivasyon, çalışma azmi ve isteğinin elinden alınır gibi bir duruma sokan bir anlayış ve sistemle karşı karşıya kalması üzünülmeyecek gibi değil.

http://i.hizliresim.com/2gMlLN.jpg
Bugünkü blog yazımı okumak isterseniz linkime tıklamanız yeterli.
http://engelsizrenkler.blogspot.com.tr/
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum