View RSS Feed

Kalem

Yeditepe der ki: Sen De Herkes Gibisin!

Değer Biç
İnsan, doğumla ölüm arasında bir yaşam alanına sahiptir. İnsanın sınırları doğumla yaşam arasındadır ve bitiş noktasını görmeden hikâyesini yorumlayacak bir yiğit de yoktur.
Bitiş noktasını geçecek ki hikâyesi artık yazılsın. Yoksa bitiş noktasını görmeden yazılan her hikâye yarım seyredilmiş bir filmi dayanak almaktan öteye geçmez.
Karşında gördüğün her insanın bütün hikâyesine dokunman ve bütün hakikatine ulaşman da mümkün değil. Bu seni aşar. Haddin değil bir kere.
İnsan hakkında yorum getirebilirsin, bir fikrin olabilir. Ama hepsi sadece senin yorumundur, senin kurgundur. Hakikat bütün çıplaklığıyla sana göründüğünde ya isabet etmişsindir ya da yanılmışsındır.
Böylesi karanlık sularda vakit geçirmek yerine aslında doğumundan ölümüne kadar şahitlik edebileceğin sana odaklanmayı seçsen daha mantıklı olacak.
Düşünsene günün her anında her yerde izleyebileceğin bir insan var karşında. Kalbinde ne geçiyor, o sırada ne düşünüyor, hepsini bilmen mümkün. Rüyalarından, hayallerine kadar her şeyini bileceksin.
Madem insanlarda sorun var, kendinden başla.
Bozulmasını istediğin her ezberi, bozmaya çalış. Tabi yabancılara baktığın kadar dürüst bir bakış açısıyla yap bunları da. Sevdiklerine baktığın gibi değil, düşmanlarına baktığın gibi bak kendine.
Unutma, değişmesini istediğin bu toplumda yaşıyorsun sen de. Şikâyet ettiğin haksızlıkların tam ortasındasın yani.
Öncelikle bu toplumun ezberine sahip olduğunu düşünmelisin. Farklı olduğunu kabul ettiğin an yanılırsın dostum. Sen de herkes gibisin.
“Ben de aynıyım” diyeceksin ve öncelikle bunu kabulleneceksin.
Nasıl olur bu? Nasıl herkesle aynı olabilirsin sen?
Üstün bir tarafın olmalı senin tabi ya! Ya kıymetli bir ideolojin vardır ya da çok kıymet verdiğin bir inancın. Ya da ne bilim, vatan aşkıyla yanan birisin ya da cinsine, ırkına, diline, ahlakına, parasına, koltuğuna, aklına, kariyerine vs tutunan biri.
Bir farklılığın bir üstünlüğün olmalı muhakkak yani. Ya çok güzel konuşuyorsun ya da endamlı bir şekilde yürüyorsundur. Ya her işini kendin yapıyorsundur ya da millete sadaka dağıtıyorsundur.
Kendini ilme vermiş onca kitap devirmişsindir belki de. Bir politikacı olup vatandaşın iyiliği için çalışıyorsundur ya da. İyi bir vatandaşsındır ya da sessiz, sakin hiçbir şeye karışmayan suçlara bulaşmamış; ahlaklı, erdemli birisindir.
Belki inancını hakkıyla yerine getiren bir inanansın ve ateistlerin olduğu bir dünyanın kahrına kapılıp onları ateşten kurtarmanın derdindesin.

Onca katil, terörist, vatan haini, ırkçı, deli, sakat, zengin, mülteci, fakir, yönetici, yobaz, komünist, ülkücü, dindar, Kürt, Türk, Ermeni, fahişe, hırsız, bölücü vs bilumum kötü şey arasında muhakkak seni farklı kılan bir üstün yanın vardır yani.
…
Herkesle aynısın. Herkesle eşitsin. Sen de herkes gibisin.
Irkın, dinin, dilin, ahlakın, cinsin, aklın, kariyerin, mantığın, bedenin, paran, çevren vs neyin olursa olsun herkesle birsin.
İnsansın/kulsun.
Doğumla başlayan yolculuğun, ölümle sonlanacak. Doğum ve ölüm arasındaki hayatında hiçbir ayrıcalığın olmayacak.
Herkesle aynı olduğuna ve herkesle bu yolculukta eşit olduğuna inandığın zaman, savaşın daha anlamlı, daha dürüst olacak.
Kan döken ve fitne çıkaran, yeryüzünde bozgunculuk yapan, doğayı bozan “zalim” damgasından kurtulmak için savaşacaksın. O üstün tarafının seni kurtaracak bir sığınak olmadığını görecek, Âdem gibi topraktan geldiğini, toprağa gideceğini bilecek, tanrıcılık oynamaktan vazgeçeceksin.
Herkesle aynı olduğunu kabul ettiğin gün; kendin için istediğin dünyayı, herkese layık gördüğün ve ezberini bozduğun gün, o toplum da değişecek.
Her şey sana bağlı.
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum