View RSS Feed

_DELAL_

dinlerin cinselliğe bakışı

Değer Biç
arkadaşlar burda cinsellikle ilgili çeşitli kaynaklardan arakladığım faydalı olacağına inandığım bilgiler paylaşıcam.olumlu yada olumsuz yorumlarınız kabul edilir.

BUDİZM:Budist inancına göre Sekiz katlı asil yol'un beşinci maddesinin gerekleri altında bir kişi ne cinsellikten kopuk olmalıdır, ne de cinselliğe köle olmalıdır. Kişilerin ruhsal gelişmesine aykırı olmadığı sürece cinsellik ile alâkadar olmaları kötü bir davranış olarak kabul edilmez. Evlilikten önce birlikte olmak yasak değildir fakat eşini aldatmak iyi bir davranış olarak kabul görmez. Üstelik cinsellik kişinin daha yüksek bir ruhsal gelişmeye ulaşması için son derece gerekli olduğu öğretilir.

HIRİSTİYANLIK:Cinsellik, Hıristiyanlık'ta kilisede edilen kutsal evlilik yemininin gerekli bir parçası olarak, çiftin çocuk yapma niyetlerini ortaya koyar. Cinsellik birinin eşine verebileceği en özel fakat pahasız hediyedir. Hıristiyan inançlarında evlilik dışı cinsel yaşam iffetsizlik olarak adlandırılır. Cinsel ilişkinin bir meyvesi olarak dünyaya gelen çocuk Tanrı'nın bereketini, büyüklüğünü ve cömertliğini gösterir. Yeni Ahit'te: "Zina edenler, putperestler, aldatanlar... Tanrı'nın krallığının güzelliklerinden yararlanamayacaklardır" denir. Koine Yunancası zinayı porneia olarak adlandırmıştır, günümüzde ahlâk dışı kabul edilen her türlü yazı, çizi ve band kaydının yapılması işine verilen pornografi sözcüğü buradan doğmuştur.

HİNDUİZM:Hinduizm insanın tüm sorunlarının maddî dünyadan kaynaklandığını söyler. Cinsel tutku ve istekler bir kişiyi ruhsal bilgelikten uzaklaştıran şeylerdir. Doğru yerde ve doğru zamanda olan cinsellik kişiyi Nirvanaya ulaştırmak için bir basamak olabilir. Bunun yanında Kama Sutra kişinin cinsel arzularını bastırmaması, cinsel yaşamını mükemmelleştirerek ilâhi seksi tatması için ortaya çıkmıştır.

İSLAM:
İslam dinine göre, nikâhtan önce cinsel ilişki kesinlikle yasaklanmıştır: "Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."[1]
İslam inancına göre kişi kendini nikâh olmadığı takdirde cinsel şeylerden sakınmalıdır; fakat nikâhtan sonra karı koca arasında olacak cinsî münasebetlere âdet dönemlerinde olduğu gibi ufak yasaklar dışında sınırlamalar getirilmez. Buna göre bir eşin görevi eşini diğer yönlerde olduğu gibi cinsel yaşamda da mutlu etmektir. İslam dininin bazı mezheplerinde bir kadına eğer kocası cinsel yönden yeterli gelmiyorsa boşanma hakkı verilir. Hem aldatma hem de nikâh öncesi ilişki Kur'an da yasaklanmış olduğu gibi Şiî Mezhebi'nde Muta Nikâhı adı verilen yöntem ile para karşılığı süreli evlilik yapılır. Tam bir nikâhın kıyılmadığı bu yöntem ile kişiler dinen helâl hâle gelen cinsel birleşmeyi yaparlar ve sözleşmenin öngördüğü tarihte birbirlerinden ayrılırlar ve birbirlerinden nafaka, tazminat vb. talep etmezler. Fakat Müt'a nikahı birçok alimce yanlış olarak görülmektedir ve Sünnilikte ve Anadolu Aleviliğinde uygulanmaz.
İslâm dünyasında, pozisyonları ve cinsel organların farklı adlarını anlatan Şeyh Muhammed El Nefzavi (Arapça: محمد بن محمد النفزاوي Muhammad bin Muhammad al-Nafzāwī.

MUSEVİLİK:

Yahudilerin kutsal kitaplarında zina, putperestlik ile bir tutulmuştur. Tanrı'ya edilen kutsal evlilik yeminini bozulmuş sayılır. Musevîlik'e göre bir başka tanrıya ibadet etmek tanrıyı aldatmaktır ve dolayısıyla zina ederek tanrı aldatılmış sayılır ve bu olgu On Emir'e aykırıdır. Yahudilikte evlilik dolayısı ile cinsel ilişki sadece bir Yahudi bay ve bayan arasında yapılabilir. Başka dinden eş seçilemez. Bunun haricinde Yahudi inançlarına göre aralarında nikâh bağı bulunmayan bir kadın ile erkeğin kapalı bir ortamda yalnız kalması yasaktır. Yahudi inancını benimsemiş olan kişiler karşı cinsten birisine temasta bulunmaktan kaçınır. Eğer kişi karısı ise, yani nikâhlılar ise bu sorun ortadan kalkar.

Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. _DELAL_ Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    cinsellige bakışı en katı olan sanırım yahudilik
    en esnek olan budizm
  2. _DELAL_ Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Kama Sutra (Sanskritçe'de : कामसूत्र ), Hint lisanında iki ayrı kelimedir : kama zevk demektir, sutra ise kitap anlamına gelir. İki kelime birleşince zevkin kitabı anlamına gelmektedir.
    Kimilerine göre, Hindistan kökenli bir yaşam tarzıdır. Kimilerine göre ise sadece cinsel birleşme yoludur. Sadece bir cinsel eylem olarak nitelendirilen “Kama Sutra” eşleşme ve beraberlik yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bir tür yaşama sanatı olarak varsayılmıştır.Bu öğretinin amaçları arasında kadın, erkek, çiftler arası denge, yaşamı sevdirmeyi amaçlayan düşünceler olmaktadır. Buna ek olarak cinsel açlığın giderilmesi konusunda kullanılabileceği görüşü de vardır. Ama genel olarak bunu sadece cinsel eylem olarak görenlerin sayısı daha yüksektir
  3. _DELAL_ Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    TANTRA CİNSELLİK:
    Tantra'da cinsellik, anlamı olan bir etkinlik, bir kutsama. Amaç, heyecanın doruğuna ulaşmak değil, en derin gevşemenin keyfini yaşamak. Boşalma olmadan, enerjiyi dışarı atmadan, bir bütün oluşturarak eylemde kalmak. İşte, Hintli Tantra öğretisine göre, kadında arka arkaya orgazm, erkekte ise uzun süre boşalmadan beraber olma yeteneğinin sırrı burada yatıyor...Erkeğin bağdaş kurması ve kadının da eşinin yüzüne bakarak kucağına oturması, en geleneksel pozisyonu oluşturuyor. Çünkü bu pozisyonda kadın ve erkek eşit oluyor. "Tantra Spiritüellik ve Cinsellik" kitabında Tantra'da pozisyonların çok fazla anlam ifade etmediği belirtiliyor. Bu öğretide, asıl mesele zihnin cinselliğe olan yaklaşımı. Yani, bedenin pozisyonu değil, zihnin pozisyonu önem taşıyor. "Pozisyonlardan önce zihninizi değiştirin" diyor tantra. Yaşam gücünüze teslim olun, onun içinde süzülün. Eğer gerçekten teslim olduysanız, bedenleriniz o an ihtiyaç duyulan doğru zaten kendiliğinden alacaktır. Dolayısıyla, cinsel ilişkiye teslim olun ve güç her nereye gidiyorsa, onunla beraber hareket edin.
    Bu felsefede eşler birbirlerini kadın ve erkek olarak değil, tanrı ve tanrıça olarak görüyor. Dolayısıyla, kendilerindeki tüm seksüel enerjiyi, karşılığında hiçbir şey beklemeden, birbirlerine aktarmaya çalışıyor. Eşler, karşılıklı olarak birbirlerinin özel noktalarına dokunarak iletişim kurmaya çalışıyor. Alın ortası, iki göğüs arası, boğaz dibindeki çukur ve cinsel organlar, bu özel noktalardan bazılarını oluşturuyor. Aktarma işleminde, tensel temastan çok, spiritüel temas önem taşıyor.OSHO nun" Tantra Spiritüellik ve Cinsellik" kitabından alıntılar yapılmış bende arakladım
  4. bulen Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    TÜM İNANIŞLARIN,DİKKATLE SAVUNDUGU TEK GERÇEK. İNSAN MAGDURİYETİNE YOL AÇMAMAK MAKSADIYLA YASAKLAMALAR,Kİ BÜYÜK ÖLÇÜDE DOGRU.BU KONUYA DİKKAT ÇEKTİGİNİZ İÇİN TEŞEKÜRLER.
  5.  Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Yeryüzünde canlı varlıkların soylarının devamı üreme faaliyetine, bu da genel olarak erkek ve dişi olmak üzere iki farklı cinsin ortak faaliyetine bağlıdır. Kur'ân-ı Kerîm'de varlıkların erkek ve kadın olarak çiftler halinde yaratılmış olduğu , insanların da kadın ve erkek olmak üzere iki ayrı cinste bir çift olarak yaratıldığı bildirilir Bu itibarla cinsiyet, insan tabiatının en köklü ve ayrılmaz bir özelliğidir. Cinsiyet farklılığı ve bu farktan doğan her şey ârızî olmayıp, aksine hayatın devamı, sürekliliği ve düzeni için zaruridir. Erkek ve kadın olarak ayrılan iki farklı cinsiyet, tek tek ele alındığında birbirinin aynısı olmayıp, aralarında yaratılış farkları vardır. Bu farklılıklar beden yapısında olduğu kadar duygu, düşünce, davranış ve tutumlarda da kendisini gösterir.

    İslâm'a göre, insan olmaları bakımından kadın ve erkek arasında herhangi bir ayırım söz konusu değildir; her ikisi de insan cinsine dahil olmaları bakımından eşittirler. Kur'ân-ı Kerîm'de insanlar arasında bilgi ve takvâ dışında bir derecelenmeye yer verilmediği yapılan iyi işlerin karşılığının erkek-kadın ayırımı gözetilmeksizin aynı ölçülerde verileceği bildirilir . Yine Kur'ân-ı Kerîm'de İslâm öncesi Arap toplumundaki kadın cinsiyetini aşağılayıcı anlayış ve uygulamalar da şiddetle eleştirilip reddedilir . Böylece İslâm ne bir cinsin diğerine üstünlüğünü ne de aralarında her yönden tam bir eşitlik bulunduğunu benimser. İslâmî anlayışa göre her cinsin kendine has ve diğerinde bulunmayan bazı özellikleri vardır; dolayısıyla cinsler karşılıklı olarak birbirini tamamlar. Cinsiyetler arasında hem bir bütünleşme ve tamamlayıcılık, hem de rekabet söz konusudur. İslâm, cinsiyetlerin birbiriyle çatışan değil, birbirini bütünleyen özellikler olduğunu gösteren bir insanlık düzeni getirmiştir. İslâm aile düzeni, erkek ve kadının mümkün olan en üst seviyede kendi cinsî rollerinin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmesine dinî bir anlam kazandırmıştır.
  6. reco61 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    afrikadaki kabilelerden birinde(dinka) ana- erkil bir hayat sürülmekte kadınlar kabile reisi olmakla beraber erkekleri işlerde kulllanmakta ainlerin öncülüğünü kadınlar yapmaktadır.ailenin bir kız evladı olduğunda cinsel olgunluğa oluşana kadar kıza ailesi tarafından bakılmakta bu yaştan sonra kızlar ayrı eve çıkmakta ve istediği erkeği kabul etmektedir.Tecrübe edindikten sonra istediği erkeklede evlenebilmektedir. erkeklerin kadınlar çağırdığında gitmeme bir gibi lüksü yoktur ve kadınlar kimle evlenmek isterse onunla evlenebilmektedir aksi halde kabilenin cezalarına erkekler uymak zorundadır
  7. mayhan2515 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    S.a Daha kayda değer konular varken bu tür konularla uğraşmak doğrusu kişinin ya ilgi alanını gösterir!! Yada nerde nasıl araştırma yapacağını bilmeden bir yerden başlamak adına yapılmış olabilir diye düşünüyorum.. ve ayrıca böyle yazıyorum çünkü olumlu veya olumsuz yazabilirsiniz dediğin için yazıyorum...Daha kaliteli bilgiler paylaşmak adına hayırla kalın..
  8. _DELAL_ Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    MAYHA2515 TABİKİDE OLUMLU YADA OLUMSUZ HER TÜR DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİM BLOĞUMA YAZABİLİRSİNİZ.BENİM İLGİ ALANIM ARAŞTIRMAK,ÖĞRENMEK,SÜREKLİ GELİŞİME AÇIK OLMAK VE KENDİMİ YENİLEMEK.CİNSELLİK KONUSU SİZE KALİTESİZ GELEBİLİR,TABİKİDE BÖYLE DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ.BANA GÖREDE TARTIŞILMASINA ,ARAŞTIRILMASINA EN ÇOK İHTİYAÇ HİSSEDİLEN ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİ.CİNSELLİK HAYATTIR ÇÜNKİ.DOĞRU ALGILARSANIZ .AMA CİNSELLİĞİ PORNOGRAFİK BİR EYLEM OLARAK GÖRÜRSENİZ O ZAMAN HAYAT OLMAKTAN ÇIKAR HATTA GEREKSİZ VE BASİTLEŞİR,SIRADANLAŞIR.İŞTE HAYAT OLMASI İÇİN KONUŞULMASI GEREKİR.ÖZGÜRCE,BİLİM GİBİ,SİYASET GİBİ,YADA RAHATÇA KONUŞABİLECEĞİMİZ AKLINIZA NE GELİRSEBENDE SİZE GÜZELLİK DİLİYORUM.
  9. _DELAL_ Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    RECO61 ASLINDA O KABİLENİN YAPTIĞI BİR AÇIDAN MANTIKLI.ŞÖLEKİ,KADININDA CİNSEL TECRÜBEYE İHTİYACI VAR.İKİ İNSAN UZUN VADEDE BİRLİKTE OLACAKLARSA EVLİLİK GİBİ,TENSEL UYUMUNDA OLMASI GEREKİR.EDİNDİĞİ BU CİNSEL TECRÜBELERLE KENDİSİ İÇİN UYGUN GÖRDÜĞÜ ,DOĞRU ERKEĞE ,KENDİSİNİN KARAR VERMESİ KADAR GÜZEL NE OLABİLİR.DÜŞÜNSENİZE EVLİLİK ÖNCESİ CİNSEL YASAK,O YASAĞI AŞMAK İÇİN PROTOKOLLER İŞKENCEYE DÖNÜŞÜYOR,BİRİLERİNDEN İZİN ALIYORSUNUZ ONAY BEKLİYORSUNUZ.BÜYÜK BEKLENTİLERLE ÇIKTIĞINIZ YOLDA HAYAL KIRIKLIKLARI YAŞARSINIZ.ÇÜNKİ PARTNERİNİZİ YETERİNCE HER YÖNÜYLE TANIMAMIŞ,HAH İŞTE RUH İKİZİM DEME ŞANSINIZ OLMAMIŞ.
  10. yahsi74 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: _DELAL_
    TANTRA CİNSELLİK:
    Tantra'da cinsellik, anlamı olan bir etkinlik, bir kutsama. Amaç, heyecanın doruğuna ulaşmak değil, en derin gevşemenin keyfini yaşamak. Boşalma olmadan, enerjiyi dışarı atmadan, bir bütün oluşturarak eylemde kalmak. İşte, Hintli Tantra öğretisine göre, kadında arka arkaya orgazm, erkekte ise uzun süre boşalmadan beraber olma yeteneğinin sırrı burada yatıyor...Erkeğin bağdaş kurması ve kadının da eşinin yüzüne bakarak kucağına oturması, en geleneksel pozisyonu oluşturuyor. Çünkü bu pozisyonda kadın ve erkek eşit oluyor. "Tantra Spiritüellik ve Cinsellik" kitabında Tantra'da pozisyonların çok fazla anlam ifade etmediği belirtiliyor. Bu öğretide, asıl mesele zihnin cinselliğe olan yaklaşımı. Yani, bedenin pozisyonu değil, zihnin pozisyonu önem taşıyor. "Pozisyonlardan önce zihninizi değiştirin" diyor tantra. Yaşam gücünüze teslim olun, onun içinde süzülün. Eğer gerçekten teslim olduysanız, bedenleriniz o an ihtiyaç duyulan doğru zaten kendiliğinden alacaktır. Dolayısıyla, cinsel ilişkiye teslim olun ve güç her nereye gidiyorsa, onunla beraber hareket edin.
    Bu felsefede eşler birbirlerini kadın ve erkek olarak değil, tanrı ve tanrıça olarak görüyor. Dolayısıyla, kendilerindeki tüm seksüel enerjiyi, karşılığında hiçbir şey beklemeden, birbirlerine aktarmaya çalışıyor. Eşler, karşılıklı olarak birbirlerinin özel noktalarına dokunarak iletişim kurmaya çalışıyor. Alın ortası, iki göğüs arası, boğaz dibindeki çukur ve cinsel organlar, bu özel noktalardan bazılarını oluşturuyor. Aktarma işleminde, tensel temastan çok, spiritüel temas önem taşıyor.OSHO nun" Tantra Spiritüellik ve Cinsellik" kitabından alıntılar yapılmış bende arakladım
    merak ettim cinselliği bukadar araştırmanızı sizin cinsel deneyiminiz oldumu hiç olduysa hangi pozisyon sizi en çok zorladı merakımı mazur görün lütfen ama bir bayanın duygularını böyle açıkça yazmasını saygıyla karşılıyorum tebrik ediyorum
  11. cengaver14 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    bence cinsellik ihtiyaçtır iç gudusel bir doga kanunudur ve biz insanların genelde bence türk miletinin önemsedi yaşamdır yoksa namı kemal hikayeleri nsl çıkar ortaya
  12.  Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Blogları gezerken mesajınıza rastladım. Evlilik dediğiniz olay kadının ve cinsellikten doğacak çocuğun haklarını korumak için vardır. Bu her topluma göre değişkenlik gösterebilir dolayısıyla toplumların sosyal güvenlik politikalarının dini bir bağlayıcılığı olmamalı. Bir ilişkinin zina olabilmesi için ortada paranın olması gerekir. Yoksa iki kişinin anlaşıp birlikte olmasını zina olarak göremiyorum