View RSS Feed

ferad

Ağrılı

Değer Biç
Ağrılı
Bütün karanlıklar üstüme çöktüğü an...
Gökyüzünde heybetli bir aydır arayışım
Ben ne zaman bir ay bir gül avuçlarımı kanatınca
Bir ağrı duysam hüzünlenirim
Hücrelerim sızlar gözlerim ağrıya ağlar
Acı sanci hüzün ayrılık yüreğimde volkan olur patlar
Bunca yıkıma rağmen ayaklarım git der yoluna
Asfat dar uzun virajlı yollarda kimi yerde inişli hızlı çabuk gitme sevinci
Kimi yerde toz toprak rampa yokuş tanında bingölden erzuruma
Ilık serin havasına eklenir hüznüm buz tutmuş sevdam erzurumda
Bir çaybahcesine düşer yolum
Aynı masada oturur bir demlik çay çift bardaklı isterim
Çayları doldurur derin sancılı ağrılı hüzünlü göz yaşlı
Gözlerim kapıda yaşamın gelircesine kırpadan bekleyişim
Zamanın geçişi tüm benliğimi yok edip
Bir ucurumun derinliine düşer düşlerim
Çakılır tüm ömrüm ölür bütün bedenim
Çaylar soğur ılık serin erzurum ikliminde
Çayı sağuk içmeyi sevmeme rağmen
Titrer ellerim tadım gider tıkanır gırtlağım
Karşımdaki boş sandeliye sancı acı hüzün verir
Ağrılı olur sevdam kalbim bedenim hücrelerim
Uçurumun dibinde yol arar yarı ölmüş bedenim
Tüm bedenimi toparlayıp bilet keser erzurumdan saguk dar virajlı yollarında
Ağrıya doğru
Yıkık viran avere düşlerim
Yenilgi kayıp içimdeki pişmanlık
Bağrıma vursam tüm yumrukları parçalasam yüreğimi
Bitse bu derin sancı
Sağuk iklimine ragmen doğdugun soluduğun yaşadıgın topragın içime verdiği huzur
Isıtır bedenimi ısınır yeniden sevdam
Bir ütüpya benimkisi
Elin elimde omuzun omuzumda parmağım avuçlarında ıslak gözler ile
Ağrı dagına heybetli bir bakışım
Bakar bakar ağrlı olan sevdamı ağrı dagına çarparım
Bütün düşlerim ile usulca dinlenirim
Gitmesi gerekenlerin gittiği bir yol üstü duragında inerim
Yarı ölmüş benimle yeniden düşlerimin peşine düşerim
Ağrılı ağrıda bitmeyen bu sancıda eleşkirte doğru
Düşlerimi asarım dar ağacına
Uzun soluklu dar asfalt kimi yerde stabilize toz toprak uçurumlu derin yollarda
Giderim ağrılı ağrıya ağrıdan eleşkirte doğru
Tanıdık sıcaklık merhaba ararım
Eleşkirtin uzun taşlı ıslak don tutmuş yolunda yürür yürür dayanmaz bedenim çökerim biter arayışlarım geceyi beklerim
Ne zaman eleşkirtde ayı görsem bir gülü koklayasım gelir
Gülün kokusu bana yasak
Kuşatmış beni bütün bahcivanlar
Kokusu yassak bana gülün
Ayın sarı mavi sarhoş edici rengi tepemde
Arayışım güle gül bana yasak ay-gül
Gül sen ey sancılı adam bak ay düşmüş güle
Gül senin gölgende kokla - kokusu yassak bana
Ay-gül...
Tüm ihtimalleri asarım boynundan
Doğdugun yaşadıgın soludugun yaşadığın toprağın
Havası kokusu teselli eder beni ...
Dönerim...
Uzun yolların dar virajlı asfalt kimi yerde stabilize kimi yerde inişli çıkışlı çabuk gitme ölümü kimi yerde toz toprak rampa zorluk kayıp ayrılık tadında yollarda doğdugum yere bingöle ağrılı sancılı yarı ölmüş bedenimle...
Hayallerimin bitti yerden hayalimin başladığı yere uçurumun dibine düşerim düşlerimle çakılır ve orada ölürüm

M.F.ÇİFTÇİ
02/11/2011



Giden Güne
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Günlüğüm

Yorum