Kalem

Mağdurların Kalbi Birlikte Atar:)

Değer Biç
      
Bloga yazı yazmayı ihmal edince eskilerde yazdığım yazıları paylaşmakla kolaylığa kaçıyorum farkındayım Ama defalarca belli aralıklarla söylenen bir sözün bunda bloğumda da olması kaçınılmaz oldu. Hiç olmazsa bu söz burada kalıcılıgını korur ve unutanların hafızasını canlandırır bir nebcezik.

Evet, bakalım 08.03.2011 tarihinde kalem ne demiş:


Bu sitenin kişisel bir site olduğunun bilincindeyim. Yayın politikasını sakatlıkla mücadele konusuna ve tüm haksızlıklara karşı taraf olma üzerine kurgulamış bu sitede olmaktan mutluluk duyuyorum. Böyle bir mekânı haksızlıklardan, zulmün her türlüsünden bıkmış ve mücadeleyi seçmiş; derdini anlatabileceği, paylaşabileceği bir mekân sıkıntısı yaşamış, bir çığlığı duyurmanın derdine düşmüş ve bir çığlığın sesi olma gayesi edinmiş biz üyeler için büyük bir özveriyle sunan site sahibi Bülent Küçükaslan'a (OturanBoğa) ve site yönetimine sonsuz teşekkürler.

Bir üye olarak ben her türlü haksızlığa karşı mücadele etmeye ant içmiş, zulme karşı savaşanlarla omuz omuza/ yan yana durmaya, yandaşı olmaya ve daima zulümle mücadele edenlerden yana taraf olmaya, yürekten gönül vermiş birisi olarak buradayım.

Ben bu sitede sadece bir üyeyim. Bu site kişisel bir site olduğundan hareketle OturanBoğa ve site yöneticilerinin kim olduğu, neci olduğu, kimlerle hareket ettiği, kimlerden ve nelerden beslendiği, nerede yaşadığı ne yaptığı işin açıkçası onlarla ilgili hiçbir şey beni ilgilendirmiyor.

Burada sadece bir üyeyim ve bu sitenin parçası değilim. Ben bir mücadelenin parçasıyım! Kim olduğuna bakmaksızın ortada haksızlıklara karşı bir mücadele varsa ben oradayım ve tarafımdır.
Bu anlamda engellilerle ilgili kurulmuş siteler içinde ayrım yapmıyorum. Ama sanal ortama alışkın olmayan ben, ilk bu siteyle tanıştığımdan ve sakatlarla ilgili mücadelenin sesini ilk burada duyduğumdan ve şahit olduklarımdan dolayı burada karar kıldım. Yönetimle ciddi çekişmeler yaşamış ve kavga etmiş biri olarak onca şeye rağmen, hatta kovulmama rağmen, buradayım.

Ben, bana uğrayan zulmü bana çarpmakla hata ettiğine ve pişman etmeye yemin etmişim çünkü. Ben; bana çarpan zulmün beni ezip geçmesine izin verirsem beni ezip geçen zulmün başkalarını da vurduğunda, ben o dalganın -izin vermekle- bir parçası sayarım kendimi çünkü.
Beni ezmekle kendini bulan güçlenen zulüm, benden cesaret alarak başkasını, başkalarını da ezecektir bilirim çünkü.

O yüzden bulunduğum noktada haklı ya da haksız üzerime gelen bir zulüm dalgasına gereken dersi vermeden ölmek bile utandırır beni.
İnsan olmanın yükü ve sorumluluğu çok ağırdır. Bir insan insanlığın parçasıdır. Geçmişten gelen uzun bir hikâyenin parçası…

Asırlardır çığlığı dillendiren dili ayrı, dini ayrı, cinsi ayrı, hikâyesi ayrı, yeri ayrı, yurdu ayrı, vatanı ayrı, milyarlarca insanın acısı, sancısı var çünkü.
Zaman tanımıyor bu mücadele. Sakatlığından dolayı tekerlekli sandalyeyi bile görmemiş eski çağ güzelinin gözyaşı var çünkü.
Gözlük bulamayan kör delikanlının, teknolojinin adını duymayan o sakatların çektiği acı ve mücadelesi bu çağın ve bundan sonraki çağın çocuklarının adımlarıyla dinecektir ve tamamlanacaktır ancak çünkü.
Ormanda sakat mı sağlam mı diye babası tarafından test edilip ormana bırakılıp ölüme terk edilen bebeğin çığlığı var çünkü.

O çığlıklar inanın ölmeleriyle bitmedi. O çığlıklar hep sonraki nesle miras olarak bırakıldı. Bu miras sahiplerini aradı durdu. Her tarihte ve her yerde bu çığlığın sahipleri bu mirası sahiplendiler. Bu çığlığın tek sahipleri sadece sakatlar değildi elbette ama sakatlar, aslında insanlığın bütün derdini üstünde taşıyan ortak bir bellek gibiydi. Bi anlamda sakatlarla yan yana mücadele etmek aslında toptan bir hesap görmek anlamına geliyor.
Ben yukarıda bahsettiğim bu mirası sahipleniyorum. Bu mirasın bir parçasıyım.
Çığlıkçılar dediğim geçmişten gelen tüm çığlıkların parçasıyım.

O yüzden buradayım. Sadece bu çığlıkla ilgilenirim. Hiçbir şahıs beni bağlamaz. Hiç bir grup beni bağlamaz. Beni bağlayan tek şey, bu mirasa sahip çıkmak ve mağdurların yanında olmak…
Kim olursa olsun isterse babam olsun zulmün yanında olanın tam karşısında olmak!
Bu anlamda vefasızım. Yakınlık bağım yoktur. İnsafsızım ve kim olursa olsun haksızlığın bir parçası ise ondan uzak dururum ve tam karşısına geçerim.

[ARG:5 UNDEFINED] tarafından güncellendi [17.09-2011 saat 14:33]

Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer
 
alisveris.engelliler.biz: Manuel Tekerlekli Sandalye, Akülü Tekerlekli Sandalye, Scooter, Aktif Tekerlekli Sandalye, Çocuk Tekerlekli Sandalyesi, Koltuk Değneği ve Yürüteç, Ayağa Kaldıran Sandalye, Gündelik Yaşam Çözümleri, Karyola, Yatak, Yorgan, Rampa-Lift, Tekerlekli Sandalye Minderi, Engelli Asansörü, Araç Özel Donanımı