1-4 Aralık 2016 tarihinde Engelsiz Yaşam Fuarı
View RSS Feed

Hodbin Böyle Diyordu!

Kalanların Kaderi...

Değer Biç
Majör depresyonu olanların daha sık ve özellikle bayramdı seyrandı gibi şenlikli günlerin ardından hissettiği bir duygunun ifadesi olarak dört mısralık bir şiir yazmıştım… Demin gene dökülüverdi ağzımdan o mısralar…

Sessizlik çöküp, el ayak çekilince
Başlıyor bir garip yakalamaca

Sarılıyor boğazıma sarıldıkça

Kurtulmak istedikçe ellerinden

Bu duygu, engelli olunca daha çok ısırıyor insanı. Çünkü o zaman hayat, adı “kalmak” olan bir kader çiziyor size. Makro planda da mikro planda da bu kader sizi bırakmıyor. Masada oturmuş sohbet ederken çoğu zaman sıkılıp, sinirlenip ya da gönlünüzün peşine takılıp gitme lüksü sizin değil; birilerinin hayatından çıkıp, başka birilerinin hayatına girmek lüksünün gene çoğu zaman size değil başkalarına ait olması gibi. tekerlekli sandalyenizi iten kişiden iğrenmeniz, bu iğrentiyi yüzüne kusmanıza yetmez; ailenize tahammül etmeniz gerekir. Hayat yumruğunu sırtınıza dayamış; cesur, kibirli, gururlu, gözü tok, cool (İngilizce) biri olmak yerine; yavşak, aç gözlü, utanmaz biri olmanız için itmektedir.

Hep birileri gider ve giderken sanki sizi terk edip de gider. Hayatınızda sıkça kocaman kocaman boşluklar oluşur. Siz beklersiniz, biri gelip o boşluğu kapatsın diye. Çünkü gitmekten, yollara düşmekten, hayatınıza anlam katacak bir şeyler aramaktan mahrumsunuzdur.

Bu yüzden, engelli için bir tutkudur gitmek. Ve yalnızca engelliler için değil; on altı yaşında, Anadolu’nun her hangi bir şehrinde, televizyonla, kitapla; ötelerin hayali zihnine dolan ama bir sürü zincirle bağlanmış genç kızlar ve bütün gidemeyenler için de…
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Psikolojime Dair

Yorum

  1.  Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    "Hep birileri gider ve giderken sanki sizi terk edip de gider. Hayatınızda sıkça kocaman kocaman boşluklar oluşur. Siz beklersiniz, biri gelip o boşluğu kapatsın diye."
    Ve o bekleyiş hiç bitmez.
    Çok güzel bir yazı olmuş.
  2. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Gitmek; gelirken bıraktığın izlere basarak gerçekleşmişse; o artık gitmek değil ebedi olarak kalmaktır.Eğer ilişkiler boşluk doldurmak üzerine kurulursa; insanın karayollarında ya da belediyede çalışan; açılan çıkurları dolduran bir işçiden farkı kalmaz..
  3. Lalezar Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    anlatılması gereken ne varsa özetle bu yazıda buldum. gerçekten de engelliyseniz hayatta tamda ''gitmekten, yollara düşmekten, hayatınıza anlam katacak bir şeyler aramaktan mahrumsunuzdur.'' budur. siz bişeyler arayamazsınız bulamazsınız hep başkaları sizi bulur belkide hiç kimse bulmaz kendi iç dünyanızda yaşarsınız buna yaşamak denirse.

    ve .'' Masada oturmuş sohbet ederken çoğu zaman sıkılıp, sinirlenip ya da gönlünüzün peşine takılıp gitme lüksü sizin değil'' çok doğru bi cümle bulunduğum ortamdan çoğu zaman sıkılıyorum. ama katlanıyorsun mecburen o ortama :) ortamı bırakma gibi bi lüksüm yok..
  4. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: şmtk
    "Hep birileri gider ve giderken sanki sizi terk edip de gider. Hayatınızda sıkça kocaman kocaman boşluklar oluşur. Siz beklersiniz, biri gelip o boşluğu kapatsın diye."
    Ve o bekleyiş hiç bitmez.
    Çok güzel bir yazı olmuş.
    Bu işlere belli olmuyor, bitebilir de
  5. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hüseyin19
    Gitmek; gelirken bıraktığın izlere basarak gerçekleşmişse; o artık gitmek değil ebedi olarak kalmaktır.Eğer ilişkiler boşluk doldurmak üzerine kurulursa; insanın karayollarında ya da belediyede çalışan; açılan çıkurları dolduran bir işçiden farkı kalmaz..
    Kendin gidiyorsan, fazla sorun yok zaten. Ebediyete de gitsen, başka yere de gitsen üstünlük duygusu sende oluyor
  6. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Lalezar
    anlatılması gereken ne varsa özetle bu yazıda buldum. gerçekten de engelliyseniz hayatta tamda ''gitmekten, yollara düşmekten, hayatınıza anlam katacak bir şeyler aramaktan mahrumsunuzdur.'' budur. siz bişeyler arayamazsınız bulamazsınız hep başkaları sizi bulur belkide hiç kimse bulmaz kendi iç dünyanızda yaşarsınız buna yaşamak denirse.

    ve .'' Masada oturmuş sohbet ederken çoğu zaman sıkılıp, sinirlenip ya da gönlünüzün peşine takılıp gitme lüksü sizin değil'' çok doğru bi cümle bulunduğum ortamdan çoğu zaman sıkılıyorum. ama katlanıyorsun mecburen o ortama ortamı bırakma gibi bi lüksüm yok..
    Bir yazara yapılabilecek en güzel iltifat "budur" sanırım
  7. minerva Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Hissettiklerimize tercüman olmuş bu güzel yazı kalan olmak o kadar tanıdık ki bu duygu.Hayatınızı değiştirecek düşünce gücüne, para gücüne bile sahip olsanız bu sizin bir yerde alıp başınızı gidip hayata yeni bir yerde yeni bir başlangıç yapmanız için yinede yeterli gelmeyebiliyor.Bağımlı bir engeliniz varsa kalan olmanın hüznü ile değilde kaldığınızda hayat nasıl daha çekiliri kendi yapabilecekleriniz sınırında bulma yolunda bir adım atabiliyorsanız hayat biraz daha az acıtıcı olabiliyor
  8. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Ben de diyorum gönlüme : sahip olduklarınla arzuladıkların arasındaki mesafeyi kısa tut diyorum. İkna olursa oluyor, olmazsa bir yerlerde depresyona tosluyor zati
  9. yasminella Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Sanırım tüm bunların alt metninde tercih eden konumunda olmamak sıkıntı. Bizim taşlarımız önceden kurulu gelmiş yoksa gitmek de güzel kalmakta. Çok güzel bir yazı olmuş
  10. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: yasminella
    Sanırım tüm bunların alt metninde tercih eden konumunda olmamak sıkıntı. Bizim taşlarımız önceden kurulu gelmiş yoksa gitmek de güzel kalmakta. Çok güzel bir yazı olmuş
    Sağol. Bence de fena olmamış
  11. Nellas Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Duygularımın bir kısmını nasılda güzel kaleme getirmişsin yaaa...Gitmek...Hoşlanmadığın bir ortama tahamül etmemek...Hoşlanmadığın kişiye tahamül etmemek...Beni boğan, sıkan iş yerindeki kişilere katlanmak zorunda kalmamak..Tatilde, lokantada, sinemada,tiyatroda ve bir sürü şeyde sadece ayaklarımın beni götürdüğü yere gitmek...ve en güzelide o tercihin tamamen bana ait olması..Gitmek ve Kalmak...