Muhabbet-i Geyik
Geyik ile Gurbaa
Yazan [11.07-2011 saat 01:29] (901 Görüntüleme)
|
|
|
|
AG:Müsaitsen benimle satranç oynar mısın?
GP: Fazla müsait değilim, belki daha sonra.
5 Ay Sonra...
Henüz resmini bile görmemişken, 5 ay önce hani birşeyler hissetmiştim ya sana karşı, hani bir daha 5 ay boyunca birbirimize teğet bile geçmemiştik ya, hani senin hiç birşeyden haberin yoktu ya, hani 11 Ağustos 2010 olarak kabul etmiştik ya herşeyin başlangıcı olan tarihi. Düşünsene, Tanrı beraber olmamızı istemeseydi karşılaşmamızı sağlar mıydı? Bizimle ilgili güzel planları olmasaydı 5 ay boyunca hiç görüşmememiz tesadüf olur muydu? O geceye kadar en iyi olasılıkla 10 milyonda birdi karşılaşmamız. Düşünsene yer yüzünde milyarlarca insan var. Ve seninle aramızda yüzlerce kilometre. Haritada en fazla bir karıştır ya hani gideceğin mesafe, oysa yüreğinde kilometrelerce...
Şimdi bakıyorum da 11 ayı geride bırakmışız başlangıcın ardından, tüm ayrılma çabalarımızın başarısız olma anlarına şahitlik eden aşkımızın huzurunda... En yüce mertebededir insani duygular arasında aşk, o yüzden yalancı şahitlik de edemez duygular mahkemesinde.
"Başlangıç" diyorum da, bakma sen öyle dediğime, asıl başlangıç aslında senin doğduğun gündü. Sen hep oradaydın ve bir gün benimle tanışacağını bilmiyordun, tıpkı benim de bilmediğim gibi.
Hatırlıyor musun? Bir hikaye anlatmıştım gecenin birinde. Önce hikayeyi anımsatayım, neden anlattığımı zaten hatırlarsın.
Bir kurbağa varmış, dere kenarında gezinirken bir gurup çocuğa oyun malzemesi olmuş istemeden. Çocuklar kurbağaya taş atmaya başlamışlar. Taşlar değdikçe acı çekiyormuş. Çocuklar da durumun eğlenceli olduğunu sanıyorlarmış. Kurbağa canının çok yandığı bir an dile gelmiş ve demiş ki: "Çocuklar bu yaptığınız size oyun oluyor ama bana da ölüm oluyor."
Akabinde oluşan duygu yoğunluğunu hatırlamanı istiyorum senden. Zamanı geldiğinde sevgilim, zamanı geldiğinde... Zaman ve mekandır önemli olan. O klasik söz gibi "Doğru yerde ve doğru zamanda..." Hani zamanında vardır ya efsane olan aşklar: Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun. Aslında Leyla'nın zamanında Mecnun olmak değil marifet, marifet; bu zamanda Mecnun olarak kalabilmek. Ben sana karıştım birtanem ve ben sende kaldım.
Birtanem, bugün ayrıca hayatımızın dönüm noktalarından biri, hayatının tüm kavgaları, başarısızlıkları, öfkeleri, mutsuzlukları ve huzursuzlukları bir önceki yaşının son saniyesinde kalsın. "İyi ki doğmuşum." diyebileceğin çok mutlu ve huzurlu bir hayat sürmen dileğiyle beraber geçireceğimiz nice mutlu yıllara canım...
Bu arada hiç satranç oynamadık değil mi? Oynamayalım da zaten. Oynamayalım ki kaybetmeyelim. Kazanan "Biz" olalım, sonsuza dek...





Email ile Aktar