View RSS Feed

Mesut.

Aşk...?

Değer Biç
Aşk hakında bazı sorular var kafamda, sizlerlede paylaşmak istedim. İnsan oğlu aşık olunca aşırı sevince çabuk kırılır öyle yada böyle sonu acı oluyor, fkt acı çekmemek için aşktan uzak durursun, bu sefer aşka susar tkr acı çekiyorsun.:) Sizce bu duygu neden insana verilmiştir. Bunun hikmeti ne olabilir? Kendi görüşüm şu; Aşk duygusunu doğru yerde kulanırsak yani ilahi aşkı yaşarsak beşeri aşka gerek kalmaz. Belkide yüce Allah o duyguyu ilahi aşkta kulanmamız için verdi. Fkt bizler bunu beşeri aşk olarak kulanıyor veya yaşıyoruz. İlahi aşkı yaşamadım ondada acı varmı yokmu bilmiyorum:D

Şöylede sorgulaya biliriz; Aşık olmak sağlıklı mı? Yani aşırı sevmek bağlanmak doğru bişey mi? sevmek demiyorum bakın sevmek tabiki; güzeldir doğrudur. İnsan, birine aşık olmadan sadece sevmekle yetinebilir mi?
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. nur sahin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Aslinda yazdıklarında cevabı da vermişssiniz..Aşk ile Sevgi farklıdır karıştırılmaması gerekiyor .anlaşılmsı zordur.İnsanın kafasını karıştırır .içindeyken varlığından haberiniz olmaz kaybedince acısını hissedersiniz..Kördüğüm. Acı. Tutku.
  2. Mesut. Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Haklısınız, Yorum için tşkler
  3. _DELAL_ Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    valla roti aşk duygusu insana verilmiş bir güzellik.hormonal bi hareketlilikte ayrıca.aşk uzun sürermi bence hayır.biyolojik olarak ömrü kısa. sonrasında sevgi oluşur yada oluşmaz.bana göre aşk+tutku:sevgi oluşur+oluşmaz.
  4. Mesut. Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Anladım Delal, belkide aşk herkeste aynı duyguyu vermiyordur. Yorum için tşkler
  5. vilanjik Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Aşk ihtiyaçtan doğar.Adındanda anlaşılacağı üzre insanın ruhunun aşkın halidir.Belirli bir keskinliği vardır.Bu keskinlikte her zaman olduğu gibi kırılmalara çok müsaittir.Aşkın bilimsel bir tanımı yapılmışmıdır acaba diyorsanız.Formül budur. AŞK= Sevgi+ Cinsellik + Sahiplenme
  6. torkucan Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...
    sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,
    ve O, her durduğunuz yerde duruyor,
    her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,
    hüzünlendikçe ağlıyorsa...
    dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu
    bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
    hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,
    O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
    her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...
    her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...
    bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez
    özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,
    iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
    iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
    eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın
    O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
    kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
    özlemi, sol gögsünüzún altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
    hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...
    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,
    vuslat sehere denkse...
    gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
    bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...
    uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
    dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,
    bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
    Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,
    sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...AŞK =ACI=TUTKU VE HAYAL
  7. Mesut. Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Vilanjik güzel soru valla, bilimsel tanımı var mı ? bilen varsa yazsın ltf.

    Ali_42 yazınız felaket güzel:) burda aşk karşılıklı olmasına rağmen, ayrılık korkusu yada ihtimali yada düşüncesi çok acı veriyor ama yinede karşılıklı ise sanırım acıdan çok mutluluk verir. Aynı derecede bir aşkın platonik olduğunu düşünün... aşık kişi çok acı çeker değil mi?