View RSS Feed

karakaya

İslam’ın Engellilere Bakışı?

Rating: 3 votes, 5,00 average.
İslam Dininin herhangi bir konuya bakışını öğrenmek istiyorsak her şeyden evvel bilmemiz gereken “Allah’ın insanı niçin dünya hayatına gönderdiğini ve dünya hayatının sonuçlarının insanı nereye götüreceğinin belirlenmesi” olduğu gerçeğidir. Bu çerçeveden baktığımızda İslam inancında dünya hayatının gerçek hayat olmadığı baki hayat olan ahret hayatına geçişte bir imtihan merkezi olduğu gerçeği çıkacaktır. Kısacası dünya hayatının her karesi insan için bir imtihan vesilesidir. Allah’ın insana verdiği sıkıntıya sabredecek mi, isyan edecek mi sorusunun yanıtı aranmaktadır.

İster sağlıklı ister engelli olsun her insan, Allah'ın yer yüzünde yarattığı en kıymetli ve en değerli varlıktır. Yüce Allah, insanları servetleri, ırkları, renkleri, cinsiyetleri, dilleri, nesepleri, fizyolojik yapıları, engelli veya sağlıklı oluşları açısından değerlendirmez. Onları îman, sâlih amel, güzel ahlâk, ibadet ve itâatleri veya inkâr, şirk, nifâk, isyan ve kötü davranışları, takva veya zulüm sahibi olup olmamaları açısından değerlendirir.

Kur’an-ı Kerimde: Allah katında en üstün olanınız en muttakî olanınızdır" (Hucûrât, 49/12) ayeti ile insanlara olan bakışını en net şekilde ifade etmektedir. Ne zengin olmamız ne soylu olmamız ne esmer olmamız ne Türk olmamız Allah için kıymettar değildir, yürümememiz ya da duymamamız Allah’ın bize bakışında bir eksikliliğe neden olmadığı gibi imtihan dünyasında bize verilen ve hedefe varmamızı kolaylaştıran bir vasıtadır. Yürüyememek, görmemek, duymamak ve başka bir engele sahip olmak her insanın nefsine ağır gelen bir imtihandır. Ancak gaye baki hayat olunca dünya da çekilecek her sıkıntı sizin baki hayatınızı güzelleştirecek bir katkı sağlıyorsa inanan bir insan için sabredilmesi gereken bir nimettir. Birçok ayet ve hadiste, insana karışılacağı her sıkıntının sabretmesi karşılığında mükâfatlarla ödüllendirileceği bildirilmektedir. Örneğin: Bir Kutsi hadiste Yüce Allah :"Ben kulumu -iki gözünü kast ederek- iki sevgilisini almakla imtihan ettiğimde o buna sabrederse, iki göze bedel olarak ona Cennet'i veririm." (Buhârî, Merdâ, 7) demektedir.İnanan bir insan için Allah’ın rızasını kazanmak ve ebedi hayat olan cennet hayatına kavuşmak en büyük hedeftir.Gözleri kör olan bir insana bu imtihanı karşılığında cennet veriliyorsa,inanan insan için ortada yanıtlanması gereken bir soruda kalmamış oluyor.Allah'tan bela, musibet ve sıkıntı istenmez. Ancak İlâhî takdirin bir tecellisi olarak başa gelen her türlü sıkıntıya da güzelce sabretmek bir mü'min tavrıdır.

Engellilik hali, insanın temel fonksiyonları açısından eksiklik olsa da, insanî yönden bir kusur değildir. Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın "Harâbât ehline hor bakma şâkir / Defineye mâlik virâneler var" şiirinde ifade ettiği gibi, dış görünüşü itibariyle önemsenmeyen veya engelli pek çok kimse, zengin ve diri bir gönül yapısıyla Allah katında çok değerli olabilir. Nitekim geçmişe dönüp baktığımızda engelli olmalarına rağmen Allah’ın sevgisini kazanmış pek çok sayıda sahabe ve evliya görebiliriz. Hatta Allah’ın insanları uyarmak ve dinini tebliğ için özel olarak seçtiği insanlar olan Peygamberlerinin içerisinde de engelli kabul edebileceğimiz insanlar vardır. Göründüğü gibi Allah için “engellilik, bir kusur değildir”.Engelli olmak, Allah’ın dünya hayatında insanlara verdiği imtihanlardan sadece birisidir. Fakir olmak, evladının ölmesi, işsiz kalmak nasıl birer imtihansa engelli olmakta bunlardan bir tanesidir.

İslam ve Onun Peygamberi Hz.Muhammed (s.a.v),engelli insanlara nasıl davranılması noktasında bize yapmamız gerekenleri bi-zatihi uygulamalarıyla göstermiştir. Engellileri dışlamamış, hor görmemiş tam aksine sağlıklı insanlara verilen en kıymetli görevlere engelli sahabeleri getirmekten çekinmemiştir. Baş imamlık vazifesi, Valilik görevi ve savaşlarda sancaktarlık görevini engelli sahabelere vererek, bedenin Allah için ve Onun Resulü için kıymettar olmadığını, asıl kıymetli olanın takva sahibi bir kalp olduğunu bizlere öğretmiştir. Engelli bir insanın liyakatli olması halinde en üst görevleri bile yapabileceğini ve onları bu görevlerden men etmememiz gerektiğini de bizlere kendi uygulamalarıyla göstermiştir.

Özet olarak diyebiliriz ki:
Allah kulunun engeline değil,engeline rağmen yaptığı kulluğuna bakacaktır.

Musa KARAKAYA
14.03.2011



(Müttaki : Takva üzerine yaşayan Müslüman kişiye denilir. )

[ARG:5 UNDEFINED] tarafından güncellendi [18.03-2011 saat 10:27]

Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Günlüğüm

Yorum

  1. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    ''gaye baki hayat olunca dünya çekilecek her sıkıntı sizin baki hayatınızı güzelleştirecek bir katkı sağlıyorsa inanan bir insan için sabredilmesi gereken bir nimettir. ''

    evet kardeşim.. güzel belirtmişsin. engelli olmanın bir çok avantajları da var. yeter ki insan sabretsin ,isyan etmesin zaten isyan durumu daha da kötüleştirir..
  2. shukufe Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    sevgili karakaya bilmedigimi mazur gor
    yuce allah bizlere kurani kerimle hitab eder benim bildigim su buhari merda nedir kimdir aciklar misiniz blogunuzda rica etsem
  3. karakaya Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Sevgili shukufe,
    Yüce Allah biz kullarına ilahi kitapları ve peygamberleri vasıtasıyla hitap eder.Dediğiniz gibi Kur'an-ı Kerim bizim dinimizin ilahi kitabıdır ve Yüce Allah bize emir ve yasaklarını bu şekilde anlatmıştır.Kur'an-ı Kerimi anlamamız ve hayatımızda nasıl uygulayacağımızın öğretmenide Peygamberimizdir.Örneğin,Kur'an-ı Kerimde Yüca Allah namaz kılmamızı emreder ancak Kur'an-ı Kerimde namazı nasıl kılacağımız yazmaz,biz namazın nasıl kılınacağını Peygamberimizden öğreniriz.İşte burda hadisler konuya dahil olur.

    Hadis :Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v)'in söylediği sözler,yaptığı hareketler olarak sıralayabiliriz.
    Peygamberimizin bu sözlerini toplayıp bizlere aktaran insanlara MUHADDİS denilir.İslam dünyasında en meşhur hadiscilerin başında BUHARİ gelir.Buhari bir hadis alimidir.Ömrünü Peygamberimizin söylediği ve biz müslümanlara yol gösteren sözlerini toplamaya adamıştır.Buhari,Merda dediğimde ,Buharinin kitabının hastalıklarla alakalı bölümünün İsmi "MERDA",İnşallah anlatabilmişimdir.

    Saygılarımla...
  4. Zahra Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Selam aleykum. Allah razi olsun. dogrunu yazmissin. Evet ben her zaman insanlara anlatmak istediyim bir sey var. Bu hayat ebedi diyil. Bu dunyanin 100 yili ahiretimizin belki de 1 gunu diyil. Onun icin bu dunyanin sikintisi icin uzulmek diyil, sukur etmek gerekir ki, Allah bizi secdi ve sikintilra sabr ve sukr ederek Cennetin kzanmamiz icin, elimize imkan vermis. Bu bir nimetdir. Eyer insan oglunun karsisina iki yol koysalardi deselerdi ya bu dunyanin rahat hayatini sec ya ebedi olan yaslanmanin, hastalanmanin, kederin olmadigi o bir dunyani sec. Insan tabi ebedi mesutlugu secerdi. Ve bu soruyu bize verilmeden bi imkani bize Er rehman, Er Rahim olan guzel Allahim bize vermis. Elhemdulillah. Hayatinizi yasayin, pes etmeyin. Sukr edin, Allaha siginin. Vallahi sikintilar eriyib gidicek. Ben cenneti istiyorum Allahimdan bu dunyanin her cur sikintisina sabr etmeye, sukr etmeye hazirim. Allahdan bu dunyanij ve axiretin hayrini diliyorum cumle musulmanlar icin. Elhemdulillah Musulmanim.
  5.  Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Mevla neylerse güzel eyler. Allah razı olsun