View RSS Feed

Hodbin Böyle Diyordu!

Arabesk Diziler 2

Değer Biç
Samanyolu’nun dizilerinin yavanlığı meselesini biraz açalım:


Bunun yani dizilerin seviyesindeki düşklüğün bir tercih olduğunu iki nedenle düşünmüyorum. Birincisi: televizyonları finanse eden şey, reklam. Hizmetin-Cemaatin televizyonu olduğu için tek amacı kar olmasa bile, taşıma su ile değirmenin dönmeyeceğini göz ardı edemez.


Reklam verenler A ve B gurubu izleyicinin takip ettiği programlara reklam vermeyi tercih ediyor. Çünkü para onlarda. Diğerleri, yani eğitim ve gelir düzeyi düşük olanlar, ekmekten ve deterjandan başka bir şey almadığı için, bunları TV ekranına çekecek programlar çok da karlı değil, tvler açısından.


Ayrıca Hizmetin-Cemaatin diğer yayınları hep yüksek bir entelektüel seviyeye hitap ediyor: Zaman gazetesi kadar dolu bir gazete fazla yok, Sızıntı dergisini okumak için bile ciddi bir eğitim almak lazım, Gonca Ve Aksiyon da onlardan aşağı değil.


İkinci neden: Dindarlar sadece ekranda değil, bunların öncüsü olan sinema ve romanda da hala çok geri. Edebiyatın sadece şiir alanında yetkinler. Orda Necip fazıl ve Sezai Karakoç gibi şairlerle kendini gösteren kuvvetli bir gelenek var. Ama zaten şiirin İslam tarihindeki geleneği de çok kuvvetli.
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

Sayfa 1 / 2 12 SonSon
  1. Love Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    yavanlıktan kastın ne biraz daha açar mısın? bence de yavan olan taraflar var ama senin olayı ele alışından sanki yavanlık anlayışımız farklı gibi geldi. sana göre yavan olan ne??
  2. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Love
    yavanlıktan kastın ne biraz daha açar mısın? bence de yavan olan taraflar var ama senin olayı ele alışından sanki yavanlık anlayışımız farklı gibi geldi. sana göre yavan olan ne??
    kastımıburada ifade etmişim, sanırım
  3. Love Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    anlaşılmıştır
  4. donence Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    O dizileri izleyen kaldımi ki annemin ve babaannemin nesli dışında. Ve inanın hala aynı konu aynı oyuncularla yıllarca yayınlanıyor ve aynı bayanlar aynı merak ve aynı ah vah larla o dizileri izliyorlar.işin kolayı bulundu izleyicide sağolsun çok sadıkhaber programlarındada tarafsızlık biraz aşıldı gibi.baban bıktı ergenekon haberleri izlemekten diğer entellektüel programlarıni da zaten izleyen y(ç)ok
  5. H.P Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Yine söylüyorum. Bilinçli bir yayın politikası. Reklam kaygısı gütmez o kadar; çünkü cemaatin çok yönlü geliri var. Kaldı ki reklamsiz kalmadığına göre total izleyici de cep telefonu, beyaz eşya, halı ve benzeri materyaller kullanıyor. Hatta kumandayi elinde bulunduran total izleyici senin gibi ab'lilere okul harçlığı verdiği gibi, istediği kanalı izletmeyi de bilir. Total izleyiciyi salak sanma.

    Samanyolu istese Zaman ve Hür Adam(fragmandan anladığım kaliteli) gibi kaliteli yayınlar da yapar.
  6. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: donence
    O dizileri izleyen kaldımi ki annemin ve babaannemin nesli dışında. Ve inanın hala aynı konu aynı oyuncularla yıllarca yayınlanıyor ve aynı bayanlar aynı merak ve aynı ah vah larla o dizileri izliyorlar.işin kolayı bulundu izleyicide sağolsun çok sadıkhaber programlarındada tarafsızlık biraz aşıldı gibi.baban bıktı ergenekon haberleri izlemekten diğer entellektüel programlarıni da zaten izleyen y(ç)ok
    Haberlerdeki durumu bildiğinize göre siz duruma oldukça vakıfsınız
  7. donence Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Eee bi evde hangi tv kanalları izleniyorsa insan haliyle kanalın durumundan fazlası ile haberdar oluyor.bide şu evlilik programları ile ilgili yazı yazsanız varya ne yorumlar yaparım
    [ARG:5 UNDEFINED] tarafından güncellendi [16.02-2011 saat 02:04]
  8. Sükût-u Vaveyla Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Peki TRT ve ATV için ne düşünüyorsunuz?
  9. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: donence
    Eee bi evde hangi tv kanalları izleniyorsa insan haliyle kanalın durumundan fazlası ile haberdar oluyor.bide şu evlilik programları ile ilgili yazı yazsanız varya ne yorumlar yaparım
    O yapacağınız yorumları yazı haline getirip bloga ekleseniz, biz de hazır yazıya yorum yaparız
  10. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Sükût-u Vaveyla
    Peki TRT ve ATV için ne düşünüyorsunuz?
    Niye o ikisi
  11. donence Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Yok ben almayım hazır yazılmışa yorum yazmak eleştirmek yermek-övmek yerden yere vurmak-göklere çıkarmak daha keyifli şaka bi yana belki bi gün denerim de yayımlama cesareti gösterebilirmiyim bilemiyorum...
    [ARG:5 UNDEFINED] tarafından güncellendi [17.02-2011 saat 21:41]
  12. Sükût-u Vaveyla Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hodbin
    Niye o ikisi
    Benim yayınlarını severek takip ettiğim ve büyük çoğunluğun da kalitesinden şüphe etmediği kanallara örnekti bu ikisi de o yüzden...
    Stv'yi eleştirmişsiniz,peki TRT ve ATV hakkında ne düşüyorsunuz?Değerli yorumlarınızı alalım lütfen
  13. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    hodbin kanalların çoğunu uydudan sildi, ATV de onların arasında. TRT'nin dizileri fena değil, çerez tadında ama geçen "Mazi kalbimde yaradır" ın ilk bölümüne tesadüf ettim, bir erkek arkadaşının aşık olduğu kıza abayı yakmak üzereydi... hemen Nurbanu'ya(hodbin'in kız kardeşi) kanalı değiştirmesini söyledim... böyle aşk üçgeni tarzı şeyler beni çok fazla geriyor
  14. Sükût-u Vaveyla Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Hımmm,madem Stv başınıza bu kadar dert olmuş onu da silip kurtusaydınız yahu Bu gidişle yakında izleyebileceğiniz bir kanal kalmayacak sanırımGenel itibarıyle bakıldığında kapsamlı bir şekilde dörtdörtlük yayın akışına sahip bir kanal henüz mevcut değil ne yazık!Kiminin haber programları,kiminin tartışma programları,kiminin dizileri ,kiminin yarışmaları güzel oluyor..Biz de böylelikle bir kanala saplanıp kalmıyoruz,sürekli zaping çabasında bi o kanala bi kanala ,hele bir de sırf reyting uğruna başka kanalada gördüklerini kopyalama çabasına girmiyorlar mı ,ozaman o kanal gözümden düşüyor..Ancak şunu söylemeden bitirmek istemiyorum;ekranı istila eden aldatmalı,kandırmalı,entrikalı,müstehçen,ahlaksız programlardan ziyade eski moda fakat seviyeli, çocuksu film/dizi izlemeyi tercih edenlerdenim.. Çünkü sadece bu tür programları oturup ailenizle yüzünüz kızarmadan,gözünüzü ekrandan kaçırmadan izleyebiliyorsunuz...
  15. MeTePe Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Sayın Sükut-u Vaveyla

    Ben bu kanalların ve dizilerin hiç birini izlemiyorum.. ama dediğinize bir bakalım:

    Aldatmalı, kandırmalı, entrikalı, müstehçen, ahlaksız programlar demişsiniz... Aşk-ı Memnu 100 yıl önce yazılmıştır. Aşk ve Gurur daha eskidir. 500 yıllık William Shakespeare'in eserlerinin tamamı bu içerikleri işlemiştir.

    Şimdi biraz da geriye gidelim... Arap ve doğu dünyasının ünlü öyküler derlemesi 1001 Gece Masallarının tamamı bu konular üstünedir. Ne kadar eski oldukları bilinmemektedir. Hatta bunlar ciddi boyutta müstehcenlik bile içermektedir.

    Uzun lafın kısası bu konular edebiyat tarihinin vazgeçilmez konularıdır. Önemli olan konudan ziyade konunun nasıl ele alındığı ve işlendiğidir. Örneğin Arslan Kral isimli "afrika efsanesi" de böyledir. Ama işlenişi itibariyle çocuk filmi haline gelmiştir.

    Bu tür şeyler hayatın gerçekleri olduğu için görsel veya yazılı edebiyatta sürekli ele alınması hem doğal hem de kaçınılmaz. Gözümüzü kapatarak bunları yok varsayamayız.
    Buradan konu bu dizilerin toplumun etik yapısını etkileyip etkilemeyeceğine gider ki (bence zerre kadar etkilemez) o konuya hiç girmeyelim.
  16. Sükût-u Vaveyla Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Sayın Metepe,
    söylediklerinizin çoğunu biz de biliyoruz,dediğiniz gibi şimdiki görsellerin esin kaynağı tarihteki yazılı eserlerdi,doğal olarak o eserler de insanoğlu eliyle yine onun doğasını yansıtarak yazılmıştı...Sadece onlara ulaşabilen,anlayabilen bilirken şimdi ise görsel yayın nimetlerinden faydalanıp her kitleye ulaşlıyor,bu bir açıdan iyi diğer çaıdan kötü birşey;örneğin,edebiyat öğretmeni olan kızkardeşim bu durumdan çok memnunO devirlere ait olan ve günümüzde dizi/film olarak gösterilen ,Aşk-ı Memnu gibi eserleri öğrenciler daha kolay anlıyor diyor..Oysa koskoca kitabı oku diye hiçbir fikri olmayan öğrenciye vermiş olsa sonuç bu olmazdı...Lakin bazen ipin ucu Rtük nerdesin diyecek kadar kaçırılıyor,ben bu açıdan bakıldığında etik yapının etkilendiği kanaatindeyim..Tamam hak veriyorum edebi eserler konusunda işin aslı böyle ya kadın programları,evlilik programları,çok da edebi olmayan diziler,filmler..vs..için ne demeli?Benim yukardaki sıfatları tüm programların geneli için kullandığımı farketmiş olmalısınız...
  17. MeTePe Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Bu söyledikleriniz RTUK'den ziyade reyting dediğimiz ucubeden kaynaklanıyor. Kadın programlarını izleyen kadınlar olmasa o programlar yayında kalmaz.. Kime sorsanız National Graphics ve Discovery izliyor.. Ama nedense reytinglere yansımıyor.

    TV görsel medyanın tamamen talebe odaklı eğlence türüdür ve müşteri neyi isterse onu sunar. Müşterinin bilinçli tercihler yapabilmesi için eğitilmiş bir zihine sahip olması gerekir. Ülkemizde kadınları okuma yazma seviyesi bile %70 civarındayken oturupda belgesel izlemesini de bekleyemeyiz.

    Diğer taraftan, RTUK gibi özgürlükçü demokrasiye tamamen aykırı bir kurumu ise kesinlikle benimsemiyorum. TV'de programı izleyip izlememek bireysel bir eylemdir ve tercihimiz kumandanın tuşu kadar uzaktadır.
    Bu uyduruk programların hiçbirini izlemediğimi daha önce belirtmiştim.. ama yayınlanmasına karşı da değilim.. isteyen izler, istemeyen izlemez.

    Bu tür yayınların toplumun etik yapısına etkisine gelecek olursak... bu konuda yapılmış çok çalışma var.. ve kayda değer hiç bir etkisi olmadığını ortaya koyuyor. Yani siz ahlaksızsanız zaten öylesiniz.. ahlaklıysanız da bunları izlediğiniz için ahlakınız bozulmuyor.
    Neyse, bu fazlasıyla akademik ve derin bir konu.. burada girmeyelim..
  18. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Sükut-u Vaveyla

    STV dizilerinin kalitesini düşük buluyorum ama toptan kurtulmak isteyecek kadar değil
    Ayrıca kanalların çoğundan kurtulmamın da iki temel nedeni var.

    1. Özelde Nurbanu'yu(orta ikiye gidiyor) genelde de ailemi ahlaki erozyondan biraz olsun korumak.
    2. Aile içi iletişimin ortadan kalkmasını engellemek.

    Daha önce TV hiç kapanmıyordu, Nurbanu ders çalışmıyordu, aşık olmaya 8 yaşından itibaren başlamak gerektiğine, bu büyülü diziler yüzünden neredeyse ikna olmuştuki olaya el koydum
  19. Sükût-u Vaveyla Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Sayın Metepe,
    bakın yukarda hodbin,etik yapının etkilenip etkilenmeyeceğine güzel bir örnek vermiş

    Rtük konusu hariç diğer söylediklerinizin tamamına harfiyen katılıyorum.

    Diğer taraftan derin ve akademik dediğiniz konu hakkında ben de burada uzun uzadıya yorum yapmak istemem,ancak etik yapının gelişigüzel programlar yüzünden olumsuz etkileneceği kanaatindeyim ki özellikle ahlak yapısı henüz tam oluşmamış çocuklar üzerinde oldukça etkili oluyorlar ya da ahlakın dejenere olmasına katkıda bulunuyorlar diyebiliriz..

    Hodbin,çok haklısınız,aslında bu iki sebep tüm tv'yi kapatmak,kumadayı camdan aşağı fırlatıp atmak için yeter de artar bile
    Bu arada Nurbanu ismi çok güzel bir isim,kesin biliyorsunuzdur Kollama dizisinde bir karakterin de adı buKardeşinize okul hayatında başarılar dilerim..
  20. MeTePe Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Küçük bir itirazım var; Sizin bahsettiğiniz şey toplumun etik yapısı değil.

    Çocuklar her türlü şeye inanma ve örnek alma eğilimindedir. Ama bu toplumun yapısına etki etmez. Çünkü çocuklardan etik ve ahlaklı davranması zaten beklenemez. Onlar çocuktur... ufak tefek hırsızlık yaparlar, yalan söylerler, kavga ederler vs. vs. Çocuk oldukları için onları sadece azarlarız. Aynı şeyleri erişkinler yaptığında ağır tepki gösteririz.

    Çocuklara gelince; bununla ilgili 2 ana ekol var. Birisi tabula rasa, yani beyaz kağıt ekolü. Bu ekole göre çevrelerindeki her deneyim çocuğun kişiliğini değiştiriyor. Ne yazık ki bu ekol büyük ölçüde çökmüş durumda. Bebeklikten itibaren birbirinden ayrılmış ve tamamen ayrı ortamlarda büyümüş tek yumurta ikizlerinde yapılan çalışmalar bunu yalanlar nitelikte.
    Çevresel etkileri tamamen gözardı edemeyiz ancak bunların kişiliğin ve ahlaki yapının gelişimine çok fazla etkisi olduğu da gözükmüyor. Çocukluk dönemindeki etkilenmeler ergenlik dönemiyle birlikte duman olup uçup gidiyor.

    TV'deki çocuk programlarını eleştirmek gerekirse, bana göre "kötü örnek olmaları" yönüyle değil, ıvır zırvır şeyler olmaları yönünün eleştirilmesi lazım. Her ne kadar kişilik üstünde etkileri olmadığı gösterilse de televizyon iyi bir eğitim aracıdır ve bu yönünün iyi değerlendirilmesi gerekir. Eğitimle kişilik değişmez ama zihin gelişir.

    TV'nin toplumsal kümülatif etkisi dediğimizde her zaman istisnai örnekler verilebilir... Örneğin kurtlar vadisini izleyip arkadaşını öldüren, öldüren cazibe filmini izleyip kocasını öldürenler gibi.. Ama bunlar TV'nin etkisi değildir... sadece bahanesidir. Toplumun geneli bunları seyrettiği için eline silahı alıp sokaklara dökülmez. Veya aşkı memnu izlediği için insanlar eşlerini aldatmaya çalışmaz.

    Olayı bireysel boyuta indirirsek... günlerce dil dökseniz de A partisine oy veren birinin fikrini kolay kolay değiştiremezsiniz. O da sizinkini değiştiremez. TV'de Apartisini yerden yere vuran yayınlar yapsanız da A partisini benimseyenler için çok cüzi bir etki yaratır. Bu etki ancak A partisinin kendi eylemleri ile değişir.. 3. şahısların söylemleri ile değil.

    Neyse, laf fazla uzadı... 1940'larda bir ABD filminde doğum yapan eşinin yatağına oturup elini tutan kocanın sahnesi o zaman ki ABD RTÜK'ünden "müstehcen" diye onay alamamış. Adamı yatağın yanında bir sandalyeye oturtup 1 metre uzaktan konuşturmuşlar. O zaman da ahlaksızlık vardı.. şimdi de.. Yapılan araştırmalar da oranlarında hiç değişiklik olmadığını gösteriyor.
Sayfa 1 / 2 12 SonSon