View RSS Feed

hüseyin19

İsyanların sebebi Türkiye

Değer Biç
Ortadoğu'da yaşananlar bir doğumun sancılarıdır. Yıllarca krallar, darbeciler tek partili yönetimler emperyal devletlerin güdümünde milletin iflahını kesmişlerdir.

Ortadoğu, Arika Asya ülkeleleri hep başarısızlığa mecbur edilmiş yeraltı ve yer üstü zenginlik kaynakları yok pahasına ellerinden alınmış birer parya devlet haline getirilmiştir.

Kendi içlerine kapanmış küçücük devletler ırkçılıkla, milliyetçilikle bölgecilikle birbirlerine düşman edilmiş,kukla yöneticilerle göbek bağları emperyal devletlere peşkeş çekilmiştir.

Demokrasinin barışın, kapitalin insan haklarının ancak Avrupa'da ve abd de olabileceği dayatılmış bunun dışında bütün değerler alt üst edilmiştir bu sömürü düzenine bir isyan olarak sosyalizm çıkmış, bir çok ezilimiş halk sosyalizme kaymıştır. zamanla sosyalizmin de ıhtiyaçalaı karsılamadığı ortaya çıkmış, bilimsel sosyalizim sölemleriyle topluluklar harekete geçirilmiş,ama hiç bir zaman geniş halk kitleleriyle taban bulamamıştır. bu başarsızlığın en büyük sebebi sosyalizmim bütün inançlara sırt çevirmesi olmuştur.

sosyalizm batılı yozuşmuş değerlere belki bir alternatif olabilmiş ama ortadoğu ve özellikle islamı benimsemiş toplumlarda suriye dışında hayat bulamamış suriyenin de ağlanacak hali baskı ve zülümlerle baasçıların ayak oyunlarıyla örtülmeye çalışılmıştır.

demokratik bir Türkiyenin siyasal ve ekonomik başarısı tüm dünyada kabul edilince ortadoğuda halkın ayaklanması kaçınılmaz olmuştur. hu ayaklanmaları iyi okumak gerekir bu ayaklamalar diktaya askeri rejimlere kukla yönetimlere. kırallıklara karşı yapılmıştır.

hakın seçtikleri liderlerin idaresini halk isemektedir.ortdoüudaki isyanları ntemelinde başarısız ve zalim yönetimler vardır.faili mechuller,işkenceler dayatmalar derin devletler vardır.

Türkiye de halkın Temsilcilerinin başarısı domino etkisi yapmıştır. çünkü Türkiye eskiden bu ülkeleri tek çatı altında tutan bir imparatorluğun merkezidir. merkezdeki değişim tüm eski ülkelere de yayılmaya başlamıştır.

Türkiye'de muhalafet hala bu değişimin farkında değildir. Halk artık üç maymunu oynamamaktadır. Yapıln tüm güzellikleri eksik de olsa görmektedir.dünyanın alkışladığı Reforumları ve değişiklikleri gıpta ile izlerken hala muhalefet bozma, engel olma derdindedir. muhalif olmak tüm güzellikleri yok etmek değil eksikleri gidermeye çalışmak farklı yapıcı söylemlerde bulunmayı gerektirmektedir. İşte bu Yüzden muhalif partiler kendi mensuplarının da ikileme düşmesine sebep olmakta ve sürekli çelişkiler yaşadıklarından erimektedirler.

Yapıcı bir muhalafet muhalif kalplari de rahatlatacak belki de onlara iktidar yolu açacaktr ama malesef..Düşman ve muhalif gördükleri insanların tüm faziletleri kusur olarak gözlerine batmaktadır.

Kısaca; Türkiye'nin her alandaki başarısı dünyada model olma yolunda..İster benimsensin, ister benimsenmesin..
.
hüseyin19
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

Sayfa 1 / 2 12 SonSon
  1. Mesut. Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Tbrk ederım harika yazmışsınız. evt halk artık üç maymunu oynamayacak istese bile oynamayacak nufüs çoğalıyor işsizilik artıyor ekonomi yönden yüksekmek ZORUNDAYIZ asdi taktirde korktuklarmıız başımıza gelir vatan severlik bir ırkı yükseltmek değildir tüm bir halkın huzurunu düşünmektir tabiki milli birlik ve beraberliği bozmayacak birhuzur olmalı tabiki tek bayrak tekdil olmalı ama farklı kültürlere, dillere, dinlere, saygı duymak özgürleştirmek başka şeydir korkmayalım dört bir yanımız düşmanlarla çevrili değil. 22 arap ülkesi var bir ülke kadar bile saygı görmüyorlar kendı öz kardeşlerını( filistinlileri) bile savunmaktan acizler dilerım isyancı gençler başarılı olur devrim gereçkleştirirler.
  2. leventsaritas Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    eline sağlık hüseyin bizimle tespitlerini paylaştığın için teşekkürler öncelikle

    (sosyalizmim bütün inançlara sırt çevirmesi olmuştur) sosyalizmi bilmeden sosyalizmin üzerine fikir yürütmek yanlıştır. birşey duyduğunuzda, veya okuduğunuzda hemen söylenenlere inanmayın doğruluğuna gerçekliğine göz atın.

    on yıllardır sosyalizmi karalama kampanyaları kapitalist emperyalizm tarafından yapılıyor. tv lerde gazete köşelerinde tekellerin kalemşörleride böyle altı boş karalamalarına devamediyor. kapitalist sisteme karşı bir altarnatif deilde insana kapitalizmden daha layık olan sosyalizmi karalıyorlar.

    sosyalizm dünya kabuğunun üzerinde ilk defa soviet lerde bilimsel olarak hayata geçirildi. yüzyılardır gelişen emperyalistlerin sanayi ve teknolojisine 60 yılda ulaştı sosyalizm. ve işçi sınıfı diktatörlüğüyle (demokrasisiyle) insana dünya üzerinde en layık yaşamı sundu. hiçbir dini inanca kısıtlama getirmedi. hiçbirinede destek verip korumadı. din işlerini hiç devlet kontrolune sokmadı. halk ibadethanelerini kendi yaptı. din görevlilerini halk kendi seçti devlet atamadı. ibadethanelerin giderlerini faturalarını halk ibadet edenler kendileri ödediler. bugün hala moskova merkez kilisesi devlet kontrolüne girmemek için direniyor. sosyalizmde kazandıkları devletten bağımsız ibadet etme haklarını koruyorlar. sosyalizm dinlere sırtını çevirdi evet halkı kullanmak için dinleri kullanmadı.

    (sosyalizmin de ıhtiyaçalaı karsılamadığı ortaya çıkmış, bilimsel sosyalizim sölemleriyle topluluklar harekete geçirilmiş,ama hiç bir zaman geniş halk kitleleriyle taban bulamamıştır) sosyalizm geniş halk kitlelerinden taban bulmasaydı rusyada 1917 de devrim olmazdı ve 17 ülke hür iradeyle sosyalizmi seçmezdi.

    (sosyalizmin de ıhtiyaçalaı karsılamadığı ortaya çıkmış) sosyalizm sosyalist toplumun halkın ihtiyaçlarını kapitalizmden 7 kat daha fazla karşıladı. eğitim öğretim ulaşım barınma sağlık iş kültür ekonomi sanat alanlarında neleri gerçekleştirdi bak bi ben burda uzun uzun anlatmıyam.

    sovyetlerde sosyalizmde halk inançlarını nasıl yaşıyordu bir gözatı ver hüseyin
  3. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Bu hareketlenmede türkiyenin etkisinin de olduğuna katılıyorum...
  4. Ledzeppelin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Kardeşim Bu ülkenin dış borcu,gelir düzeyi,alım gücü nedir bir bilgin varmı?Hükümetin sana sağladığı yarar nedir? Bu ülke o kadar iyi olabiliyorsa neden bu ülkede milyonalrca aç milyonalrca işsiz adam vardır? Büyük şehirlerin arka sokakalarında gecekondualrında benim çalışıp devlete ödediğim vergilerle bu milyonalrca aç admaa BEDAVADAN kömür makarna bulgur veriliyormu? Toplumu aç bırakarak eğitimsiz bırakarak saaka niyetine verilen gıda kömür yardımıyla oyları satın alınıyormu?Bu ülkenin en önemli ticari ekonoik kuruluşları yok pahasına satışıyormu? 2b yasası çıkarılarak hazıne arazısıne konmuş ve birileri tarafındna çevrilmiş kıymetli arazıler kime peşkeş çekiliyor? Bu ülkede din adına yapılan soygunalrın başında kim var?Şimdi gerçekci olalım. Dürüst ve samimice kendinize sorun nedne türkiye ortadoğunun gıpta ile baktığı geleneğin ve modernin bir arada yaşayabildiği kadının erkeğin eşit olduğu her dinden insnaın huzur içind e yaşayabildiği gençlerin konserlerde eğlenebildiği isteyen gençlerin dini inancını yaşayabildiği modern bir ülke olmuştur? Bunun ne kadarını kemal atatürke borçluyuz?Ve işin ironik tarafı o ortadoğu ülkelerin yönetimi ve biizm şuanki iktidarımız kemal atatürke nefret beslerler ama savundukları modern toplumuda atatürk yaratmıştır. Bir gerçek varsa o da şudur şuan burda özgürce internet kullanma yazma bağımsızca düşünebilme özgürlüğün cumhuriyet sayesinde vardır.Dikkat et birgün bu cumhuriyeti yıktığınızda özgürlüğün korku içinde bir kafeste tutulmasın.
  5. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    letzeppellin:
    istiklal mahkemelerinin astığı kestiği 10.000 den fazla insan, zorunlu göç. camilerin ahırlara çevrilmesi.ırkçılığın milliyetçiliğin resmiyete dökülmese,muhalif söylemlerin yok edilmesi mi cumhuriyet.???

    osmanlıyı kuşa çevirip savaşa koyan ittihatçıların yolundan yürüüyerek milli bir devlet uğruna üç kıtadan tek kıtaya bir avuç toprağa mahkum olmak mı cumhuriyet.
    atatürk ün anılarını iyi oku padişahın direnişi sağlaması için anadoluya gönderdiğini kendisi ifade eder. cumhuriyet kurulunca 3 kıtaya hükmetmiş bir imparatorluğun mensuplarını sürgüne göndermek, mallarına mülklerine el koymek mı cumhuriyet.?

    72 milleti bir potada asimile etmek mi cumhuriyet.

    halkın temsilcilerini asmak, dindarlarını sürmek mi cumhuriyet..imsanların giyimine, kuşamına müdahala edtmek mi cumhuriyet..sizin savunduğunuz
    şu anda bile Türkiye iyi yerlerdeyse muhafazakar bir liderin sayesinde cumhuriyetin güzelliklerini görüyoruz.

    demirel mi, tansu mu, ecevit mi,inönü mü bu son gelişmeleri yaşattı.
    hep bunların döneminde faili mechuller,kuyruklar, yalan vaatler dinledik. enflasyonları, yurt dışında bir kaç bin dolar borç için el pence durmaları, ezilmişliği yaşadık..

    türklerin ve kürtlerin arapların lazların kardeş olduğünü ilk defa bu zamanda duyduk..bu söylemleri duymak için bu kadar insanın olmasine ,fakirleşmesine. parya muamalesi görmesine gere var mıydı.?

    g. doğıda kürtçe konuşanlara ''gavurca konuşmayın lannn..'' diyen dönemleri gördük..

    şimdi eğitim hakkı,kürtçe tv,ve kendini ifade edebilme haklareı verildi. madem kardeştik bu haklar neden şimdiye kadar verilmedi.

    yatın kalkın ve ALLAH a dua edin ki zurnanın son deliğinde Tayyip gibi bir lider gördü Türkiye yoksa her şey çok daha kötü olacaktı ama bakın onun da kıymetini yok sayıyorlar. Fasta, mısırda direnişçiler Tayyibin resmiyle yürüyorlar ama siz uyumaya, hala toplumu anlamamya devam edin..

    SİZ BARDAĞIN HEP BOŞ YERİNİ GÖRMEYE DEVAM EDİN OYSA BARDAĞIN YARISI DOLU..adamın yaptığı güzel şeyleri sayarsam bu forma sığmaz..
  6. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    hodbin:
    o olgunlukta oldunu görmek sevindirdi beni..
  7. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    SEVGİLİ LEVENT:
    Sosyalizmin en büyük açmazı dindir bunu çok uzun uzadıya anlatmak tereciye tere satmak olur.

    Geçtiğimiz yüzyılda tüm dünyaya bela, acı, zulüm, vahşet getiren ideolojilere baktığımızda da, yine başlarında bulunan liderlerin acımasız ve dinden uzak kişilikleri karşımıza çıkar.

    Rus ve Çin devrimlerinin kanlı liderleri Vladimir Lenin, Joseph Stalin ve Mao Tse-Tung, onların fikir babaları Karl Marx ve Friedrich Engels gibi dinsiz ve zalim liderler gelir. Charles Darwin ise tüm bu zalim liderlerin fikirlerini, ortaya attığı evrim teorisi ile besleyen ve dinsizliğe farklı bir yönden liderlik eden bir isimdir.

    Komünizmin dine düşman olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Marx, Engels, Lenin, Stalin, Trotsky, Mao veya bir başka komünist ideoloğun yazılarına bakıldığında, bunun açıkça ifade edildiği görülebilir.

    Marx, dini kendince "halkın afyonu" olarak tanımlamış ve sözde "fakir halk kesimlerini uyutmak için yönetici sınıf tarafından oluşturulan bir kültür" diye tarif etmiştir. Dahası, komünizme ulaşmak için de dini inançların yok edilmesi gerektiğini öne sürmüştür.

    Engels, kitaplarında "insanın maymundan geldiğini" ileri sürerken, dinin de sözde bu evrim sürecinin bir aşamasında ortaya çıktığını iddia etmiştir.
    Peki komünistler dini yok etmek amacıyla nasıl bir politika izlemişler?

    Bu soruya ilk kapsamlı cevabı Lenin vermiştir.

    Lenin'in 1909 yılında Rus Sosyal Demokrat Partisi'nin (sonraki Komünist Parti) lideri olarak yazdığı ve Proleterya dergisinde yayınlanan "Proleterya Partisinin Din Konusundaki Tutumu" başlıklı makalede şunlar yazılıdır:



    Sosyal Demokrasi, dünya görüşünü bilimsel sosyalizm, yani Marxizm temeline dayar. Marx ve Engels'in çeşitli kereler tekrarladıkları gibi Marxizm'in felsefi temeli, Fransa'daki 18. yüzyıl maddeciliğinin ve Almanya'daki Feuerbach (19. yüzyılın ilk yarısı) maddeciliğinin tarihsel geleneklerini benimsemiş olan, tamamen ateist ve dine karşı tavırdaki diyalektik maddeciliktir. Unutmayalım ki, Marx'ın taslak halindeyken okuduğu Engels'in Anti-Dühring'inin tamamı, maddeci ve ateist olan Dühring'i tutarlı bir maddeci olmamak ve din ile din felsefesine açık kapı bırakmakla suçlar. Yine unutmayalım ki, Engels, Ludwig Feuerbach ile ilgili yapıtında, dini ortadan kaldırmak için değil de, yeniden canlandırmak, yeni, "yüceltilmiş" bir din kurmak için savaş açtı diye Feuerbach'a çatar. "Din halkı uyutmak için kullanılan afyondur." Marx'ın bu sözü din konusundaki Marxist görüşün temel taşıdır.104
    Lenin, 1905 yılında Novaya Zihn dergisinde yayınlanan "Sosyalizm ve Din" başlıklı yazısında ise dini sözde dağıtılması gereken bir "sis" olarak tanımlamış ve dine karşı komünistlerce yürütülmesi gereken ateizm propagandasını şöyle anlatmıştır:
    Bizim Programımız tamamen bilimsel, dahası materyalist dünya görüşü temeli üzerindedir... Propagandamız kaçınılmaz olarak ateizm propagandasını, gerekli bilimsel yayımların yapılmasını, otokrat feodal hükümetin bugüne kadar yasakladığı ve kovuşturduğu yazıların Parti çalışmalarımızın bir dalı haline getirilmesini de içermektedir. Bir zamanlar Engels'in Alman sosyalistlerine verdiği öğüdü şimdi bizim izlememiz gerekebilir: Onsekizinci yüzyıl Fransız Aydınlanma dönemi düşünür ve ateistlerinin yazıları çevrilmeli ve geniş ölçüde yayılmalıdır.105
    Dikkat edilirse, Lenin, Marxistler'in dine karşı vermeleri gereken savaşın, "bilimsel yayınlar" ve "Onsekizinci yüzyıl Fransız Aydınlanma dönemi düşünür ve ateistlerinin yazıları" gibi kaynaklarla yürütülmesi gerektiğini söylemektedir. Buradaki "bilimsel yayın"dan kasıt, materyalizmi bilim kisvesi altında empoze eden teorilerdir. Bunların başında da kuşkusuz Darwinizm gelir. Söz konusu Aydınlanma düşünürleri ise Diderot, D'Holbach gibi Marx öncesi materyalistlerin din aleyhindeki propaganda yazılarıdır.

    Lenin'in gösterdiği bu yöntem, komünistler tarafından halen kullanılmaktadır. Dünyadaki bazı yayınevleri, bazı bilimsel dergiler veya medya kuruluşları incelendiğinde de, Darwinist ve Aydınlanma felsefesine bağlı yayınların kaynağının Marxistler olduğu açıkça görülecektir.

    KOMÜNİZM ÖRTÜLÜ DİN DÜŞMANLIĞI
    Komünizmin din düşmanlığını değerlendirirken, bazı komünistlerin bu konuda kimi zaman sergiledikleri "ılımlı" politikanın gerçek amacını da anlamak gerekir. Gerçekten de dünyada Marxist akımlar, (iktidarda olmadıkları süre boyunca) çoğunlukla keskin ve saldırgan bir din aleyhtarı politika izlemezler. Hatta bazen komünistlerin ağzından dine ve dindarlara karşı saygılı gibi gözüken sözler duymak mümkündür. Peki acaba bu "ılımlı" üslubun amacı nedir?

    KOMÜNİSTLERİN MABED DÜŞMANLIĞI
    157 -
    Gorky kentindeki Giorgievsky kilisesinin Bolşevikler tarafından yerle bir edilmiş hali. Komünistler tüm ülke çapında bunun gibi yaklaşık 50 bin ibadethaneyi yıkmış ya da ahır, depo gibi mekanlara dönüştürmüşlerdir.

    Lenin'in yazıları arasında bu sorunun cevabını da bulmak mümkündür. "Proleterya Partisinin Din Konusundaki Tutumu" başlıklı makalesinde Lenin, Marx ve Engels gibi ustalarının yorum ve uygulamalarından yola çıkarak, dinle açık bir savaşa girilmemesi gerektiğini, bunun gereksiz bir "siyasi kumar" olduğunu yazmıştır.106 Lenin, dine olan düşmanlıklarını açıkça ilan eden, dine karşı hakaret dolu kampanyalar yürüten diğer bazı materyalistleri ise (örneğin anarşistleri veya "burjuva ateistlerini") acemi ve saf bulmuştur. Bu kişiler tarafından Marxistler'e yöneltilen "ılımlılık ve "bocalama" suçlamalarını reddetmiş ve "Marxizm'in görünüşteki ılımlılığının" özenle düşünülmüş bir taktik olduğunu açıklamıştır.107

    Lenin, söz konusu "ılımlı" taktiği 1917'ye kadar, yani komünistler iktidara gelinceye kadar devam ettirdi. Ancak bundan sonra söz konusu ılımlılık ortadan kalktı, aksine tüm Sovyet topraklarında dine ve dindarlara karşı büyük bir baskı başladı. Daha öncesine kadar "ateist olduğumuzu açıkça belirtmemeli ve dine inananları bile saflarımıza almalıyız" diyen Lenin, iktidara geldikten sonra çok daha farklı bir yol izlemeye başladı. Amerikalı tarihçi Robert Conquest The Harvest of Sorrow (Hüzün Hasadı) adlı kitabında Bolşeviklerin din politikasının bazı ana hatlarını şöyle belirler:
    1918 anayasasının 65. maddesinde din adamlarının "burjuvazinin hizmetçileri" olduğu ilan edildi. Böylece maaşları kesildi, çocukları ilkokuldan sonra okullara alınmadı.

    28 Ocak 1918'de çıkan bir kanunda okullardaki tüm dini eğitim yasaklandı. Daha sonradan 1921 yılının 13 Haziranı'nda 18 yaşın altındaki gençlere dini eğitimin verilmesi yasaklandı.

    1929 yılının 8 Nisanı'nda üyelerine yardım dağıtan dini grupların kurduğu yardım fonları, özel ayin toplantıları, çocuklar, kadınlar için yapılan İncil, edebiyat, el becerisi, iş, dini dersler, çocuklar için oyun yerleri düzenleme, kütüphane ve okuma yeri açma, tıbbi yardımı organize etmek de yasaklandı. Resmi emirler kilisenin tüm aktivitelerini yok etti.


    22 Mayıs 1929 yılında Anayasanın 18. maddesi düzeltildi ve "dini ve anti dini propaganda özgürlüğü", "dini ibadet yapma özgürlüğü ve anti dini propaganda yapma özgürlüğü" olarak değiştirildi. Aynı zamanda da Eğitim Komiserliği de "okullarda anti din propagandası" emrini verdi.

    Kollektivizasyon ile tüm bölgesel ibadethaneler kapatıldı. Dini hatırlatan şeylerin hepsi yakıldı. 20 Şubat 1930 tarihli Batı Bölgesel Komitesinden kişiye özel bir mektup, sarhoş askerlerin köy kiliselerini nasıl kapattığını, dini sembolleri kırdığını ve köylüleri tehdit ettiğini anlatıyordu. Bu kapama tüm dinlere uygulanıyordu.

    Bununla beraber, kiliseler kapatıldığında, bunun anlamı dini işlerin dışarıda yapılmasına izin verildiği değildi. Kharkov'da dokuz büyük kilisenin kapatılması aynı zamanda "kiliselerin kapatıldığı şu günlerde özel evlerde dini toplantıların yapılması önlenecek" kararı alındı.

    Leningrad'daki Kazan Katedrali anti din müzesine dönüştürüldü. Kiev'deki aziz Sophia katedrali ve diğer kiliseler anti dini merkezler oldu. Kharkov'da St. Andrey sinemaya çevrildi, diğer biri radyo istasyonuna, başka biri makine yedek parçası satan dükkana. Poltava'da ise iki kilise makine tamir atölyesine çevrildi.

    Bunlar bütün dinlere uygulandı. Kiliseler ve sinagoglar, Sovyetler Birliği'nde Avrupa bölümündeki kayıtlarda tutuluyordu. İslam da aynı şekilde baskı altındaydı. Komünist dönem boyunca binlerce cami kapatıldı ve çok sayıda din adamı "kulak" olarak damgalanıp öldürüldü veya Sibirya'daki çalışma kamplarına gönderildi.108
    Lenin'in "dine karşı ılımlı olmalıyız" taktiği, Bolşevik Devrimi'nden sonra koyu ve gözü dönmüş bir din düşmanlığına dönüştü. Önceki bölümlerde incelediğimiz gibi, Lenin, milyonlarca insanın hayatına mal olan 1920-21 kıtlığını dahi "insanların Allah'a olan inançlarını zayıflatacak" faydalı bir gelişme olarak görmüştü.
    Lenin, Allah'a ve dine karşı duyduğu bu isyankar ruh haliyle, acılar içinde kıvranarak ve akli dengesini yitirmiş halde öldü. Allah, insanlara yaşattığı zulmün ve dine olan düşmanlığının karşılığını dünyada verdi. Ahirette de yaptıklarının karşılığını eksiksiz olarak alacak olan bu gibi zalim insanlarla ilgili olarak Kuran'da şöyle bildirilmiştir:
    Gerçekten Allah'a ve Resûlü'ne karşı başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa Biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır. Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir. Allah, onları saymıştır; onlar ise onu unutmuşlardır. Allah, herşeye şahid olandır. (Mücadele Suresi, 5-6)
    Lenin'in ardından iktidara oturan Stalin de Lenin kadar dine düşmandı. Bu düşmanlığını, milyonlarca dindar insanı öldürerek, dini kurumları, ibadethaneleri tahrip ederek ve daimi bir ateizm propagandası yürüterek gösterdi. Stalin'in yürüttüğü ateizm propagandasının en önemli unsuru ise evrim teorisiydi. Otobiyografisinde şöyle yazıyordu: "Okullardaki öğrencilerimizin zihnini altı günde yaratılış efsanesinden temizlemek için onlara üç şeyi özellikle öğretmeliyiz: Dünyanın yaşını, jeolojik orijinini ve Darwin'in öğretilerini."109

    Stalin, Anarşizm mi Sosyalizm mi? adlı kitabında ise Darwin ile yaratılışçı bir bilim adamı ve fosil biliminin kurucusu olan Cuvier'yi karşılaştırıyor ve şöyle yazıyordu: "Marxizm Darwinizm'e dayanır ve onu hiç eleştirmeden kabul eder. Marxistler Cuvier'nin teorisini şiddetle reddederler."110
  8. leventsaritas Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    harun yahyagil her zamankigibi biraz abartıp iyi bir propaganda metni oluşturmuşlar.

    devrimin ilk yıllarında dini kullanan, inanan insanları kullanan, insanların dini duygularını sömürerek ibadethanelerde bağış topluyan ve halkı devrime karşı kışkırtan burjuvayla işbirliği yapan din adamları sürüldü ibadethaneleri kapatıldı evet. fakat bütün ibadethaneler kapatılmadı. bu bir şüreç uygulamasıydı. ayrıca yazı okadar acemice hazırlanmışki yukarda 50 bin ibadethane yıkılmış diyor.aşşağıda ise tümü vurgusu var. sovyet ülkelerinde kaç bin ibadethe vardı o yıllarda ?

    okullarda egemen din olan hiristiyanlık öğretimi kaldrıldı ve yerine dinler tarihi dersi getirildi. öğretimde tek bir dinin yoğun olarak öğretilmesi durdurulup dinler tarihi öğretilirkende dinin getirdiği savaşlar kilise baskıları şeriat baskı ve bu uygulamaların ilkel feodal gerici olduğunu göstererek öğrenim oluşturuldu. 18 yaşın altındakilere din dersi verilmedi evet.

    dinin herhangi bir kişinin gurubun eliyle insanlar üzerinden çıkar sağlamaması için toplu ibadetler yasaklandı. herkes tanrıyla arasına hiç kimseyi sokmadan hiçbir grubun kişinin etkisi altında kalmadan birey olarak kendi tasarrufunda ibadet edebiliyordu.

    komünizmin din düşmanlığı ? komünizm bir dünya yaşam biçimidir. tüm insanların dünyada komün halinde yaşamasını ön görür. böyle birşey yaşanmadığına göre böyle bir gerçekliğin olmadığına göre, komünizm bir hayel. pratikte karşılığı yok. buyüzden komünizmden dem vurmak pek bilimsel deil. ( sovyetlerde ve çinde uygulanmaya çalışılan sosyalist ülke sistemleriydi)


    ve bu sosyalist sistemin uygulamasında hatalarımızda oldu fakat yazıdaki karalama metnindekiler deil tabiki. hem şöyle bir göz atın yüzyıllardır süregelen kapitalist sistemin insana işçiye emekçiye memura öğrenciye verdiği haklara bakın bugün. birde o yıllarde dünyada daha ilkkez pratikte uygulamaya konmuş emekleme aşamasında 60 yılda halka hangi hakları vermiş sosyalizm. bu yıllarda bile sovyetlerin halka verdiği hakları hiç bir ülke ve kapitalist sistem %50 sini bile vermiyor halka.
  9. leventsaritas Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    AKP NİN YAPTIKLARI YAPIYOR OLDUKLARI

    akp hazine orman veya arazilerini satılmasını kolaylaştırdımı? sattımı hiç ?
    kamu işletmelerini fabrikalarını yabancı yerli patronlara sattımı? satıyormu?
    halka yeni vergi zam yüklerden ürün fiyatlarını %10 arttırıp işçiye memura %4 zam verdimi?
    oluna bim marketler zincirini gemiciğini aldımı?
    kaynıyla işbirliği yapıp tokiye ihale fesat verdimi ?
    köprüler geçişini özelleştirmi?
    ?
    ?
    ?
    ?
    ?
    ?
    ?
    ?
    ?
  10. MeTePe Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Arkadaşım, güzel yazmışsın da yazının bir temel direği çatırdıyor.. Türkiyenin başarılarını örnek göstermişsin.. Açıkcası ben ortada bir başarı falan göremiyorum.

    Benim gözlerim yeterli görmeyebilir ama başarı deyince neyi anlıyoruz? Şimdi bir kuzey avrupa ülkesinde adamın kişi başına düşen geliri 50-60 bin dolar civarındayken elin isyankarı onları bırakıp bizim başarımıza bakıp da isyan mı çıkardı?

    İşsizlik konusunda her yıl gazetede "işsizlik oranı düştü" derler.. son 10 yılın istatistiklerine bir bakın bakalım düşmüş mü? Cari açık, dış ticaret açıklarına bir bakın bakalım.. azalmış mı, çıkmış mı? Herşey güllük gülistanlıksa ben neden 10 yıl önceki kadar refah sahibi değilim? Neden binlerce insan devletin dağıttığı bulgura, makarnaya, kömüre muhtaç...

    Afrika ülkelerindeki isyanlardan kendimize pay çıkartmadan önce onların kendi dinamiklerine bakmamız lazım... Aç, ezilen insan isyan çıkartır. Bizim ülkemizde de çok aç insan var.

    Alıntı yaptığınız Harun Yahya (adnan hoca) isimli zatın kim olduğunu ve nasıl kitaplar uydurduğunu pek çoğumuz bildiğimiz için orada yazılanları pek ciddiye almıyorum. Ne de olsa kendisinin kapı gibi akıl hastası raporu var.
  11. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    BU ÜLKEDE HER FİKİR SAHİBİ DELİ RAPORU ALMAZSA YANLIŞ YAPAR ÇÜNKÜ YA AYDINLARI ÖLDÜRÜLMÜŞ,YA SÜRÜLMÜŞ YA DA CEZAEVİNDEDİR.
    Sosyalizmi, kominizmi adnan oktardan öğrenecek değiliz ben yıllarca araştırdım hiç bir şeye körü körüne bağlanmam.
    sosyalizim ve din hiç bir zaman barışık olmamıştır. yugoslavya,doğu almanya eski sscb, çin, küba, suriye libya....
    din bir afyndur sosyalisler için..
    erak edyorum bu sistemleri savunurken ölürseniz ne olur....koskocaman bir hiçççç.. siz toprak altına kurtarmaya çağırdığınız insanlar yine gününü gün edecek sadece yanan ocağı sönen siz olacaksınız..islam der ki dünyadan nasibini al ama asıl yurtdun ahirettir der.pröf. olsan dünya lideri olsan ne yazar...nerede troçki,nerede Çe,nerdede ho,nerede lenin stalin...??? hepsi öldü. ya inkar ettikleri Allah varsa, ahiret varsa...yandı gülüm keten helva..

    ben yapılan güzel şeyleri yetersiz ama eskiye göre mükemmel buluyorum.
  12. leventsaritas Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    [sosyalizim ve din hiç bir zaman barışık olmamıştır) barışıktır iddasında olanmı varki sen böyle iddalı konuşuyorsun.
    ayrıca yukardaki yazınla oktarın sosyalizm e saldırdığı dökümanlar benzer neredeyse aynı.
    sürekli saldırı pozisyonundasın korktuğun birşeylermi var. konuyu allah varsa ya getirdin 4 satırda.
    tartışmayı polemik haline getirirsin böyle hiçbirimizin kazancına olmaz.
    yok ben ideolojik mücadele edeyorum diyorsan ideolojinin adını söyle açık açık bilelim komünist ideolijininin karşısında
    tek bir ideoloji var oda emperyalizm.
  13. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    sevgili levent
    adnan oktarla barışıklığım hiç olmaz. ben topluma çözüm getirmeye çalışan tüm sistemleri incelerim ve bana arkadaşlarıma çevreme faydalı bir tarafı varsa tavsiye ederim. evet sosyalizmin bir çok güzel tarafı var ama eksik.

    neden bu topraklarda ve islam ülkelerinde sosyalizm hayat bulmuyor? bunu hiç düşündün mü? çünkü inancı dıışayan ideolojiler halk tabanına yayılamazlar..haa bu avrupada amerikada Asyada olur..o da hiristiyanlar ve yahudiler yada ilahi dinlere inanmayan uzakdoğu ülkerinde hayat bulur. çünkü bozulmuş dinler çelişkili ifadelerle doludur.
    islam ilk çıktığı andaki orjinalliğini hep sürdürmüştür.
    hem dünyaya hem de ahirete hitap eder. emeğe sayğı islamda kul hakkı olarak geçer ve ancak kul af ederse af olunur.. yine işçinin anlıdaki ter kurumadan emeğinin hakkını verin der. ırçılık yoktur der ırçılık üzerine ölen insan cehennemliktir der.islamda paylaşmak esastır ve paylaşan çok büyük sevap kazanır der. bu kavramların bir çoğu sosyalizm de de var am iş inanca gelince Allah yoktur der din afyondur der oysa islam afyona ,uyuşturucuya, aklı alan insanı perişan eden bütün uyuşturucu maddelere bayrak açar.

    senin gibi birinin de islamı en iiyi şekilde kulaktan dolma değil araştırmanı isterdim.
    roger garaudy gibi adamlar yıllarca sosyalizme kominizme hizmet etti ama sonunda gerçek anlamda islamı araştırınca yıllarca aradığım buymuş meğer sözünü etmiştir.. hayatını incele sen araştırmayı seversin..
  14. MeTePe Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Afrika ülkelerindeki olayların rejimlerle bağdaştırılmasını pek doğru bulmuyorum.

    Şimdi Arabistana bakarsak onlarda da krallık var.. ülkenin tüm kaynakları bir avuç şeyhin elinde. Ama isyan çıkma gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü krallık sülalesi tüm halkın sosyal gereksinimlerini üstlenmiş durumda.

    Hangi yönetim şekli olursa olsun, ister dini boyutu taşısın, isterse taşımasın... insanları isyana teşvik eden şey çeşitli temel haklardan mahrum kalmalarıdır. Bunların başında "yaşam hakkı" gelir.. Tabi ki arkasından Maslow'un açıkladığı gereksinimler hiyerarşisi devreye girer.

    Kısacası, sorun yönetim biçimi değil, kişilerin bu yönetimden alabildikleri payla ilgilidir. Sovyetler birliğinin çökmesinin nedeninin dinle imanla hiç bir ilgisi olmadığı kanısındayım. Her ne kadar dinsiz bir devlet yapısı olsa da, vatandaş dinini hiç bir zaman terketmemiş. Çöküşe neden olan unsur sosyalizmin temel felsefelerinin düzgün oluşmaması, yönetenler ve yönetilenlerin ayrışması, imtiyaz sahibi olmasıdır.
  15. leventsaritas Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    hüseyin19 şehid dedem alinin sahalı ve sahabesi ebuzerin adıyla yalanlarınızdan ve din tüccarlığınızdan bıktım. önce ve sonra benim hak beni ademim la mekanı sırdan zamanı hiçte saran benim dai kelamın katarından yükün almış bir garip hamal benim HUSEYİNNNN HUSEYİNNNNN ADIN NİŞANINDIR HUSEYİNNNN ÖZÜN ARABDIR HUSEYİN

    BUNLAR SENİ AĞLATMAYADA GÜLDÜRMEYEDE YETER
  16. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    sevgili levent:
    hüseyin peygamberin torunu diye sevinir, yezit gibi şereften mahrum insanlar tarafından da şehit edildiği için de üzülürüm. her düşüncenin, her idolojinin çakma aydınları şarlatanları ,nemalananları,taklitçileri vardır.bu beni bir kon hakkında toptancı yapmaz. aydın bal arısına benzer güzel sosyal olaylardan özler toplayarak bal yapmaya benzer.nerede toplum adına bir iyilik, güzellik varsa alır değilse uzaklaşırız.
    biz hüseyin gibi belki kufelilere aldanır da kerbelaya gideriz ama ucunda ölüm bile olsa yezitlere boyun eğmeyiz.bak şimdi ne yezit kaldı ne de hüseyin... ama yezit lanetle ,hüseyin rahmetle anılıyor...
  17. düşle Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Türkiye’yi Araplara benzetmek isteyenler için şanssız günler:
    Çünkü işte; Araplar Türkler gibi olmak istiyorlar…
    Olamıyorlar…
    Müslüman kentlerindeki bağrışan kalabalıklar, isyanlar, başkaldırılar, alevler, kanlar, gözyaşları, tümü bunun için…
    *
    O çığlıklar atarak istedikleri şeyler, aslında Mustafa Kemal’in kendi ulusuna neredeyse yüz sene önce verdikleri usta…
    Ulusal egemenlikten kadın haklarına, hukukun üstünlüğünden emeğin kutsallığına, insan haklarından demokrasiye kadar…
    Bir parlamento…
    Bir anayasa…
    Bir laik devlet…
    Ve yüzünü çağdaşlığa dönmüş bir toplum…
    İşte; Müslüman ülkelerin olmak istedikleri ama olamadıkları şey…
    İstiyorlar ya…
    Ama olamıyorlar…
    *
    Bizim badem bıyık ise ne zamandır Araplar gibi olmak sevdasında…
    Ne yapacaksınız?..
    Laikliği reddediyor, devrim yasalarını peş peşe ortadan kaldırıyor, tarikatı egemen kılıyor, kadını örtüp sarmalıyor…
    Medeniyete kızıyor…
    Çağdaş yaşamı aşağılıyor…
    Modern değerleri tekmeliyor…
    Cumhuriyet geleneklerini siliyor…
    İşte; Müslüman halkların kan-gözyaşı içinde aradıklarını yüz sene önce milletine veren Mustafa Kemal’e küfrediyor…
    Hiç utanmıyor…
    Hiç yüzü kızarmıyor…
    *
    Müslüman-Arap ülkelerde olup bitenler, aslında Türkiye’nin başına ne geldiğini de baştan anlatıyor herkese…
    İhaneti de…
    Gafleti de…
    Türkiye’nin kimlerin peşine takılıp gittiğini de…
    *
    Bence zamanıdır; “eksen kayması” tartışmaları arasında, Arap ülkelerinde fink ata ata, ülkemizi benzetmek istediği yerden yükselen alevleri ve çığlıkları göstermeli arkadaşa…
    Ve yeniden hatırlatmalı:
    “Kurban olsun Mustafa Kemal'in tırnağına..."

    Bekir Coşkun
  18. hüseyin19 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    bekir coşkun elmalarla armudu karıştırmış hala kafasını deve kuşu gibi kuma gömmüştür..
  19. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hüseyin19
    hodbin:
    o olgunlukta oldunu görmek sevindirdi beni..
    Bu cümleyi biraz aç, diyeceğim ama başın yoğun belli ki...
  20. düşle Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    siz elmalarla armutları karıştırmamışsınız? Ledzeppelin yazdıklarına cevap verin öyleyse!
Sayfa 1 / 2 12 SonSon