View RSS Feed

Muhabbet-i Geyik

Her Şey Başlangıçta Son Bulur

Rating: 2 votes, 5,00 average.
“Bazen bir treni yarım dakikayla kaçırmanız nelere sebep olabiliyor. Sizin yarım dakikayla kaçırdığınız tren kim bilir sizi ölümden bile kurtarabilir.”

“Basamakları hızlıca çıktıktan sonra karşınıza çıkan büfeden sigara alıyorsunuz. Nikotine ihtiyacınız var, sigara paketini hızlıca açarken öğleden sonra sizin için önemli olan toplantıda konuşacaklarınızı kafanızdan geçiriyorsunuz. Cebinizden çakmağınızı çıkarıp sigaranızı yakarken caddenin köşesine geliyorsunuz. Köşeyi döndüğünüz anda karşınıza çıkan kişiyle göz göze geldiğinizde daha önce tatmadığınız bir duygunun farkına varıyorsunuz. Kimyanızın anlık değişimini hissediyorsunuz. Bu andan itibaren, O kişinin içinde olmadığı tek bir hayal bile kurmuyorsunuz. Âşıksınız, sizin için doğru kişi O.”

Klasik bir film sahnesini andırdı değil mi? Tam tersini düşünün. Adam cebine elini attığında çakmağının olmadığının farkına vararak büfeye geri döner. Bu esnada O doğru kişi köşeyi dönüp bir taksiye binip gitti bile.

Bu bir film sahnesi ve bizde izleyen olsaydık, olup biten her şeyi görüp farkında olacaktık. Yönetmenin tavrına göre ya tanışacaklardı ya da birbirlerinden habersiz hayatlarına devam edeceklerdi.

Hiç düşündünüz mü? Kaç köşeyi doğru anda döndünüz? Binlerce yanlışımız oldu. Yanlış sandığımız doğrular...

Ortaokulda matematik dersi yüzünden sınıf tekrarladınız. Hoşlandığınız kişi çıkma teklifinizi kabul etmedi. O çok istediğiniz kot cekete hiç sahip olamadınız. O kadar emindiniz ki işe alınacağınızdan, olmadı. Trafik sıkıştı ve toplantınıza geç kaldınız.

Yaşadığımız bir film değil, gerçek bir hayat. Hayat ancak ileriye doğru yaşanır. Dönüp geriye baktığımızda ise, en ufak bir hareketimizin bu an için yapılmış olduğunun farkına varırız. Yıllar önce şunu yapmasaydınız şimdi "bu" olur muydu? Olmazdı. Peki, ne olurdu? Bu sorunun cevabını bilme lüksümüz yok. ‘Belkiler' ile hayatı yaşamanın hiç bir getirisi olamaz.

Bazen çok basit bir olay da bile karar vermekte zorlanırız. Bu karar o an için farkında olmasak da geleceğimizi etkileyecektir. Önemini, sadece ihtiyacımız olduğunda anladığımız ve durduramayacağımız zamanın, hep geç olunca farkına varırız. Sonra da “Keşke” diye bir kelime buluruz. Geç kaldığımızda imdadımıza “keşke” yetişir ki zaten artık çok geçtir. Her şey bitmiştir.

Geçmiş zamana dönme arzusuna sebep olan kelimedir "Keşke". Bu kelimeyi yok edecek tek kelime ise "İyi ki"dir. Fark ettiniz mi? "Keşke" yi daha rahat kullanıyorsunuz. Oysa "İyi ki" cesaret ister. Başlamak için cesaretinizi toplarsanız başarmak için de cesaretiniz olur.

”Kelebek Etkisi” filmini birçok kişi izlemiştir. Bu filmde beni etkileyen sahne, son sahnedir. Evan defalarca geçmişe giderek olumsuzlukları düzeltmesine rağmen Kelly ile mutlu bir beraberlikleri olmayacağına karar vererek son kez geçmişe gider. Kely ile tanıştıkları o ana giderek Kelly'nin kendisinden uzak durmasını sağlayacak sözler söyler ve böylece tanışmamış olurlar.

Gerçek zamana döndüğünde arkadaşına sorar. "Kelly iyi mi?" Cevap; "Kelly’de kim?" olur. Kelly böylece hayatına hiç girmemiştir.

Şimdi bir kez daha düşünün. Geçmişe gidip, olumsuz ya da hata olduğunu düşündüğünüz anlarınızı değiştirmeyi gerçekten ister miydiniz?

Ben istemezdim. Çünkü her şey başlangıçta son bulur…
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. PINAR Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    cünkü her sey baslangıcta son bulur ve her son yeni bir baslangıctır geyik
  2. A_GEYiK Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Her "son" yeni bir başlangıç değildir. Tek başlangıç ve tek son vardır. Doğarsınız ve ölürsünüz. Bu iki nokta arasındaki çizgi de karşılaştığımız her sorun illa ki bir şekilde (İyi ya da kötü.) çözümlenecek. Önemli olan bu olaylardan kendimize pozitif yönde mutluluklar çıkarmaktır.