View RSS Feed

kuyucak

Başkalarının dertlerine (!) bağımlı olmak

Rating: 2 votes, 4,50 average.
Başkalarının dertlerine bağımlı olmak..

Dert kendimizin olmayacak ama.. O zaman karışılmasından ve karışandan hemen sıkılır hatta belli süre sonra nefret ederiz.. Fakat başkalarının dertleriyle/sorunlarıyla uğraşmak/yardım etmek çok büyük zevk verir bize.. Hemen akıllar vermeye başlar, ona yeni düşünme biçimleri anlatmaya çabalarız.. O kişinin sorunuyla yatar kalkarız.. Her an bu karşıdakinin sorununu düşünürken buluruz kendimizi.. Yeter ki beklentisi bizden olmasın..

Bu devirde dert sahibi olmak kadar- ama başkasının olursa- lüks bir şey yoktur.. Bu kişi kardeş olur, ana baba olur, arkadaş, eş dost olabilir.. Sorunun büyüğü aha makbuldür.. Karmaşık olması daha bir çekici kılar işi.. Alınır bütün sorulara cevaplar önce kendi kafasında insanın.. Sonacıma başlanır sorun sahibine hafiften anlatılmaya.. Bakılır istendiği değil işler sorun sahibinin tüm çevresine ulaşılır ve o muazzam düşüncelerimiz aktarılır.. Sorun sahibi kuşatılır.. Bu olayla olaya doğrudan dahil olunur.. Gerisi çorap söküğüdür artık, o olaydan kendinizi isteseniz de çıkaramazsınız..

Niye bağımlıyız başkasının sorunlarına(!)? Kendimizden kaçmanın en iyi yolu başkasının sorunlarıyla bütünleşmektir de ondan.. Çözüm mü? Kendisi batmış adam ben ne yapayımdır..
Ben ona o kadar söylemiştim kardeşimmmmmdir..

Müthiş güzeldir başkalarının sorunlarına düşünsel katılım.. En lüks yenilen yemekten daha lezzetlidir.. Üstelik bedavadır..
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. ada Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Kendini görme biçimi dir bir nevi başkalarının sorunlarına eğilme...en azından insan ben ondan daha şanslıyım deme hakkına sahip oluyor neticede...ister çözülsün ister çözülmesin,insanlarla en iyi empati kurma yolu sessizce kişi dinlemeden geçer...bir insan için hiç birşey olmayabilirsiniz,lakin bir insanı ister anlayın ister anlamayın onu sessizce dinlemeye başladığınız andan itibaren onun en sevdiği ,en güvendiği insan olur çıkarsınız bir anda...empati kurmak çok zor değil neticede
  2. monalisa Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Başkalarının sorunlarına eğilmeyi hiç bu bakış açısıyla düşünmemiştim... Kaldı ki, başkalarının sorunlarına duyarlı olmayı insan olmakla ilişkilendirmişimdir hep. Ya da insanların dertlerine duyarlı olanları görmediğimden midir nedir? Ben bol bol dedikodu... Yalnızca bir merak... O ne etmiş. Bu ne yapmış falan filan...

    Ben insanların birbirine duyarlı olduğu bir dünyayı özlüyorum... Sizin oralarda çok galiba Biraz da bizim tarafa gönderir misin
  3. kuyucak Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Kötü bir (!?) dost ; Dostluğunuzun eskiliği çok önemli … Düştüğünüz durumda tabi
    Kötü bir (!?) sevgili; Size yaşattığı travmaları bir düşünün.. Romanlar yazsanız boşalmaz içiniz..
    Kötü bir (!?) eş; Siz mutlaka gençliğinizi tüketmişsinizdir onun için.. Ona yapmadığınız kalmamıştır..
    Kötü bir (!?) evlat; Hayatınız onu adam (!) etmek için geçmiştir… Eşşşeeekkk kadar ama adam değil ..
    Kötü bir (!?) ana baba; Onların sorumsuzlukları bitirmiştir sizi..
    Kötü bir (!?) arkadaş; Çevremizde hep kötü arkadaşlar vardı ve onlar yönlendirdi bizi..
    Kötü bir (!?) kardeş; Ona siz hep sahip çıkmışsınızdır.. Varlıklarda ortak, yokluklarda yok olmuştur..
    Kötü bir (!?) çevre; Say say bitmez o çevrenin etkilerini..
    Kötü bir (!?) İş; Ah bir elinden tutan olmadı ki ..
    Kötü bir (!?) Ülke ; Bu ülkede doğmak baştan şansızlıktır..
    Kötü bir (!?) Yönetim; Kötü yönetilmesek böylemi olurduk.. Partiyi di, takımı da ah bana verseler..


    İşte yukarıdakiler bizim en büyük hazinelerimizdir kendimizden uzaklaşmak için.. İtirazları duyar gibiyim; Yukarıdakiler başkası değil ki… Haklısınız onlar başkası değil, ama bizde onlardan biriyiz..
    Herkes diğeri için başkasıdır aslında, isimleri , sıfatları değiştirince onlar başkası olmaktan çıkıyor ve onların içinde eriyoruz bizler.. Kendisi olmaktan, kendisiyle yalnız kalmaktan çıldırasıya korkan birey için başkaları içinde erimek dünyanın en kaçınılmaz yoludur.. Kendisinde olmayan, kendisinin yapamadığı, düşlediği her şeyi başkalarından beklemek en doğal şeydir eleştiri yaparken çünkü..
    Oysa şu sınırsız evrende insan damarları, eti, kemiğiyle ve ruhuyla yalnızdır.. Diğer her canlı başkasıdır ve onlarda kendisi gibi yalnızdır.. İnsan kendi yaşamından, kendi yalnızlığından kendisi sorumludur.. Bir çok şey önüne altyapı olarak konulmuştur ancak konanlara karşı çıkmak bile insanın kendini yeniden oluşturmasıdır..

    Bu hazine o kadar devasa boyutlardaki onu harcamak en büyük tutkumuz olmuş bizim.. Bizlere milyonlarca yıl yetecek malzeme vardır o hazine sandıklarında.. Yeter ki birisi bunlar geçerli değil kardeşim deyinceye kadar..
    Hadi bakalım düşünün içinde erimediğiniz ama aslında kendinizden hiç bir şey vermediğiniz kaç yüz sorunla uğraşıyorsunuz. Çünkü bir şey çözülmüyorsa sorun değildir.
  4. Baben Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Hasanım, o bedava okuldur işte..

    Hem de kalemsiz-deftersiz, sınavsız-karnesiz!

    Bilinçaltında "aynı dert benim başıma da gelirse ne yaparım, nasıl çözerim" yatar..

    "Kendisi batmış adam ben ne yapayımdır..
    Ben ona o kadar söylemiştim kardeşimmmmmdir
    .."ler çok da sevmediklerimize döktüğümüz timsah gözyaşlarıdır..

    Sevdiklerimizin sorunlarını çözdüğümüzde ise alınacak keyifin eşi benzeri yoktur..

    Daha da bağımlılık yapmasın mı?
  5. düşle Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    bir de şu yanı var. hangimizin içinden çıkılmaz görülmeyen toplumsal bağları yoktur ki, etik kurallar töre vs vs gibi! çoğu zaman umursanmaz yada çözermiş gibi yapılır? sevdiklerimizdir genelde elimizi kolumuzu bağlayan felan filan...

    başkalarının sorunlarından sıra bir türlü kendimize gelmez. ama bir gün farkediveririz, zaten biz başkalarının dertleriyle dertlenirken kendinde öteleyenler, aslınnda hiç toplumda farkedilmemiş daima yok sayılmışız meğer: asla aynı değerle görmemiş toplum bizi.

    işte asıl yıkım bu!