View RSS Feed

Hodbin Böyle Diyordu!

Terkedilmeyi Göze Aldıysan, Bağlan!

Değer Biç
Muhakkak genlerinde taşıdığı uğursuz bir tohum, yaşamının ilk yıllarında uygun koşullar bulmuş ve bozuk bir psikolojiyi netice vermişti. Kendini değersiz hissettiğini ve hep bir ispat ihtiyacı içinde olduğunu, dikkatli gözlere, hemen ele veren bu kız, daha lise bire gidiyordu. Depresyonun eşlik etmediği bir günü bile olmamış kadar hüzünlüydü. Ağlamak için önemli bir nedene ihtiyaç duymuyordu. Arkadaşı yoktu; muhtemelen, hodbinden başka , içinde yandığı ateşi fark eden de… hodbin, küçücük bir ruhun bu kadar derin bir kuyuda yıllarca çıldırmadan durabilmesine, hep şaşırmıştır.

hodbin onunla konuşurken:
“Beni alıştırmasaydı, kendine bu kadar bağlamasaydı” diyor ve derken de gözyaşları gözlerine hücum ediyor.

Ablası, onun dünyasının önemli bir kısmını işgal ediyordu. Gidince, işgal altındaki o yerler, terk edilmiş bir kasaba gibi ıssız oldu. Ondan geriye sadece bir düğüm kaldı, boğaza gelip oturan ve gitmek bilmeyen bir düğüm... Sanıyordu ki bu, karşılıklı: O da onun dünyasında aynı oranda yer alıyor, o da her şeyden çok onu özlüyor. Oysaki sevgiler, bağlılıklar, bağımlılıklar birbirine denk değil. Bu tür ilişkilerin de en önemli sorun kaynağı belki bu. Yeterince arkadaşı, kendini değerli hissettirecek uğraşı, hobisi, sevgi ve değer kaynağı olmayan daha çok bağlanıyor, daha çok beklenti içine giriyor.

Hayat adil değil, bazılarımızı sevgi ve ilgi kundağına sararken, bazılarımızı ayazda bırakıyor. Ama bunda bizim payımız da yok değil. Bütün yatırımımızı aynı kaynağa yaparak, kendimizi hayatın bin bir türlü cilvesine karşı korumasız bıraktığımız gibi; ilgimiz ve beklentilerimizle karşı tarafı da boğuyoruz. Elini alternatiflere uzatmayanın, hayata değerli olduğu hissini besleyecek katkılar yapmayanın, gidenin peşinden gözyaşı dökmekten başka ne gelir elinden.

Evet! Benim gibi acıya tahammülsüzseniz, az sevin, az bağlanın, çok üretin,yumurtaları aynı sepete koymayın, alternatifleriniz çok olsun.(umarım millete kaşarlığı tavsiye etmiyorumdur ) Bunu derim size. Sevgiye fazla rasyonel bir bakış olarak değerlendirilebilir ama rasyonel olmayanlar acı çekiyor, ne yapalım…
Etiketler: aşk Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. Bacıbey Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Yazınızın içindeki "Oysaki sevgiler, bağlılıklar, bağımlılıklar birbirine denk değil" çok çok çoook doğru bir tespit.. Ayrıca "Terkedilmeyi Göze Aldıysan, Bağlan!" da çok doğru..

    Eskiden daha kolaydı sevmek yaşımızın genç olmasından mıdır nedir korkmadan kaybetmekten körü körüne bağlanabiliyorduk.. Şimdi o kadar zorki "amaaan yaşarım, yaşadığım kârdır, olursa oluuur olmazsaaa olmaz" mantığı yok artık olamıyorda zaten..

    Bağlanmaktan korkanlardanım ben de.. Teslim olmak diyorum ben buna aslında.. Hep bir açık kapı bırakıyorum kendime kaçabileceğim bir aralık olmalı diyorum..

    Tedbir alarakda sevilmezki..
  2. Kalem Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    kesinlikle bir anlaşma yaparım
    Tüm olası bedelleri riskleri kabul edeceğimi, sonuçlarından tamamiyle kendimin sorumlu olacagını, yol arkadaşımdan bir hak talep etmyeceğimi beyan eder, imzalarım ve daima öyle yola çıkarım yol arkadaşım seçtiğim kişiyle.
    Anlaşma ekinde olası tüm bedelleri, riskleri imzalar, paraf atarım.
    Bedelini, riskini ve karşılığını görmeden ve "olur" almadan da asla anlaşmaya oturmam.
    Müdürlük de adıma bir hesap açar ve karşılığını sunar, imzalar, mühürler.

    Anlaşmayı yol arkadaşımla yapmam ama.
    Bu anlaşmayı sadece Aşk Genel Mudurlugu ile yaparım
  3. Sirine Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    "Oysaki sevgiler, bağlılıklar, bağımlılıklar birbirine denk değil"
    Aşk,sevgi,dostluk ve arkadaşlık ilişki ne olursa olsun ki ilişki adı terazi hiçbir zaman eşit kalmıyor bir tarafın ki daima ağrı basıyor..
    "Terkedilmeyi Göze Aldıysan, Bağlan!"
    Ama her ilişkide terkediliş olmuyor ne çıkarsa bahtına...Kimse terkedilmesin ama Bağlanma bağlat olması gerek aslında....
    Bende bağlananlardanım....Sadakatin önemi çok büyüktür...Yeni ilişkiye bağlamakta zor olur severken birini...

    umarım millete kaşarlığı tavsiye etmiyorumdur
    ASLINDA SEN DİYOSUN Kİ....Nötr olun ne artı ne eksi....ne çok sev ne az sev dengele ki üzülme diyosun....
    yanlışmıyım....
  4. minerva Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Yine altına bir bayan olarak imza atacağım etkili bir gözlem ve tespitlere dayalı bir yazı.Hodbin katılmak istemesemde duygusal yönüm hayır hayır inanma gerçekten senin gibi en azından o değere yakın sevecekler de vardır desede ne yazık ki evet sevgiler hep bir tarafın aleyhine dönüyor zamanla,evet dediğiniz gibi terk edilmenin sonuşlarına,ruhunuzda açacağı yaralara baştan razı olarak başlamanız lazım ya da ya da acı çekmemek için uzakta kalabilirsiniz ama nereye kadar bir de böyle bir alternatifsizlikde var.
    Sepet hesabı (yatırımcılarda genelde kriz dönemlerinde bunu tavsiye eder)ama ben bunada katılıyorum o sepette mutlaka aile olmalı,arkadaşlar olmalı,olursa sevgili olmalı,hayvan sevgisi olmalı,hobiler olmalı ve sepetler sizin hayatınızdaki o terk edecek sepet gittiğinde kalacak türden çeşitlenmeli.Bir sevgilisi olduğunda tüm dünyaya sırtını dönen sonrasında gidip dertleşeceği arkadaşların kalmadığını esefle gören, iki kişilik dünyanın büyüsüne çabuk kapılan arkadaşlarımada tavsiyemdir.
  5. hodbin Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Eleştirmeye çalıştığım şey aslında, taraflardan birinin diğerine bağımlı hale gelmesi. Bağımlılıkla kastetiğim şey ise, sevmek ya da sadık olmaktan farklı: minerva'nın dediği gibi hayatınızda ondan başka bir şeyin kalmaması, gururunuzdan taviz vermeniz. Bunun muhtemel sonuçları şunlar: öncelikle bağımlılığınızı suistimal etmeye başlayacak(az verip, çok isteyecek). İyi biri olsa da bundan kaçamaz. Sonra çok kolay sizi işgal etmesine izin verdiğiniz için sıkılacak. Üzerine fazla düştüğünüz için boğuluyor gibi hissedecek. Sona doğru gelirken: Ani patlamalar, hem sizde hem onda, siz vermekten yorulduğunuz, o da boğulduğu için.
  6.  Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Ben de bağlanmayı sıkıcı buluyorum...