Türkiye Sakatlar Konfederasyonunu kuran Faruk Öztimur sık sık "Ben sakatım arkadaş... özürlü, engellli vs. bahane uydurmanın anlamı yok" demişti...aklıma o geldi.
|
|
|
|
Bülent Küçükaslan
Sakatlara neden “Engelli” ya da “Özürlü” değil de “Sakat” dememiz gerektiğine dair görüşlerimi bir önceki yazımda paylaşmıştım (bkz: “Sakat” Politiktir). O yazı sonrasında özellikle sakat olmayanlardan çok sayıda geri dönüş olunca, tartışmayı sürdürmenin keyifli ve yararlı olabileceğini düşündüm. Tek farkla, öncekinin aksine bu seferki yazım sakatların kendilerinden ziyade sakat olmayanlara yönelik olacak.
Her şeyden önce sakatlara “Sakat” demenin öyle kolay bir şey olmadığını çok iyi biliyorum. Sakat ya da değil, bu sözü duyan neredeyse herkesin önce şöyle bir irkildiğine ve hemen ardından da savunmaya geçip karşısındakine tırnaklarını gösterdiğine uzun yıllardır tanıklık ediyorum. Yani, sakat olmayan birinin sakatlara “Sakat” demesinin pratik açıdan ne kadar zor olduğunun farkındayım. Bu bağlamda bazı tespitlerim ve önerilerim olacak. Ama öncesinde bir arkadaşımın aynen katıldığım ifadesine dair bir şeyler söylemeliyim. Zira konunun bam telinin tam da bu olduğunu düşünüyorum.
“Sakat” sözcüğünün kullanımına dair yaptığımız kısa sohbette şöyle demişti Cengiz: “'Engelsiz bedenli' kişilerin ölümden sonraki ikinci korkusu olacak kadar yabancılaşılan bir konu[...]”
Çok açık bir iç hesaplaşma var burada. Hayatın tam da içinde olan bir hâli aslında mahkûm eden, gerçekte var olmayan bir sağlam-beden figürünü normal sayıp ondan her sapmayı anormalleştiren, sağlam bedeni kendisine yabancılaşmak pahasına kutsayan, zamanın akarken bedenlerimizde bıraktığı izleri örtmeye çalışan, yaşamın kırılganlığını görmezden gelen, ve aslında tüm bunların farkında olduğu için de sancı çeken birinin (hepimizin) kıvranışları söz konusu sanki... “Sakat” demeye dilimizin bir türlü varmaması, “Engelli”yi ise kolayca ve yüksek sesle söyleyivermemiz, mezarlıktan geçerken ıslık çalmaya benziyor biraz: Dikkatimizi kırılgan-bedenlerimizden uzaklaştırıp, dışımızdaki “ölülere” dua okuyoruz sanki.
Şunu söylemeye çalışıyorum: Sakata “Sakat” diyebilmek için önce yaşamla yüzleşmek gerek. Yaşamın bir noktadan bir noktaya giden düz bir çizgiden oluşmadığını hepimiz biliyoruz. Bu yolculuğun bazı anlarında sağa sapar zorlanırız, bazı anlarında sola sapar keyif alırız; bazı anlarda sürükleniriz, bazı anlarda kontrol elimizde olur; bazen koştururuz, bazen yavaşlarız; bazen koltuk değneğine ihtiyacımız olur, bazense birine koltuk değneği oluruz... Ve tüm bunlar bedenlerimizde çeşitli izler bırakarak bizlere sınırlarımızı hatırlatır; ufkumuzu genişletir, başkalarının farkına varmamızı sağlar, bizi hâlden anlar kılar.
İşte, sakatlık bu izlerden biridir ve bence “Sakat” sözcüğü de bu izin gizlenmesini vazeden iktidar mekanizmalarına karşı bedenine sahip çıkmayı muştulayan politik bir duruşun ifadesidir. Onun için, ne sakatlıktan korkun ne de “Sakat” sözünü kullanmaktan çekinin. Göreceksiniz, iyi gelecek.
***
Sakata “Sakat” deme tercihine geri dönecek olursak, konuyu ikiye ayırmak yararlı olur diye düşünüyorum.
1- İkili münasebetler
Kişisel ilişkilerimde karşımdakine ismiyle hitap ederim. İşte, ne bileyim, durup dururken karşımdaki kişiye ya da onun yanındayken başkalarına “Topal Hasan, spastik Murat, çingene Emine, eşcinsel Selda” diye hitap etmem. İlle de onun dâhil olduğu bir gruba ilişkin bir söz söylemem gerekirse ve onun bu konuda hassas olduğunu biliyorsam, bu durumda o nasıl hitap etmemi istiyorsa o şekilde hitap ederim. Kasmaya gerek yok. Bunun tek istisnası, benim de aynı gruba dâhil olmam olabilir; çünkü karşımdakinin benim söylemimden alınmayacağını varsayarım.
2- Genel söylemler
Burada en geniş anlamıyla kamusal alandaki söylemleri kastediyorum; akademik çalışmaları, gazete yazılarını, bilumum tartışmaları; hakikat arayışında olan, iktidar mekanizmalarını deşifre etmek için alan açmaya çalışan herkesin sözünü... Buralarda doğru bildiğimi söylememek, düşüncemin arkasında durmamak, söz söyleme hakkımı kendi ellerimle yok etmek bence hem etik değil, hem de susarsam iktidar mekanizmalarına hizmet ettiğimi düşünürüm. “Sakat” sözcüğünü kullanmamın doğru olduğunu düşünüyorsam, bunu kullanırım; ortaya çıkacak tartışmaları da söz söylemek için açılan alandaki mücadeleler olarak olumlarım.
Sonuç olarak, işin özü, tartışmayı Beden üzerinden yapmaktır... "Sakat"ı "Engelli " diye "şirinleştirmek" bence sakat olmayanlar -ve bazı sakatlar- kendilerini rahat hissetsinler diye uydurulan bir şey. "Sakat" sözünün bu gerçekle yüzleşmek ve sakatfobikliği aşmak için bir ilk adım olduğunu düşünüyorum.
Bir ara Yıldırım Türker'in "ibne" sözüne sahip çıkan bir yazısını okumuştum. Ondan uyarlarsak: "’Ben sakatım. Haydi bakalım’ dediğinizde bir an için dünyanın ağzı açık kalacaktır. O anı iyi kullanmanız gerek”
- Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
- Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...
Türkiye Sakatlar Konfederasyonunu kuran Faruk Öztimur sık sık "Ben sakatım arkadaş... özürlü, engellli vs. bahane uydurmanın anlamı yok" demişti...aklıma o geldi.
Bence sakat ile engelli arasında anlam farklılıkları var.Engelli şirinleştirme den ziyade uygun anlamı vermek için kullanılıyor.Sakat kelimesinin açılımı bozuk,eksik anlamında bir insana bozuk demek ne kadar makul olur dersiniz.Sakat Adam-Bozuk Adam ne kadar uygun olur.Engelli ise tek başına kullanılmamalıdır önüne engelin nedeni koyulursa Kazandıracağı anlam sakat kelimesinin kazandırdığından daha büyük olacaktır.Mesela Ortebedik Engelli,Görme engelli,duyma engelli; burada ifade edilmek istenen çok açık ve net anlatmıştır.Birde şöyle yazalım Ortebedik sakat,Görme sakat Duyma sakat.Bu şekildeki yazımlar İfade edilmek isteneni bence anlatamamaktadır.
Ama her ne olursa olsun ne engelli ne sakat kelimesinden utanmamak,üzülmemek lazım.Akıl nimetimizde problem yoksa bizler eksik değiliz.Sadece hayat yolunda ilerlerken sahip olduğumuz ve belkide ömrümüzün sonuna kadar her daim aşmamız gereken engelimiz olması bir eksiklik değildir.
makaleni zevkle okudum bulent bey cok iyi yaziyor savundugun tezlerle hitabet gucunu iyice aciklayip hayran birakiyorsun okuyanlari en buyuk patron bizim patron
bence sakat demekle engelli demenin ayricaligi var
insanlar sakat olsalarda her islerini genellikle kendileri goren yasam savasinda kendilerine ellerinden geldigi kadar katilip yetebiliyorlar genelde gunumuzun sartlarinda hatta kimileri kendini saglam farzedenlere fark atiyor
kendi engelim sagirlik belki siz ortopedik engelliler bizleri sakat olarak kabul etmezsiniz nebilim
duymadigim icin oyle insan denen seylerin koydugu engellerle karsilasiyorumki o kadar olumlu yaklasip sagirligimi kabul etsemde pes ettigim zamanlar cok oluyor
insanlara soyluyorsun bir isin oldugu zaman yuzume bakarak tane tane soylermisiniz diye daha olmadi cantamdan kalemi kagidi tutusturuyorsunuz ama kacmaya yer ariyor bazilari
bir hastaneye gitsek muamma gibi guya eksikligimizi o sektorde daha iyi bilmeleri lazim
bankalari hic sormayin telefon nosu diye ustune basa basa sagirim desenizde caninizi cikariyorlar sirasinda
ben bu durumda daha cok sakat degil engellide degil engellenen denilmesini daha uygun goruyorum
Peki ya "Sakatlar Haftası" yada iş ilanlarında ki söylemler nasıl olmalı? "Sakat Personel" aranmaktadır. Fiziksel engelli personel? Hangisi bizi daha iyi ifade ediyor? Ben sakat kelimesini kullanmaktan hiç çekinmiyorum ama Sakatlar Haftası beni rahatsız ediyor sanki. O hafta kutlanlası bişey olmalıymış gibiiş ilanlarında ki sakat personel de beni tatmin etmiyor. Bu işte bi sakatlık var gibi
İşin içinden çıkamadım ben biraz daha takip edeyim konuyu...
Şimdilik detay vermemem gereken bir hafta sonu eğitiminde tartıştığımız ilk konu sakat-özürlü-engelli sözcüklerinin kullanımı ile ilgiliydi. Orada genel başlık olarak aynen bu 3 sözcük vardı, ancak alt başlıktaki tanımlarda iki nokta üst üsteden önce şu şekilde kelimeler vardı.
Sakat, kör, topal, sağır vs: .....
Tanım bu şekilde yapıldığı zaman bana çok daha kullanılabilir geldi. İfade etmek istediğini "ben" üzerinden yaptığın için sakat olmayan bir arkadaşın olarakne demek istediğini anlamamıştım. Eğitimdeki hocamız da "ben körüm" deyince söylemek istediğini daha iyi anladım açıkçası.
Buna ek olarak; engelli kelimesini ne de rahat ve yüksek sesle söyleyebildiğimiz konusundaki fikrine pek katılmıyorum. İnsanları genellediğini düşünüyorum bu konuda. Kendi hesabıma konuşmam gerekirse herhangi bir bedeni veya birşeyi örtmek için kullanmıyorum. Benim derdim toplumsal değişimle, dönüşümle. Ben "Aman da daha fazla sakat, kör, sağır insan doğmasın, olmasın" diye uğraşmam. İnsan hakları çerçevesinden olaya bakarsam o zaman engelleri ortadan kaldırmaya bakarım. Sosyal meselelerle ilgilendiğim için de "engelli" kelimesini kullanmaktan çekinmem.
Sakat bir arkadaşımla Bienal'e gidebilmem için engellerin ortadan kalkması, yasaların yeniden düzenlenmesi ve uygulanması gerekiyorsa onun için çalışırım. Umarım demek istediğimi anlatabilmişimdir.
Ana sayfadaki konu resmi RTÜK e takılmassa iyi
PİB... Sakat![]()
merhaba oturan boğa
konulara çok güzel yaklaşıyorsunuz. çok güzel ifade ediyorsunuz. iyiyki sizle ve sitenizle tanışmışım diyorum. sakat sözcüğü hakkındaki görüşlerinize aynen katılıyorum. bu site sayesinde bizlere verdiğiniz emekler boşa gitmiyor .
iyi günler
Neden tüm engellileri aynı kelime içerisinde bir kategori oluşturmak istiyoruz ki. Belkide duruma göre sakat, engelli veya özürlü kelimelerinin hepsine ihtiyacımız vardır. Bülent beyin diğer konuda yaptığı tanımlardan yola çıkarak açıklayacam düşüncelerimi.
Sakat;Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan” şeklinde tanımlanmış
Engelli;Engel, “Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, pürüz” olarak tanımlanıyor.
özürlü;Özür, “Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret” olarak tanımlanıyor
Bu tanımlardan ve engel gruplarından yola çıkarak şunu söyleyemezmiyiz. Vucudunda hasta veya eksik bir yanı olan arkadaşlara sakat denilsin. Örneğin ortopedik sakatlar. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebeb yada pürüzü olan arkadaşlara engelli denilsin. örneğin; duyma engelliler yada görme engelliler. Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep ve mazaretli arkadaşlarada özürlü denilsin örneğin şizofren arkadaşlara. Bence yerinde kulanılırsa hepsi doğrudur. Kelimenin anlamına bakmak lazım insanların kalplerinde ne olduğu hangi nıyetle kulandıkları başka bir konudur. İnsanların ard nıyetleri kelimenın anlamını değiştirmemelidir. Muhakak bilmediğim engellik grupları olabilir şayet bu üç tanıma uymuyorsa onlara özel kelimelerde bulunabilir Fkt ne olursa olsun ortak bir isim lazım olduğu doğrudur ve en kapsayıcı tanım '' sakat'' kelimesinde bulunuyor. Tüm kronik hastaların kast edildiği bir bahis söz konusuysa '' sakat'' kelimesi kulanılmalıdır nitekim Vuudunda hastalık yada eksiklik bulunan diyince hastalık kelimesiyle kapsayıcı oluyor.
Sağlıklı insanlarda sakat kelimesini kullanmaktaki çekinceden ziyade, özellikle gözlemlediğim birşey var ki eğitim seviyesi düşük kişilerde ya da ben öyle zannediyorum, bizi görmezden gelme durumları olabiliyor. Şöyleki iletişim için muhatap direk bizken, yanımızda bulunan kişiden bizimle ilgili sorular sorulması,... gibi gibi...
Bu durum altındaki sağlam kişinin hangi psikolojik duygu ile böyle bir davranış sergilediğini de merak etmiyor değilim![]()
Yıllar önce yazdığım bir yorum geldi aklıma... Nigger/Black kelimelerin kullanımı ile ilgiliydi Amerikan toplumunda. Arama motorunda o başlığı bulamadım fakat yorum yazdığım makaleyi buldum : "Önce Şirinleşin Sonra Bakarız" Engelliler.Biz Platformu - Önce şirinleşin, sonrasına bakarız...
Herneyse ... Çember içinde köşe arıyor duygusu uyandırıyor artık bu konu hakkında konuşmak, yazasım yok.
"Sakat" kelimesi şirinleşmeden kullanmakta zorlanacağım gerçeği dışında içimden bir şey söylemek gelmiyor![]()
Bu yazımı bir önceki “Sakat” Politiktir yazımın devamı olarak yazdım. O nedenle burada neden engelli-özürlü değil de sakat kelimesini kullanmak gerektiğini pas geçiyorum.
Burada tartışmaya açmak istediğim şey, özellikle sakat olmayanların "sakat" sözünü kullanmak konusunda yaşadığı tereddütün nedenlerini sorgulamak ve bir de bu söz kullanıldığında "tırnaklarını çıkaran" arkadaşlarımızın haksızlık yaptığı ve aslında kendi kendilerini köşeye sıkıştırdığı iddiasını dile getirmek.
- Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
- Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...
Bu doğru bir tespit... çünkü gerçekten de sakat sözcüğünü kullanmaktan imtina ediyoruz. Ama bunun nedeni tek taraflı değil.
Sakatların büyük çoğunluğu kendilerinin bu tür bir sıfatla nitelenmesini hakaret veya küçümseme olarak algılıyor. Nitekim daha önce açtığınız konuda sadece sakat değil, engelli ve özürlü sözcüklerine karşı tepki gösteren arkadaşlarda vardı. Sonuç olarak hangi sözcüğü kullanırsak kullanalım karşımızdaki kişiyi bir yoksunluk hali ile kategorize etmemize neden oluyor.
Karşımızdaki kişiyi rencide etmemek için, daha doğrusu karşımızdaki kişinin bu sözcüklerin kullanılmasından rahatsız olacağını düşündüğümüz için bizler de kullanmaktan kaçınıyoruz. Aslında halkımız Topal Hasan veya Çolak Mehmet gibi tabirleri kullanmaktan hiç bir zaman rahatsızlık duymamış. Belkide sosyokültürel yapımız değiştikçe kullandığımız sıfatlara daha derin anlamlar yükleme başlıyoruz.
Komunist Mehmet dediğimizde komunist olmayı kötü bir şey algılayan için hakaret, iyi bir şey olarak algılayan için iltifat oluyor. Ama herhalukarda bir sınıfa dahil etmiş oluyor.
allahahallah kim nasil dersede netice degismiyor insanlarin ne dedigi onemli degil kimse begenerek sakatligini almamistir
bu sakat engelli ozurlu kelimelere takilanlar sakatligiyla barisamayan yeni sakatlar herhalde
alisilir alisilir herseye ne denirsede onumuze engel koymasin saglam addedilenler baska ihsan istemeyiz
Ben bizim siteye üye olana kadar hiç ama hiç "sakat" kelimesini kullanmadım.. Hatta arkadaşlarımın içinde "falancı sakat,filancı sakat" diyenler olunca, pençelerimi çıkarır "sakat demeyin, özürlü demeyin, engelli deyin" derdim..açıkcası özürlü kelimesiyle barışamadım, hala bana antipatik gelir pek sevmiyorum onu kullanmayı.. Şimdi düşünüyorum neden sakat,özürlü demek istemezdim diye.. Sakat demek hakaret gibi gelirdi bana, karşımdaki insanı inciteceğini düşünürdüm.. galiba böyle düşünmeme neden olan şey içinde yaşadığım insanların sakat, özürlü kelimesini hakaret amaçlı kullanıyor olmalarıydı.. Ben de sakat ya da özürlü dersem onlar gibi görünürdüm dışardan diye düşünüyordum..
Engelli demek bana göre "hor görmüyorum, dışlamıyorum, sana bakınca gördüğüm ilk şey sakatlığın değil, neden, niye sakat kaldın merak etmiyorum" vs. gibilerinden bir anlam taşıyordu.. Ben sokakta sakat bir insan görünce neden gözlerimi dikip sıradışı bir varlık görmüş gibi bakmıyorsam ve "vah vaaah yazık,tüüh, sakata bak" demiyorsam sanırım yine aynı nedenlerden sakat demek istemiyordum.. Engelli demek "herkes gibisin" demekti o zamanlar benim için.. sakat demek hakaretti..
Ama şimdi böyle düşünmüyorum.. Çünkü artık kişiler belirliyor benim hitap şeklimi.. Genel olarak sakat demeyi tercih ediyorum, ama bundan hoşlanmayacağını, incineceğini bildiğim kişilere demem sakat.. Engelli derim.. Özürlü demem kimseye onu ben de sevmiyorum zaten..Diretmiyorum artık illaaa engelli denmeli diye.. Benim açımdan çoook ciddi anlamda bi değişimdir bu..