Yaşam kavgadır, kavga ile güzeldir [Tartışma]
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 03.09-2009 01:26
#1
Yaşam kavgadır, kavga ile güzeldir [Tartışma]
YAŞAM KAVGADIR, KAVGA İLE GÜZELDİR
Kavga iyidir .. Kavga güzeldir .. Kavga dediğin, canlılıktır, heyecandır .. Yaşam kavgadır zaten bana göre .. Ulaşmak istediğiniz güzelliklere çekilen engellere karşı yada düşlediğiniz şeyleri elde etmek için, kafanızdaki yaşamı kurmak için verdiğiniz uğraşlara kavga derim ben ..
Bıçak olmayacak ama kavgada .. Taş da konmayacak yumruk atarken avucuna ..
Yumruk yemeyi de baştan kabul edeceksin, küsmek yok sonra ..
Kavga kime karşı olmalı?
Kavga dilediğin herkese karşı olabilmeli .. İstisnası oldu mu kavgacı olamazsın ..
Ama üslubunca, yolunca, yordamınca .. Ve her kavgadan ders almalı insan .. Almazsan adın kavgacıya çıkar .. Amaç kavgacı olmak değil ama Yoksa kimse kavga etmez senle .. Kavga edecek bir amacın kalmaz yoksa ..
Ana baba olabilir kavga edeceğin kişi .. Kardeş olabilir .. İşyerinde patron, işte mesai arkadaşın olabilir kavga edeceğin kişi .. Ama dedim ya, üslubunca, yolunca, yordamınca .. Kavga ederken kendini dövmeyeceksin .. Kendi ürettiklerinle kavga etmeyeceksin .. Kavga ettiğini düşman bellemeyeceksin…
Ertesi gün yüzene bakabileceksin ..
Doğru bildiğin şeyler için kavga edebilmeli insan… Sevdiği için kavga edebilmeli .. Sevgisi için kavga edebilmeli .. Eşiyle dostuyla, arkadaşıyla, sevdiğiyle kavga edebilmeli insan.. En kötüsü susmak çünkü.. Kavga en güzel iletişimdir bence, toplumla ve insanın kendisiyle .. Ve de Eksik saydıklarıyla ..
Kavga edeceği şeyin sınır ve şekli olmamalı .. Kendiyle de kavgası olmalı, kendinde olan eksikliği ile de .. Hele Yılanlarla kavga en güzel olanıdır ..
Tek ve temel şart kavgada şu olmalı;. Ben haklıyım, benim düşüncelerim ve yaşam tarzım doğru , çünkü sebebi şu, ben düşüncemin kaynağını şurdan alıyorum dememeli insan .. Hiçbir anlamı yok bunların.. Unutmayın onlar zaten söylendi .. Onlar uygulandı .. Onlar sizin değil.. Kavga için kendi olmalı insan ..
Kavga kendi kavgası olmalı insanın..
Benden bu kadar! Bu halimle bu kadar! İşte bu kötü kavgacının ilk işaretleridir ..
Kimle yapacaksın kavgayı? Hedef yok ki! En ucuz bahanelerdir bunlar unutmayın...
Kendinizle başlayabilirsiniz kavgaya..Yarın çıkacak rakibinizin sizin kadar akıllı olduğunuzu düşünerek ona karşı hazırlayabilirsiniz kendinizi.. Zaten kendini aşmak dedikleri bu değil mi? Rakip diye de kendinizi koyun karşınıza..
Miskin, yenilmiş, kabullenmiş, ağlayan, sızlayan, hatta rahat bırakın diye yalvaran kendinizi düşünün.. Var olan durumunuza ilahi nedenler arayan, hatta ondan keyif çıkardığını iddia eden kendinizi koyun .. Başlayın onu dövmeye..
Dövmek için teknikler geliştirin, kendinizi geliştirin .. Tembellik etmeyin bence ..
Kavga etmek dövmek değildir, unutmayın bunu.. Dövülmekte kavgadır.. Önemli olan bence kavgada olmak .. Hele hele engelliysek kavga edecek şeyden bol ne var karşımızda .. Belki de tek şanslı olduğumuz yer burası değil mi?
Kavga da büyüyelim bence .. Kavga yaşamdır..Buyrun yaşamaya..
Yaşam kavgadır bence …
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 03.09-2009 01:35
#2
güzel paylaşım..emeğinize sağlık..kendi adıma bu kavgada bende varım diyebilmek dileğiyle
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 03.09-2009 19:36
#3
Kavgasızlığı tercih edenlerdenim..hiç kendimi yormayı sevmem..
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 03.09-2009 19:50
#4
seyretmeyi de sevmem sevgili kalem..hep dışarıda olmayı seçtim evet..bana bu kadar soru bile hiç sorulmamıştı teşekkürler
)
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 03.09-2009 23:50
#5
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 04.09-2009 00:49
#6
Engels''Çelişkiler çelişkileri doğurur''der.Yaşam bir çelişkiler bütünüdür.Çelişki olan yerde çatışma,çatışma olan yerdede kavga eksik olmaz.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 08.09-2009 09:35
#7
KAVGA ŞEKLİ
Camda oturmuşsun.. Yaşam dışarıda gürül gürül akıyor.. Girmen lazım içine.. Hele yarınının çok büyük önemi varsa senin için.. Mesela yarın Karaoğlan parkında çok sevdiğin biriyle buluşacaksan.. Diyelim ki saat 12:00 sularında.. Bir donanımın yok ailene yalvarmaktan başka.. O zaman başla diyorum ben kavgaya yaşamak için.. En basit bir kavga başlat diyorum.
Yanına bir çanak dolusu leblebi alacaksın örneğin.. Atacaksın camdan aşağı yoldan geçenlerin kafasına leblebileri ve onlara anlatacaksın durumunu; Muhtemelen olacaklar şöyle olur;
- Heyyyy! Ben engelliyim.. Yarın sokağa çıkmam lazım.. Fakat gördüğün gibi 3. katta oturuyorum.. Asansör yok bu apartmanda.. Beni yarın sabah tam saat 10:00 da indirebilir misiniz aşağıya ? Unutmayın ama, yalnız indiremezsiniz beni, en az 2 kişi daha bulmanız gerekli sandalyeli birini indirmek için.. Hem de güçlü kuvvetli olmaları lazım..
-Söyledim be kardeşim, apartman yöneticisine, ver parayı yaptırayım diyor asansörü..Nerden bulayım ben onca parayı..
-Bir yaşlı Anam var..Başka kimsem yok..Geliyorsun değil mi yarın saat 10:00 da..
-İşim olmasa da çıkmak istemem insanca değil mi? Niye kafa sallayıp, cık cık ediyorsun?
-Heeeyy! Ben attım o leblebiyi.. Korkma pis bi şey değil.. Ben engelliyim, sizden bir ricam var.. Şimdi ben yarın dışarı çıkacağım. Yarın bir genç ve arkadaşları gelip indirecekler beni..
Sizden ricam, Belediyenin Fen işlerine gitmeniz.. Seçimlerde söz vermişlerdi.. Engellilerinde rahat edebileceği, kaldırımları engelliye uygun olan, engellinin her yere ulaşabildiği bir kent sözü vermişlerdi.. Ayrıca şu üst geçide de bir asansör koysunlar.. Karşıya geçmem imkansız..
Ayrıca belediye ye kadar gitmişliği birde söyleyiverin, toplu taşıma araçlarını da ayarlasınlar yarına kadar.. Sözlerini tutsunlar, yarına lazım bana onlar.. Haaaa ayrıca Karaoğlan’da bize uygun WC de olsun.. Kızın yanında altımıza şetmiyelim..
-Yaaa, niye manyak olayım ben? Söylediklerimde en ufak bir çarpıtma var mı? Kendimin uydurduğu tek bir kelime duydun mu? Bunların hepsi seçim sözü olarak verilmedi mi bizlere?
Bende seni düşünceleri için savaşan birine benzetmiştim be abla.. Sen yaparsın bunu..
Bir gününü bana ayırsan ne olur be abla? Hayatın boyunca sosyal olduğunu, demokrat olduğunu, hümanist olduğunu, yardımsever ve vicdan sahibi olduğunu anlatıp durmadın mı? Haksızlığa tahammül edemediğini, haksızlığın kime yapıldığının önemli olmadığını anlatmadın mı hep her yerde? İşte sana fırsat.. Yap bana bu kıyağı be abla.. Yarın Sevdiğim gelecek.. Manyak deme be abla, sen yap dediklerimi.. Tamam mı? Yaşasın..
-Heyyyy! Kusura bakma o leblebinin burnuna geleceğini düşünemedim.. Niye taş atıyorsun ya? Tüh be camda gitti.. Manyak mısın lan sen?
-Heyyyyy! Acıtmadı değil mi bey amca kafanı? Keline geldi galiba.. Ulan niye küfür ediyorsun anama? Nasılda hopladı ya adamın kafadan leblebi, hakkaten komikti..
-Heyyyy! Benim ben hanfendi.. Ben engelliyim, sizden bir ricam var.. Ben yarın sevdiğimle buluşacağım.. Yarın bir genç arkadaşları ile gelecek beni indirecek.. Aslında asansör yapılacak ama parasını ben halledersem.. O şimdilik zor.. Neyse, bir hanfendi de belediyeye gitti kaldırımlar, üst geçitler ve toplu ulaşımdan yararlanabilmem için.. WC ve park bana uygun mu onu da hatırlatacak saolsun.. Sizde benim adıma Maliye bakanlığına bir telgraf çekebilir misiniz, Yarın kızın yanında mahcup olmayalım, yemeğe filan çıkarsak.. Bir 100 lira yollasınlar hesabıma.. Bu kadarcık da gücü vardır koca bakanlığın..
-Sen mi vereceksin.. Niyeymiş o.. Ben dilenci değilim hanfendi.. Ben insanca yaşam için bir destek istedim sizden.. Siz se kafadan bitirdiniz içimdeki duyguları..
-Evdeki bilgisayar net e bağlı değil.. Bu ay ödemedim.. Benim 2022 ile hepsiyle başa çıkamıyorum.. Sevdiğim gelecek diye üst baş aldım..
-Yaaa niye vermesinler, bundan daha insanca bir şey olur mu? Yaşamda bazı ikramiyeler lazım olur insana.. Bu onlardan biri..
-Neeee sana da mı lazım? Evden mi attılar? Eeeee sende kendi adına yaz bir dilekçe..
Yav seni evden atmalarına rağmen bana ilk önce 100 lira vermek isteyen sen değil miydin az önce? Niye battığın anlaşıldı senin.. İkramiyeleri sana gönlün vermiş anlaşılan..
Muhtemel kavga bu.. Komik.. Çocuksu.. Ama maraza çıkarmak değil bu.. Bu yaşam kavgası bence.. Don kişot vari.. Muhtemelen yel değirmeni bile olmayacak karşımızda.. Her kes yardımcımız olduğunu iddia edecek.. Tek bir tanesine inanmayın.. Tek bir tanesini almayın yanınıza yoldaş olarak size akıl verirlerse.. Yoksa her destekleyen yoldaşımızdır bizim..
Fakat gene de kavgadır bu olay.. Topluma, yönetenlere ve sisteme karşı verilen..
Atın insan kafalarına leblebileri.. En azından biz varız demek için..
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 09.09-2009 03:08
#8
Mahalleden Cemil abim demişti bana " Bak kavgada ilk yumruğu atan her zaman kazanır, kazanamasada sonunda yediği yumruklardan pişmanlık duymaz, o ilk yumruk onun her daim tesellisi olur". Günler aylar yıllar geçti bu tezin doğruluğu pekçok kez ispatlandı. Anlamadığım ise bugüne kadar hiç ilk yumruğu atmak için uğraşmamış olmam. Duygularımla, ruhumla, kendimle kavganın tam ortasında olmama rağmen halen ilk yumruğun etki ve tepkilerini kendi açımdan yorumluyorum. yumruk atmak bile gelmiyor içimden.Kendi payıma bu düştü diyorum. Çenem ağrıyor vicdansızda ne güç varmış yıldızlar halen birbiri ardına koşturma azmindeler. Bir dahaki sefere kask takacam nasılsa yumruğu yemeye yiyecem de enaz hasarla atlatmanın hüner olduğunu anlatacam kendime. Zaten anlatacak okadar çokşey buluyorum ki kendime ama neyse...yuh be bukadarda gerilinmezki vurmak için...
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 09.09-2009 03:31
#9
Son mesajının başlığını "ASLA OLMAMASI GEREKEN KAVGA ŞEKLİ" diye atmanı beklerdim Hasanım..
Çünkü öyle "kavga" edilmez.. Bize uymaz kısacası..
Çünkü, uçuk, anlamsız, gayrıciddi, dediğin gibi: "çocuksu", "Donkişotvari, vb. vb. Böyle kavga olmaz!
Bu, toplumda engellilere karşı var olan ön ve bön yargıları artırmaktan başka bir işe yaramaz, dostum! Üzgünüm! 
"Ay yazzııııık! Sakatlığı başka yerinde ama kafayı da yemiş zavallı !… Ağzı da iyi laf yapıyor.. Aman neme lazım.. Bana bulaşmasın da ne hâli varsa görsün.." Der ve gider olayın kahramanları..
Bu mudur yani yapılması gereken? Gerektiğinde yanımıza alıp, birlikte, omuz omuza kavga vereceğimiz kişileri, agresif yanımızla bizden uzaklaştırmak? Engellilere karşı önyargılarını artırmak? Yanımızda olması gereken kişilerle kavga etmek, alay etmek, dalga geçmek? "Bizi daha da ötekileştirin/dışlayın" demek? Üzgünüm 
"Kavga" deyince daha ciddi şeyler tartışacağımızı hayal etmiştim ben..
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 09.09-2009 04:12
#10
Bu kavgaya "engelli olmak" tarafından bakmak büyük resme bakmayı zorlaştırır mı? Bence öyle, Zira daha ötesini de farketmeli insan... Kolları ve bacakları olmayan bir insanın 100 metreyi x saniyede koşmasıyla dünya şampiyonu'nun aynı mesafeyi alması arasında zerre fark yok desem, gülüp geçer misiniz? Bence gülüp geçmeyin...
yazar diyor ya;
Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır!..
Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bizei, sıcak saldırır... Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşar, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak savaşıyor olmaktan başka birşey değildir.
Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan son saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş Bitmiştir...
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 09.09-2009 09:29
#11
Baben Baba amaç seni çekmek kavganın içine..
Bak öyle olmaz böyle olur diye başladın sakalları sıvazlamaya..
Ve eminim toprağa gömdüğün bir sürü silahın vardır senin..
Çıkarma vakti geldi bence..
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 09.09-2009 17:12
#12
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 09.09-2009 17:27
#13
Metindeki kavga sözcüğü dövüşmek anlamında değil...Her şeyi olduğu gibi kabullenmeme anlamında olduğu için bir nevi kendini aşma yenilenme vb anlamlarda kullanımış...Haklısınız kabullenmekten çok algılamk için kişi kendisiylede tartışmalı kıyaslamalar yapabilmeli...paylaşımınız için teşekkürler
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 10.09-2009 00:34
#14
Avusturya İşçi Marşı "Hayat denilen kavgaya girdik, çelik adımlarla yürüyoruz" diye başlar..
(En sevdiğim dizeleriyse: "Din farkı bilmeyiz, Dil farkı bilmeyiz, sanki doğduk bir anadan. Anamız amele sınıfıdır, Yurdumuz bütün cihandır bizim." olanıdır. Bi yerden tanıdık geliyor..
)
"Kavga" öylesine göreceli bir kavram ki.. Kimisi ağız dalaşı ya da yumrukla yaptığı kavgayı "büyük kavga" sayarken kimisine o sinek vızıltısı gelir.. Çok daha büyüklerine girmiştir çünkü o..
Tabii böyle herkese göre değişen kavramın, herkese ve duruma göre değişen anlamları da oluyor.. Nedense çoğunun görünümü olumsuz olarak çizilmiş..
Ama eş anlamlısı olarak, "mücadele" kelimesini "Ayrımcılıkla mücadele biy biy…
" olarak forumun başlığında ya da "ekmek kavgası" deyimiyle günlük hayatımızda kullandığımızda hiçbir olumsuzluğu kalmıyor, sevimli bile gelmeye başlıyor..
Nazım Usta, SENİ SEVİYORUM şiirinde
İnsanların içindeyim seviyorum insanları
Hareketi seviyorum
Düşünceyi seviyorum
Kavgamı seviyorum
…
der.. Olay budur yani.. Kavganı ya seveceksin, ya seveceksin..
İkisinin dışında başka bir yol yok!
Çünkü; o kavga, tek kişinin/grubun kavgası değildir! Sadece bir zamana ait de değildir! Binlerce hatta milyonlarca yıldır verilen kavgadır.. Doğa-insan milyonlarca yıldır, ezen-ezilen/sömüren-sömürülen binlerce yıldır kavga edip durmakta.. Siz buna ne ad verirseniz verin.. İster çelişki, ister mücadele, ister savaş deyin.. O sadece boyutlarını ve niteliğini belirtir.. (Elbette her kavga, "biz"den değildir! Bunu ayırt etmek [ki bir -hatta en önemli parçası da- budur kavganın-, doğru "kavga"yı doğru zamanda, doğru yanda, doğru insanlarla vermeyi bilmek; işin en keyifli yanıdır..
)
Şimdilik bu kadar.. Devamı gelecek tabii..
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 10.09-2009 01:19
#15
Nazım Ustanın yazmış olduğunuz şiiri sanırım yazılanları özetliyor.
Mesaj Gönderim Yetkileriniz
- Yeni konu açamazsınız
- Konuya cevap yazamazsınız
- Mesajlarınıza dosya ekleyemezsiniz
- Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Forum Kuralları