Sayfa 3 / 73 İlkİlk 12345671353 ... SonSon
Toplam 1082 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    faruk34 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.07-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:25
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.429
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Biz bu dünyada emanetciyiz.Herkez rolünü oynuyor.İnsanoğlu, tırnağı acısa , ortalığı velveleye veririz.Bence en büyük sorun , farkındalık yaratmak.Engelli -engelsiz, zengin-fakir, siyah-beyaz. vb. bu tür şeyler hayatta hep olacaktır.Kader, hayır ve şehrin Allah tan olduğuna inanmalıyız.Allah c.c. herşeye sebeb vermiş,Rabbim , Azrail a.s ma görev vermiş, ölüm anında kullarımın canını sen alacaksın. Cebrail a.s. kulların bana küsecekler demiş.Rabbim demişki, Seninle kullarım arasında musibetler, hastalıklar perdesi bırakacağım, onlara sebeb gösterim sana küsmeyecekler dedi.

  2. #32
    Üye
    ergün32 Avatarı

    Gerçek Adı
    ergün
    Üyelik Tarihi
    13.12-2012
    Son Giriş
    20.01-2017
    Saat
    16:11
    Yaşadığı Yer
    kocaeli
    Mesaj
    146
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    me te pe

    konunun fazlasıyla evrildiğini, bambaşka mecralara kaydığını görüyorum. fakat yazdıklarınıza cevap verme gereği duyarak şunları söylemek istiyorum ki, bilimsel bilgi eğer doğrulanabilirse bilgi niteliği taşır ve yasalaşır. aksi takdirde bilgi değil teoride kalır ki evrim teoriside, teoriden öteye geçememiş hatta bizzat bu alanda çalışma yapanlar tarafından önemli ölçüde çürütülmüştür. simdi siz bu teoriyi insanlara bilim diye anlatabilirmisiniz hayır.ama sizin için doğru olması gerekmezmiş eğer bir bilgi doğru değilse yada bilimsel olarak doğrulanamamışsa bunu nasıl muteber karşılayabilirsiniz.

    bir bilginin doğru veya yanlış olması gerekmez diyorsunuz üstelik bilime inanan biri gibi konuşuyorken...eğer bu teoriler kafadan uydurma değillerse bir amino asitin yada bir proteinin hatta bir hücrenin nasıl oluştuğunu açıklasınlar, açıklayamazlar çünkü onlara göre tüm bunlar tamamen tesadüf.

    meseleye islami açıdan baktığım için diğer dinlerin ne dedikleriyle ilgilenmiyor, bu yüzden islami kaynaklara göre cevap yazıyorum. evet kur-an bir fizik matematik kitabı değildir. bahsettiğimiz konulara açıklık getirmez, dediğiniz gibi buna gerekte duymaz. fakat tek bir ifadesi bile bilime ters düşmemiş bilakis bir çok konuda bilime ışık tutmuştur eğer isterseniz bunu fazlasıyla açıkayabilirim.zaten islam insana merak ettiği bir çok konuda yeterli bilgi sunmuş aynı zamanda insanı bilime fenne yöneltmiştir.



    şunları açıklayın o zaman


    neden insanlar diğer canlılardan farklıdır. neden insanlar bir kültür oluştururken diğer canlılar kültürsüzdürler. ruh nedir. duygular nasıl oluşmuştur.neden küçük bir örümcek son derece tehlikeli olabilirken koskoca deve insanı sırtında taşıyor.bir anne (bu ister insan olsun ister hayvan) neden çocuğuna son derece düşkünken cocuk annesine aynı oranda düşkün olamıyor.daha binlerce buna benzer açıklanamayan ve açıklanması mümkün olmayan konu var fakat ben bu örneklerin yeterli olacağını düşünerek konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum.

  3. #33
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:42
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.049
    Alınan Beğeniler
    107
    Verilen Beğeniler
    28
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sn. ergün32,

    Ne yazık ki yazdıklarınızın neredeyse tamamı yanlış!

    Teori ne demek bilmeden "teoriden öteye geçememiş" gibi bir ifade kullanıyorsunuz. "Yasa" diyorsunuz, "doğrulama" yani ispattan bahsediyorsunuz. Evrim teorisi çürütüldü diyorsunuz... Bu yazdıklarınızın tamamı anlambilimsel olarak ve içerik olarak hatalıdır!

    Bakınız; doğrulama, yani ispat sadece ve sadece MATEMATİK'de vardır. Diğer hiç bir bilim dalında İSPAT olmaz. O yüzden matematikte TEOREM'den, bilimde ise TEORİ'den bahsedilir. Teori de bilimsel olarak doğruluğu neredeyse şüphe götürmeyecek derecede kabul edilen hipotez demektir. Yani TEORİ dediğimiz şeyler bilim dünyasınca muteber kabul edilir. İtibarlarını kaybettiklerinde artık teori olmazlar. Evrim teorisi de hala itibarı sonderece yüksek bir teoridir ve karşısında aksini söyleyen başka bir teori bulunmamaktadır. Çürütülmüştür dediğiniz sözün bilim dünyasında hiç bir kıymeti yoktur. Çürütülüp falan edilmemiştir. Dünyanın bütün saygın bilim okullarında, tıp fakültelerinde, fen bilimlerinde hala en geçerli teori olarak okutulmakta ve hala bu konuda binlerce bilimsel çalışma yürütülmektedir. Daha iyisi bulunana kadar bu teori geçerlidir.

    Yasa dediğiniz şeyler de esasen teoridir. Örneğin Newton'un yerçekimi yasası, Einstein'in görelilik teorisinin basit halinden başka bir şey değildir ve çok büyük kütleler, ve hızlarda KESİNLİKLE YANLIŞ sonuç verir. Yani yasa olsa bile hatalı olduğu durumlar vardır.

    Bir bilginin doğruluğu veya yanlışlığı sadece işe yaramaz hale geldiğinde anlamlıdır. Bilim hiç bir zaman ataletsiz, sabit bir şey değildir. 500 yıl önce insanlar dünyayı evrenin merkezi zannediyordu. Çünkü bu anlayış güneşin, ayın ve yıldızların dünya etrafında dolaşmasını açıklıyordu. Daha sonra Kopernik diye bir adam çıktı. Dünyanın güneş etrafında döndüğünü söyledi. Bu açıklama da aynı sonuçları daha doğru bir şekilde veriyordu. Bugün çok daha karmaşık bazı modeller evrenin, güneşin ve dünyanın hareketlerini çok daha iyi ve kesin açıklıyor. Yani, mutlak doğru bilgi diye bir şey yoktur. İşinize yarayan bilgi doğrudur. Siz daha iyisini bulana kadar doğru bilgi odur.

    Şunları açıklayın dediğiniz şeylerin her biri bir makale olur. Dilerseniz pek çoğunu tek tek açıklarım. Ve emin olun neredeye hepsinin birden fazla açıklaması mevcuttur. Zaten sorularınız da doğru sorular değil! Örneğin "neden küçük bir örümcek tehlikeli olabilirken koskoca deve insanı sırtında taşıyor" demişsiniz. Şimdi devenin adam taşımasıyla örümceğin zehrinin ne ilgisi var? Örümcek küçük bir hayvandır. Kendini savunma araçlarından biri zehir kullanmasıdır. Bunun açıklaması sizin "çürütülmüş" dediğiniz evrim teorisinde mevcuttur. Devenin adam taşımasının ise atın, filin, eşeğin, lamanın, hatta hatta günümüzde bisikletin ve arabanın adam taşımasından farklı bir şey değildir. Develer, atlar ve eşekler doğuştan adam taşıyan canlılar değildir. Bunlar insanlar tarafından yakalanmış, ehlileştirilmiş ve belli amaçlar için kullanılmış hayvanlardır.

    Örümcekler de adam taşıyabilseydi o amaçla kullanılırdı. Onun yerine örümcekler zehirlerinden panzehir üretmek için kullanılıyor.

    Diğer sorularınızı da seve seve yanıtlayabilirim ama bu konuyu boşuna kalabalıklaştırarak arkadaşımıza saygısızlık etmek istemiyorum. Başka bir konu başlığı altında çoğuna açıklama getirebilirim.

  4. #34
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    19:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Daha çok "Tanrı" kelimesini Hristiyanlar,"Allahı" kelimesini Müslümanlar kullanıyor.

    Freud, "Biyolojinin kader olduğunu ifade", ediyor. Bizim biyolojik yapımız nasılsa hayatımızda o yönde gidiyor.Bunu değiştirmek mümkün değil..

  5. #35
    Üye
    berfin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    10.01-2017
    Saat
    17:04
    Yaşadığı Yer
    dünya
    Mesaj
    122
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ekinos Mesajı Gör
    kendisi ee madem bize allah akıl vermişş kullanmazsak ayıp ederiz diyo hemde ateistmiş bilip bilmeden konuşma
    Saptadığım şeylere yorum getirebildin mi?Hayır!İnsan kendi savunusunu layıkıyla destekleyemeyince, karşısındaki insana hakaret eder. Arkadaş git tanrına sığın. Benim yazımın açıklarına sığınma, boğuluverirsin.Ordaki nükteyi anlamaman benim sorunum değil senin sorunun


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Lâ Tahzen Mesajı Gör
    berfin,çok uzun bir yazı kopyalamışsın.tamamını okuyamadım.sıkıldım.merdoli çok fazla soru sormuş.hal böyle olunca herkes bir yada birkaç soruya takılmış.Allahın varlığını sorgulayanlara kadar vardı iş...ama bazı yazıları okuyunca iman sahibi olmama şükrettim binlerce kez...
    Kopyalamış derken,hepsinin patenti bana ait,senin yaptığın gibi eski yeni ahitlerden alıntı naralar yok içlerinde Uzun bir yazı olduğundan kaynaklı tamamını okuyamamış olman,bir kitap bile okumadığın anlamına gelmez umarım.Ayetlerden alıntılar yaptığına göre şimdi yazacaklarıma ne diyeceksin;Şuara suresine 221. ayetten itibaren baktın mı? Öyle internetten değil ama, kitabından bakıver. Orada görürsün ki, tanrına iman edip onu sıkça ananlar ve haksızlığa uğrayıp hakkını savunanlar dışında tüm şairler lanetlenmekte. Ne diyorsun buna?
    En’am suresi 107. ayet: ”Tanrı dileseydi puta tapmazlardı” En’am suresi 111. ayet: ”Allah dilemedikçe inanmazlar” Şimdi bunu nasıl anlıyorsun? Bu ne yaman iştir. Tanrın dilemeseydi insanlar puta tapmazdı demeye geliyor bu.
    En’am 106. ayet: ”puta tapanlardan yüz çevir” Tevbe 5. ayet: ” müşrikleri(puta tapanları) bulduğunuz yerde öldürün” Şimdi buna göre tanrın kitabında şunu yapmış: insanları hem putperest yapmış hem de putperesttir diye cezalandırmış.
    En’am 125. ayet: “Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini islamiyete açar, kimi de saptirmak isterse… kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanlari küfür batakliginda birakir” Şimdi Allahın hem dilediğini inanan-inanmayan yapıyor hem de inanmayanları cezalandırıyor. Yoksa birileri insanlıkla dalga mı geçiyor? Ne dersin

    Tanrın bile bile bizi putperest, ateist, dindar vs. yapabiliyormuş. Biz öyle olunca da korkunç cezalar veriyormuş. Ve bunu bizzat kendi kitabında söylüyor. Al sana çelişki. Ve yine kendi kitabının dosdoğru olduğunu, hiçbir çelişki içermediğini de söylüyor. Tanrın kendi kelamına göre, düşmanı düşman yapıyor, sonra da bağışlayacağını söylüyor. Bu yüzden de merhametli oluyor ha! Kader meselesi de tüm bu çelişkileri örtbas etmek için var zaten. Yani tanrı zaten senin ve benim akıbetimi bile bile bizi yarattı, ama biz gene de üç maymunu oynamalıyız öyle mi? Buna da kader diyoruz. Kadere de boyun eğmek gerek diyorlar bir de müminler. E tabi sen boyun eğersin, doğrusu budur dersin, ama ötekiler ne yapsın
    Ergün arkadaşın sorularına bir iki alıntıyla cevap vereceğim ne de olsa metepe arkadaş yeteri kadar açıklamaya çalışmış tekrar etmeyeceğim o yüzden.Evrim hakkındaki tanıtıcı kitapların en iyilerinden birisinin yazarı olan Douglas J. Futuyma, şu yorumu yapmıştır:
    Günlük konuşmada “teori” genellikle hipotez hata sadece spekülasyon anlamına gelir. Fakat bilim söz konusu olduğunda “teori” ” Oxford ingilizce sözlüğü tarafından “bilinen veya gözlemlenen bir şey hakındaki genel kanunların, ilkelerin ya da sebeplerinin ortaya konduğu bir ifade “ olarak tanımlanır. Evrim teorisi evrime sebep olduğu düşünülen doğal seçilim ve diğer süreçler hakkındaki birbirine bağlanmış ifadelerin bütünüdür, tıpkı kimyasal atom teorisi ve Newtonun mekanik teorisinin kimyasal ve fiziksel fenomenlerin sebeplerini betimleyen ifadelerin bütünü oldukları gibi. Bunun aksine, organizmaların ortak ataların değişmesi sonucu oluştuğu,—evrimin tarihsel gerçekliği –bir teori değildir. Bu bir gerçektir, tıpkı dünyanın güneş etrafında dönmesi gibi. Tıpkı heliosentrik güneş sistemi gibi, evirm bir hipotez olarak başladı ve “gerçeksellik” kazandı çünkü leyhine bulunan kanıtlar o kadar güçlü hale geldiler ki bilgili ve tarafsız hiç kimse onun gerçekliğini reddedemez hale geldi.
    Darwin’in zamanından beri, evrim gerçeğini— günümüzde bulunan tüm canlı organizmaların dünyanın uzun tarihinin seyirinde bulunan önceki formlardan türediği —destekleyen yeni kanıtlar devasa boyutlarda toplanmıştır. Doğrusu, modern biyolojinin tamamı farklı türde yaşam formlarının birbiriyle bağlantılı olduğunu ve kademeli olarak ayrıştıklarını doğrular niteliktedir.Dünyanın sıvı su ile beraber, 3.6 milyar yıldan yaşlı olduğu bir gerçektir. Hücresel yaşamın en azından bu periyodun yarısı kadar ve düzenli çokhücreli yaşamın da en az 800 milyon yıllık olduğu bir gerçektir. Bu günkü dünyada ki başlıca yaşam formlarının tümünün geçmişte var olmadığı bir gerçektir. 250 milyon yıl önce ne kuşlar ne de memeliler vardı. Geçmiş zamandaki başlıca yaşam formlarının artık yaşamadığı bir gerçektir. Eskiden Dinazorlar ve Pithecanthropus’lar(insansı fosiller) vardı ve şimdi hiç biri yok. Yaşam formlarının önceki yaşam formlarından geldiği bir gerçektir. Sonuç olarak, günümüzde ki tüm yaşam formları şimdikinden farklı olan atasal formlar dan türemiştir. Kuşlar kuş olmayan canlılardan insanlar da insan olmayan canlılardan.Doğal dünyayı biraz bile anladığını iddia eden bir kişi bu gerçekleri inkar edemez, tıpkı dünyanın yuvarlark olduğunu, kendi ekseni etrafında ve güneş etrafında döndüğünü inkar edemeyeceği gibi..
    Yine uzun bir yazı oldu kusura bakmayın...

  6. #36
    Üye
    ekinos Avatarı

    Gerçek Adı
    Ayşe
    Üyelik Tarihi
    25.07-2011
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    769
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    size cevap yetmez siz tanrılarınızla yaşamaya devam edin ne desek boş

  7. #37
    Üye
    _çalıkuşu_ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.02-2011
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:06
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    943
    Alınan Beğeniler
    26
    Verilen Beğeniler
    3
    Blog Mesajları
    8

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    zamanında çok okudum filozofları,akımlarını.artık okumaktan sıkıldım.okuyuncada bir şey değişmiyor.yani istersen sayfalarca yaz ve bende okuyayım.imanım kabul etmiyor savunduklarınızı...burada kimse kimseye bişeyler kabul ettiremez yada fikrini değiştiremez zaten.konuyu açan merdoli nerde ben onu merak ediyorum asıl...

  8. #38
    Üye
    şem_i Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.04-2012
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    türkiye
    Mesaj
    835
    Alınan Beğeniler
    9
    Verilen Beğeniler
    54
    Blog Mesajları
    2

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    biz nemiyiz bizler kuluz ve allahın bize layık gördügü kaderi yaşamak zorundayız bunu kabullenerek ve severek yaşarsak ,biz allahtan razı olmuş oluruz,biz allahtan razı olursak allahda bizden razı olur , bu ayettir ,hiç bir şekilde sorgulama yada isyan etme hakkımız yok ya kabullenir bu dünyada ve öbür tarafda saadete ereriz yada .....

  9. #39
    Üye
    merdoli Avatarı

    Gerçek Adı
    Mert
    Üyelik Tarihi
    07.01-2012
    Son Giriş
    15.07-2016
    Saat
    12:00
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Başlığı andan itibaren birçok insan fikirlerini paylaştı ve tartışmaya destek oldu. Yardımları için öncelikle herkese teşekkür etmek istiyorum. Ancak yine de takıldığım ve düzeltmek istediğim bazı noktalar var:

    Öncelikle ben ateist veya deist değilim zaten böyle bir beyanda da bulunmadım. İlk mesajı dikkatli okuyanlar anlayacaktır zaten. Ben sadece bu başlığı açtığımda insanların bana yakıştırabilecekleri sıfatlardan söz ettim. Fakat şunu da anladım ki dinle ilgili hiçbir şeyi kutuplaşmadan objektif bir şekilde tartışamıyoruz. Gerçi tartışmanın özünde zaten dogmatik bir olgu olduğu için bu durumdan dolayı kimseyi suçlayamayız. Ama ben yine de daha seviyeli şekilde bir tartışma olacağını ummuştum.

    Tartışma sırasında şunu da anladım ki insanların uzun metinler yazacağına inanmıyoruz. Birisi size uzun cevap yazıyor, ancak siz cevabın uzun olduğundan dolayı baştan itibaren yarım yamalak bir şekilde (belki hepsini de okumadan ) klavyeye saldırıyorsunuz ayıp, çok ayıp...

    Son olarak da ortaya atılan en saçma düşünceye değinmek istiyorum. Yahu kardeşim Allah, tanrı, ilah gott, god ... ne farkeder? Kalbinizde gerçekten temiz bir iman varsa hangi ismi kullandığınızın önemi yoktur. Zaten Allah(tanrı, ilah gott, god ...)'a biz kullarının vereceği ismin onu ne büyüteceğini ne de küçülteceğini biliyoruz. Lütfen isimlere bu kadar takılmayalım...

    Herkese iyi geceler,
    Mert

  10. #40
    Üye
    demirc Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.07-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    1.565
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    berfin ayet içinden bir cümleyle ayeti saptırma tevbe süresinin tamamını okuduğunda orda kimleri öldürün dediğini anlarsın öldüründen sonrakileride oku sığınanlar hakındaki emride anla allah dileseydi onlar putlara tapmazdı derken insanların hür iradesinden bahsediyor kaderin ne olduğunu zaten açıkladım ha sen bunları istediğin gibi yorumlamada özgürsün sonuçta kimseyi zorla dine getiremeyiz vede hiçbir dine inanmadığını söyleyenlere saygı göstermek zorundayız ama dine inanıpta evrime inanlar işte orda işler karışıyor hem müslüman olupta hem evrime inanamazsınız kurana göre ilk insan ademle havvadır ve insan olarak yaratılmıştır yine kurana göre kuranın söylediği birtek kelimenin dahi reddi veya tersini kabullenmek kafirliktir yanlış anlaşılmasın bu benim değil kuranın sözü

    Allahla tanrı aynı anlamı ifade eder ama bizde tanrı kelimesi daha çok hristiyan inançını temsil ettiği için anlam kaymasına uğramıştır o nedenle hoş değildir örneğit gavat kelimesi hoş sohbet kişi anlamını taşırken şimdiki anlamı çok daha farklıdır

  11. #41
    Üye
    _çalıkuşu_ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.02-2011
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:06
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    943
    Alınan Beğeniler
    26
    Verilen Beğeniler
    3
    Blog Mesajları
    8

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kün feyekün...

  12. #42
    Üye
    merdoli Avatarı

    Gerçek Adı
    Mert
    Üyelik Tarihi
    07.01-2012
    Son Giriş
    15.07-2016
    Saat
    12:00
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    demirc;

    Asıl tanrı kelimesi öz türkçedir orhun yazitlarinda bile "tengri" olarak geçer.

  13. #43
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:42
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.049
    Alınan Beğeniler
    107
    Verilen Beğeniler
    28
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: demirc Mesajı Gör
    Allahla tanrı aynı anlamı ifade eder ama bizde tanrı kelimesi daha çok hristiyan inançını temsil ettiği için anlam kaymasına uğramıştır o nedenle hoş değildir örneğit gavat kelimesi hoş sohbet kişi anlamını taşırken şimdiki anlamı çok daha farklıdır
    Bunu hiç duymamıştım... Sözlüklere baktım. Kelimenin doğrusu "kavat" mış... Arapça kökenli ve karısını pazarlayan anlamına geliyormuş. Hoş sohbet kısmı nereden geliyor?

    Diğer taraftan tanrı sözcüğünün hristiyanlıkla hiç bir ilgisi yok. Tengri kelimesinden geliyor ve öztürkçedir. Sözcük kökeni tüm semavi dinlerden eskidir. Önemli olan içerdiği anlamdır ve bu anlam çok açıktır. Herhangi bir dine ait bir sözcük olmayıp, çok tanrılı dinlerden beri mevcuttur.

    Ayrıca "Yaratan" (Halik) sözcüğü de Türkçe'dir. Nedense ona kimse tepki göstermez ama tanrı sözcüğüne tepki gösterilir.

  14. #44
    Üye
    lider334 Avatarı

    Gerçek Adı
    ümit
    Üyelik Tarihi
    04.03-2004
    Son Giriş
    25.11-2016
    Saat
    16:05
    Yaşadığı Yer
    Uşak
    Mesaj
    171
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Naçizane düşüncelerim:
    Bir insan engelli doğuyorsa ya da sonradan engelli oluyorsa ki iki durumda da Allah'ın sevgili kulu olduğu anlamına gelir. Daha doğrusu şöyle diyim: EĞER ŞÜKREDİYORSAN; Allah seni engelli yarattı ise seni seviyordur. Allah sevdiği kullarına dert verir ve onların bu dertleri karşısında şükrederek bu hayatı tamamlamalarında mükafatını kat kat verecektir inşallah. Ve peygamberimizin hayatından bazı örneklerden yola çıkarak, şöyle diyeyim: Allah seni engelli bir insan olarak bazı fiziki uzuvlardan seni alıkoyuyorsa ve engelsiz insanları uzuv yönünden eksiksiz tam yaratıyorsa; tabiki ve muhakkak ki senin bu hayattaki çabaların daha büyük olduğundan ve bu şükredersen ahirette sağlıklı kişinin cennete yakınlığı ile seninki elbette farklı olucak. o lay lay lom gezip zahmetsiz bu dünyada dolaşırken sen bir şeylerden uzak ve dertle yaşıyorsan ve buna sükrediyorsan tabiki senin cennete yakınlığın diğer kişiden kat kat daha yakın olucak. Cennet kapıları sana ardına kadar açılacaktır engelsiz insana göre.
    Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz kardeşim. Yüreklerinizin içine ve takvanıza bakar. Dış görünüş Allah katında kalp temizliğinden ve güzelliğinden üstün değildir. Ve sen bu dünyada şükrederek ve ibadet ederek hastalığına durumuna sabrediyorsan senin bu haline şükretmenin belkide bir dakikası ya da bir günü bir senelik ibadete karşı gelecek. Allah emekleri zayi etmez kardeşim. İnsanoğlu olarak biz hep bu dünyayı isteriz. başkalarının bedenlerine bakar imreniriz, sevgililerini görür kıskanırız, ve bu güzelliklerin neden şimdi bu anda ve bu dünyada bizim olmadıklarından yakınırız. Kısa ve sonu olan bir güzelliği sonsuz biz güzelliğe yeğleriz. Ama diğer dünya gerçek olandır. Bu dünya zahiridir sahtedir, ilizyondur aslında yoktur, yalandır, hakiki değildir.
    Ve diğer dünyada sen engelli olmıycaksın. ve diğer dünyada şükretmişsen eğer inşallah belki cennetleri engensizlere karşı daha çok hak ediceksin ve kavuşacaksın ve sana bu dünyadan daha büyük ve daha güzel köşkler verilecek. Huriler hepsi gözlerinin içine bakacak seni mutlu etmek için. Sonsuz bir hayat olucak. Sıkılmayacaksın bu sonsuzluktan çünkü sıkıntı olmıyacak. iktisat olmıyacak.
    Kardeşim ahiret var kesin var şüphe etme sen şükret ve ibadetini elinden geldiği kadar yap senin şükrederek bu engeline dayanman acıların varsa acılarına dayanmanın bir dakikası sana belki bir yıllık ibadet sevabı kazandıracak. sonsuzluğa ulaşacaksın. ve bu sonsuzluğun güzelliğini bir tasvir:
    bazen piknikte veya ormanda rüzgarın ağaç yapraklarını kımıldatarak çıkardığı sesi duymuşsundur. Cennetteki rüzgarın cennetteki ağaçların yapraklarını hışırdatması ile oluşan o güzel sesi insanlar bugünkü kulakları ile duyabilselerdi hepsi ölürdü hepsi. neden biliyomusun o sadece yaprak hışırtısının sesinin melodisinin verdiği haz o kadar zevk verirki insanlar o ses karşısında bu kulakları ile zevke dayanamaz ölürlerdi. Bu sadece bir yaprağın hışırtısı. mükafat olarak verilecek hurileri düşün, sarayları ve engelsiz bir bedeni ve bunun sonsuz olduğunu...

    Efendimizin, bazı bedenî kusurları olduğu için, toplum içinde bulunmaktan tedirgin olan ve bu yüzden çölde yaşamayı tercih eden Zahir isminde bir sahabeye çölden bazı meyve ve çiçekleri, şifalı bitkileri toplattırıp, Medine pazarında beraberce pazarlamayı önermesi ilginçtir. Pazardaki alışverişlerde Zahir’e yardımcı olan Peygamberimiz etrafına da “Zahir bizim çölümüzdür, biz de onun şehriyiz” diyerek sürekli iltifatlarda bulunmuştur. (Tirmizî, Şemâil, 120, Beyrut, 1406.)
    Bir gün yine Zahir çölde topladığı bir kaç bitkiyi Medine pazarında satarken Efendimiz onu uzaktan görür yavaşça arkasından yaklaşır ve gözlerini kapatır. Bunu gören Medine halkı şaşırır zira Peygamber hiç kimseye bu kadar samimi yaklaşmamıştır ve şakalaşmamıştır.Zahir geçmişin verdiği tedirginlikle önce çırpınır ve sonra Efendimizin hoş kokusunu duyunca kendini Efendimizin sinesine bırakıverir ve Efendimiz şaka olarak : "Ey Medine halkı bir kölem var satmak istiyorum kaç para verirsiniz?" der. Zahir: "Ey Allah'ın Resulü bu sakat köleyi kim napsın?" der. O sırada Efendimizin yüzündeki şaka hali kaybolur ve oradaki bütün medine halkının da duyacağı bir sesle:" ALLAH'A YEMİN EDERİM Kİ ALLAH VE ALLAH'IN RESULÜ KATINDA YERİN VE SEVGİN ÇOK BÜYÜKTÜR" der.

    Kıssadan hisseyi sen çıkar kardeşim...

    Benim hadsizliğim yukarda kıt bilgimle tasvirimle sana bir şeylerin ip uçlarına anlatma çabamdır. Saygılarımla...

  15. #45
    Üye
    demirc Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.07-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    1.565
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ben size tanrı türkçe değildir diye bir kelime kullandımmı kullandıysam gösterinde hatamı düzelteyim tanrıyla allah aynı anlama gelirden cümlesinden nasıl böyle bir anlam çıkardınız ben diyorumki size tanrı günümüz türkiyesinde hristiyanlığın yaradanı için kullanılır o nedenle hiçbir ilahiyatçı tanrı kelimesini kullanmaz kavat kelimesi eski arap dünyasında hurma çiçeğinin etrafındaki zar için kullanılırdı onların bu işi yapanlar için kullandığı kelime çok daha farklı şuan için araplarda bizle aynı anlamda kullanır yanlız kelimein G li hali 3. selim dönemlerinde bizden onlara geçmiştir bahsettiğim anlamı selçuklu dönemine aittir bende tarih hocamın yalancısıyım ha birde iran hükümdarlığı yapan bir aile sizin söylediğiniz anlamda olsa neden bu adı kullansın




Sayfa 3 / 73 İlkİlk 12345671353 ... SonSon