Ateistlerin islama saldırmak için kullandıkları konulardan bir taneside Hz adem ve havvanın doğan çocuklarının birbirleriyle evlenmesi meselesidir.Sanki kendleri çok fazla üstün ahlaka sahiplermiş gibi ateistler sık sık kardeşlerinin birbirleriyle evlenmesinin ahlaki açıdan ne derece doğru olduğunu sorgulamaya kalkarlar.

bu hususta öncelikle şunu belirtmeliyiz ki 124 bin tane peygamberin gönderilmesinin hikmetlerinden bir taneside tarihi süreç içerisinde asırlara göre kuralların yaşayışların şeriatların değişmesi ve bu şeriatlara uygun peygamber gönderilmesidir.Bu gönderilen peygamberler her ne kadar usul teşkil eden hükümlerde sünnetullah (allahın koymuş olduğu imani kanunlar veyahut tabiat kanunları) da birlikte bulunsalarda fruata ait (islamın yaşanma şekli) meselelerde farklı hükümler peygamberlere verilmiştir.
Hz adem ve havvanın çocuklarının birbiri ile evlenmesi,yahudilerin ve hristiyanların sadece ibadethanelerde ibadetlerini yaparken islamda ibadetin her yerde yapılabilmesi,Yine sığır ve koyun gibi hayvanların iç yağları Hz. Musa’nın şeriatında haramken, bizim dinimizde helâl olması bu örneklerden bazılarıdır.

Bu konuyu bediüzzaman hazretleri şöyle açıklar

: “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (asm) sonra şeriat-ı kübrası [büyük şeriatı] her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.” (Sözler, s.485).

Evet gördüğümüz üzere peygamberlere farklı şeriatlar verilmiş olabilir.Yani günümüzde haram olan kardeş ile evlenmek (ki insanların kavimlere ayrılmasından sonra bu durumun oluştuğunu düşünüyorum)hz adem zamanında helal sayılmış olabilir.

Ayrıca işin birde başka boyutu vardır.Bu iddiada bulunan insanlar meselenin tamamını bilmemektedirler.Dini kitaplarda kardeşlerin evlenmesi ve tüm insanların adem ve havvadan yaratılması hususu şu şekilde açıklanır

İnsanlar Hz. Âdem’le Hz. Havva’dan doğarak çoğalmışlardır. Havva anamız hep ikiz doğum yapıyordu. Bunlardan birisi erkek, diğeri de kızdı. Hz. Âdem, aynı anda doğan ikizleri, bir önce veya bir sonra doğan ikizlerle evlendiriyordu. Habil’le beraber doğan kız çırkın, Kabil’le birlikte doğan kız ise güzeldi. Bu durumda Hz. Âdem, Habil’in, Kabil’le beraber doğan kızla, Kabil’in de Habil’le beraber doğan kızla evlenmesini istedi. Fakat Kabil buna razı olmadı, kendisiyle doğan güzel kızı Habil’e vermek istemeyerek kendisi almak istedi.

Hz. Âdem buna müsaade etmedi ve meseleyi Allah’a havale etti. Cenab-ı Haktan gelen emir üzerine her ikisinin de Allah’a birer kurban takdim etmelerini, hangisinin kurbanı kabul edilirse Kabil’in bacısının ona ait olacağını söyledi. Bunun üzerine Kabil bir demet buğday, Habil de bir koyunu kurban olarak takdim etti. Gökten inen bir ateş Habil’in kurbanını aldı, Kabil’inki olduğu yerde kaldı. Bu durumda Habil haklı çıkmış ve kızı almaya hak kazanmıştı Fakat Kabil iyice çileden çıkmıştı. Bu hâdise Kur’ân’da şöyle anlatılır:

“Onlara Âdem’in iki oğluna dair haberi hak ile oku. Onlar birer kurban takdim ettiklerinde, birisinin kurbanı kabul olunmuş, diğeri kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmayan diğerine, ‘Ben seni öldüreceğim’ dedi. O da, ‘Allah ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder’ diye cevap verdi.

“Habil şöyle devam etti: ‘Eğer sen öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi kaldıracak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Dilerim ki, sen benim günahımı yüklenesin de, Cehennem ateşinin ehlinden olasın. Bu da zalimlerin cezasıdır.

“Sonra nefsi, kardeşini öldürmeyi ona kolay ve hoş gösterdi; o da kardeşini öldürüp hüsrana uğrayanlardan oldu. Sonra Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermek için, ona, yeri eşeleyen bir kargayı gönderdi. Kabil, ‘Yazıklar olsun bana!’ dedi. ‘Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtemedim!’ Artık o yaptığına pişmanlık duyanlardan olmuştu.”(Sorulalaislamiyet)

Evet görüldüğü üzere bu zamanda dahi ileride kardeşlerin evlenmesinin yasaklanacağına işaret olarak o dönemde doğmuş olan ikiz kardeşler arasında evliliğe izin verilmemiştir…

Peki ya akla şu sual takılabilir “Tamam ikiz kardeşler arasında evlenmeye izin verilmemiştir ama sonuç olarak evlenenler kardeştir. Allah hz adem havva gibi iki insan evlendirip bunlar arasına doğan çocuklarla birbirlerinin evlenmesini sağlayamazmıydı???”

Cevaben deriz ki günümüzde dahi amacı sadece birrbirlerini tanımak olan kavimleri yalnış algılayıp ırkçılığa yönelen insanlar acaba tüm insanların atası iki farklı türden oluşmuş olsaydı TÜM İNSANLAR KARDEŞTİR düsturunu nasıl benimseyeceklerdi???Irkçılık olayları dahada fazla artmıyacakmıydı.Tüm savaşların nedeni olan ırkçılık dugusu dahada dehşet bir hal almıyacakmıydı.Sorular örnekler çoğalabilir

Sonuç olarak diyebilirz ki hz adem ve havvanın çocuklarının evlenmesinde dahi rabbimizin hikmetleri bulunmaktadır.Allahın hikmetinden sual olmaz demişler bizler bir tanesini yansıtmaya çalıştık umarım faydalı olur aklı karışık kardeşlerimiz.