Sayfa 311 / 377 İlkİlk ... 211261301307308309310311312313314315321361 ... SonSon
Toplam 5644 mesajın 4.651-4.665 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #4651
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

  2. #4652
    Üye
    Tayanç Avatarı

    Gerçek Adı
    Gerçek Adı:
    Üyelik Tarihi
    24.03-2012
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Yaşadığı Yer:
    Mesaj
    3.852
    Blog Mesajları
    1

    Tayanç

    Gül sunan elde gülün kokusu kalır.
    Alıtıntı

  3. #4653
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu

    "Yaşamak bir ziyafettir. Bu ziyafete davetli kişiler pek çoktur,ama masaya oturmayı başaranlar pek azdır." Darwin

  4. #4654
    Üye
    negiff Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.12-2013
    Son Giriş
    30.11-2016
    Saat
    18:01
    Yaşadığı Yer
    diyarbakır
    Mesaj
    709
    Blog Mesajları
    9

    negiff

    Nazım üstat memleket hasreti diyordu ya ,düşündüm..Senin kalbin benim memleketimse eğer olmadığın her yer sıla bana..

  5. #4655
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu

    Karadenizin çılgın çocuğu,ölümünün 9. yılında sevgile..

    kfwtvz7g - Aşka ve hayata dair özlü sözler...

    Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.
    Teşekkürler dünya.

    Kazım Koyuncu

  6. #4656
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu

    Yoktur gülün niçini, açar açtığı için, dönüp bakmaz kendine, sormaz görüldüm mü diye...

    Angelus Silesius

  7. #4657
    Üye
    Tayanç Avatarı

    Gerçek Adı
    Gerçek Adı:
    Üyelik Tarihi
    24.03-2012
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Yaşadığı Yer:
    Mesaj
    3.852
    Blog Mesajları
    1

    Tayanç

    10470919 736258209753281 1464601318451095245 n - Aşka ve hayata dair özlü sözler...

  8. #4658
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu

    c9ak6xee - Aşka ve hayata dair özlü sözler...

  9. #4659
    Üye
    Gurbetli Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.12-2010
    Son Giriş
    18.12-2014
    Saat
    17:01
    Yaşadığı Yer
    yalandünya
    Mesaj
    14.315

    Gurbetli

    Öyle sevki kosulsuz olsun bi beklentin olmasin öyle söz söyle ki yüregine islesin Allah (c.c) daha asık ol iyi ki varsin demen yeterli kalir..

  10. #4660
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu

    Ne yaparsan yap, pişman öleceksin.
    Belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından.

    Dostoyevski

  11. #4661
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu

    Bir çocuk kadar cesur
    Bir çocuk kadar samimi
    Bir çocuk kadar gösterişsiz
    Bir çocuk kadar candan
    Bir çocuk kadar gerçek olabilmeli insan…

  12. #4662
    Üye
    Tayanç Avatarı

    Gerçek Adı
    Gerçek Adı:
    Üyelik Tarihi
    24.03-2012
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Yaşadığı Yer:
    Mesaj
    3.852
    Blog Mesajları
    1

    Tayanç

    Sarı giyer güneş olursun. Mavi giyer deniz olursun. Siyah giyer matem olursun.
    Kim bilir belki de bir gün, beyaz giyer benim olursun.
    Alıntı

  13. #4663
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu



    Bir gün sormuşlar ermişlerden birine:
    'Sevginin sadece sözünü edenlerle,
    onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?'diye.

    'Bakın göstereyim' demiş ermiş.

    Önce
    sevgiyi dilden gönlüne indirememiş olanları çağırarak
    onlara bir sofra hazırlamış.
    Hepsi oturmuşlar yerlerine.
    Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş
    ve arkasından da derviş kaşıkları denilen
    bir metre boyunda kaşıklar.
    Ermiş
    'Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz'
    diye bir de şart koymuş.
    'Peki' demişler ve içmeye teşebbüs etmişler.
    Fakat o da ne?
    Kaşıklar uzun geldiğinden
    bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına.
    En sonunda bakmışlar beceremiyorlar,
    öylece aç kalkmışlar sofradan.
    Bunun üzerine '

    Şimdi…' demiş ermiş.
    'Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.
    ' Yüzleri aydınlık,
    gözleri sevgi ile gülümseyen
    ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa.
    'Buyurun' deyince
    her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp,
    karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını.
    Böylece her biri diğerini doyurmuş
    ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

    'İşte' demiş ermiş.

    'Kim ki hayat sofrasında
    yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse
    o aç kalacaktır.
    Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa
    o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz.

  14. #4664
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    09:24
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.377
    Blog Mesajları
    1

    Sehribanu

    Eskiden oturduğun o mahalle var ya orayı özlersin.
    Çocukluğunu özlersin.
    Senden gidenleri özlersin.
    Ölen yakınlarını özlersin.
    ‘Artık işime yaramaz’ deyip de çöpe attığın,
    Ya da birisine verdiğin oyuncaklarını özlersin.
    Geride bıraktığın insanları özlersin.
    En kötüsü ne biliyor musun?
    Özlediklerinin hiçbirisi geri gelmez.
    Sadece “Özlersin”...

    Sunay Akın

  15. #4665
    Üye
    Gurbetli Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.12-2010
    Son Giriş
    18.12-2014
    Saat
    17:01
    Yaşadığı Yer
    yalandünya
    Mesaj
    14.315

    Gurbetli

    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Aşk dediğin ya Allah’tan gelmeli. Ya Allah için olmalı.*Ya da Allah’a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı....Mevlana

    Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi; senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi…

    Bülbül ile Gül'ün Aşkı"Bir küçücük güllen, minicik bir bülbülün devasa aşkıdır bu. Asırlardır dillerden dillere söylenen, kahi Leyla, kahi Mecnun; öyle ya her aşkın bir ahı var. Sakın ola bir ottur, bir kuştur diye küçümseme gafletine düşmeyesiniz. Sonra öyle bir bülbül olursunuz ki daha ötmesini bilmeden gülün goncasını açmasını bekler durursunuz. O minicik bülbül ki boyuna posuna, o bir lokmacık etine bakmadan semada uçuşup dururken, öyle bir koku almış ki bir anda başı dönmüş. Kolu kanadı kırılmış.Gülün rayihasının meftunu olup "Acep nerden gelir bu koku?"diye semadan yere doğru pike yapıp seyirtmiş.Uzun bir müddet ağaçların,çalıların,otların arasında bu güzel kokunun sahibesini aramış durmuş. Bulamayınca da yüksek bir yere konmuş; yanık yanık öterek sesini duyurmaya çalışmış. "Kaşları yayım, çehresi ayım, benlerin çoktur,akranın yoktur,bir yüzü mahım, zülf ü siyahım, bakıp durmalı, cana sarmalı, hemen almalı." demiş durmuş. Gül uzaklardan gelen bu hoş serencamı işitmiş; o da bu güzeller güzeli sesin sahibine bir anda meftun olmuş. Rayihasından olabildiğince kokuları rüzgarların peşi sıra savurmuş. Bülbül rüzgarın ardından gelen bu kokuları takip etmiş. Dikkatinizi celbederim, bülbül gülü görmeden kokusuna meftun olmuş, gül bülbülü görmeden sesine aşık olmuş.Aşıkla maşuk vuslat hasretiyle yanıp kavrulurken,kavuşmaları çok fazla vakit almamış. Derken akabinde ve detayında vuslat hasrete mani olamamış. Bülbül güle öyle sevdalanmış öyle sevdalanmış ki onun her halini görmek istemiş. "Yaprağında benim, dikenin de benim, ezan da benim, cefan da benim olsun!" demiş. Gül de sevdalısının sesine öyle meftun olmuş ki ona en güzel kokularından hediye edebilmek için bir solmuş bir açmış, bir solmuş bir açmış ve ona en güzel halini göstermek istemiş. Gül kokusu ile dile gelmiş. "Ah benim efendim, selvi bülendim! İzzette yekta, saadette bihemta, muhabbette lanazir, güzellikte bi kusur, candan azizim,şekerden lezizizm, efendim, canım, sultanım! Makbulunuz olmaktır niyazım!.."Her aşkın bir cilvesi vardır. Bülbül ile gülün aşkının cilvesi ise birbirlerine aşık olup, kavuşup hasretlerinin son bulmamasıdır. Yani vuslatın hep başka bahara kalması. Bülbül öttükçe gül açmış. Gül açtıkça kokusu bütün aleme yayılmış. Gül utancından goncaya dönüşmüş. Bülbül gülün bu halini görebilmek için var gücüyle ötmüş...ötmüş... ötmüş... ötmüş...Gelgelelim gülün tomurcuktan gonca haline geçtiği sıra hep yorgunlukran bitap düşüp uykuya, gaflete dalmış. Her uyandığında da gül açmış, bülbül feryat figan edip göremediğine yanmış. Ve o günden beri her sabah vakti bu ızdıraplı aşk terennüm edip durmuş.Bülbül sevdiğinin gonca halini görmek hasretiyle bir ömür ötmüş. Gül ise sevdiğinin en güzel halini görebilmesi ümidiyle bir ömür boyu açmış solmuş.. açmış solmuş... açmış solmuş...Ne gül olmak kolay ne de bülbül ! Bülbül olmayı istersen bir ömür boyu yanacaksın!... Gül olmayı seçtiysen bir ömür boyu solacaksın!...""Bugün Muhammed Peygamber'in Doğum Günüdür! Nice Kandillere! Hep beraber!..."

LinkBacks (?)

  1. 03.09-2013, 21:58