Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    bunyamin34 Avatarı

    Gerçek Adı
    bunyamin kıral
    Üyelik Tarihi
    22.09-2016
    Son Giriş
    02.10-2016
    Saat
    17:38
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    0
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    solcu.a%25C5%259Fk.%25C5%259Fiirleri - Devrimci Şairler En Güzel Devrimci Şiirler





    Aşk

    Aşk, gözlerine bakınca;
    yeryüzündeki tüm sınırlar ortadan kalkıyor.
    Dünya tek vatan oluyor.
    Bu vatanda; ben kral oluyorum, sen kraliçe.

    Ozan Deniz Sarıtop



    Halk


    Halkım ben,
    hani şu sayılamayan,
    hani şu çok halk.
    Soluğumun öyle bir gücü var ki
    sessizliği deler geçerim, dinlemem,
    filiz verir, boy atarım,
    zifiri karanlık demem.

    Zulüm, acı, ölüm, şu bu
    bir anda gizlerse de tohumu,
    ölmüş gibi görünürse de halk,
    döner gelir elbet bir gün nisan ayı,
    kavuşur baharına toprak,
    kızgın eller dağıtır atar ağır havayı.
    Ölümün içinden yeşerir yaşamak.

    Pablo Neruda



    Ceviz Ağacı


    Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
    ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
    budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
    Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

    Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
    Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
    Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
    koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
    Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
    Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.
    Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
    Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.
    Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

    Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
    Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

    Nâzım Hikmet



    İyilik Neye Yarar


    1.

    İyilik neye yarar,
    Öldürülürse iyiler çarçabuk,
    ya da iyilik görenler?

    Özgürlük neye yarar,
    yaşarsa bir arada
    özgürlerle tutsaklar?

    Akılsız olmak madem ekmek sağlar herkese,
    akıl neye yarar?


    2.

    İyi insan olacağınıza,
    öyle bir yere götürün ki dünyayı,
    iyilik beklenmesin!

    Özgür insan olacağınıza,
    öyle bir yere götürün ki dünyayı,
    kavuşsun özgürlüğe herkes,
    özgürlük sevgisi geçersiz olsun!

    Akıllı insan olacağınıza,
    öyle bir yere götürün ki dünyayı,
    akılsızlık zararlı olsun!

    Bertolt Brecht



    Bir Sözcük O


    Bir şey bilmiyorum - dedi - bir şeyim yok, bir şey değilim
    buradaysam, dünyanın içinde, çakılmış bir büyük kanatla göğsüme,
    o'dur öğrendiğim tek sözcük, söyler ağlarım-
    onu tanıyorum, onunla varım, onu haykırırım rüzgâra-
    uykusuz ıssız gecelerde öldürenlerin öğrettikleri
    onca taşın taşlanmanın altında - yalnız bir sözcük:
    Özgürlük, Özgürlük, Özgürlük.

    Yannis Ritsos

    kom%25C3%25BCnist a%25C5%259Fk s%25C3%25B6zleri - Devrimci Şairler En Güzel Devrimci Şiirler

    Siyah Gözlerine Beni de Götür

    Daha dokunmadan kurudu irem
    çöllere bir türlü yağamıyorum
    yeni bir koşunun başlangıcında
    biraz deprem sonrası
    biraz şehir hülyası
    bir kalp yangınından geriye kalan
    siyah gözlerine beni de götür
    artık bu yerlere sığamıyorum.

    Pembe uçurtmalar yolladığından beri
    sarardı tiryaki menekşeleri
    sonbaharın tozlu kafeslerinde
    sevgi turnaları yakalıyorum
    turnalar gidiyor;ben kalıyorum
    avareyim,asudeyim,yorgunum
    bilmiyorum neden sana vurgunum
    Erzurum garında banklar üstünde
    uyku tutmuyor karanlıkları
    yitik düşlerimi kovalıyorum
    gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.

    Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
    siyah gözlerine beni de götür
    baharın koynundan koparıp sana
    ipek bir mendile sardığım yüreğimle
    şehzade gülleri gönderiyorum
    umutlar kalıyor;ben gidiyorum.

    Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini
    kaptanları sorgulayan
    yanından geçen küheylanların
    korku tufanına yakalandığı
    siyah gözlerine beni de götür
    güneş ülkesinden gelen yiğitler
    benzeri olmayan bir dünya kursun
    cellat,ayrılığın boynunu vursun.

    Usul usul intizarı çürüten
    bu hercai diken,bu çılgın arzu
    sürüklüyor imkansız muştuların
    eşiğine gönül vadilerini
    bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
    düşüyorum tanyerine
    ya topla yaralı kırlangıçları
    ya da bu vefasız şarkıyı bitir
    özgürlüğe giden tutsaklar gibi
    siyah gözlerine beni de götür.

    Nurullah Genç



    Müslüman Kadın Olmak

    Müslüman kadın olmak bu dünyada,
    İçi kabararak dehşet saçan yer sarsıntısından,
    Şakağına dayanmış buz gibi namlunun soğukluğundan,
    Aylardır açlıktan kıvranırken kırışmış bedeninle,
    Dostların diyete girerken aşırı semirmekten
    Bir kuru ekmek bulamamaktan daha zordur.

    Ali Şeriati

  2. #2
    Üye
    bunyamin34 Avatarı

    Gerçek Adı
    bunyamin kıral
    Üyelik Tarihi
    22.09-2016
    Son Giriş
    02.10-2016
    Saat
    17:38
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    0
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    devrimci %25C5%259Fiirler s%25C3%25B6zler - Devrimci Şairler En Güzel Devrimci Şiirler
    Devrimci Şairler Devrimci Şiirler Devrimci Sözler


    Gün Gelir

    Gün gelir
    Umut, toprakta bir tohum gibi
    Filiz verir
    Yeşerir, büyür
    Kök salar dünyanın dört bir yanına
    Gün gelir
    Kalpte aşk, yürekte vicdan
    Buluşur insanla yeniden...

    Ozan Deniz Sarıtop





    Barış

    Çocuğun gördüğü düştür barış.
    Ananın gördüğü düştür barış.
    Ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış.

    Akşam alacasında, gözlerinde ferah bir gülümseyişle döner ya baba
    elinde yemiş dolu bir sepet;
    ve serinlesin diye su, pencere önüne konmuş toprak testi gibi
    ter damlalarıyla alnında...
    barış budur işte.

    Evrenin yüzündeki yara izleri kapandığı zaman
    ağaçlar dikildiğinde top mermilerinin açtığı çukurlara,
    yangının eritip tükettiği yüreklerde
    ilk tomurcukları belirdiği zaman umudun,
    ölüler rahatça uyuyabildiklerinde, kaygı duymaksızın artık,
    boşa akmadığını bilerek, kanlarının,
    barış budur işte.

    Barış sıcak yemeklerden tüten kokudur akşamda
    yüreği korkuyla ürpertmediğinde sokaktaki ani fren sesi
    ve çalınan kapı, arkadaşlar demek olduğunda sadece.
    Barış, açılan bir pencereden, ne zaman olursa olsun
    gökyüzünün dolmasıdır içeriye;
    gökyüzünün, renklerinden uzaklaşmış çanlarıyla
    bayram günlerini çalan gözlerimizde.
    Barış budur işte.

    Bir tas sıcak süttür barış ve uyanan bir çocuğun
    gözlerinin önüne tutulan kitaptır.
    Başaklar uzanıp, ışık! Işık! - diye fısıldarlarken birbirlerine!
    Işık taşarken ufkun yalağından.
    Barış budur işte.
    Kitaplık yapıldığı zaman hapishaneler
    Geceleyin kapı kapı dolaştığı zaman bir türkü
    ve dolunay, taptaze yüzünü gösterdiği zaman bir bulutun arkasından
    cumartesi akşamı berberden pırıl pırıl çıkan bir işçi;
    barış budur işte.

    Geçen her gün yitirilmiş bir gün değil de
    bir kök olduğu zaman
    gecede sevincin yapraklarını canlandırmaya.
    Geçen her gün kazanılmış bir gün olduğu zaman
    dürüst bir insanın deliksiz uykusunun ardı sıra.
    Ve sonunda, hissettiğimiz zaman yeniden
    zamanın tüm köşe bucağında acıları kovmak için
    ışıktan çizmelerini çektiğini güneşin.
    Barış budur işte.

    Barış, ışın demetleridir yaz tarlalarında,
    iyilik alfabesidir o, dizlerinde şafağın.
    Herkesin kardeşim demesidir birbirine, yarın yeni bir dünya
    kuracağız demesidir;
    ve kurmamızdır bu dünyayı türkülerle.
    Barış budur işte.

    Ölüm çok az yer tuttuğu için yüreklerde
    mutluluğu gösterdiğinde güven dolu parmağı yolların
    şair ve proleter eşitlikle çekebildiği gün içlerine
    büyük karanfilini alacakaranlığın...
    barış budur işte.

    Barış sımsıkı kenetlenmiş elleridir insanların
    sıcacık bir ekmektir o, masası üstünde dünyanın.
    Barış, bir annenin gülümseyişinden başka bir şey değildir.

    Ve toprakta derin izler açan sabanların
    tek bir sözcüktür yazdıkları:
    Barış
    Ve bir tren ilerler geleceğe doğru
    kayarak benim dizelerimin rayları üzerinden
    buğdayla ve güllerle yüklü bir tren.
    Bu tren, barıştır işte.

    Kardeşler, barış içinde ancak
    derin derin soluk alır evren.
    tüm evren, taşıyarak tüm düşlerini.
    Kardeşler, uzatın ellerinizi.
    Barış budur işte.


    Yannis Ritsos