|
Ulaşım Araçları ve
Yollarında Görme Engelliler için Alınması Gereken Tedbirler
Hazırlayan :Ahmet ÜNÜVAR
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
Emirgan Altınokta Körler Rehabilitasyon Merkezi
Bağımsız Hareket Uzmanı
Engellilerin toplumdaki varlıklarını kabul etmek ve bunların
hayatlarını kolay şekilde devam ettirebilmelerini sağlamak
hükümetlerin ve yerel yönetimlerin görevleridir. Belki engellilerin
bir kısmı eğitilerek mevcut ortama uyum göstermeleri sağlanabilir. Ama
eğitim almayanların durumu çok daha zordur. Kaldı ki eğitilenler de
zaman zaman hiç beklemedikleri sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Bu
yüzden yerel yönetimlerin ve ilgili kuruluşların bu konuda bazı
önlemler alması ve gerekli çözüm yollarını bulması gerekir.
Engelliler şehrin zorlu yaşamına, güç de olsa uyum sağlayabilir yada
ayak uydurabilirler. Düşe-kalka, kazalar, hafif sıyrıklarla
hayatlarını devam ettirebilirler. Ama şurası unutulmamalıdır ki;
alınacak olan bu önlemlerdeki amaç; onların hayatlarını
kolaylaştırmak, tehlikelerden ve çarpmalardan korumak,başkasına muhtaç
olmadan,özgürce diledikleri yere ulaşmak ve bunda mükemmeli
yakalamaktır.
Öncelikle şu bilinmelidir ki; görme engelliye rehberlik görevi yapan
ve onun gözü yerine kullandığı şey, elindeki bastonudur. Ve onlar bu
bastonuyla kenar takibi yapmak suretiyle gideceği yeri ve yönü daha
rahat bulabilmektedir. Yollarda ise takip etmek suretiyle yönlerini
bulmaya yarayacak şey kaldırım kenarlarıdır. Kaldırımın olmadığı
yerlerde ise ev veya bahçe duvarı yada farklı zemini takip ederler. Bu
yüzden şehir planlamaları yapılırken engelliler göz ardı
edilmemelidirler.
Burada, görme engellilerle geçirdiğim on üç yıl boyunca gözlemlediğim
ve karşılaştığım sorunlardan bahsedilecektir. Bu sorunlardan, görme
engelliler açısından en önemlileri ele alınmış ve bazı tedbir ve çözüm
yolları sunulmuştur. Bu tedbirler kısa, orta ve uzun vadeli
programlarla ele alınmalıdır.
Bu tedbirlerin alınması için valilik yada kaymakamlık, belediye
başkanlığı, trafik müdürlüğü, kara yolları müdürlüğü, deniz
işletmeleri ve demiryolları işletmelerine hem ayrı ayrı görevler
düşmekte hem de koordineli bir şekilde çalışmaları gerekmektedir.
Bu sorunlar ve alınması gereken tedbirler şunlardır:
1- Ağaçların , elektrik direklerinin, trafik levhalarının dikilmesinde
belirli bir standart getirilmelidir. Bunların dikilmesi görme
engellilerin ve ortopedik engellilerin yürümelerine engel olacak
şekilde olmamalıdır:
a- Bunlar yol
tarafındaki kaldırım kenarına aynı aralıklarla ve aynı hizada
dikilmelidir. Öyle ki görme engelli bir kişi hangi kaldırıma çıkarsa
çıksın karşısına çıkacak olan bu engellerin hep aynı olduğunu bilmeli
ve ona göre hareket etmelidir. Şayet kaldırımın ortasına dikilmesi
gerekiyorsa, kaldırımın yol tarafındaki kenarında bir kişinin ya da
tekerlekli bir sandalyenin geçebileceği kadar boşluk bırakılmalıdır.
Bebek arabası taşıyanların da aynı sıkıntıyı yaşadıkları
unutulmamalıdır. Ayrıca kaldırım kenarına aynı hizada dikilen ağaç ve
direklerin bulunduğu kısım, bir hat boyunca görme engellinin kenar
takibi yapabileceği şekilde yükseltilebilir. En pratik çözüm de bu
olsa gerektir.
b- Ağaçların alt dalları görme engellinin kafasına çarpmaması için
kesilmelidir.
c- Ağaç gövdelerinin etrafı geniş çemberlerle çevrilmelidir.
d- Trafik levhaları görme engellilerin kafasına çarpacak şekilde
alçak dikilmemelidir.
e- Araçların çıkışını engellemek için kaldırım kenarlarına dikilen
beton mantarlar, çok kısa olduğundan görme engellilerin ayağının
takılıp düşmesine sebep olmaktadır. Şayet dikilmesi gerekiyorsa
bunlar daha sık ( bir tekerlekli sandalye sığacak aralıklarla) ve
mümkün mertebe yol kenarına yakın dikilmelidir.
f- Kaldırım kenarlarına mantar yada koruyucu zincir dikilmesi
gerekiyorsa,dikilecek olan kısım baston takibi yapılabilecek şekilde
(ör:3 cm) yükseltilmelidir.
2- Hem tekerlekli
sandalye ile yürüyenlerin, hem de koltuk değneği ile yürüyenlerin
kaldırıma daha kolay çıkabilmeleri için kaldırımın başında ve sonunda
mutlaka eğimler olmalıdır. Bu eğimler usulen değil, belirli
standartlarda olmalıdır. Ancak bu eğimleri görme engellilerin de
tanıyabileceği bir standarda sokmak gerekir. Kaldırımlar ve rampa
başları yol seviyesinden en az 3 cm. yüksek yapılmalıdır.
3- Esnafın kaldırımlarda mallarını sergilemesine kesinlikle izin
verilmemeli ve bunu önleyici tedbirler alınmalıdır.
4- Araçların kaldırımlara park etmeleri kesinlikle önlenmeli ve bunun
için gerekli tedbirler alınmalıdır.
5- Kaldırımlara mutlaka araçların seyir halinde iken bile kaldırıma
çıkamayacak şekilde gerekli engel konulmalıdır.
6- Su birikintilerini engellemek ve yürüyüşü kolaylaştırmak için
kaldırımlardaki çukurlar,bozukluklar giderilmelidir. Kaldırım
yüzeyinin düz olmasına dikkat edilmelidir.
7- Yeni planlamalarda kaldırımlar oldukça geniş tutulmalıdır.(En az 2
metre)
8- Kaldırımlarda bodrum kat girişi yada merdiven boşlukları
bulunmamalıdır. Zorunlu ise bunların bulunduğu kısımların etrafı demir
parmaklıklarla çevrilmelidir.
9- Dış kenarı boş veya derin olan kaldırım (yada kaldırımın olmadığı
yollarda), bu kenara duvar yada parmaklıklar yapılmalıdır.
10- Kaldırım olmayan yerlerde şayet araçların yollara park etmesi
zorunlu ise kesinlikle ters park ettirilmemelidir. Görme engelliler
araçların ters park edilmesinden dolayı özellikle kamyon, kamyonet
gibi yüksek araçları bastonlarıyla fark edemediklerinden kafalarını
çarpmaktadırlar.
11- Bütün trafik ışıklarına sesli sinyalizasyon takılmalıdır.
Özellikle trafiğin yoğun , nüfusun kalabalık olduğu yerlerde ses
sinyalizasyonu mutlaka bulundurulmalıdır. Trafik ışıklarından geçişler
yada yaya geçitleri uzaktan gelmekte olan sürücünün görüşünü
engelleyecek şekilde virajlara yapılmamalıdır. (Bu uzun vadeli bir
öneridir. Trafik ışıklarına uyulmamanın yoğun yaşandığı yerlerde risk
arzetmektedir. Sinyal sesine göre hareket eden görme engelliye ,
kurala uymayan sürücünün çarpma ihtimali yüksektir. Sinyaller sadece
trafik ışıklarının bulunduğu yaya geçitlerini göstermesi açısından
kullanılabilir.)
12- Gidiş-gelişli yollar emniyet bandıyla ayrılmalıdır. Bu itfaiye,
ambulans gibi araçların güvenliği açısından mümkün değilse bile en az
dört şeritli yollarda mutlaka uygulanmalıdır. Çünkü trafik ışığı
olmayan yerlerden geçen görme engelli, yolun geniş olması sebebiyle
karşıya geçmekte zorlanmaktadır. Ama emniyet bandının olması halinde
yolun yarısını geçerken sol tarafa dikkat ederek geçecek, emniyet
bandına geldiğinde de yolun sağ tarafına dikkat ederek geçebilecektir.
13- Yol ve kaldırım yapım çalışmalarında mutlaka görme engellilerin
fark edebileceği şekilde barikatlar yapılmalı, yapım çalışması biter
bitmez çukurların üzeri kapatılıp düzeltilmelidir. Bu gibi yerlerde
engellilere yardımcı olunması için uyarıcı levhalar bulunmalıdır.
14- Yolların zemini düzgün yapılmalı, kanalizasyon ve telefon
mazgalları yolla aynı seviyede olmalıdır. Yollar çalışma için
kazıldıktan hemen sonra mutlaka eski haline getirilmelidir. Yine
buralarda çalışma yaparken gerekli uyarıcı levhalar ve koruyucu
engeller bulunmalıdır.
15- Yollarda bulunan kanalizasyon,telefon ve elektrik gibi şeylerin
kapakları yol seviyesinde ve mutlaka kapalı olmalıdır.
16- Geniş kaldırımlarda görme engellilerin takip ederek yürüyebileceği
farklı zeminler olmalıdır. Ayrıca yaya geçitlerinin ve alt/üst geçit
girişlerinin zemini farklı döşenmelidir. Bu zemin görme engelliyi
alt/üst geçit merdivenlerine götürebilmelidir.
17- Belediye otobüslerinde:
a- Durma düğmeleri
bedensel engelli, kısa boylular ve çocuklar için mutlaka aşağılarda
ve oturma yerlerine yakın yerlerde olmalıdır.
b- Otobüs ve minibüslerdeki koltukların dizilişinde tek yada en fazla
iki çeşit standart getirilmelidir. Çünkü bu araçlara binen görme
engelliler oturulacak yeri bulma ve koltuğun yönü konusunda
zorlanmaktadırlar
c- Otobüsün hangi durağa geldiği ve sonraki durağın hangisi olduğu
anonsla duyurulmalıdır. Bu hem görme engelliler için hem de şehrin
yabancısı olanlar için kolaylık olacaktır.
d- Giriş kapılarına sesli sinyalizasyon konulması görme engellinin
otobüse kolay binmesini ve inmesini sağlayacaktır.
e- Özellikle ana arterler dışında kalan bölgelerde kalan duraklarda,
görme engellinin gelen otobüsleri kolayca tanıyabilmesi için bazı
teknikler geliştirilebilir. Örneğin Otobüs durağı ile otobüsler
arasında, köprü otomatik geçiş sisteminde olduğu gibi elektronik
bağlantı kurulabilir. Otobüs ve durağın 50-100 mt. Gerisine monte
edilecek manyetik bir cihaz (alıcı-verici) yardımı ile durağa gelen
otobüsün hangi yöne gittiğini yine durakta bulunan bir mini hoparlör
ile seslendirilmeli. Böylelikle görme engellinin bineceği otobüsü
daha kolay bulması sağlanmalıdır. Bu fazla masraf gerektirmeyen basit
bir yöntemdir. Üstelik bu hizmetten yaşlı kişilerle, okur-yazar
olmayan kişilerde faydalanabilir.
18- Otobüs Durakları
görme engellilerin bastonlarıyla ve ayaklarıyla hissedebilecekleri
şekilde zemini kaldırımdan farklı olmalıdır.
19- Tren, tramvay ve metroda görme engellinin, bineceği kapıyı kolayca
bulabilmesi için kapılara sesli sinyalizasyon yapılmalıdır. Ya da
aracın belirli bir yerde durması sağlanarak açılan kapıya kadar olan
kısımda zemin farklı olmalıdır. Örneğin;zemin düz ise, istasyona yada
durağa girişten veya merdivenden inişten itibaren kapının önüne kadar
olan kısım tırtırlı olabilir. Bu, görme engellinin farklı zemini takip
ederek kapıyı kolay bulmasını sağlayacaktır.
20- Metroda sarı çizgi bastonla tanınabilecek şekilde tırtırlı ve
55-60 cm genişliğinde tutulmalıdır.
21- Vapurlarda yolcuların inip-binme yerlerinin her iki tarafına sesli
sinyalizasyon konulmalıdır. Ayrıca ortopedik engellilerin rahat
inip-binmeleri için mekanik olarak vapura yanaşan iskeleler
yapılmalıdır.
22- Kalkacak yada yanaşacak olan vapurlar bir başka vapura değil
mutlaka iskeleye yanaşmalıdır.
23- Engelliler belediyeye ait ulaşım araçları, vapurlar, trenler ve
uçaklardan ücretsiz, refakatçileri ise % 50 indirimli
yaralandırılmalıdır.
24- Bütün bunlarla birlikte trafik görevlileri, yol ve kaldırım yapım
ve onarımında çalışanlar, vapur, metro, tren, belediye otobüsü
çalışanları ile konuyla ilgili herkesin sık sık engellilerle ilgili
eğitim seminerlerine katılmaları sağlanmalıdır.
25- En önemlisi toplumun engellilere karşı davranışları
konusunda bilgilendirme proğramları hazırlanmalı ve televizyon, gazete
ve broşürler aracılığıyla yayınlanmalıdır. Yukarıdaki uygulamaların
bir çoğu bu şekilde başarıya ulaşabilir. |