|
|
Otizm Üzerine
Sorular ve Kısa Cevaplar
Doç. Dr. İsmail Tufan
Akdeniz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
itufan@akdeniz.edu.tr
Hangi yaşta başlar?
Genellikle üç yaşından önce meydana gelen bir hastalıktır.
En önemli belirtileri hangileridir?
İlişkiler önemli ölçüde aksar, 2 otistik çocuktan 1’i ömür boyu
konuşmayı öğrenemez, etkinlik ve ilgi alanları kısıtlıdır,
Çevresindeki insanların varlığından haberdar değildir, başkalarına
birer eşya gibi davranır, üzüntülü olduğu anlarda anormal avuntu
biçimlerine başvurur, mesela hep aynı kelimeyi sürekli tekrar eder.
Konuşma tarzı anormaldir ve dikkat çeker, özellikle ses tonu ve
yüksekliği, vurgulama, konuşma hızı ve ritmi normal değildir,
monoton tarzla konuşur, cümle kurarken soru sorar gibi veya yüksek
ses tonuyla konuşur, başkalarından duyduğunu aynı söz ve ses tonuyla
tekrar eder, örneğin televizyonda izlediği reklamları sürekli
tekrarlar, “ben” yerine “sen” kelimesini kullanır; örneğin “ben kek
istiyorum” yerine “sen kek istiyor musun?” der.
Otistik çocuklarda zekâ noksanlığı var mı?
Bu konuda farklı iddialar var. Otistik çocukların bazıları normal
bir insanın yapamadıklarını da yapabiliyor. Özellikle müziğe ve
matematiğe yatkın olanları var. Bazıları kitap bile yazdı. Çalışma
hayatında çok başarılı olan otistiklerin sayısı az değil. Buna
rağmen birçoğunda zeka noksanlığı gözlemleniyor. Bu tezatlığın
sebepleri hakkında çeşitli teoriler var, ama hiçbiri kesin olarak
bir açıklık getiremiyor. Otizm hakkında bir tek kitap okunursa olayı
anladığınızı zannedersiniz, ikinci okuyunca şüphelenirsiniz, bir
kitap daha okursanız kafanız iyice karışır. Yazarın görüşlerine göre
otizm karşınıza apayrı bir hastalık olarak çıkar.
Otizm ile ilgili istatistikler ne diyor?
Otizm hakkındaki istatistikler arasında kısmen benzerlik, kısmen de
farklılıklar var. Bazı bilim adamları 10-14 yaş grubunda
otistiklerin oranını 4/1000 olarak veriyor. Toplam nüfusta 2/1000
oranına sahip oldukları söyleniyor. Okul çağına gelmiş çocuklar
arasında 4/9000 oranına sahip oldukları bir araştırmada tespit
edildi. 8-10 yaşlarında 10000 çocuk incelendikten sonra, 2/10000
oranında otistiklik tespit edildi.
Otizmin cinsiyetle alakası var mı?
Sebepleri üzerine kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, otizm en çok
erkek çocuklarda rastlanılan bir hastalıktır. Otistik çocukların
%75’i erkeklerden oluşur.
Otizmin sebepleri nelerdir?
Bu konuda da çeşitli fikirler ortaya atılıyor. Bazı bilim adamlarına
göre organik sebeplere dayanır, bazılarına göre ardında kalıtımsal
özellikler yatıyor, bazıları nörolojik bir hastalık olduğunu iddia
ederken, bazıları da “anne sevgisi” noksanlığına dayandırıyor ve
psikolojik bir rahatsızlık olduğunu belirtiyor. Dikkat çeken nokta
ise şu: Bilim adamlarının hepsi çarpıcı bulgu ve örneklerle, otizmin
sebeplerini görüşleri doğrultusunda kanıtlayabiliyor, ama kendi,
görüşünü ret edenlerinkinin yanlışlığını kanıtlayamıyor. Bu da
birbirinden farklı çok sayıda “sebepler” var, ama hangisinin kesin
olarak doğru olduğu aslında bilinmiyor.
Otizmi kim keşfetti?
Literatürde öncelikle Kanner adı geçiyor, ama Asperger’den de söz
ediliyor. Bu iki bilim adamı (biri Avusturyalı, diğeri Amerikalı),
birbirlerinden bağımsız olarak, bazı çocuklarda gözlemledikleri
davranışları “otistik” terimiyle tanımladılar. Yıl 1943 sonları veya
1944 başları olarak veriliyor. Daha çok Kanner, otizmi keşfeden
bilim adamı olarak anılıyor. Bugün literatürde Kanner sendromu ve
Asperger sendromu olarak iki ayrı otizm türünden söz ediliyor.
Asperger “otistik piskopat” terimini kullanırken, Kanner “erken
çocukluk dönemi otizmi” (infantil otizm) ifadesine yer veriyor.
Otizm tedavi edilebilir mi?
Bilim adamlarının birçoğuna göre otizm, kesin olarak tedavi
edilemeyen bir hastalık. Bunu öncelikle otizmin biyolojik ya da
nörolojk bir hastalık olduğunu belirtenler söylüyor. Otistik çocuk
annelerinin ya da terapistlerin yazdıkları bazı kitaplarda büyük
ölçüde normalleşen otistiklerden de bahsediliyor. Otistik çocukları
tedavi ettiğini söyleyen en ünlü isim “Bettelheim”. Bu bilim adamına
göre otizm psikolojik sebeplere dayanıyor ve “doğru” yöntemler
uygulanırsa, birçok otistik çocuk bu rahatsızlıktan
kurtarılabiliyor. Fakat Bettelheim’ın bu konuda yanıldığını belirten
bilim adamları var. Hatta Bettelheim, henüz hayattayken de bu konuda
sert eleştiriler almış. Daha önce de belirtildiği gibi, bu konuda da
klesin bir şey söylenemiyor. Özellikle terapi uzmanları pedagojik
yöntemlerle, otistik çocuklara bir hayli yardımcı olunabildiğine
dikkat çekiyorlar.
Otistiklerin en önemli özelliği hangisidir?
Başkalarıyla göz göze gelmekten kaçınırlar. Genel olarak bu kabul
edilir, ama bazı yazarlar bunun göreceli olduğuna dikkat çekiyorlar.
Otizm en erken kaç yaşlarında tespit edilebiliyor?
Otizmin tespit edilebilmesi, çocuk ancak 2 ile 3 yaşlarına
eriştikten sonra mümkün oluyor. Bazı bilim adamlarına göre daha
erken teşhis edilebilseydi, birçoğuna yardımcı olunabileceğini
belirtiyorlar. Bu yüzden en ufak bir şüphede çocuğun gözlemlenmesi
ve mümkün olduğunca erken bir uzmanın görüşlerine başvurulması salık
veriliyor. Uzman olarak doktorlar gösteriliyor. Fakat ender
rastlanılan bir hastalık olduğundan, doktorların birçoğunun otizmi
“tanımadığı” vurgulanıyor ve teşhislerde hata yapılabileceğine
dikkat çekiliyor. Teşhisi zor bir hastalık olmasından dolayı, bazen
teşhis süresi çocuk 5 yaşına gelinceye dek devam edebiliyor.
En çok hangi ebeveynlerin çocuklarında rastlanıyor?
Bazı bilim adamlarına göre otizm belli bir kesime özgü bir hastalık
türüdür. Daha çok entelektüel anne veya babanın çocuklarında
rastlanmasından dolayı, buna inanılıyor. Fakat son yıllarda bu
görüşe de karşı çıkılıyor ve otizmin, toplumun bütün kesimlerinde
görülen bir hastalık olduğu belirtiliyor. |
|
|
|
|