|
Eroin
Eroin ve Diğer Opiyatlar
Tarihçe
İsimlendirme
Opioid reseptörleri
Opioid İlaçlar
Opioidlerin merkezi sinir sistemi üstüne etkileri
Opioidlerin insanlarda oluşturduğu değişik etkiler
Opioidlerin mide-barsak sistemi üstüne etkileri
Opioidlerin diğer etkileri
Opioidlerin bazı klinik özellikleri
Neden eroin bağımlısı olunur
Bağımlılığı devam ettirici faktörler
Opioid yoksunluğu
Fiziksel bağımlılık
Opioid yoksunluğu tedavisi
Uzamış Yoksunluk
Tarihçe
* Opium, poppy (haşhaş, papaver somniferum) bitkisinden elde edilir ve en eski
ilaçlardan biridir.
* Eski Sümerler (IÖ 4000) ve Mısır’da (IÖ 2000) kullanılıyordu.
* Opiumun esas aktif içeriği morfin alkoloididir. 20’den fazla alkoloid vardır
(%10 morfin,%0.5 kodein, %0.2 tebain, papaverin vs)
* Bağımlılık yapmayan analjezik (ağrı kesici) üretmek amacıyla yapılan
çalışmalar sonucu opiyumdan morfin, kodein ve bunlardan üretilen ilaçlar ve
tebain kullanılarak üretilen bazı semisentetik ilaçlar üretilmiştir.
İsimlendirme
Opioid: Daha kapsamlı bir kavramdır. Opiyatlar (morfin, kodein, tebain) ve
morfin benzeri aktivitesi olan sentetik maddeler (metadon, fentanil, meperidin),
agonist/antagonistler, parsiyel agonistler ve endojen opioid peptitler buna
dahildir.
Endojen opioid peptitler: 1. Endorfinler, 2. Enkefalinler, 3. Dinorfinler
Morfin prototip opiyattir ve bir çok opiyatın öncülüdür: eroin (diasetilmorfin),
oksimorfon, hidrokodon, oksikodon, kodein (metilmorfin)
Tebain nalakson, etorfin ve oksikodonun öncülüdür.
Opioid reseptörleri:
* Mu: duygudurum düzenleme, pekiştirme mekanizmaları, solunum baskılanması,
ağrıyı giderme (analjezi),
* Delta: Gastrointestinal (mide-barsak) sistem , Endokrin sistem
* Kappa: Endokrin sistem, ağrı uyarımı (aversif etkili)
* Sigma (?) Opioid reseptörü olduğu tartışmalıdır, çünkü Nalaksondan (opioid
antagonisti) etkilenmez. Uyarıldığında disfori ve halusinasyon yapar.
Opioid Reseptör alt tipleri ve etkileri:
mu1: supraspinal analjezik etki
mu2: spinal anestezi, GI motilite (mide-barsak hareketi), solunum
delta2 ve kappa1: spinal anestezi
delta1 ve kappa3: supraspinal anestezi
delta2 : beyinde aneljezik etki
Reseptör yerlesimi:
Opioid reseptörleri beyin, spinal kord, mide-barsak sistemindeki nöral
pleksuslarda, otonomik sinir sisteminin diğer yerlerinde ve ak yuvarlarda
bulunur. Dolayısıyla opioidlerin etkileri çok yaygındır.
Opioid İlaçlar:
Agonist: Opioid reseptörlerine bağlanıp aktive edenler
Antagonist: Opioid reseptörlerine bağlanan, ancak aktive etmeyenler
Opioidler (fentanil, nalakson, buprenorfin), reseptör afiniteleri ve intrinsik
aktiviteleri yönünden farklılıklar gösterir
Opioidler:
1. Saf agonistler
a. Morfinanlar: Levo-dromoran
b. Fenilpiperidinler- piperidinler: meperidin, fentanil
c. Metadon: LAAM ( L-alfa-asetilmetadol ), Propoksifen
2. Agonist-antagonistler: Pentazosin, Nalbufin, Butorfanol, Meptazinol
3. Parsiyel agonistler: Buprenorfin
4. Saf antagonist : Nalokson, naltrekson, Nalmefen
Opioidlerin merkezi sinir sistemi üstüne etkileri (mu reseptörü
üstünden):
* Analjezi (ağrı kesici)
* Sakinlik (lokus serelousun inhibisyonu ile)
* Öksürük refleksinin baskılanması
* Bulantı, kusma
* Solunumun baskılanması
* Miyosis (göz bebeklerinin genişlemesi)
* Isı regülasyonunda değişiklikler
* GRH (gonadotropin releasing hormon)’da azalması ® LH&FSH azalması ®
Testesteron’da azalma ve adet düzensizlikleri
* CRF (kortikotropin releasing faktör)’de azalma ® ACTH’da azalma ® kortizol’de
azalma (antianksiyete etkisi)
Opioidler insanlarda değişik etkiler olusturur:
Bağımlılarda öfori (high) yaparken, bazı kisilerde konfüzyon, sersemlik yapar.
‘Flash’, ‘rush’ : merkezi sinir sisteminde opioidlerin keskin ve hızlı artışı
ile oluşan hoşnutluk verici duyguya bu ad verilir. Bağımlılar tarafından orgazma
benzetilir.
Opioidler depresyon, anksiyete, öfke ve paranoid düsünceleri azaltabilir.
Opioidlerin gastrointestinal sistem (mide-barsak sistemi) üstüne etkileri
(mu reseptörü üstünden):
Antidiyareik (ishal giderici) etkisi, barsak hareketlerinin azalmasına bağlıdır.
Bu etkisiye tolerans gelismez. Yani opioid bağımlılarında ya da metadon
kullananlarda sürekli kabızlık olur.
Bu etkisi için kullanılan opioid ilaçlar:
- Difenoksilat-Lomotil
- Loperamid (merkezi sinir sistemine geçmez)
Opioidlerin diğer etkileri:
* Morfin antihistaminiktir, ciltte vazodilatasyon ve kaşıntı (tipik burun
kaşıma) yapar.
* Mesanede sfinkter tonusunu arttırır, miksiyon (işeme) refleksini bastırır.
Böylece idrar retansiyonuna (idrar yapamama) neden olur.
* Meperiden (Demerol), grand mal epileptik nöbete neden olabilir. Böbrek
yetmezliğinde vücutta birikebileceği için bu etki önemlidir.
* Morfin, safra yollarındaki Oddi sfinkterini kasarak sarılığa neden olabilir
ancak meperidin (Demerol) bunu yapmaz.
Opioidlerin bazı klinik özellikleri:
* Morfin glukronize olur, metaboliti aktiftir, böbrekten atılır. Böbrek
yetmezliğinde vücutta birikir.
* Eroin (diasetil morfin) prodrog (öncül ilaç)’dır. Yağda çözünürlüğü morfinden
fazladır, hızla beyne girip 6-mono-asetil-morfine dönüşür. İdrarda morfin olarak
atılır. Histamine benzer etkisi daha azdır.
* Kodein (3-metoksi-morfin) da prodrogdur (öncül ilaç). Ağızdan alındığında
karaciğerde fazla metabolize olmaz (yıkılmaz). Vücutta morfine çevrilir.
Neden bağımlı olunur?
1.Tekrarlayıcı kullanım, fiziksel bağımlılık ve yoksunluk yapar. Tekrarlayıcı
kullanım endojen opioid sisteminde (sinir sisteminde doğal olarak bulunan
opioidlerde) kalıcı değişiklikler yapar. Eroin bağımlıları onu sevmez ama
isterler ve onsuz yaşayamazlar.
2. Beyindeki “ödül yolu” üzerindeki pekiştirici etkisi biyolojik olarak, verdiği
haz psikolojik olarak yeniden kullanmayı sağlar. Eroin herkesde öfori (coşku)
yapmaz. Bu özellik (yani opioid deneyiminden haz almak) bağımlılığa yatkın
olmayı gösterir, psikopatoloji ile ilgili olabilir, endorfin (sinir sisteminde
doğal olarak bulunan opioidlerin) eksikligine bağlı olabilir.
3. Self medikasyon: depresyon, anksiyete gibi yaşantıları kontrol etmek için
başlayan ama sonra bırakamayanlar da vardır.
Devam ettirici faktörler:
Çevresel ip uçları (kullanımı hatırlatan şeyler) ve hüzün, öfke, sıkıntı vb
içsel duygu durumları öğrenilmis ve şartlanılmış aş ermeye (craving) yol açar.
Çrneğin bir şırınga görmek ya da sıkıntı hissetmek eroin kullanmak için büyük
bir istek doğurur.
Opioid yoksunluğu:
Opioid yoksunluğu belirtileri:
(En az 3 tanesi bulunmalı)
1. Disforik mood (sıkıntılı, hüzünlü duygu hali)
2. Bulantı ya da kusma
3. Kas ağrıları
4. Göz yaşarması, burun akması
5. Pupiller dilatasyon (göz bebeklerinde genişleme), piloereksiyon (tüylerin
dikleşmesi), terleme
6. Diyare (ishal)
7. Esneme
8. Ateş
9. İnsomni (uykusuzluk)
Yoksunluğun subjektif (öznel) belirtileri daha erken başlar. Bunlar anksiyete,
aş erme, depresyon, irritabilite (huzursuzluk), kas krampları, sırt ağrısı,
kemik aşrısı, genel disforidir.
Tipik yoksunluk morfin ve eroinde son kullanımdan 8-12 saat sonra başlar, 48
saat sonra max düzeyine ulaşır, 5-7 günde azalarak biter.
Fiziksel bağımlılık:
* Tedavi dozlarındaki (15-30 mg) tek bir doz morfin bile toleransı olmayan bir
kişide düşük bir derece de olsa fiziksel bağımlılık yapabilir ve Nalakson
(opioid antagonisti) verilmesiyle yoksunluk ortaya çıkar.
* Daha önce fiziksel bağımlılığı olup detoksifiye olmus fareler tekrar eroine
maruz bırakılınca daha kolay bağımlı olurlar. Bu da bir kez eroine bağımlı
olanların bundan mutlak olarak uzak kalması gerektiğini desteklemektedir.
* Bağımlılarda tolerans çok çabuk gelişir.
Opioid yoksunluğu tedavisi:
* Antipiretik ve analjezikler (ateş düşürücü ve ağrı kesiciler)
* Benzodiyazepinler: özellikle uyku için, alternatif olarak amitriptilin
(Laroxyl) vb sedatif ilaçlar verilebilir.
* Klonidin: Noradrenerjik deşarjı azaltmak için kullanılır. Objektif bulgu varsa
baslanmalıdır, Günde 4 kez 0.2 mg, birkaç gün devam edilir, 2 haftada azaltarak
kesilir.
* Metadon: Günde 20-40 mg verilerek başlanır. Bir hafta ya da bir ayda azaltarak
kesilir. Metadon detoksifikasyonu uzatır.
* Ultrahızlı detoksifikasyon: Saatler süren genel anestezi altında bol sıvı ve
Nalakson verilerek yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkarılması ve hızlı bir
şekilde geçirilmesi sağlanır.
Son yıllarda ABD’de popüler olan bu yöntem oldukça tartışmalıdır. Çünkü bu işlem
akut yoksunluk belirtilerini giderse de anestezi sonrası subakut belirtiler uzun
süre devam eder. En önemlisi de yoksunluk tedavisi eroin bağımlılığının tedavi
edilmesi demek değildir.
Uzamış Yoksunluk:
Görünen ve ölçülebilir yoksunluk belirtileri ortadan kalktıktan çok sonra bile
bağımlılar ‘normal hissetmeme’den depresyona kadar değişen istenmeyen duygular
yaşarlar. Bunun antisosyal kişilik bozukluğu, depresyon gibi altta yatan
psikopatolojiden ayırımı önemlidir.
Kaynak:
Doç. Dr. İlhan Yargıç
İstanbul Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Çapa, 34390 İstanbul, TR
Tel: 212 534 0050 Dahili 2495
www.alkolmadde.com
|