|
|
CEREBRAL PALSY
REHABİLİTASYONUNDA “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"
ASLI DİNÇMAN ERTUNA
GİRİŞ
Özür grupları arasında, özel eğitim ve rehabilitasyon açısından en büyük
sorunları yaşayanlar, Cerebral Palsy (CP)'liler ve yakınlarıdır. Bu
gerçeğin birçok nedeni olmakla birlikte, Cerebral Palsy’lilerle
ailelerinin zihinsel, psikolojik, fiziksel ve sosyo-kültürel
boyutlardaki varoluş standardının yükseltilemeyişi ve söz konusu
kişilerin kendi gerçekleriyle özdeşleşemeyişinin temel nedeni;
GERÇEKÇİLİKLE DESTEKLENEN BİR İDEALİZMLE PROGRAMLANAMAYAN CP
REHABİLİTASYONUNUN; KENDİSİNİN, AİLESİNİN, YAŞAMIN VE TOPLUMUN
CP’LİDEN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAYAMAMASIDIR.
Oysa bilim dünyası Cerebral Palsy ile ilgili değerli bilgilere sahiptir.
Özel eğitim ve rehabilitasyonun yanı sıra, medikal tedavi ve cerrahi
yardımlar ile, CP’li insanların daha iyi koşullarda yaşamaları
sağlanmaktadır. Öyleyse, NEDEN CEREBRAL PALSY'LİLER YETERİNCE AKTİF
OLAMAMAKTA; AİLE İÇİNDE, YAŞAMDA, TOPLUMDA, HATTA KENDİ
BENLİKLERİYLE İLİŞKİLERİNDE DAHİ ÇETİN SORUNLARLA MÜCADELE ETMEK
ZORUNDA KALMAKTADIRLAR?
Karşımıza çıkan gerçek soru şudur: Cerebral Palsy rehabilitasyonu, CP’li
ve ailesinin gereksinimlerini neden karşılayamamaktadır?
Bu soruya iki şekilde yanıt verilebilir::
1. Cerebral Palsy, çok komplike ve genellikle ağır klinik tablolar
oluşturan bir rahatsızlık olduğundan, yapılabilenler sınırlıdır.
Yaşanan sorunların kaynağı da, klinik tablonun ağır oluşudur.
2. Cerebral Palsy rehabilitasyonuna ilişkin, bilinenler yeterli değildir;
çok boyutlu ve farklı gerçekler de vardır.
Ben bir Cerebral Palsy'li olarak (“Quadriplegie – Miks Tip”) 1996
yılından bu yana, aynı özelliği paylaştığım kişilerin yaşam
kaliteleriyle ilgileniyorum. Gözlemlerim ve bizzat ağır derecede
CP’li oluşumdan kaynaklanan yaşam deneyimlerim sonucunda, Cerebral
Palsy’nin ne kendisinin, ne tedavisinin, ne de onunla yaşamanın,
“ÇÖZÜMSÜZ BİR SORUN OLMADIĞI” bilgisini kazandım. Öyleyse Cerebral
Palsy'nin idealist ve gerçek anlamda rehabilitasyonunu
olanaksızlaştıran, başka etkenler vardır...
Mantığım beni ilk olarak, her çocuğun yaşamında olduğu gibi Cerebral
Palsy'liler için de büyük önem taşıyan “AİLE”ye götürdü. Rehabilite
edildiğim, gönüllü görevler üstlendiğim ya da sadece bağlantı
kurduğum çeşitli merkezlerdeki aileleri inceledim. Gözlemlerimi,
kendi düşüncelerimle birleştirerek, CP’lilere yaklaşımda “YEDİ TEMEL
TUTUM” belirledim..
“YEDİ TEMEL TUTUM” sadece Cerebral Palsy'lilerin aile içi ilişkileriyle
sınırlı değildir. Bizlerle ilgili her alanda, kitabımda açıkladığım
bu yedi temel yaklaşım geçerlidir ve yaşantımızı yönlendirmektedir.
Dolayısıyla, “YEDİ TEMEL TUTUM”U ÖZÜMSEMEDEN, CEREBRAL PALSY
REHABİLİTASYONUNUN DA SAĞLIKLI, GÜÇLÜ TEMELLERE OTURTULMASI VE
İDEALİST OLARAK, İDEALE ULAŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.
HER KONUDA OLDUĞU GİBİ, “YEDİ TEMEL TUTUM”DA DA TEK BİR DOĞRU VARDIR:
İDEAL YAKLAŞIM, “BENİMSEME”... Ben, annem tarafından, “BENİMSEME”
ile yetiştirilme şansına sahip bir CP’liyim. Ancak, ne yazık ki,
bugüne dek Cerebral Palsy'liler “BENİMSEME” ile yetiştirilmek bir
yana, onlara “BENİMSEME MANTIĞI" ile dahi yaklaşılamamıştır. Çünkü,
CP’LİLERLE BİRE BİR ÖLÇEKTE VE DOĞAL ETKİLEŞİM KURULAMADIĞI İÇİN
KEŞFEDİLEMEYEN “CEREBRAL PALSY'YE İLİŞKİN YAŞAMSAL BOYUT”UN YERİNİ
TUTAN SAPLANTI VE YANILGILAR NEDENİYLE OLUŞAN “ALIŞILMIŞ SPASTİK
KALIPLARI" (1) VARDIR.
“ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI", yalnızca aileyi değil, tüm insanlığı
kuşatmıştır. Dolayısıyla bu makalenin konusu olan, Cerebral Palsy
özel eğitim ve rehabilitasyonunu da direkt olarak etkiler ve hem
uzmanların, hem ailenin, hem de toplumun CP’ye ve CP’li insanlara
yaklaşımını yönlendirir.
Ben bu çalışmamda, CEREBRAL PALSY REHABİLİTASYONUNDA “ALIŞILMIŞ SPASTİK
KALIPLARI"NIN YERİNİ VE CEREBRAL PALSY'LİLERİN YAŞAMLA
ÖZDEŞLEŞMELERİNE ETKİLERİNİ açıklamaya çalıştım.
İlgililere, yaşam deneyimine dayanan, gerçekçi bir kaynak sunabildiğime
inanıyorum.
ASLI DİNÇMAN ERTUNA
İZMİR, 2002
CEREBRAL PALSY REHABİLİTASYONUNDA KABUL EDİLEN TEMEL BAKIŞ
AÇILARI ve “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"
“SPASTİK KİME DENİR?” başlıklı broşürü(1) incelerken, arka kapakta
yer alan şu ifadeler dikkat çekiyor:
“BU ÇOCUKLAR BİZİM ÇOCUKLARIMIZDIR ONLAR İÇİN NE YAPMALIYIZ?
Unutmayınız ne kadar erken başvurursanız o kadar çok yarar
sağlayabilirsiniz. Uzmanların ya da sizin şüphe ettiğiniz durumlarda
merkezimize ya da merkezlere başvurunuz.
Oturmasını, başını dik tutabilmesini, ya da emeklemesini, yürümesini,
konuşmasını beklediğiniz aylarda, çocuğunuz bunları yapamıyorsa bir
gelişme gecikmesi var demektir.
Böyle çocukların erkenden tedaviye alınmaları onlarda gecikmiş gelişmeyi
hızlandıracak ve beceriler kazandıracaktır.
Tedavi, bu çocuklar için rehabilitasyon ve eğitim demektir.
Rehabilitasyon kelimesini belki daha önce duymadınız.
Bu kelime öğretim ve içgüdü kazandırma metotları ile, hareket ve
egzersizlerle çocuğa kötü durumunu ve hareket edemeyen organlarını
nasıl kullanabileceğini öğretmek anlamına gelir.
İyi hareket ettiremediği organlarını nasıl kullanabileceğini öğrenen
çocuk yeni yetenekler kazanabilir.
Vücut eğitiminin yanı sıra, zihinsel eğitim programları içine de alınan
yeni beceriler gelişir.
- Bütün bu çalışmalar bir ekip işidir.
- Bu ekipte kimler bulunur:
- Çocuğunuzu eğitecek, zihinsel gelişimini ve hareket yeteneklerini
arttıracak uzmanlar şunlardır. Doktorlar, fizyoterapistler, eğitimci
ve öğretmenler, psikologlar, pedagoglar, sosyal hizmet uzmanları,
spor öğretmenleri, konuşma tedavisi uzmanları, hemşireler.
- Bu uzmanlar topluluğuna, böyle bir merkezin güzel çalışması için
gerekli insanları yani yöneticileri, sekreterleri, yardımcı hizmet
elemanlarını, teknik bilgiye sahip uzmanları eklerseniz ne kadar
önemli bir görevli topluluğuna ihtiyaç olduğu ortaya çıkar.
Bütün bu saydıklarımız size yardım içindir. Bu merkeze sahip
çıkmalısınız, üye olmalısınız ve çalışmalara katılmalısınız.”
Yukarıdaki alıntı, aileler için hazırlanmış bir broşürdendir. Cerebral
Palsy rehabilitasyonunun aileye nasıl yansıtıldığını, en basit
şekilde sergilemek açısından da, mükemmel bir örnektir.
Aileye verilen mesajlara dikkat edilirse, Cerebral Palsy'lilerden
beklentilerin ne kadar sınırlı olduğu da açığa çıkar. İlerleyen
sayfalarda değinilecek nedenlerle, CP’lilerle ilgili hiçbir ideal
belirlenememekte ve Cerebral Palsy'lilere, dolayısıyla da topluma
başlı başına bir YAŞAM armağan edecek olan REHABİLİTASYON dahi,
“Gecikmiş gelişmeyi hızlandırma” ve “Beceri kazandırma”(1) ile
sınırlanmaktadır. Bilimin, Cerebral Palsy rehabilitasyonuna, aileye
aktarılanlardan çok daha geniş kapsamlı baktığı ve özel
eğitim/rehabilitasyon sırasında uzmanların özürlüye daha idealist
yaklaşacakları varsayılsa da, aileye verilen mesaj budur. Çocuğu
gerçek anlamda yetiştirenler de, rehabilitasyon ekibi değil,
ailedir...
Alıntıda, sondan bir önceki cümle özellikle çok çarpıcı ve
düşündürücüdür: “BÜTÜN BU SAYDIKLARIMIZ SİZE YARDIM İÇİNDİR.”
Böyle bir ifadenin içerdiği, ancak ne yazık ki, uzmanların dahi
farkında olmadıkları alt mesajı kavramak, “ALIŞILMIŞ SPASTİK
KALIPLARI"nı (ASK)(2) bilenler için hiç de zor değildir: Amaç,
Cerebral Palsy'lileri sağlıklı, doğal, mutlu, üretken ve
olabildiğince özgür/bağımsız bireyler olarak; kendileri, çevreleri
ve yaşamla barışık yetiştirmek değil, sadece (Hastalık ve hastanın
yükünü azaltmak için) aileye yardım etmektir... Aksi takdirde, bu
cümle şöyle kurulurdu: BÜTÜN BU SAYDIKLARIMIZ, GELECEĞİMİZ OLAN
ÇOCUKLARIMIZI, KENDİ GERÇEK POTANSİYEL VE KAPASİTELERİNİ ESAS
ALARAK, ÖNCELİKLE RUHSAL AÇIDAN SAĞLIKLI BİREYLER OLARAK YETİŞTİRMEK
VE YAŞAMIN HER ALANINDA, YARINLARA HAZIRLAMAK İÇİNDİR.
Çalışmama neden bu kadar basit bir alıntıyla başladım? Ben, HERHANGİ BİR
KONUYA YAKLAŞIMIMIZIN EN BASİT ŞEKLİNİN, O KONUDAKİ DÜŞÜNCELERİMİZİN
ÖZÜNÜ OLUŞTURDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. Özelikle de Cerebral Palsy ile
ilgileniyorsak, elimizdeki bilimsel veri, teknik ve materyaller ne
kadar çok ve nitelikli olursa olsun, öze indiğimizde
yapabileceklerimiz; CP’ye ve CP rehabilitasyonuna ilişkin günümüze
dek süregelen temel kabullerin etkisinde kalarak CP’yi ve CP’lileri
nasıl algıladığımızla sınırlı ve bağlantılıdır.
Türk Spastik Çocuklar Derneği’nin hazırladığı bir başka broşürde, şu
cümleye de rastlıyoruz:
“Spastikler Derneği (Spastics Society = Spastikler Sosyetesi =
Spastikler Cemiyeti) adı ile 1952’den beri dünyanın başka
ülkelerinde tıbbi araştırmalarla bu faciayı önlemeye ve bu durumda
doğmuş bulunanların bakım ve tedavisi için çareler bulmaya gayret
etmektedir.”
Özellikle, “Facia” ve “Çare” sözcüklerine dikkat edelim. CEREBRAL
PALSY'NİN BİR “FACİA” YA DA, “ÇARE BULUNMASI GEREKEN BİR DERT”
OLARAK KABUL EDİLMESİ DE, CP’Lİ İNSANLARIN REHABİLİTASYONUNUN
İDEALİZMLE PROGRAMLANMASINI VE YAŞAMLA ÖZDEŞLEŞMELERİNİ
OLANAKSIZLAŞTIRMAKTADIR.
Şunu kabul etmeliyiz ki, günümüzde Cerebral Palsy'lilerin, “İyi-kötü
yaşatılacak ama kimseye yararı olmayacak hastalar” oldukları
varsayılmakta, rehabilitasyon da doğal olarak bu temel üzerine
kurulmaktadır. Bu durumda, çocukta varolabileceği kabul edilen
yetenekler de, genel mesajların karamsarlığı ve örtülü umutsuzluğu
arasında kaybolur. ZATEN, AİLENİN BÖYLESİNE “FECİ BİR HASTALIK”
TABLOSU KARŞISINDA ÇOCUKTAKİ OLUMLU ÖZELLİKLERİ DİKKATE ALMASI,
BÜYÜK BİR MUCİZEDİR...
Peki, uzmanların elinde pek çok bilimsel veri, geliştirilmiş ve daha da
geliştirilebilecek metot, materyal ve yeterli olmasa da, eleman
varken, Cerebral Palsy rehabilitasyonunun temel bakış açılarının
böylesine çaresiz ve idealsiz olması neye dayanıyor?
CEREBRAL PALSY REHABİLİTASYONUNU, BİLİMSEL VERİLERDEN, UZMANLARIN BİLGİ
VE BECERİLERİNDEN, AİLEDEN, HATTA CP’NİN KENDİSİNDEN BİLE DAHA ÇOK
ETKİLEYEN VE CEREBRAL PALSY'LİLER İÇİN BELİRLENEBİLECEK, EVRENSELLİK
TEMELİNE DAYALI İDEALLERİ SIFIRLAYAN TÜM SAPLANTILARIN ÖZÜ OLAN BİR
REALİTE VARDIR: “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"...
“ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI", Cerebral Palsy'lilerle doğal, açık,
içten ve çok boyutlu iletişim kurulamaması sonucunda geçmişten
bugüne dek süregelen önyargı, varsayım + saplantılarla oluşan ve
öncelikle özürlüyle ailesinin, daha sonra da, (toplum da dahil olmak
üzere) onlarla ilgili her şeyin kalıplaşmasına yol açan, dinamik bir
mekanizmadır.(1)
Bu önyargı ve saplantılar zinciri, Cerebral Palsy'lilerin yanlış
tanınarak, bilinçsizce algılanmalarına ve gerek ailelerine, gerekse
topluma, benimsenmelerini olanaksızlaştıracak şekilde
yansıtılmalarına yol açmıştır. Bununla birlikte, ASK’nın oluşumunda
hiç kimse suçlu değildir. Çünkü, genelden farklı olan/görünen, ya da
ne yapılabileceği bilinmediği için çaresizlik duyulan her şeye
yaklaşım aynıdır. Dolayısıyla da, “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"
teriminde, ortadaki kelimeyi değiştirdiğimizde dahi, sonuç ve
kavramın gerçekliği etkilenmez. Konumuz kalıplar, sadece spastiklere
değil, yaşamdaki her olguya uyarlanabilir. Kısacası ASK, İNSANLIĞIN
HENÜZ BİLİNCİNE VARILMAMIŞ, EN ÖNEMLİ VE TEMEL SORUNLARINDAN
BİRİDİR.
DEĞERLİ İSTİSNALAR DIŞINDA, GÜNÜMÜZDE CEREBRAL PALSY VE CEREBRAL
PALSY'LİLERE İLİŞKİN TÜM DÜŞÜNCE, UYGULAMA VE BAKIŞ AÇILARI,
“ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"NDAN ÇEŞİTLİ DERECELERDE ETKİLENMİŞTİR.
Ne var ki, yapmamız gereken, Cerebral Palsy'ye ilişkin yanılgıları
birilerine fatura etmek değil, ASK’nın yapısını kavrayarak,
gelişmesini engellemek ve nihayet onu yok etmektir. Bu konuda, iki
temel kaynağımız vardır: CEREBRAL PALSY'LİLER ve ideal yaklaşım,
“BENİMSEME”...
Bugüne dek “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nın, Cerebral Palsy'lilerin ve
yakınlarının tüm yaşamına, özellikle de rehabilitasyonuna verdiği
zararın fark edilemeyişi, aşağıdaki nedenlere bağlıdır:
• Cerebral Palsy çok boyutlu bir özür olduğu için, “Hasta” kabul edilen
CP’lilerin kendi gerçekleri içinde, herkes kadar sağlıklı, mutlu,
başarılı, üretken ve doyumlu yaşayabilecekleri fark edilememektedir.
• İdeal yaklaşım “BENİMSEME” yaygın olmadığı için, sağlıklı bireyler
olarak yetişen Cerebral Palsy'lilerin toplum dinamiğinin parçası
olmalarının yanı sıra, ona katkıda dahi bulunabilecekleri
düşünülememektedir. Çünkü, bu konuda somut örnekler yoktur.
• Ailenin etkisinde olduğu, “BENİMSEME” dışı yaklaşımlar ve toplumun
bilinçsizliği, Cerebral Palsy'lilerin varolana ilave özürler
edinmelerine yol açmaktadır. Üstelik, bu hastalıklı yaklaşımlar,
diğer deyişle, ASK nedeniyle CP’lilerde oluşan yetersizliklerden
Cerebral Palsy sorumlu tutulmakta, dolayısıyla, “ALIŞILMIŞ SPASTİK
KALIPLARI"nın varlığı gizli kalmaktadır.
• Aile içinde, rehabilitasyonda ve toplumda, zihinsel boyut ön plana
çıkarılmadığı için, CP’liler gerçek potansiyellerini kullanamamakta,
dolayısıyla da, “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nda tarif edildikleri
gibi yetişmektedirler. Böyle olunca da uzmanlar ASK’nın gerçek
yüzünü görememektedirler.
• ASK, Cerebral Palsy'lilerle gerçek anlamda etkileşimi olanaksız hale
getirir. Bu da, spastik çocuğun/gencin, “İlkel, basit, çaresiz ve
gereksiz” bir yaşam sürdürdüğünün zannedilmesi sonucunu doğurur.
Böyle bir “Varlık” için de, “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nda
öngörülenden daha yüksek standartta yaşam hedeflenemez.
• ASK’nın kifayetsizliğini kamufle eden baş kahraman “KABULLENME TUTUMU”
ile büyüyerek, belirli bir düzeye getirildikleri zannedilen Cerebral
Palsy'lilerin, aslında ne kadar hastalıklı, bağımlı ve mutsuz
oldukları anlaşılamamaktadır.
• “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI", Cerebral Palsy'lilerden yetersiz ya da
aşırı beklentiler içine girilmesine yol açmaktadır. Bu beklenti
karmaşasına uyum sağlayamayan özürlünün gelişimindeki yavaşlık ve
dalgalanmalar ise, yine Cerebral Palsy'ye yüklenmekte ve ASK
nedeniyle ideal zannedilen sağlıksız yaklaşımların farkına
varılamamaktadır.
Yukarıdaki nedenleri incelediğimizde, karşımıza bir gerçek daha
çıkmaktadır:. ”ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"NIN DIŞA YANSIYAN
BOYUTUYLA ÖZÜ ARASINDA ÇELİŞKİ VARDIR. Diğer deyişle, onun özü,
“Cerebral Palsy'lilerin hiçbir işe yaramayacaklarını” savunurken;
sözü, “Cerebral Palsy'liler için bir şeyler yapılabileceğini”
söyler.
Bu çelişkinin nedeni de, Cerebral Palsy'lilerle ilgili gerçekçi
ideallerin olmayışıdır. “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"NDAN ETKİLENEN
CEREBRAL PALSY REHABİLİTASYONUNUN TEK HEDEFİ, SUÇLULUK DUYGUSUNDAN
KURTULARAK, MANEVİ DOYUM SAĞLAMAKTIR. Dolayısıyla da ASK’nın
kaçınılmaz sonucu, UMUTSUZLUKTUR.
GÜNÜMÜZDE, CEREBRAL PALSY'LİLERİN KAYDETTİKLERİ GELİŞMELER YAPAY VE
ALDATICIDIR. Çünkü, “BENİMSEME” OLMADIĞI SÜRECE, CP’LİLERLE
YAKINLARININ DOĞAL, MUTLU, BAŞARILI, ÖZETLE, DOYUMLU YAŞAMALARI
MÜMKÜN DEĞİLDİR.
AYRICA “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI", CEREBRAL PALSY'LİLERİN ÇEŞİTLİ
DERECELERDE ZİHİNSEL ENGELLİ OLARAK YETİŞMELERİNE YOL AÇAR.
GÜNÜMÜZDE, ZEKA YETERSİZLİĞİ GÖSTEREN BİRÇOK CEREBRAL PALSY'Lİ DE,
CP DEĞİL, ASK NEDENİYLE BU DURUMDADIR.
Aşağıda, “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nın temel bakış açılarından
bazıları ve Cerebral Palsy rehabilitasyonuna ilişkin genel kabulleri
maddeler halinde sıralanmıştır: (1)
• CEREBRAL PALSY’LİLER NORMAL DEĞİLDİRLER.
• CEREBRAL PALSY'Lİ ÇOCUK, NORMAL BİR ÇOCUĞUN GELİŞME TARZINI TAKİP
EDEMEZ.” (Bu ayrım, araştırdığım her kaynakta sürekli olarak
vurgulanıyordu.)
• CEREBRAL PALSY'LİLER, KORUNMAYA MUHTAÇ VARLIKLARDIR.
• CEREBRAL PALSY'LİLERLE DOĞAL İLETİŞİM KURULAMAZ
• CEREBRAL PALSY'LİLER, KENDİLERİNİ VE YAŞAMI TÜM GERÇEKLERİYLE TANIYIP,
ALGILAYARAK, YAŞAMLA İÇ İÇE OLURLARSA, ACI ÇEKERLER.
• CEREBRAL PALSY'LİLER, ZİHİNSEL ENGELLİDİRLER.
• CEREBRAL PALSY'LİLERİN POTANSİYELLERİ SINIRLIDIR.
• CEREBRAL PALSY'LİLER, SORUMLULUK ÜSTLENEMEZLER.
• CEREBRAL PALSY'LİLER HİÇBİR İŞE YARAMAZLAR.
• CEREBRAL PALSY'LİLER, İLKELDİRLER.
• CEREBRAL PALSY'LİLERE İLİŞKİN KONULARDA EVRENSEL DÜŞÜNÜLEMEZ.
HATTA,
• CEREBRAL PALSY'LİLERİN YAŞAMALARI ANLAMSIZDIR.
Bu listeyi çok uzatabiliriz... Yukarıda yazdıklarım, Cerebral
Palsy'lilerin günümüzde “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI" nedeniyle
nasıl algılandıklarını açıkça özetlemektedir. Aynı doğrultuda,
ASK’nın Cerebral Palsy rehabilitasyonuna verdiği zararın temel
kaynağı olan saplantılardan birkaçı da aşağıda sıralanmıştır:
• CEREBRAL PALSY'LİLER İÇİN ÖNCELİKLE FİZYOTERAPİ ÖNEMLİDİR. (Bu bir
gerçektir. Ne var ki, ASK nedeniyle aile fizyoterapiyi de
kısıtlayarak, sadece çocuğun yürütülmesi üzerinde durur. Oysa,
fizyoterapi, Cerebral Palsy'linin vücudunu her açıdan daha rahat
kullanmasını ve bedensel olarak rahatlamasını sağlamalıdır. Eğer bir
gün “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI" yok edilebilirse, Cerebral
Palsy'lilere de gerçek gereksinimlerini karşılayacak tedavi olan
fizyoterapi, öncelikle ve ağırlıklı olarak, üstelik bugünkünden daha
geniş açılı, bireye özel ve yüksek standartta uygulanabilecektir.)
• REHABİLİTASYON, ÇOCUĞU KENDİNE YETERLİ HALE GETİRMELİDİR. (Rehabilite
edilmesine rağmen, kendine yetemeyecek durumdaki CP’lilerin,
aileleri ve toplum tarafından nasıl algılanacakları dikkate
alınmamaktadır. Üstelik, REHABİLİTASYONUN TEMEL İŞLEVİ, CEREBRAL
PALSY’Lİ ÇOCUĞU, İMKANLARI ÖLÇÜSÜNDE, ZİHİNSEL, FİZİKSEL, PSİKOLOJİK
VE SOSYO-KÜLTÜREL BOYUTLARDA, TAM BİR BİREY OLARAK YETİŞTİRMEK
OLMALIDIR; YAŞAMA NASIL YANSIYACAĞI BELLİ OLMAYAN, BENCİL VE
YALITILMIŞ BİR “KENDİNE YETERLİLİK” KAZANDIRMAK DEĞİL..)
• CEREBRAL PALSY REHABİLİTASYONUNDA AMAÇ, ÇOCUĞA TECRÜBE VE BECERİLER
KAZANDIRMAKTIR. (Konu CP olduğunda, kendine, ailesine ve insanlığa
yararlı, doyumlu, başarılı birey yetiştirme idealinden hiç söz
edilmez.)
• ÇOCUK, REHABİLİTASYONDA, NORMAL HAREKETLERİN NİTELİĞİNİ ÖĞRENMELİ,
ÇEVRESİNİ VE CİSİMLERİ TANIMALIDIR. (Kullanılan her “Normal”
kelimesi, aileye spastik olmanın ve spastik çocuğun bir “Anormallik”
olduğunu hissettirir. Bu da, Cerebral Palsy'nin aile ve yaşamla
özdeşleşmesini olanaksızlaştırır. Ayrıca yukarıdaki ifade, CP’li
çocuğa ilişkin “Zeka özürlü” önyargısına da neden olabilir. Çocuk,
gereksinim duyacağı bilgileri öncelikle aile içinde, doğal
uyaranlardan almalıdır. Böyle olduğunda, özel eğitimde de,
yoğunlaştırılmış ilgi ile bilgilerini pekiştirip, uygulamaya
geçirebilir. Aksi takdirde, özel eğitim ve rehabilitasyon, aynı
“ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nda olduğu gibi, “Bilgi ve beceri
yükleme”den öteye geçemeyecektir.)
Buraya kadar yazdıklarımla, ASK ile savaş çok umutsuz görünebilir. Ne var
ki, asla çaresizliğe kapılmamalıyız. Çünkü, “ALIŞILMIŞ SPASTİK
KALIPLARI"ndan ne ölçüde etkilenmiş olursak olalım, HEPİMİZİN
ÖZÜNDE, YAŞAMIN IŞIĞI OLAN “BENİMSEME” VARDIR. O, çeşitli dış
etkenler nedeniyle sadece bastırılmış bir içgüdüdür. Yapılacak tek
şey, yaşamın ışığını özgür bırakarak, içimizi ve tüm kainatı
aydınlatmasına izin vermektir...
Nasıl bu kadar umutlu olabiliyorum? “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nın en
karanlık girdaplarında boğulmuş metinlerde dahi, küçük bir
“BENİMSEME” kıvılcımı bulunur. İşte bir örnek: Dr. Fizyoterapist
Cenan TÜREL’in editörlüğüyle, Dr. Fizyoterapist Ayşe ARDALI,
Fizyoterapist Nilgün GÜRSES ve Fizyoterapist Hülya ARIKAN tarafından
hazırlanan, “SEREBRAL PARALİZİLİ ÇOCUK ve BAKIMI” adlı, Lale
Matbaası / ANKARA, 1977 basımlı kitap, şu paragrafla bitiyor:
“İster tıbbi tedavi, ister aile bakımından olsun, Serebral Paralizili
çocuğa olan yaklaşımda esas, geri zekalı, sakat, kör, sağır, çok
zeki veya olağan bir «vaka» ile değil, yaşayan ve hisseden bir
kişilikle karşı karşıya olunduğunun bilinmesi ve mutlaka bir katkıda
bulunulacağına inanarak işe başlanmasıdır. Bu şartlarda sonucun,
başlangıçta tahmin edilenden de iyi çıkması beklenebilir, zira
insanoğlu kısıtlansa da, alıcı fakat aynı miktarda da vericidir.”
Yukarıda özetlenen bilgiler ışığında, Cerebral Palsy rehabilitasyonunda
çok değerli olan, ne var ki, ASK nedeniyle sağlıklı
değerlendirilemeyen bir kavramı kısaca incelemeliyiz: “BEKLENTİ”...
Zira, “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nın CP’lilerle yakınlarına en
büyük darbelerinden biri bu konudadır ve “BEKLENTİ” kavramını
çözümlemeden, Cerebral Palsy rehabilitasyonunun günümüzdeki
boyutlarını kavramamız olanaksızdır.
CEREBRAL PALSY REHABİLİTASYONUNDA “BEKLENTİ” KAVRAMI
Ne kadar ilginçtir ki, konu Cerebral Palsy olduğunda, CP'lilerden bir
şeyler beklenebileceği düşünülememektedir. Elimdeki kaynakları
incelediğimde, bu sözcüğe rastlayamadığım gibi, CP’lilerden bir
şeyler beklenmesini özellikle ve bilinçli olarak engelleyecek ya da
sınırlayacak ifadeler bulunduğunu fark ettim. İşte, FİGEN KORUCU /
EGE ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ IV. SINIF CP TEZİ: “CEREBRAL
HAREKET BOZUKLUKLARI”ndan bir cümle: “Çocuğun sınırlı yetenekleri
olduğu unutulmamalıdır.” Elbette ki, söz ettiğim bu “Beklenti
Korkusu” farklı şekillerde kamufle edilmektedir, ama bunlar
“ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nın gerçek yüzünü görmeye engel
değildir.
Ben “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"nı ayrıntılarıyla özümsediğim için,
Cerebral Palsy rehabilitasyonuna ilişkin “Beklenti Korkusu”nun çıkış
noktalarını da açıkça görebiliyorum.
Bunlar:
• BÜTÜNÜYLE, “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI",
• CEREBRAL PALSY’LİLERİN “HASTA VE ACİZ OLDUKLARI” SAPLANTISI,
• ÖZÜRÜN DAİMA GÖZ ÖNÜNDE TUTULMASININ SAĞLANMASI,
• AİLENİN, ÇOCUĞA İLİŞKİN AŞIRI BEKLENTİLER İÇİNE GİRMESİNİN
ENGELLENMESİ,
• REHABİLİTASYON SIRASINDA CP’LİLERİN AŞIRI ZORLANMALARININ ÖNLENMESİ’dir.
Bu gerekçeler asla, Cerebral Palsy rehabilitasyonunu; gerçekçi, idealist
ve CP’liyi geliştirici beklentilerden soyutlamanın mazereti olamaz.
Çünkü, beklenti yetersizliği/yokluğu, ya da gerçeğe uymayan
beklentiler, aileyi ve/veya uzmanları “Aşırı” ya da “Beklentisiz
Beklentiler”e sürükler.(1) Böyle bir ortamda ise, Cerebral
Palsy'lilerin doğal ve sağlıklı yetişmeleri/yaşamaları mümkün
değildir.
Diğer taraftan, günümüzde Cerebral Palsy'lilerden akılcılık
sınırları içinde ne beklenebileceğinin somut olarak belirlenebilmesi
de, ayrı bir darboğazdır. Çünkü, “BENİMSEME”nin yokluğunda spastik
çocuğun “Kendi Normali” doğrultusunda yetişmesi beklenemez.
Özgünlükleri (merak edilmediği için) gizli kalmış bir kişiden de,
ASK’nın kurguları dışında ne bekleyebileceğimizi (?) tayin etmek hiç
de kolay değildir...
Her konuda olduğu gibi, Cerebral Palsy rehabilitasyonundaki
beklentilere ilişkin tek rehberimiz, “BENİMSEME” olmalıdır. Ona
başvurduğumuzda, zaten hiçbir zorlama olmaksızın, beklentilerimiz
çocuğa ve aileye uygun hale gelecektir.
Bu aşamada bilmemiz gereken tek şey, Cerebral Palsy rehabilitasyonunun
beklentisiz olmaması gerektiğidir. Çünkü, “ALIŞILMIŞ SPASTİK
KALIPLARI"nda varsayılanın tersine, SPASTİKLER DE HERKES GİBİ,
KENDİLERİNDEN YAŞAM ADINA BİR ŞEYLER BEKLENMESİNDEN ONUR DUYARLAR..
Önemli olan, bu taleplerin evrensel boyutta olağanlığı ve CP’linin
gerçeklerine + gereksinimlerine uygunluğudur.
Yukarıdaki bilgilerin ışığında, Cerebral Palsy rehabilitasyonunda
“ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI" doğrultusunda bugüne dek kabul edilen
ve uygulamaya yansıyan temel bakış açılarını aşmak için benimsenecek
prensipler açıkça ortadadır.
Makalemin sonunda “BENİMSEME MANTIĞI" olarak adlandırdığım ve “ASK”nın
etkisindekileri ideal yaklaşıma yönelteceğini düşündüğüm on temel
prensibe yer vermek istiyorum.
“BENİMSEME MANTIĞI":
CEREBRAL PALSY'LİLER;
1. ÖZÜRLERİNİ AÇIKÇA BİLMELİ VE ONUNLA ÖZDEŞLEŞMELİDİRLER.
2. ÖZÜRLERİYLE UYUM İÇİNDE VE KENDİLERİYLE BARIŞIK KALARAK, FARKLI
OLABİLME HAKKINA SAHİPTİRLER. CEREBRAL PALSY'Lİ OLMAYANLAR GİBİ
GÖRÜNMEK YA DA YAŞAMAK ZORUNDA DEĞİLLERDİR.
3. NE DURUMDA OLURLARSA OLSUNLAR ÖNCE, İNSAN’DIRLAR. CP’Lİ OLMAYANLARLA
ORTAK ÖZELLİKLERİ, GEREKSİNİMLERİ, GERÇEKLERİ, HATTA DÜŞLERİ,
İDEALLERİ VARDIR / OLABİLİR.
4. HİÇBİR YALITIMA MARUZ KALMAKSIZIN, YAŞAM VE İNSANLARLA İÇ İÇE
YAŞAMALIDIRLAR.
5. ZORUNLULUK NEDENİYLE KABULLENİLEMEZLER; ONLAR İÇİN DOĞAL OLAN,
BENİMSENMEKTİR.
6. İSTİSNALAR DIŞINDA ZİHİNSEL ENGELLİ DEĞİLLERDİR VE EĞER BİLİNÇLİ
DESTEKLENİRLERSE, ZEKALARINI KULLANABİLİRLER. AKSİ TAKDİRDE İSE,
ALGILAMA, ANLAMA, FİKİR YÜRÜTME VB. İŞLEVLERİ GELİŞTİRMEDE VE
KULLANMADA ZORLUKLAR YAŞARLAR, BÖYLELİKLE DE ZİHİNSEL AÇIDAN
YETERSİZ KALIRLAR.
7. KENDİ GERÇEKLERİ VE SINIRLARI PARALELİNDE, REHABİLİTE EDİLEREK,
SAĞLIKLI, MUTLU, BAŞARILI, DOYUMLU VE (MÜMKÜNSE) ÜRETKEN BİREYLER
OLARAK YAŞAYABİLİRLER.
8. İLGİ DUYDUKLARI ALANLARDA KENDİLERİNİ GELİŞTİREBİLMEK İÇİN YARDIM
İSTEME/YARDIM ALMA VE EĞİTİM GÖRME HAKKINA SAHİPTİRLER.
9. ÖZÜRLÜ OLDUKLARI İÇİN DEĞİL, “SALT İNSAN” OLDUKLARI İÇİN, ÇALIŞMA VE
ÜRETİMLERİYLE EKONOMİK AÇIDAN BAĞIMSIZ YAŞAMA / EMEKLERİNİN MADDİ
KARŞILIĞINI DA ALMA HAKKINA SAHİPTİRLER.
10. SAHTE FİZİKSEL ZAFERLERLE, BAŞARI KURGULARIYLA OYALANMAK YERİNE;
BİLİNÇ, DÜŞÜNCE VE ÜRETKENLİK BOYUTUNDA ÖZGÜR YAŞAYARAK, ÇOK GENEL
ANLAMDA, HAYATTA BAŞARILI OLMAYA MOTİVE EDİLMELİDİRLER.
CP’lilerin de yarınları emanet edeceğimiz gençler arasında yer
alabileceklerini olabildiğince çabuk fark ederek, Cerebral Palsy
rehabilitasyonunu “ALIŞILMIŞ SPASTİK KALIPLARI"ndan arındırmak
ümidiyle... |
|
|
|
|