|
|
Avrupa Komisyonu
Engelliler Konferansı
Sofya Bulgaristan, 9-11 Aralık 2004
Konferans Arka Plan Bildirisi
"Engelli insanlar için eşit fırsatlar: İşbirliği ve ortaklık"
Giriş
Avrupa Birliğinin genişlemesi çerçevesi içinde, Birliğe katılmaya
hazırlanan ülkelerle bilgi ve deneyim alışverişini ilerletmek Avrupa
Komisyonunun önemli bir sorumluluğudur. Komisyonun, Bulgaristan ve
Romanya ile genişleme müzakerelerini sonlandırmakta ve Türkiye ve
Hırvatistan ile katılım müzakerelerini başlatmayı planlamakta olduğu
bir zamanda, AB seviyesinde çok sayıda farklı politikalarla ilgili
yaklaşımlar hakkında, özellikle de doğrudan vatandaşı
ilgilendirenler hakkında bilgi sağlamak Avrupa Komisyonu için çok
önemlidir.
AB nüfusunun en az tahmini yüzde onunun ve aday ülkelerde daha da
fazlasının engelli insanlar olduğu ve Avrupa'da haklarını
geliştirmek ve topluma dâhil edilmelerini desteklemek için çok daha
fazla şeyin yapılması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda Avrupa
Komisyonu, konuyla ilgili farkındalığı geliştirmek ve görünürlüğü
artırmak için elinden geleni yapmaya çağrılmıştır. Bu bağlamda ve
aday ülkelerle bu alandaki bilgi alışverişinin sağlanması amacıyla
Avrupa Komisyonu, aday ülkelerdeki AB genişleme sürecini destekleme
konusundaki bağlanımını görünür kılarak Sofya, Bulgaristan'da bir
Engelliler Konferansı düzenlemeye karar verdi.
"Engelliler için Eşit Fırsatlar: İşbirliği ve Ortaklık" konferansının
amacı, engellilik sorunları konusunda deneyimlerini paylaşmak ve iyi
uygulama alışverişine katılmak için Avrupa Birliğine katılım için
hazırlanan ülkelerden - Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan ve
Türkiye - sınırlı sayıda katılımcılarla kritik istihdam ve
sosyal işler alanlarla ilgili mevcut AB Üye Devletlerinden uzmanlar
ve temsilcilerini bir araya getirmektir. Ulusal yetkili dairelerin,
engellilerle ilgili organizasyonların, sosyal ortakların, medya ve
akademilerden katılımcı temsilcilere, AB'nin engellilik konularına
yaklaşımının ana unsurlarından bazılarını sunumlar ve tartışmalarda
araştırma fırsatı verilecektir.
Engelliler Konferansı için seçilen ana konular: haklara-dayalı yaklaşım,
sivil toplumun katılımı aracılığıyla etkili yönetişim ve fırsat
eşitliği için koşullar yaratmak. Konferansın üç tematik oturumunu,
haklara erişim sağlama konusunda iyi uygulamayı ele alacak son bir
oturum izleyecektir. Konuşmacılar, çok çeşitli arka planlardan, üye
devletlerin kendilerinden ve başka alanlardan gelip engelli
vatandaşları doğrudan ilgilendiren birçok konuda bir dizi bilgi ve
deneyim sunacaklardır.
Konferansı Bulgaristan Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn. Christina
Christova ve yeni adıyla Çalışma, Sosyal İşler ve Eşit Fırsatlar
Genel Müdürlüğü'nde Avrupa Komisyonu Genel Direktörü Sn. Odile
Quintin açacaklardır.
Konferans ayrıca, ana oyuncuları seferber etme ve engellilik
meselelerini gündemin yukarılarına taşımada önemli bir gelişme
yaratan Avrupa Engelliler Yılı 2003 ile ilgili takip sürecinin bir
parçası olarak görülmelidir. Avrupa Engelliler Yılının başarısı
üzerine inşa edip olaylarla eylemleri takip etmek amacıyla bu yılın
Konferansı, özellikle AB aday ülkelerinde engellilikle ilgili bütün
meseleler konusunda itici gücü koruma ve farkındalığı artırmayı
amaçlamaktadır.
AB'nin engellilik meselelerine yaklaşımına genel bir bakış
AB'nin engellilik meselelerine yaklaşımı, bütün bireylerin topluma tam ve
eşit olarak katılımı haklarına dayalı "engellilik sosyal modeline"
dayanmaktadır. Bu model, bütün oyuncuların engellilerin haklarını
geliştirme ve engellilerin hayatın bütün alanlarında karşılaştıkları
engelleri çözme yükümlülüğüne sahip olduklarını düşünmektedir.
Bu arka plana karşılık olarak Avrupa Komisyonu, yaklaşımın üç eksene
dayandırılması gerektiğini düşünmektedir: birinci olarak,
engellilerin haklarının tanınması ve korunması ve yalnızca
engellilik gerekçesiyle ayrımcılığın kaldırılması (bkz. Konferansın
1. konusu), ikinci olarak, ilgili olanların, diğer bir deyişle
engellilerin tam katılımı dâhil diyalog ve daha güçlü bir sivil
toplum aracılığıyla eylemin geliştirilmesi (bkz. 2. konu) ve üçüncü
olarak, eşit fırsatların geliştirilmesi, diğer bir deyişle
engellilerin hayatın bütün yönlerine katılımını önleyen sosyal çevre
içindeki çeşitli engellerin tanımlanması ve ortadan kaldırılması
(bkz. 3. konu).
AB seviyesinde eylem, ulusal önlemleri hem tamamlayan hem de geliştiren
tutarlı ve eşgüdümlü bir strateji elde ederek açık bir değer
eklemeyi amaçlamaktadır. Engellilik hakkında Yüksek Seviye Grubu
çerçevesinde, örneğin, Üye Devletlerin ve Avrupa Engelliler Sivil
Toplum Kuruluşlarının temsilcileri, geniş çaplı politika konularını
ve iyi uygulama alışverişini tartışmaktadırlar. Ayrıca, Çalışma ve
Sosyal Katılma hakkında Ulusal Eylem Planlarının kapsamlı olarak
yapılan analizi, 25 Üye Devlette engellilerin entegrasyonu ile
ilgili olarak çalışan ve çalışmayan konular hakkında daha fazla
görüş sağlamaktadır. Ayrıca, AB seviyesinde eylem, kalan engelleri
ele almak için müdahale modelleri önererek ulusal yasama ve politika
inisiyatifleri için bir referans noktası hizmeti görmektedir. Son
olarak, AB seviyesinde etkili eylem için ikna edici ekonomik savlar
vardır, özellikle Lizbon'da belirlenen hedefleri karşılama çabası
bağlamında.
Yukarıda açıklanan, engellilik konusundaki yaklaşımı geliştirmek için
temel bir araç, entegrasyon stratejisidir. Engelliliğin
entegrasyonu, bütün politika alanlarında ve bütün politika
geliştirme aşamalarında engellilik perspektifinin etkin entegrasyonu
anlamına gelmektedir. Yalnızca Avrupa Kurumları tarafından
uygulamaya konulan bir Avrupa stratejisi olması dışında - örneğin
Avrupa Komisyonu'nun Engellilik Hakkında Hizmetler Arası Grubu
çerçevesinde - entegrasyon, toplumun bir bütün olarak engellilerin
ihtiyaçlarını - ve potansiyel katkılarını - tanımalarını ve
anlamalarını sağlamak için ulusal, bölgesel ve yerel seviyede de
gerçekleşmelidir. Özel engellilik programlarından yola çıkıp engelli
insanlara engelli olmayan insanlarla aynı muameleyi öngören tamamen
bütünleşmiş önlemlere doğru tavırlardaki bu değişim, zaten Avrupa
Birliği tarafından desteklenmektedir ve uzun bir süredir de
desteklenmiştir.
Engellilere karşı ayrımcılıkla savaşma bağlamında 2000/7 8/EC Sayılı
Konsey Direktifi - Avrupa Birliği Sözleşmesinin ayrımcılığa karşı
çıkan 13. Maddesine dayanarak - çalışma ve meslekte eşit muamele
garantileme ve bu alanda haksız davranışları engellemeye yönelik
önemli bir adımdır. Bu bağlamda, bu Direktifin hükümlerinin ulusal
yasamalarda doğru olarak uygulanmasını izlemek Komisyonun ilk
önceliğidir. Yasamayı geliştirmenin ötesinde, Üye Devletlerle
birlikte Komisyon, 2001-2006 yıllarını kapsayan dönem için yaklaşık
100 milyon Euro'luk bir bütçeyle, diğer ayrımcılık gerekçeleriyle
birlikte engelliliğe hitap eden kapsamlı bir Ayrımcılığa Karşı Eylem
Programı kabul etmiştir.
Engellilik alanında AB seviyesinde en son ve en önemli girişimi, "Engelli
insanlar için eşit fırsatlar: Bir Avrupa Eylem Planı" adlı Komisyon
Tebliğinde belirlenmiş olan AB Engellilik Eylem Planıdır. Avrupa
Engelliler Yılının itici gücü ve başarılarına dayanarak ve
genişlemiş Avrupa Birliği'nde engellilik boyutunu geliştirmek için
bir çerçeve sağlayarak Tebliği, 2010 yılına kadar uzanan dönem için
engelli insanların entegrasyonu alanında AB öncellikleri
belirlemektedir. 2004-2005 yılı dönemi için öncelikli konular:
istihdama erişim ve istihdamı koruma, yaşam boyu eğitime erişim,
yeni teknolojilere erişim ve kamusal ortama erişim. Eylem Planı, 25
Üye Devletli genişlemiş bir AB'de engelli insanların genel durumları
hakkında iki yıllık raporlar oluşturmayı da içermektedir. Bu iki
yıllık raporların ilki, 2005 yılının sonunda oluşturulacaktır.
Referanslar
Engellilerin Entegrasyonu Birimi, Çalışma, Sosyal İşler ve Eşit
Fırsatlar GM
Konu 1: Engelliliğe yönelik haklara dayalı bir yaklaşımı
tanıtmak
Engelliliğin gizli veya hayırseverlik konusu olmadığı artık geniş çapta -
hem ulusal seviyede hem de AB ve uluslararası seviyede - olmadığı,
tersine bir insan hakları meselesi olduğu kabul edilmiştir:
engellilerin topluma dâhil edilmesi, bir haktır.
Avrupa seviyesinde, engelliliğe karşı haklara dayalı bir yaklaşım, 10
yılı aşkın bir süre önce tanıtılmıştır. Engellilikle ilgili
ayrımcılığa karşı maddesini dâhil ederek Avrupa Topluluğunu
oluşturan Sözleşmede değişiklik talepleri, 1993'te dâhili piyasa
daha başlamadan yapılmıştı. Gene de, ancak Haziran 1997'de "13.
Madde" Amsterdam Sözleşmesine dâhil edilmiştir - 1993 yılındaki ilk
Avrupa Engelliler Gününün ve Avrupa Komisyonunun 1994 tarihli sosyal
politikası hakkındaki Beyaz Raporla düşünceyi gündeme alması ve
Avrupa Engellilik Forumu (EDF) ve diğer engelliler çıkar gruplarının
yoğun stratejik kampanyası ve uyumlu hareketiyle bu yol açılmıştı.
Ayrımcılığı yasaklayan 13. Madde ve cinsiyet, ırk veya etnik köken, din
veya inanç, engellilik, yaş veya cinsel yönelim gerekçeleriyle
ayrımcılığa karşı savaşmak için Topluluk eylemine yol açarak,
engellilikten ilk defa AB Sözleşmesinde bu haliyle söz edilmiştir ve
engelli insanların karşılaştıkları ayrımcılık gerçeği Sözleşme
tarafından kabul edilmiştir. Bu Sözleşme maddesine dayanarak Konsey,
27 Kasım 2000 tarihinde "Çalışma ve meslekte eşit muamele için genel
bir çerçeve oluşturma" adlı 2000/78/EC Sayılı Direktifini kabul
etmiştir. Engellilikle ilgili olarak bu Direktif, engelli insanların
çalışma hayatına katılımlarındaki engelleri kaldırmayı
hedeflemektedir ve işyerinde makul bir ortam sağlayamamanın
ayrımcılık oluşturabileceğini kabul etmektedir.
AB Sözleşmesinin 13. Maddesine ilaveten, 7 Aralık 2000 tarihinde
Nice'deki Avrupa Konseyinde ilan edilen ve Avrupa Anayasasının
(sonunda Nice Sözleşmesine dâhil edilerek) Temel Haklar Sözleşmesi
engellilik gerekçesiyle herhangi bir ayrımcılığın yasaklanmasını
içermektedir (21. Madde). 26. Madde özellikle temel bir hakkı kabul
etmektedir: "engelli insanların, bağımsızlıklarını, sosyal ve
mesleki entegrasyonlarını ve toplum yaşamına katılımını garantilemek
için tasarlanan önlemlerden yararlanma hakları."
Viyana'da konumlanmış olan Avrupa Birliği Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı
İzleme Merkezinin sözleşmesini hem bir Temel Haklar Ajansı olması
hem de Sn. Vladimir Špidla'nın - Çalışma, Sosyal İşler ve Eşit
Fırsatlar GM Komisyon Üyesi - portföyünde yansıtılan biçimde
ayrımcılık ve eşit fırsatlar konularında yeni Komisyonun artan
ilgisini genişletmesi konularında Aralık 2003'te Avrupa Konseyi'nin
aldığı karar, haklara dayalı yaklaşımı engellilik alanında da devam
ettirme ve derinleştirme konusunda Avrupa seviyesindeki atılan diğer
adımlar olarak görülebilir.
Uluslararası seviyede Aralık 1993'te BM Genel Kurulunun 48. oturumunda
benimsenen Engelliler için Fırsatların Eşitlenmesi hakkındaki 22 BM
Standart Kuralları, küresel bağlamda yardımdan engelli haklarına
doğru güçlü bir değişime izin veren haklara dayalı engellilik
yaklaşımı için bir temel hazırlamıştır. BM Üye Devletleri için
bağlayıcı olmasa da bu kurallar, eylemde bulunmak konusunda güçlü
bir ahlaki ve siyasi bağlanım imlemektedir. Engellilerin haklarını
ve onurunu geliştirmek ve korumak için uluslararası seviyedeki en
son girişimler - her ikisi işlemde olan yeni bir BM yasal olarak
bağlayıcı bir aracın, engellilik alanında yeni bir BM Anlaşmasının
ve Avrupa Konseyinin tamamlayıcı girişiminin önerilmesi ve bir eylem
planının önerilmesi -, Avrupa Birliği tarafından güçlü bir biçimde
onaylanmaktadır.
Referanslar
Ayrımcılığa Karşı, Temel Haklar ve Sivil Toplum Birimi, Çalışma,
Sosyal İşler ve Eşit Fırsatlar GM
Çalışma ve meslekte eşit muamele için genel bir çerçeve oluşturan 27
Kasım 2000 tarihli 2000/78/EC Sayılı Konsey Direktifi
Yeşil Rapor - Genişleşmiş Avrupa Birliğinde Eşitlik ve Ayrımcılık
Karşıtlığı (Haziran 2004)
22/23 Kasım 2004 tarihli "Geleceğin Avrupa'sında Eşitlik" konulu
Hollanda Başkanlık Konferansı vesilesiyle Çalışma, Sosyal İşler ve
Eşit Fırsatlar GM Komisyonu Üyesi Vladimir Špidla'nın Konuşması
Çalışma ve Sosyal Politika Bakanlığı, Bulgaristan Cumhuriyeti
Engelliler Araştırma
Merkezi, Leeds Üniversitesi, İngiltere
Eşit
Fırsatlar ve Irkçılığa karşı Savaş Merkezi, Belçika
Konu 2: Diyalog ve daha güçlü bir sivil toplum
aracılığıyla eylemleri geliştirmek
Engellilerin entegrasyonu, yalnızca bütün seviyelerdeki politika
oluşturucularının konusu değildir: sivil toplum da, engelli
vatandaşların endişelerini seslendirme ve engellilerin ihtiyaçlarını
karşılamak için hizmet sunmada önemli bir rol oynamaktadır. Temmuz
2001 tarihli Avrupa Yönetişimi hakkındaki Komisyonun Beyaz Raporu,
iyi yönetişimin beş ilkesinden ikisi olarak (hesap verme, etkililik
ve tutarlılıkla birlikte) açıklık ve katılımı vurgulayarak "AB
politikalarının kalitesi, uygunluğu ve etkililiğinin, - oluşturma
anından uygulama anına kadar - politika zinciri boyunca geniş
katılım garantilemeye bağlı olacağı" sonucuna varır. Ayrıca,
"güçlendirilmiş bir danışma ve diyalog kültürünün" gerekli olduğu
vurgulanmaktadır.
Toplumda engellilik meselelerinin yüksek uygunluğuna bağlı olarak hem
danışmanlık süreçlerine hem de politika uygulamalarına sivil toplum
organizasyonlarını dâhil etmek önemlidir - şu ilkeye uygun olarak:
"engelli insanlar olmadan engelli insanlar hakkında bir şey
yapılamaz". Engellilik Sivil Toplum Kuruluşları, ulusal engelliler
organları, sosyal ortaklar, hizmet tedarikçileri, alan uzmanları ve
engellilerin kendileri, AB politikalarının engelli vatandaşların
gerçek ihtiyaçlarını karşıladıkları ve vatandaşların bunlar hakkında
bilgi sahibi olduklarını garantilemek için katılmaları ve işbirliği
yapmaları gerekmektedir. Sivil toplumun da hakların, ayrımcılığa
karşı etkili bir yaklaşımdan kaynaklanmasını sağlamada önemli bir
rolü de vardır: AB ve ulusal ayrımcılığa karşı yasamada haklarının
saygın bir yere konulduğunu bilen potansiyel ayrımcılık kurbanları
ancak bunlardan etkili bir biçimde yararlanabilirler.
2003 Avrupa Engelliler Yılının başarısı, toplumda ve ekonomide
engellilerin haklarını ve tam entegrasyonunu geliştirmek için
birlikte çalışan çok sayıda sivil toplum paydaşların ve aktörlerin
dâhil edilmesinin, gerçekten bir fark yaratabileceğini
göstermektedir. EYPD'nin bu yüksek seviyedeki seferberliği ve
popülaritesi, Avrupa'da engellilerin ortak sorunlar yaşadıklarını ve
damgalanma, ayrımcılık ve sosyal dışarıda bırakma ile ilgili olarak
ortak endişeler paylaştıklarını da göstermektedir.
Yeni AB üye devletleri ve aday ülkelerde sivil toplumun gelişmesi,
özellikle engellilik alanında, son yıllarda önemli bir ilerleme
kaydetmiştir. Bugün demokratik süreç içinde bağımsız sivil toplum
örgütlerinin önemi, yaygın olarak kabul edilmiştir. Örgüt sayıları
önemli ölçüde artmasına rağmen, AB-15'teki benzer örgütlerle
karşılaştırıldığında çoğu kez oldukça zayıf kalmaktadır: Finansman
eksikliği, zayıf içyapılar, bilgi ve bilgilenme eksikliği ve ağ
kapasitelerinde noksanlıklar, yeni AB üye devletlerindeki ve aday
ülkelerdeki sivil toplum organizasyonlarının başa çıkmak zorunda
oldukları sorunlarından bazılarıdır.
Eski on AB genişleme ülkesindeki engelliler örgütlerinin durumunu
geliştirmek için, Eylül 2002'de "On Katılımcı Ülkede Engelliler
Örgütlerinde Kapasite Oluşturma" projesi uygulamaya konulmuş ve
Temmuz 2004'te başarıyla tamamlanmıştır. AB Phare Programının
finanse ettiği ve Avrupa Engelliler Forumunun (EDF) yönettiği proje,
eylemde bulunma ve aralarında ağ kurma kapasitelerini güçlendirmek
için engelliler örgütleri ve ulusal engelliler konseylerine yardım
sağlamayı amaçlamıştı.
Referanslar
Avrupa Yönetişimi Hakkında Beyaz Rapor (Temmuz 2001)
Açılış Konuşması, Sn. Odile Quentin, Çalışma, Sosyal İşler ve Eşit
Fırsatlar Genel Direktörü, "Genişlemiş Avrupa Birliğinde Sivil
Diyalog ve Sosyal Politika" Konferansı, Budapeşte, 23-24 Haziran
2003
EDF Projesi "(Eski) On Katılımcı Ülkede Engelli Örgütlerin Kapasite
İnşası"
Yeni AB üye devletleri ve aday ülkelerde engelliler için EDF'nin
derlediği örgüt listesi
Konu 3: Fırsat eşitliği koşullarını yaratmak
Engelliler için fırsat eşitliği garantilemek, Avrupa'da ana bir konu
olmayı sürdürmektedir. Komisyonun'un "Engelliler için Engelsiz bir
Avrupa'ya Doğru" Tebliğinden (Mayıs 2000) bu yana birçok şey
yapılmasına rağmen engelliler, hayatın bütün yönlerine tam olarak
katılmalarını engelleyen sayısız engellerle hâlâ karşılaşıyorlar.
Avrupa'daki toplumlar çoğunlukla, herhangi bir engeli olmayan
"ortalama" bir vatandaşa göre düzenlenmiştir hâlâ ve bu nedenle,
önemli sayıda vatandaş, çoğunluğun haklarından ve fırsatlarından
yoksun kalmayı sürdürüyor.
"Engelliler için eşit fırsatlar: Bir Avrupa Eylem Planı" adlı Komisyon
tebliğiyle (Ekim 2003), 2010 yılını hedef alan süren çok yıllık bir
Eylem Planı, engelli insanlar için eşit fırsatlar geliştirmek
amacıyla kabul edilmiştir. Çalışma, sosyal dâhil olma için en önemli
bir etken olmayı sürdürdüğü için AB Engellilik Eylem Planının ilk
aşaması (2004/2005), sözde "çalışma zinciri"nin çeşitli aşamalarına
hitap eden öncelikli eylemlere yoğunlaşmaktadır - bu zincir, engelli
insanlar için fırsat eşitliğini geliştirmek açısından aday ülkeler
için eşit bir öneme sahip eylem alanlarından oluşmaktadır.
İlk öncelik alanı, çalışmaya erişim ve çalışmayı sürdürmedir. 2000/7 8/EC
sayılı direktife dayanarak ayrımcılığa karşı savaş ve bu Direktifin
hükümlerinin ulusal yasamalarda doğru olarak uygulanmasını izlemek,
bu alanda önemli bir odak olacaktır. Engellilerin çalışma durumunu
geliştirmek ve engelli ve engelli olmayan insanlar arasındaki büyük
çalışma uçurumunu aşmak için çalışma pazarına sosyal ortakları dâhil
etmek ve engelliler için eşit fırsatlara katkı konusunda diyalogu
derinleştirmek özellikle gereklidir.
Her yaşta hem temel eğitim hem de yeterli eğitim fırsatları dâhil yaşam
boyu eğitim, engelli insanların çalışabilirliğini ve uyum
sağlayabilirliğini artırma konusunda bir başka ana unsurdur.
Çalışmalar, gençlikleri sırasında ana akım eğitime entegre edilen
engelli insanların, çalışma pazarında başarılı olmak için gerekli
olan genel ve mesleki ana yeterlilikler geliştirecekleri konusunda
kanıt sağlamışlardır. Engelli insanlar için e-eğitim konusunda
modern bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı, daha da
geliştirilmelidir.
Üçüncü öncelik alanı, yeni teknolojilere erişimdir. Bu alandaki çabalar,
bu alanda engelli insanların "bilgiden dışlanmalarını" önlemek
amacıyla Web Erişilebilirlik İnisiyatifi gibi başarılı kavramlar
üzerine dayanmalıdır. Bilgi toplumunu ve yeni teknolojileri
engellilerin yararına kullanmak için harekette bulunulmalıdır,
özellikle engelli insanların, işlevsel kısıtlamaları aşmalarını ve
böylece topluma katılım umutlarını geliştirmelerini sağlayan bilgi
ve iletişim teknolojisi potansiyeli dikkate alınmalıdır.
Avrupa Birliğinin, Engellilik Eylem Planının birinci aşaması boyunca
vurgulayacağı dördüncü alan, kamusal çevreye erişimdir (herkes için
tasarım ilkesi). İşyerine, boş zaman ve kültürel tesislere ve kamu
taşımacılığına daha iyi erişim, engelli insanların entegrasyonu ve
böylece fırsat eşitliği için vazgeçilmezdir. Tasarlama, planlama ve
inşaat aşamalarında kamusal çevrenin bütün alanlarında yeterli
Avrupa standartları, engelli insanların tam entegrasyonu ve hayatın
bütün yönlerine katılımını sağlamak için gereklidir.
Referanslar
COM (2000) 284 nihai (12 Mayıs 2000): Engelli insanlar için engelsiz
Avrupa'ya doğru
COM (2003) 650 nihai (30 Ekim 2003): Engelli insanlar için eşit
fırsatlar: Bir Avrupa Eylem Planı
Avrupa Engelli insanlar
için Hizmet Tedarikçileri Birliği |
|
|
|
|