|
 |
|
Toplumda Engellilerin Yeri
Sizlerden gelen mektuplardan bazılarını hiç kısaltmadan yayınlıyoruz.
Bunlardan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası İlköğretim Okulu 5/D sınıfı
öğrencisi Aydın Uçar’ın mektubunu bugün aşağıda okuyacaksınız. 12
yaşındaki Aydın’ın ‘’toplumda engellilerin yeri‘’ ile ilgili yazdığı
mektuptan hepimizin alacağı dersler var. Gelin bu mektubu birlikte
okuyalım:
"Babam engelli biridir. Ne kadar engelli olsa da, o kadar hayata
bağlıdır. Bana göre hiç kimse onun kadar, hayata sıkı sıkıya bağlı
değildir. Her şeye rağmen yaşama sevincini bile biz ondan alır,
yaşama daha sıkı sarılırız. Rehabilitasyon yani özürlülerin spor ve
kültürel aktiviteleri bizim çok dikkatimizi çekmiştir. Bir zamanlar
benim babam spor yapar, tekerlekli sandalyede basketbol oynardı.
Uzun yıllar bu sporu yaptı. İkinci ligden birinci lige çıkana kadar
mücadele etti ve emek verdi. Öyle ki, o insanlar elleri ya da
bacakları engeli olsa bile tekerlekli sandalyeleri ayakları ve
elleri olmuştur. O hırsla, azimle mücadele ettiklerini görürüm. Top
oynarken düştükleri zaman birbirlerine engelli oldukları halde,
“Sakatlanmayın” diye şaka yaparlar. Bu sözleri duyduğumda ‘’ Acaba
engelli olan onlar mı, yoksa tekerlekli sandalye geçiş rampalarını
yapmayan yöneticiler mi ? ‘’ diye düşündüğüm olurdu .‘’
Kafama takıldı
Şimdi kafama takıldı. Neden bizim okulun merdivenleri engellilere uygun
değil acaba? Neden engellilere özellikle ortopedik engellilere ayrı
okullar açarlar? Onlar da bizimle beraber okusa, birlikte eğitilsek
daha iyi rehabilite olmazlar mı? Engelli olmayan mühendisler,
belediye başkanları, valiler, idareciler engellilerle birlikte
eğitim görselerdi nasıl olurdu? Merdiven inip çıkarken ihtiyaç
duyulan engelli rampasını yapmak, engelli ulaşım araçları sağlamak
için, şehir mobilyalarının engellilere göre yapılması için,
birilerinin hatırlatmasına gerek olur muydu acaba? diye düşünüyorum.
Ama bu konuda elle tutulur, gözle görülür çalışmalar maalesef
yapılmıyor.
10 Eylül 2003 tarihinde sünnet düğünüm oldu. Yer Samsun fuar içindeki
Hasret Düğün Salonu’ydu. Babam Türkiye Sakatlar Derneği Samsun
Şubesi Başkanı olunca konukların yüzde 50’den den fazlası da
engellilerdi.
Eğitimin önemi
O düğündeki ihtişamı, mutluluğu, eğlenceyi ve engellilerin yaşama
sevincini gördüğümde hakikaten sünnetin verdiği acıyı bile unuttum.
Engelli ağabeylerim ve ablalarım mutluluğuma mutluluk katıyorlardı.
O anı unutmam mümkün değil. İşte konu bu. Toplumda özürlülüğün neden
olduğu faktörler nelerdir? Bunların eğitimi okullarda yeterince
veriliyor mu? Bu konudaki devlet politikası nedir? Bir vatandaş
olarak bunları bildiğimizde, sorunların çözümü konusunda bayağı bir
yol katetmiş oluruz diye düşünüyorum. Otobüste, durakta benzeri
yerlerde engelliye, yaşlıya, hamillere yer göstermek tabii ki bizim
birer vatandaş olarak görevimizdir. Ancak eğer toplum olarak bizler,
şemsiyenin nasıl bizi yağmurdan koruyan bir eşya olduğunu kabul
ediyorsak, engelliler için de koltuk değneğini, tekerlekli
sandalyeyi birer ihtiyaç malzemesi olarak düşünmeli, böyle kabul
etmeliyiz. O zaman bu sorun kökünden çözülür. Bu da toplumun
eğitiminden yani okullardan geçer. Dolayısıyla insan haklarının,
sağlam kişiler için ayrı, engelliler için ayrı olmadığını kavramış
oluruz. Bu nedenlerden dolayı da sosyal ve fiziki çevreyi tüm
insanların yaşayabileceği duruma getirmek başlıca görevlerimiz
arasında olmalı .
İdarecilerin görevi
Yerel ve genel idarecilerin görevlerinin başında insanların mutlu
yaşamaları için proje üretmek ve ürettikleri projeleri hayata
geçirmek gelmeli. Eğer bir inşaat projesinde engellilere hitap
etmeyenlere ruhsat vermişseniz, sokak ve caddeleriniz ortopedik,
görme engellilere göre planlanmamışsa, mahkemelerde, emniyet
teşkilatlarında sağır ve dilsizlerin anlaşılabileceği tercümanınız
bulunmuyorsa, zihinsel engellilerin anne-babaları vefat ettiğinde
bakacak kimseleri yoksa ve onların eğitimine, çalışmasına yönelik
projeler geliştirilemiyorsa, işte engelli olan o insanlar değil,
bunlara kulak asmayan, duymayan, çözümü üretmeyen sağır ve kör
idarecilerdir. Ben asıl engelli onlardır diye düşünüyorum.
Engelli olmamak için
Babamın bizlere anlattığına göre; eğer başkalarını da engelli olarak
görmek istemiyorsak, bilmemiz gerekenler şunlardır:
* Kesinlikle akraba evliliği
yapmamalıyız.
* Ateşli bir hastalığa yakalandığımızda gecikmeden doktora
başvurmalıyız.
* Aşılarımızı zamanında , geciktirmeden yaptırmalıyız.
* Yüksek yerlerde, tehlikeli yüksekliklerde dolaşmamalıyız.
* Top oynarken, spor yaparken dikkatli olmalı sakatlanmamalıyız.
* Yüzme sporu yaparken suya asla atlamamalıyız.
* Trafik kurallarına mutlaka uymalıyız.
* Alkol, sigara ve uyuşturucudan kesinlikle uzak durmalıyız.
* Sağlığımız bizim için ne kadar önemli ise, eğitim de
sağlığımızın sigortasıdır. ’’
DUYURU
Cuma günleri satışa sunulan Tempo Dergisi önderliğinde ‘’ Engeller
Kaldırılsın’’ adlı bir kampanya başlatıldı. Siz de bu kampanyaya
katılmak isterseniz dergiyi takip edin.
KULÜP TANITIM KÖŞESİ
" Haydi Kahramanmaraş ’lı engelli gençler , spor yapmaya "diyoruz ve size
Kahramanmaraş ’daki engelli spor kulübünün iletişim bilgilerini
veriyoruz.
Kahramanmaraş Engelliler Spor Kulübü
Adres: Yürükselim Mah. İl Sağlık Müdürlüğü Lojmanları A Blok No: 10
K.Maraş
Tel: 0344 235 17 02 / 0538 324 81 82
Faks: 0344 235 17 07
Ana Spor Branşları: Atletizm , satranç , yüzme , halter, goalball,
futbol, bilek güreşi
İlgili: Osman ÇULLU |