Resim/Bağlantı: Yavuz Kocaömer tüm yazıları

YAVUZ KOCAÖMER


Yazarın tüm yazılarına ulaşmak için lütfen buraya tıklayın.
İletişim: ykoca@posta.com.tr - www.tesyev.org

SÖZ SİZİN (II)

  Sevgili okurlarım, son aylarda sizlerden çok sayıda mektup, faks ve e-mail aldık. Bu bakımdan , köşemizi bu hafta da sizlere ayırdık . ‘’ Söz sizin ‘’ diyoruz. İşte sizden gelen mesajların bir kısmı.

  Yıllar geçiyor
  1989 yılında Sarıkamış’ta görevim sırasında , sol ayağıma isabet eden bir kurşun beni yüzünden dengemi bulamıyorum. İçime kapanık yaşıyorum, içimde hep hüzün var. Yürürken ayağımda aksama oluyor. Bu da benim için büyük zorluk. Yıllardır böyle yaşıyorum.
  Rumuz : Kaderim / İstanbul
  Tel: ( 536 ) 874 46 83

  Mektup bekliyorum
  Güneşin doğmadığı, çiçeklerin açmadığı , kuşların süzülüp uçmadığı,hasret ve dert kokan cezaevinden tüm engelli, engelsiz arkadaşlarıma selamlar, saygılar. Ben çocuk felci geçirmiş bir engelliyim. Yaklaşık 19 aydır cezaevinde yatmaktayım. Dışarıdayken çok sabırsız ve isyankar biriydim . Meğer beterin beteri varmış. Düşündüm ki en büyük engel özgürlüğün kısıtlanmasıymış. Aklıma gelmeyen başıma geldi. Cezaevinde ne arayanım , ne soranım var. Tahliye olmama 6 ay kaldı. Duyarlı insanlardan yardım ve mektup bekliyorum.
  Sedat Kardağ
  Çanakkale Açık
  Cezaevi / Çanakkale

  Bilgisayara ihtiyacım var
  Biz engellilerin gözü, kulağı, eli, ayağı olduğunuz için sizden Allah razı olsun. Ülkemizde engelli insanlar maalesef göz ardı ediliyor. Oysa Türkiye’de hiç de göz ardı edilemeyecek kadar çok engelli var. Ben doğuştan ortopedik engelliyim. Yürüyebildiğim, her işimi kendim görebildiğim, hatta anne bile olabildiğim halde hep yetersiz görüldüm. Beni seven insanlar oldu . Aileleri ‘’ Sen topalsın ‘’ diye karşıma dikildi . Topallığım bir tokat gibi hep yüzüme vuruldu. O zamanlar çok üzülürdüm. Şimdi ise beni değil , beni yaradanı kınadıkları için bu insanlar için üzülüyorum.
  Ortaokul mezunu bir hanımım. Çocukluğumdan beri en büyük hayalim , bir kitabın kapağında adımı görmek. Elimde bir bilgisayarım olsa kitap yazardım. Allah bunu bana nasip eder inşallah. Şimdi sizden yazdığım şarkı sözleri için kime , nasıl ulaşacağım konusunda yardım istiyorum. Umarım benden yardımlarınızı esirgemezsiniz.
  Seda Sayan, Muazzez Ersoy, Ebru Gündeş ve Volkan Konak’ın elektronik posta adreslerini bana ulaştırabilirseniz memnun olurum.
  Sevgi Abdik
  Tel : ( 0 462 ) 229 47 95

  Bana doktor bulun !
  Ben küçüklüğümden beri topallıyorum. Topallığımın sebebini ben dahil hiç kimse bilmiyor. ‘’ İyi olur ‘’ diye doktora götürmemişler , ama iyi olmadım. Önceden kafama takmazdım ama insan büyüyünce her şeyin farkına varıyor. Sol ayağım gittikçe zayıflıyor. Giydiğim hiçbir şey yakışmıyor. Ben lise mezunuyum. Babam ‘’Kanımı, organımı satarım yine de seni okuturum ‘’ diye bana söz vermişti. Ama anaokulu öğretmenliğini kazandığım halde ‘’ Topaldan öğretmen olur mu ? ‘’ diye göndermedi. Çok zoruma gitti. Sonra Ankara’ya geldim . Bir şirkette çay ve temizlik işlerine bakıyorum. Tek isteğim sigortalı bir işe girip bu sigortayla doktora gitmek . ‘’Benim ayağım neden böyle , ne oldu ? ‘’ diye sorup öğrenmek. Bunun hayali içindeyim ama olmadı bütün isteğim tükeniyor. Bir kere doktora gideyim. İleride durumum ne olur,kötüleşir mi, ağrı yapar mı , iyileşir mi çok merak ediyorum. Benden küçük kardeşim evlendi, çocukları bile var. Onlara çok özeniyorum. Biri bana bakıp ayağımı görünce ‘’ Topalmış ‘’ diyor . Kaç kez duydum. Bazen intihar etmeyi düşünüyorum. Birini sevdim, canımı istese verirdim. Ailesi reddetti. ‘’ O bir topal ‘’ deyip bizi ayırdılar. O da arkasına bakmadan gitti.
  Sizlere yalvarıyorum , bana yardım edin. Bir kere doktora gitmek istiyorum. Ya da doktor ismi söyleyin . Çıldırmak üzereyim.
  (İsim ve adres bizde saklı ) Ankara

  Bağ-Kur Genel Müdürlüğü’ne
  Ben kaza geçirmiş engelli bireyim. Bu mektubu çaresiz kaldığım için yazıyorum. 01/04/1987 tarihinden bu yana Bağ-Kur’a bağlıyım. 9 sene 9 ay çiftçi , 3 sene 9 ay da isteğe bağlı olmak üzere toplam 13 senedir Bağ-Kur’luyum. 10/10/1981 tarihinde kaza geçirdim. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ameliyat oldum . ‘’ Ömür boyu sırtüstü yatacak ‘’ diye yüzde 95 engelim olduğuna dair raporum var. Bu raporum kabul edilmedi. Afyon Devlet Hastanesi’ne havale edildim. Oradaki heyet ‘’ 2 x 3 çalışır ‘’ yani engeli yüzde diye 90 rapor verdi.
  Ankara Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ‘’ çalışır ‘’ diye geri çeviriyor. Derdime çare bulamadım. Yazmış olduğum mektubumun gazetede yayınlanmasını istiyorum. Eskişehir’in vermiş olduğu raporu niçin kabul etmiyorlar da Afyon Devlet Hastanesi’nin heyet raporunu kabul ediyorlar ? O günkü heyete giren başhekim ve doktorlardan da şikayetçiyim. Çünkü kapıdan girince ‘’ Neyin var ‘’ diyorlar. Bir kere film çektiler . ‘’ Bu olmamış bir daha çektir ‘’ dediler. Beni tekerlekli sandalyede gördükleri halde ‘’ yüzde 90 çalışır ‘’ diye rapor veriyorlar. Beni sandalyeye üç kişi bindiriyorlar , bir elle nasıl çalışılıyor, bilmiyorum. Sizin aracılığınızla çare bulamazsam İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağım.
  Hulki Uyanık / Afyon
  Tel : ( 0 546 ) 810 97 27

  Adalet Bakanımıza !
  Bir iş kazası sonucu 5 parmağımı kaybettim. Engelli olarak bir şirkette çalışıyorum. İş kazası sonrasında çalıştığım firma sahibiyle mahkemelik oldum. Tazminat davası açtım. 6 yıl geçmesine rağmen hala sonuçlanmadı. 3 yıl önce dosyam Ankara’ da Yargıtay’ a gitti. Bakırköy İş Mahkemesi’ndeki davamın devam etmesi için Ankara’daki dosya bekleniyor. Çok mağdur durumdayım. 4 kere Adalet Bakanlığı’na gittim. Kimse benimle ilgilenmedi. Adalet Bakanlığı’ na ve Yargıtay’ a sesleniyorum. Bir iş kazası davası 6 yıldır neden sonuçlanmıyor ? Sonuçlanması için medyada mı yer almam gerekiyor?
  Dosya No: 2001-1108
  Dosya No: 2000-257
  Yücel Akgedik
  Tel : ( 0535 ) 368 06 80

  Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a
  Derneğimiz , Aralık 2004 yılında Başbakanlık Özürlüler İdaresi tarafından açılmış olan proje yarışmasına ‘’ Sessizliğin umudu ‘’ adlı projeyle katılmış, Türkiye 9’cusu olmuştur. Derneğimiz Sayın başbakanımızın da katıldığı törende mansiyon ödülü almıştır. Bu tarihten sonra işitme engelli , işsiz ve mesleki herhangi bir eğitim alamamış gençlerimiz projenin uygulanma tarihini beklemeye başlamıştır. İşitme engelli gençlerimiz ve aileleri tarafından büyük bir umutla beklenen projenin uygulanması , aradan geçen bunca zamana rağmen hala gerçekleşmemiştir. Özürlüler İdaresi Başkanlığı ile defalarca görüşme yaptık. Bize gerekli ödeneğin bulunamaması gibi birçok neden gösterip projenin uygulanma tarihiyle ilgili bilgi veremediler. Bu projeler birçok engelli insanımızı umutlandırıyor. Yeni fikirlerle ülkemizdeki engelliler sorununa farklı bakış açıları ve yerel çözümler öneriyor. Büyük emek harcanan bu projeler uygulanmayacaksa , neden yarışmalar düzenleniyor ? Engelli insanlarımız, engelli insanlara hizmet vermeyi amaç edinmiş kurumlar ve aileleri neden umutlandırılmaktadır ?
Hükümetimiz ve Başbakanımız ‘’ 2005 engellilerin istihdam yılı olacak ‘’ demişti. Biz hükümetten ve Başbakan’dan birçok işitme engelli gencimizin mesleki eğitim almasını sağlayacak projemizin olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmasını ve bu çaresiz bekleyişimizin son bulmasını istemekteyiz.
  İbrahim Çelebioğlu
  Denizli İşitme Engelliler
  Derneği Başkanı

  Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne
  Bedensel engelliler Spor Kulübü’nün lisanslı oyuncusuyum. Geçen sene kaydolduğum Ondokuz Mayıs Lisesi’ne ameliyat olduğum için gidemedim. Bu sene geleceğimi bir ay önce haber verdiğimde sayın müdür ve müdür yardımcılarım sınıfımın alt katta olacağını söylediler. Bütün kitap, defter ve okul kıyafetimi alıp okula gittik. Sınıfların yeri öğlenden sonra açıklanacağı için eve döndüm. Sonra ailemi sınıfımın yerini öğrenmeleri için okula gönderdim. Ama acı bir ifadeyle geri döndüler. Aileme sınıfımın üst katta olacağı ve eğer kendi başıma ikinci kata çıkabilirsem beni okula kabul edeceklerini söylemişler. Ayrıca ‘’ Çocuğa boşuna eziyet çektirmeyin ‘’ demişler. Ben tekerlekli sandalyeye mahkum bir insanım. O merdivenleri çıkmam söz konusu bile değil. Başka bir kenar mahalle okuluna gitmem konusunda ısrar ediyorlar. Diploma notu 5 olan bir öğrenci neden Samsun’un en iyi lisesine gitmek yerine kötü bir liseye gitsin ? 2005 Türkiye’sinde engelli bir öğrenci istediği liseye neden hala gidemiyor ? Sınıfımın üst katta olacağı neden okulun ilk günü bana söylenmedi ? Tüm okuma hevesim bu gibi yöneticiler yüzünden kayboldu. Aldığım kitaplara elimi bile süremedim. Gittiğim Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Abdullah Ayrancı , okulların sınıf düzenine karışamayacaklarını söyledi. Bence bu mesele artık tüm engelli camiasının sorunudur. Daha ne kadar engelli öğrenciler, engelli olmayan öğrencilerden ayrı tutulacak ? Artık bu sorun hepimizin. Engelli evladı bulunmayan velilere kim bu garantiyi veriyor? Onlardan da destek bekliyorum. Şunu bilsinler ki evlatları bir kaza sonucunda sakat kalırsa , okul yönetimi onların yanında yer almayacak , önüne geçip engel olacak.
  Murat Yazıcı

  Teşekkür
  Sizlere kardeşim Ahmet için teşekkür etmek istiyorum. Gerçektende son 1,5 aylık yaşamını dolu dolu ve mutlu geçirmesine vesile oldunuz. Ancak sonu hüzünle bitti. Çünkü kardeşim Ahmet , gazetenizde ilanı yayınlandıktan (04 temmuz 2005) 48 gün sonra , yani 21 ağustos 2005’ te hayata gözlerini kapadı. Arkasında gerçekten hüzünlü ve yürekleri dağlayan bir tablo bıraktı. Başta annem ve babam olmak üzere bu yazıyı size yazan ben , kardeşim Mustafa ile tüm arkadaşları , tanıyan, tanımayan herkes bu durumdan çok ama çok etkilendi. Etkilenmemek mümkün değildi. Daha 32 yaşında olan kardeşim Ahmet bu kadar yıl dünyaya kapalı ve kendi içinde dertleri , düşünceleriyle yaşamıştı. En zoru da hastalığı ile mücadele etmişti. Ancak gazetedeki köşede ilanı yayınlanınca hem bedenen, hem de psikolojik açıdan bir gelişim göstermişti. Durumunu paylaşmaya başlamış, ortak noktaları olan, kendisini anlayabilen insanlarla diyoloğa girmişti. Ama tüm bunları yaparken ömrünün son günlerini yaşadığı nereden bilebilirdi ki? Ben de , kardeşim Ahmet’te bu kadar çok insanın aramasını şaşkınlıkla karşılamıştık Demek ki Türkiye’de çok sayıda insan bu gazeteyi ve köşenizi okuyormuş. Hem de duyarlı insanlar . Her kesimden ve değişik meslek grubundan insanlar. Doktor, öğretmen, astsubay, öğrenci, kaportacı, döşemeci. Hepsi de moral vermek, arkadaş olmak için aradılar. Hatta ilaç tarifi verenler bile oldu. En azından kardeşimin derdine ortak oldular, hayır işlediler.
  Hasan Çetin
  Tel : (0505) 481 81 32
  hascetahcet32@mynet.com
  cetin_hasan@hotmail.com

  Engellileri unutmayın!
  Engelim yok. Cezaevinde bulunduğum için sadece özgürlüğüm kısıtlanmıştır. Ülkemizde çok sayıda engelli olmasına rağmen, engellilerin derdine çare olacak kayda değer bir şey yok. Yaşam hep gülmekle olmuyor. Ağlanacak zamanlar da oluyor. İnsanları gülmenin mutlu ettiği kadar, ağlamanın da mutlu ettiği zamanlar vardır. Bizler gülersek dünya bizimle gülüyor , ağlarsak yalnız biz ağlıyoruz . Yoksa bu doğanın kanunu mu ? Benim amacım demogoji yapmak değil, engelli arkadaşlarımızın sesine kulak verdiğimi , onların sorunlarını kendi sorunum gibi algıladığımı anlatmak. Buradan tüm devlet büyüklerimize ve saygıdeğer iş adamlarına sesleniyorum. Engelli insanların hepimizin kardeşi olduğunu unutmasınlar. Yine sizin aracılığınızla ülkemizde engelli kardeşlerimizin derdine ortak olan ve duyarlı davranan halkımıza sonsuz sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
  Alper Tunga Demirkoparan
  Kapalı Cezaevi
  18100 Çankırı

Logo: Hakkımızda
Sitenin tüm hakkı saklıdır
Copyright © 2003 by Engelliler Kulübü