|
|
|
 |
|
Engelliler camiasında neler oluyor?
Sevgili okurlarım, geçen haftalarda olduğu gibi bu hafta da sizlerle
engelliler camiasını ilgilendiren bazı haberleri paylaşacağız.
`Ya şundadır ya bunda`
Mehmet Ali Erbil'in şov programında yaşanan olaylar günlerdir gazete
manşetlerinde, yazarların köşelerinde çok sık yer buldu. Olayı daha
yumuşak karşılayanların yanında, Mehmet Ali Erbil'e söylemediklerini
bırakmayan yazarlarımız da oldu. Hiç kimse bu programda yaşanan
olayları hoşgörüyle karşılayamaz. Mehmet Ali Erbil'in uçlarda
dolaşan bir şovmen olduğunu ülkemizde bilmeyen yok. Ancak yazılan ve
söylenenlerden biz biraz da `Vur abalıya` sonucunu çıkarttık.
Gözden kaçan nokta
Meraklılarına hemen belirtelim. Mehmet Ali Erbil'i tanımayız. Hiçbir
şekilde, hiçbir yerde bugüne kadar karşılaşmadık. Ancak biz bu
programın birçok bölümünü engelliler açısından izledik. Bu konuda da
bilen bilmeyen herkes yerli yersiz konuştu. Engelli insanları
istismar ettiği, onlarla alay ettiği, engelli insanları espri konusu
yaptığı söylendi. Bunları söyleyenler, son zamanlarda toplumumuzda
azalan hoşgörü kavramını bir yana bırakırsak, engelli insanlar
konusunda bilgisi olmayanlar diye düşünüyoruz. Bir düşünün, bugüne
kadar hangi televizyon sunucusu bu kadar engelli insanı engelsiz
insanlarla kaynaştırıp onların her gün televizyonlarda görünmelerini
sağladı? Hangi televizyon kanalında ülkemizde engelli insanların da
var olduğu bu sıklıkla vurgulandı? Ayrıca Mehmet Ali Erbil'in her
gün bıkmadan, usanmadan Hayrettin ve Halil kardeşlere `kulak, meme,
dudak, baş` gibi kelimeleri tekrar ettirerek, onların içindeki
öğrenme arzusunu nasıl körüklediğini hiçbirimiz izlemedik mi? Hele 2
Haziran günü izleyiciler arasından gelen Uğur isimli Down sendromlu
kardeşimizin dans ederken yüzünde beliren mutluluk ifadesini
hiçbirimiz görmedik mi? Engellilerin bu programa katılmasını
eleştirenler, bize göre engelli insanları her gün televizyonda
görmek istemeyenlerdir. Hani şu engelli çocuklarını zincire vuran,
eve kapatan , toplum içine çıkarmayan vicdansız ve bilgisiz
ana-babalar gibi. Hiç düşündünüz mü o engelli dediğimiz insanlar bu
programda yer alırken, bırakın kazandıkları parayı, ne kadar mutlu
oldukları, toplumla kaynaştıkları acaba hangimizin aklına geldi?
Mehmet Ali Erbil onlarla şakalar yapıp dalga geçerken, onların da
Mehmet Ali Erbil ve bizlerle nasıl eğlendiğini hiç fark ettiniz mi?
Halil ve Hayrettin'in ilk programla son program arasındaki
özgüvenlerinin ne kadar arttığını nasıl inkar edebiliriz? Tekrar
edelim, Mehmet Ali Erbil'in `iş kazası` diye nitelendirdiği o olayın
affedilir tarafı yok. Ama yukarıda anlattıklarımızı da görmezden
gelmeyelim. Yiğidi öldürürken hakkını verelim.
***
www.pozitifpc.com
Pozitif Dergi, internette yayınlanan çok geniş kapsamlı bir bilgisayar
dergisi. Derginin haziran sayısını incelediğinizde ram belleklerden,
PC Soğutma uygulamalarına, medya player'ın kullanımına, çeviri
programlarından tutun da Türkçeleştirmelere, program tanıtımlarına
kadar birçok enteresan konuyu bir arada bulmak mümkün.
Dile kolay
Tam 240 sayfalık dergi her ay internette yayınlanıyor. Derginin
editörlerinden Zühre öğretmenle (Özgen) `Çengelli İğne` köşesi
aracılığıyla tanıştık. Ben www.pozitifdergi.com un birkaç aydır en
sadık okuyucularından olurken, Zühre öğretmen de belli ki bizi
analiz etmiş. Haziran sayısının 215 nci sayfasında `Her şeye rağmen`
başlıklı yazısını okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
Bilgisayar firmalarına
Derginin haziran sayısında Genel Yayın Yönetmeni Barış Atasoy'un yazısı
anladığımız kadarıyla artık bu masraflara dayanamayacakları ve
derginin sponsor bulunmazsa kapanacağı şeklinde. Bilgisayar uzmanı
değiliz ama buna rağmen çok keyifli bir derginin kapanması, aylık
8500 okuyucuya ulaşan bir internet sitesinin tarihe karışması demek
olacak ki, buna gönlümüz razı olmuyor. Bu bakımdan bilgisayar
firmalarına buradan sesleniyoruz: www.pozitifdergi.com `a girip
dergiyi inceleyin. Belki destek olmayı düşünürsünüz.
***
İETT den ses yok
Bir süre önce İstanbul`da düzenlenen 2. Sinan Erdem Ulusal Tekerlekli
Sandalye Basketbol Turnuvası'nda, İstanbul Elektrik Tramvay Tünel
İşletmeleri'nden engelli otobüsü istemiştik. Telefona çıkan Bülent
Çelik isimli memur bizi istediğimize pişman etmişti. İstanbul
halkının ödediği vergilerle maaşını alan bu kişi, `Telefonla bile
konuştuğumuza şükredin` diyerek bizi uyarmıştı. Bunu da 5 Haziran
2006 tarihli `Çengelli İğne' köşemizde yazdık. Ama İETT den ses yok.
Zaten çıkmasını da bekleyen kim? Ama bundan sonra İETT'nin, hükümete
yakın olan vakıflar ve derneklerle ilgili çalışmalarını da yakından
takip edeceğimizi ve bu konuyu İETT'den bir açıklama gelene kadar
izleyeceğimizi okurlarımızla birlikte ilgililerin de bilmesini
isteriz.
Bu arada Bülent Çelik Bey terbiye sınırlarını zorlamaya devam ediyor.
Geçenlerde, İstanbul'dan bir engelli kulübü otobüs talebinde
bulunmak için İ.E.T.T.`yi aramış. Bu kişinin isim benzerliğinden
dolayı TESYEV'den arandığını zanneden Bülent Çelik`in söyledikleri
şöyle: `Hem şikayet edip ismimi gazetede çıkartıyorsunuz hem de
utanmadan arıyorsunuz. Vermiyorum işte.`
Verme Bülent Çelik, verme. Senin layığını Allah bir gün verecek. Bir de
sana tavsiye; görevini yap, aldığın maaşı hak et. Bu köşe farklıdır
Bu köşe basındaki birçok köşeden farklıdır. Bizim arşivimize giren
ve yayınlanan bir konu sonuçlandırılana kadar gündemden düşmez.
Zaman zaman hatırlatır, herhangi bir davranışın sorumlularını, o
konudaki yetkilileri sonuna kadar takip ederiz. Devamlı okurlarımız
da zaten bunu bilir. Kimseyle alıp veremediğimiz yok. Sadece `Avrupa
Birliğine gireceğiz` demekle bu işler olmuyor. Kafalarında yavaş
yavaş değişmesi lazım.
***
KULÜP TANITIM KÖŞESİ
Bu hafta `Haydi İstanbullu engelli gençler, spor yapmaya` diyoruz ve size
İstanbul'daki engelli spor kulübünün iletişim bilgilerini veriyoruz.
İstanbul Engelli Yıldızlar Spor Kulübü
Adres: Aşağı Guraba Cad. Lunapark arkası Ahmetpaşa sk. No:16 Çapa
Aksaray/ İstanbul
Tel: 0212 534 11 94
Faks: 0212 534 21 13
Ana Spor Branşları: Basketbol
İlgili: Ayşe Yılmaz |
|
|
|
|