Eğitim ve Engelliler II
Sevgili okurlarım, bu hafta da sizlere ülkemizdeki engelli çocuklarımızın
eğitimi ile ilgili gördüklerimizi, duyduklarımızı, bildiklerimizi
aktarmaya devam ediyoruz.
Ömer Balıbey’in dikkatine
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey tanıdığımız kadarıyla
engelliler konusunda duyarlı bir insandır. Ancak aynı duyarlılığı
ekibinde ve İstanbul’daki okullarımızın hepsinde gördüğümüzü
söylememiz mümkün değil. Engelsiz öğrencilerle birlikte okumaya
çalışan engelli çocuklarımızın yaşadıkları ile ilgili çok sayıda
şikayet alıyoruz. Bunlardan iki tanesini bu hafta sizlerle
paylaşacağız. Bu davranışla karşı karşıya kalan engelli
çocuklarımızın ve ailelerinin ismini vermiyoruz. Sevgili Ömer
Balıbey soruşturma açmak isterse o zaman her türlü bilgiyi kendisine
vereceğiz.
Engelli kız çocuğu
Okurumuz ‘’Engelli kız çocuğu babasıyım. Kızım 1991 doğumlu. Doğduğu
günden beri tedavi olmakta . Beyin felci ve epilepsi rahatsızlığı
dolayısıyla Türkiye’de gitmediğimiz doktor kalmadı. Hiçbiri bize
umut vermedi. Ama biz anne - baba olarak hiçbir zaman yılmadan,
yorulmadan mücadele ettik. Ve sonunda egzersizlerle ve
fizyoterapistlerin yardımıyla kızımızın rahatsızlığını belli bir
noktaya getirdik. Şimdi sağ tarafı felçli ve ömür boyu kullanacağı
ilaçları var. Bizim için en büyük mutluluksa okula gitmesi ve
okulunda arkadaşları olması. Toplumda tüketici değil de , üretici
olması için elimizden geleni yaptık, 15 yıldır maddi ve manevi
olarak her şeyle mücadele ettik.
Hiç yardım almadık
Devletten hiçbir yardım almadık. Bu yaşına geldi, ortaokulu takdirle
bitirdi. Ayrıca örnek öğrenci olarak birincisi seçildi. Evimiz
takdir ve teşekkürle dolu. Ve böyle yaşam dolu bir genç kızın kötü
yaşam öyküsü bu yıl lise ile başladı. Bize yakın olan okul çok
kalabalıktı. Gittiği okulda zorlanmasın diye çaba gösterdik. Onun
hayatı önemliydi. Biz de onun isteğini kırmayarak kızımızı
semtimizdeki bir okula yazdırdık. Kayıt yapılırken okulun müdürüne,
müdür yardımcısına, sınıf öğretmenine, rehber öğretmenine,
çocuğumuzun bütün raporlarının asıl ve fotokopilerini verdik. Ve
daha sonra eşim , okula giderek tekrar yetkili kişilerle görüştü.
Bir gün müdür muavini olan şahıs boş olan bir derste yaramazlık
yapan çocuklara kızarak herkesi sıra dayağına çekmiş. O zamanda
kızım bir arkadaşı ile İngilizce çalışıyormuş. Bu öğretmen erkeklere
tekme tokat girişmiş, çocuğumda dahil kızların kafalarına yumrukla
vurmuş. Bu olaya kızımız çok üzüldü.
Bu ne biçim öğretmen?
Haksız yere böyle bir olayla karşılaşması çocuğu şok etti. Eve geldikten
sonra fenalaşmış. ‘’ Midem bulanıyor, başım ağrıyor ‘’ diyerek
annesine telefon etmiş. Bu şahsı mahkemeye vermek üzere hazırlandık.
Yasal yollardan hakkımızı aramaya çalıştık. Ama bir sonuç çıkmadı.
Daha sonra bu öğretmen, kendisini mahkemeye verdiğimizi duyunca,
kızımıza psikolojik baskı yapmaya başladı. Arkadaşlarının içinde,
okulda, sınıf içinde kızıma ve diğer öğrencilere ‘’ Bana hiç kimse
bir şey yapamaz. Ben devlet memuruyum, bildiğiniz yere gidin’’
demiş. Sonunda emeline ulaştı. Çocuğumu okuldan soğuttu. Biz de
çoğumuzu bir başka okula naklettik. Hem maddi hem de manevi olarak
yıkıldık. Ülkemizde her öğretmenin böyle olmadığını belirtmek
istiyorum. Engelli olan çocukların ve bizim gibi ailelerin dernek ve
sivil toplum örgütlerinin her zaman yanımızda olduğunu bilmek bizi
rahatlatıyor. Sizlere yaşadığımız kötü olayı anlatmak istedim’’diye
yazmış.
Spor Engel tanır mı ?
Bir diğer okurumuz ise bize gönderdiği mektubunda şöyle diyor: ‘’Fiziksel
engelli olan kızım, Bahçelievler Fikret Yüzatlı İlköğretim Okulu
5’inci sınıfına devam etmektedir. Sene başından beri sürekli olarak
okulun beden eğitimi öğretmeni Sedat Bey tarafından sözlü olarak
taciz edilmekte‘’ Rapor al, dersime katılma, hiçbir şey
yapamıyorsun‘’ diye sürekli aşağılanmaktadır. Defalarca sözlü
ricalarımıza karşın, durum devam etmektedir. Hoca 23/11/2005 günü
beni çağırtarak , çocuğun yanında ‘’ Bu çocuk hiçbir şey yapamıyor,
rapor alın , dersime girmesin ‘’ diyerek ısrarla söylemiştir. Bu
konuşmayı bağırarak yaptı ve kızım sinir krizi geçirdi. Bu güne
kadar ki eğitim hayatı süresince elinden gelenin en iyisini yapmakta
olan ve son derece azimli, istekli, hırslı olan çocuğum bu yüzden
psikolojik yardım almaya başlamıştır. Bu öğretmenin engelli diye
yaptığı davranışlar çocuğumun bütün dengesini bozmuştur. Ayrıca ‘’
hiçbir şey yapamıyor ‘’ dediği kızımız bir yandan yüzmeye, diğer
yandan biniciliğe halen devam etmektedir. Her öğrencinin kendi
kapasitesi içinde değerlendirilmesinin önemine inanan 27 yıllık bir
öğretmen olarak ben, bu meslektaşımın tutumunu esefle karşılıyorum.
Kızımın geleceğini düşünerek ve başka çocukların ve velilerin de
bizim durumumuza düşmesini önlemek için bu duruma çözüm arıyorum. Bu
adamın engelli çocuğumu engellediğini özetle duyurmak istiyorum. ‘’
Spor engel tanımaz ‘’ , ‘’ Haydi kızlar okula ‘’ kampanyalarıyla
çelişen bu tavra ne diyorsunuz ? ‘’ (İsim bizde saklı)
Şimdi ne olacak?
Eğer bu iddialar doğru ise, sevgili Ömer Balıbey araştırma yapıp bu
öğretmenleri en ağır şekilde cezalandırma yoluna gitmelidir. Bununla
kalmayıp bu olayı medya yolu ile tüm insanlarımıza duyurulmalıdır
ki, benzeri davranışta bulunacak öğretmenlere örnek olsun.
Receb Özbay olayı
Bir süre önce defalarca yazdığımız bir konuya bugün yeniden dönüyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri
Genel Müdürlüğü İşitme Engelliler Müdürü Receb Özbay’ı işitme
engelli çocukların aileleri ziyaret etmiş ve lise giriş sınavlarında
sistemin biraz değiştirilmesi isteğinde bulunmuşlardı. Özbay da
onlara ‘’Ne diye uğraşıyorsunuz? Allah onları öyle yaratmış.
Allah’ın vermediğini siz mi vereceksiniz? 124 Murat ile Mercedes’i
yarıştırmak istiyorsunuz. Bu çocukları neden lise giriş sınavlarına
sokmak istediğinizi anlamıyorum‘ ’demişti. Defalarca yazdıktan sonra
, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri soruşturma açtı. Bizim de
bilgimize başvurdular. Aradan birkaç ay geçmesine rağmen hiç ses
çıkmadı. Oysa biz, bakanlık müfettişlerine de bilgi verirken konuya
son derece iyi niyetle yaklaşmıştık. Şimdi merak ediyoruz acaba
Receb Özbay’la ilgili ne gibi bir işlem yapıldı? Bunu kamuoyu
bilmeli ki, böyle çirkin konuşan, insanları aşağılayan, engelli
çocukları ve ailelerini üzüntüye sevk eden başka abuk sabuk insanlar
ortaya çıkarken bir kez daha düşünsünler.
KULÜP TANITIM KÖŞESİ
" Haydi İzmirli engelli gençler , spor yapmaya "diyoruz ve bu hafta size
İzmir- Karşıyaka ’daki Engelli Spor Kulübü’nün ulaşım bilgilerini
veriyoruz.
İZMİR ORTOPEDİK ENGELLİLER SPOR KULÜBÜ
Adres: Ortopedik Özürlüler Eğitim İş Merkezi Kazım Dirik İlkokulu
Dedebaşı Karşıyaka- İzmir
Tel: (0232) 366 93 50
Faks: (0232) 366 93 50
Ana spor branşları: Basketbol, yüzme , masatenisi, kort tenisi .
İlgili: Ramazan Kaymaz |