|
|
|
 |
|
Eğitim ve Engelliler I
Bu hafta ülkemizdeki engelli çocuklarımızın eğitimi ile ilgili
gördüklerimizi, duyduklarımızı, bildiklerimizi yazacağız. Birçok
konuda olduğu gibi , eğitim konusunda da engelli öğrencilerimiz
ikinci sınıf insan muamelesi görmeye devam ediyor. Siz bakmayın
Özürlüler İdaresi - Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile yapılan
engelli çocuklarımızın ücretsiz olarak okullara taşınma projesine.
Bu tip uygulamalar, üzülerek yazmak zorundayız ki, popülist
politikalardır. Yani günü kurtarmak içindir. Bundan önce Milli
Eğitim Bakanlığı’na ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi’ne düşen çok
daha önemli görevler vardır. Unutmamamız gereken , eğitimin dünya
döndükçe , özellikle ülkemizde çok önemli bir rol oynayacağı ve
bunun için de sağlam temellerin biran önce atılması gerektiğidir.
Engelli kolları
Bir süre önce gazetelerde Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda ‘’ Engelli
Kolu ‘’ kurduğunu / kuracağını okumuştuk . Ve o zaman da sormuştuk :
‘’Engelliler konusunda bilgisi çok sınırlı olan öğretmenlerimiz ve
engelli çocuklarımız hakkında bilgisi sıfır olan öğrencilerimiz
nasıl engelli kolu kurup da, yönetecekler? Nereden başlayacaklar?
Bir planınız, programınız var mı?‘’ Cevap çıkmadı. Demek ki bu
konuları Milli Eğitim Bakanlığı’nda çok iyi bilen uzmanlarımız var.
Uygulamaya başladılar veya başlayacaklar.
"Sen-ben ve diğerleri"
Yaklaşık 3 yıldır yazıp , söylüyoruz. İlkoğretim okullarının 1 ‘inci
sınıflarından başlamak üzere , Batı’daki örneklerinde olduğu gibi ‘’
Sen-ben ve diğerleri ‘’ adlı veya benzeri bir dersi uygulamaya
koymak zorundayız. Bu derslerde öğretmenler kürsüye çıkarak
çocuklarımıza engelin ne demek olduğunu, insanların nasıl engelli
olduğunu, engelli insanlara nasıl davranması gerektiğini
öğretmeliler. Öğretmeliler ki , o çocuklarımız büyüdükleri zaman ,
dünya döndükçe devam edecek olan engelli nüfusumuzun toplumla
kaynaşması , insanca muamele görmesi, ayrımcılık yapılmaması
konusunda bilinçlendirilsinler. Siz bunları yapmayın, sonra
‘’Gelenekten Geleceğe ‘’ başlığı altında Milli Eğitim Bakanlığı
olarak mimari projeler geliştirin. Engelli çocukları da o okullara
doldurun, tamamıyla toplumdan soyutlayın. Bu mu olmalı amacımız ?
Gelenekten Geleceğe
Bir süre önce Milli Eğitim Bakanlığı Yatırımlar ve Tesisler Dairesi
Başkanlığı ‘nın eğitim yapıları için ‘’ Gelenekten Geleceğe ‘’
başlığı adı altında yeni mimari projelerini bu sütunlarımızda
anlatmıştık. Adı geçen başkanlığın basın danışmanlığının tarafımıza
başvurduğu ve biz de konunun önemini fark ettiğimiz için böyle
davranmıştık. Daha sonra engelli çocukların durumu , Türkiye’nin
ihtiyaçları ve bu projelere bağlı okulların , sivil toplum örgütleri
ve kurumların bu konuda yapacaklarını görüşmeye karar verdik. Bunun
için 22 Ağustos akşamı Ankara’da adı geçen dairenin başkanı ile
randevulaştık. Uçaktan indiğiniz anda bizi arayan Basın Danışmanı
Şule Koser , başkanın önemli bir işinin çıktığını, görüşmenin
ertelendiğini belirtti.
Çok mu meraklıyız?
Bizi yakından tanıyanlar , ne bakan, ne genel müdür veya diğer devlet
yetkilileri ile bir araya gelip çoğunun alışkın olduğu gibi onları
göklere çıkararak ‘’ Sayın bakanım, sayın genel müdürüm ‘’ diye
önlerinden takla atmadığımız , sonra da arkalarından konuşmadığımızı
bilirler. 22 Ağustos gününden beri hiç sesi çıkmayan Milli Eğitim
Bakanlığı’nın bu birimdeki basın sözcüsünün amacı da bizce belli
oldu. Yazı yayınlanana kadar defalarca bizi arayanlar , neredeyse 4
aydır ortalıkta yoklar. Yalnız Milli Eğitim Bakanlığı’nda değil,
diğer bakanlıklarda da işinin ehli olmayan basın danışmanları ve
özel kalem çalışanları, benzeri davranışlarda bulunuyor. Bu da bir
çok konuda olduğu gibi , bu konuda da ülkemizdeki eğitim seviyesini
göstermektedir.
Kendileri ile bir daha bir araya gelmek merak ve hevesinde değiliz.
Umarız bu projelerle ilgili olarak ülkemizdeki engelli
çocuklarımızın eğitimine katkıda bulunurlar.
Batı’ da durum
Ülkemizde , engelli öğrencilerimizi mümkün olduğu kadar engelsiz
çocuklarımızdan ayırıp onları özel okullarda kendi aralarında
eğitmeye çalışırken bakın Almanya’da neler oluyor ? Hemen belirtelim
ki , entegrasyon, yani engelli ve engelsiz çocukların bir arada
okumaları Almanya’da bugüne kadar tamamıyla çözülebilmiş değil. ‘’
Aynı sınıfta ‘’ isimli bir film Almanya’da kısa bir süre önce
gösterime girdi. Filmde , Berlin’deki bir okulda , 20 kız ve erkek
öğrencinin 5 D sınıfında nasıl bir arada eğitim aldıkları işleniyor.
Öğrencilerden 4 ‘ü engelli. İçlerinde zeka seviyesi çok yüksek olan
da var. Bir karmaşanın içinden nasıl çıkıldığı anlatılıyor. Umarız
bu film bizde de gösterilir. Ve eğitimcilerimiz gidip bu filmi
izleme fırsatı bulur.
Bunu biliyor muydunuz ?
Görmeyenler de sitenize girsin!
Web sayfanızın görme engelli kişiler tarafından okunabilirliğini
http://webxact.watchfire.com/ internet adresine giderek
ücretsiz olarak sağlayabilirsiniz.
Biliyor musunuz?
Engelli vatandaşlarımız bilgiye erişme konusunda diğer vatandaşlarla eşit
haklara sahiptir. Bilginin uygun formatlarda sağlanmaması engelli
insanların bilgiye erişimini engellemektedir.
Türkiye Sakatlar Derneği
www.tsd.org.tr
(0212) 521 49 12
KULÜP TANITIMI KÖŞESİ
"Haydi Hatay’lı engelli gençler , spor yapmaya" diyoruz ve bu hafta size
Dörtyol - Hatay ’daki Engelli Spor Kulübü’nün ulaşım bilgilerini
veriyoruz.
DÖRTYOL ENGELLİLER SPOR KULÜBÜ
Çaylı Cad. Atatürk Park İçi ( Cezaevi Karşısı ) Dörtyol- Hatay
Tel: ( 0326 ) 712 02 27
Faks: ( 0326 ) 712 34 77
Ana spor branşları: Basketbol, Atletizm ( kurulma aşamasında) , yüzme
(kurulma aşamasında )
İlgili: Mehmet Ali Karadana |
|
|
|
|