Dr. Mehmet Aysoy’a ne oldu?
Engelliler camiası 11 Ağustos akşamı Başbakanlık Özürlüler İdaresi
Başkanı Dr. Mehmet Aysoy’un görevden alındığını öğrendi. Bağlı
bulunduğu bakan Nimet Çubukçu hiçbir açıklama yapmadan, bakanlık
yetkisini kullanarak Aysoy’u görevden almış. Bu tamamıyla siyasi
sorumluluk taşıyan birinin tasarrufudur. Kimsenin söyleyecek sözü
olamaz. Ancak, konu engelliler olunca, bir takım şeyleri de
engelliler camiasının bilmesi gerekmektedir.
Ekim 2003
Göreve geldikten kısa bir süre sonra Ekim 2003‘te Dr. Mehmet Aysoy’u
makamında ziyaret ettim. O güne kadar kendisini tanımazdım. 2,5 saat
engelli politikaları, bu konuda neler yapılması gerektiği üzerinde
tartıştık. Karşımda sakin, kararlı ve konuların çoğuna vakıf bir
insan vardı.
Etkilenmiştim
Makamından ayrılırken kendisinden yaşça çok büyük olduğumu, siyasete
girmek veya herhangi bir devlet kurumunun başına geçmek gibi bir
düşüncem olmadığını, Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğim
Vakfı’nın (TESYEV) Başkanı olarak hayatımın zor, ama en huzurlu
günlerini yaşadığımı anlatmıştım. Ayrıca‘’ Arzu ederseniz bu
konudaki birikimimi her zaman size aktarmaya, destek olmaya, hatta
hiçbir ücret almadan danışmanlığınızı bile yapmaya hazırım.‘’
demiştim.
Tanıyanlar bilir
Bu sözleri, hele bir siyasi parti tarafından atanmış bir bürokrata, kolay
kolay söylemeyeceğimi beni yakından tanıyanlar bilirler. Ancak,
karşımdaki insanın duruşu ve olaylara bakışı beni böyle bir söz
söylemeye itti. Daha sonraki dönemde, bu köşede Dr. Aysoy’un
Özürlüler İdaresi Başkanı olarak bazı uygulamalarını eleştirdim. Hem
de epey sert bir dille. Ama aramızdaki saygı ve sevgi bağı,
birbirimize çok açık olduğumuz için, hiçbir zaman bozulmadı. Tam
tersine giderek kuvvetlendi. Daha önceki Özürlüler İdaresi
Başkanları döneminde istediklerini yaptıran bir kısım engelli
kurumları, eskisi gibi idareye hakim olamadıkları için Aksoy’u
kulislerde eleştirdiler. Dr. Mehmet Aysoy dışarıdan ve içeriden
gelen tüm bu eleştirilere, hatta saldırılara kararlı bir şekilde
yaklaştı. Önündeki programı uyguladı ve büyük bir dürüstlük örneği
gösterip Özürlüler Yasası öngörülen zamanda çıkmadığı için
istifasını verdi. Ancak kabul edilmedi. İki engelli kardeşi olduğu
için, engelliler konusunda herkese göre daha hassastı. Her dürüst
insan gibi ‘’tekerine çomak soktuğu‘’ kişi-kuruluşlardan aldığı
eleştiri ve uğradığı sözlü saldırılara rağmen yoluna devam etti.
Gökkuşağı Projesi
Gökkuşağı, engellilerimizin geleceği için mesleki rehabilitasyon, eğitim
ve bağımsız yaşam merkezleri kurmayı amaçlayan bir proje. Bu
projenin tanıtımının yapılacağı günlerde telefonum çaldı. Karşımda
üzüntülü bir sesle Dr. Mehmet Aysoy vardı. ‘’Çırağan Oteli’nde 4
Mart’ta yapılacak gece için yaklaşık 70 bin dolarlık kefalete
ihtiyacımız var. Sistem gereği, gece yapılıp faturası kesildikten
sonra ödeme yapabiliyoruz. Ancak otel ödemenin peşin olması
konusunda diretiyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bana bir yardımınız
dokunabilir mi?‘’ diye sordu.
Kefalet
Bugüne kadar bir dostuma kefil olmuştum. Şahsi kefalet insanları zor
durumda bırakabilecek bir teminat türü olduğundan, bir daha kimseye
kefil olmadım. Ama bu kez karşımdaki, hayatını engellilere adamıştı
ve bir şeyler yapma çabasındaydı. Hiç düşünmeden ‘’Üzülme, şimdi
Çırağan Otel’i ile konuşup şahsi kefaletimi veririm‘’ dedim. Ve 24
Şubat günü Çırağan Oteli’ne yazılı kefaletimi verip (belgeler
arşivimdedir) gecenin yapılmasını sağladım. Tabii ki devletim için,
ama o devlet kurumunun başında çok güvendiğim biri olduğu için.
Çırağan gecesi
O gece Dr. Mehmet Aysoy’un ısrarlı telefonlarına rağmen Çırağan’daki
geceye katılmadım. Medyadan da öğrendiğimiz gibi, iş adamlarımız
Başbakan’ın huzurunda 13 trilyon bağışta bulunmayı taahhüt ettiler.
Şimdi sıkı durun; bugüne kadar 13 trilyon karşılığı sadece 18 milyar
hesaplara girdi. Başbakan’ın karşısında aşka gelen iş adamları gece
bitince sözlerini unutuverdiler. Ve Dr. Aysoy bu ağır projenin yükü
altında ezilmeye başladı. Oysa o gecenin ertesinde konuştuğumuzda
çocuklar gibi sevinçliydi. Bana uzun uzun hangi illerde, hangi
projelerin yapılacağını anlattı. Bu arada Özürlüler İdaresi
Başkanlığı’nda garip şeyler de oluyordu; belediyelere ‘’Onur
Ödülleri‘’ verilmesi gibi.
Onur ödülleri 2006
Özürlüler İdaresi, Büyükşehir Belediyelerinin katılımıyla gerçekleşecek
yarışmanın sonunda başarılı olan Büyükşehir belediyesine ve ilçe
belediyelerine ‘’Onur Ödülü‘’ verecekti. Biz bu köşede eleştirdik.
Belediye başkanı olmak için bir siyasi partiden aday olacaksınız,
koşa koşa bu göreve geleceksiniz. Oradan maaş alıp başkanlığın
nimetlerinden yararlanacaksınız, sonra da yasadan doğan
mecburiyetleri yerine getirdiğiniz için size onur ödülü verilecek.
Bakan Nimet Çubukçu bunun bir motivasyon olduğunu söyledi. Biz o gün, ne
de bugün kendisinin görüşüne katılmadık ve katılmıyoruz. Siyasi
olarak seçilmiş birinin daha ne motivasyona ihtiyacı olabilir ki?
Bunlar gönüllü insanlar mıdır ki ‘’motive olsunlar‘’ diye , ‘’hizmet
anlayışı yerleşsin’’ diye ‘’Onur Ödülü‘’ verilecek?
Bu ülkede gerek engelliler gerekse diğer konularda hizmet veren birçok
sivil toplum örgütüne verilmesi gereken ödüller, kamu görevi yapan,
bunun içinde maaş alanlara verilecek. Böyle bir gariplik olsa olsa
ancak ülkemizde olabilirdi. Yazımızı yazarken 10 Ağustos 2006‘ ya
kadar olan yarışmaya başvuru tarihinin 8 Eylül ‘e kadar uzatıldığını
gördük. Bakan Çubukçu bu uzatmaya neden gerek gördüklerini açıklarsa
onu da sizlerle paylaşacağız.
Kayboldu gitti
Biz Dr. Aysoy’la uygun bir zamanda oturup engelliler sporu konusunda
yaptıkları çalışmaların daha koordineli bir şekilde Gençlik ve Spor
Genel Müdürlüğü ile yürütülmesi yollarını tartışmak isterken, o bir
akşam makamından uçtu gitti. Yazımızın başında da söylediğimiz gibi,
siyasi tercihler bu ülkede bürokratların işini hep zorlaştırmıştır.
Batı'da bizdeki gibi bürokratlar partilerle gidip, partilerle
gelmezler. Kaldı ki, bildiğimiz kadarıyla Dr. Mehmet Aysoy
Başbakan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında
danışmanlarındandı. Buna rağmen Başbakan’ın böyle bir kararnameyi
hemen imzalamasını garipsemedik desek yalan olur.
Açıklama bekliyoruz
Belki de bizim bilmediğimiz bir şeyler vardır. Dr. Aysoy’un görevden
alınışı, engelli insanların kafasında soru işaretleri bırakmıştır.
Aysoy’un bir suçu, yanlışı varsa bunu hepimizin bilmesi gerekir.
Eğer bakanın kişisel tercihi ise, o zaman uygulama bizlere göre
yanlıştır.
Bu kadar hizmet eden birinin vedalaşmadan, kendisine teşekkür bile
edilmeden görevden alınması ne kadar doğrudur onun da takdirlerini
sevgili okuyucularıma bırakıyorum. Ama hiç kimse unutmamalıdır ki,
bugün bana olanlar, yarın sana da olabilir.
***
KULÜP TANITIM KÖŞESİ
Bu hafta ‘’ Haydi Ankara ’lı engelli gençler, spor yapmaya ‘’ diyoruz ve
size Ankara ’daki engelli spor kulübünün iletişim bilgilerini
veriyoruz.
Kara Kuvvetleri Gücü Spor Kulübü
Adres: T.S.K. Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi Başkanlığı Bilkent / Ankara
Tel: 0312 291 20 40
Faks: 0312 291 10 49
Ana Spor Branşları: Basketbol, futbol , halter, okçuluk
İlgili: Bahadır Bartu |