|
|
|
 |
|
Bugün söz okurlarımızın
Sevgili okurları, son aylarda sizlerden çok sayıda mektup, faks ve e-mail
aldık. Bu yüzden bugünkü köşemizi sizlere ayırdık, `Söz sizin`
diyoruz. İşte sizden gelen mesajların bazıları...
Sayın Zapsu`ya
30 Nisan 2006`da ilimizde yapılan AKP İl Kongresi nde Sayın Başbakanımız
Tayyip Erdoğan a 5 adet tekerlekli basketbol sandalyesi istediğimizi
belirten bir dosya sunmuştuk. 23 Temmuz 2006 tarihli gazetelerde
Sayın Cüneyt Zapsu gazetecilere şöyle diyordu: ` Başbakanımıza
verilen dosyaların tamamını kendisinin okuması, incelemesi ve
yanıtlaması mümkün değildir. Bu dosyalar, mektup ve dilekçeler
Başbakanlık taki bir ofiste incelenir . Ancak içinden çıkamadıkları
bir dosya oldu mu bana gönderirler. Bu nedenle Başbakanımız bana
veri koordinatörü der. ` Biz de bu yanıttan yola çıkarak dosyamızın
mutlaka ofise gittiğini , ancak içinden çıkılamadığı için Sayın
Zapsu ` ya intikal ettirildiğini tahmin ediyoruz. Bu yazımın mutlaka
yanıtlanacağı umuduyla saygılar sunuyor, başarılar diliyorum.
Erol Gökçe
Kırklareli Bedensel Engelliler Spor Kulübü Başkanı
Ocağım sönüyor
Geçirdiğim kaza sonucu yüzde 40 görme engelli oldum. Herkes bir engelli
adayı . 42 yaşında , küçük bir esnafım. 3 çocuğum var . Elektrik
kontağı nedeniyle bir gece her şeyim yandı. Üstünden uzun süre
geçmesine rağmen hala maddi sıkıntı içindeyim. Artık yoruldum. Pes
etmek üzereyim . Halen dükkanda kıvranıp duruyorum. Ev kirasını
veremedik. 12 yıldır oturduğumuz evden çıkarıldık. Kenar bir
mahallede ev bulup her şeyi üst üste koyduk. Telefon, elektrik , su
hacize gitmek üzere çünkü ödemeyeli bir yıl oldu. Bağ-Kur u da
yatıramıyorum. O kadar duyarsız olduk ki , hiçbir yakınım ` Halin ne
` diye sormaz oldu. Cesaretimi samimiyetinizden aldım. Maddi olarak
bir şeyler istemek çok zor . Hep vermeye alışık olduğum için almak
ağır geliyor . Bir ocak sönmek üzere .Vicdan sahiplerine
sesleniyorum ve duyarlılık göstereceğinizi umarak saygılarımı
sunarım.
(İsim ve adres bizde saklı)
Not: İlgilenen okurlarımız ( 0 212 ) 238 71 91 no lu telefondan bilgi
alabilir.
Sakın hayata küsmeyin
Kaç kez yere serilen boksörün yine kalkıp zafere uzandığını gördünüz?
Bir artistik patinajcının düştüğü halde yarışmayı kazanmasına kaç kez
tanık oldunuz ?
Kaç kez trafik kazası yapsa da araç kullanmaya devam eden insanları
gördünüz? Hem de daha temkinli olarak.
Döneme 3 notu ile başlayıp 9-10 ile bitiren öğrenciye kaç kez tanık
oldunuz ?
Bisiklet kullanmaya düşe kalka başlayan bir çocuğun , düşe kalka
kullanmayı öğrendiğini kaç kere gördünüz ?
Müvekkilinin davasına gönülden inanan bir avukatın, duruşmanın ilk
oturumunu kaybettiğinde, bu yenilgiyi ikinci,üçüncü hatta dördüncü
oturumda kazanmaya çalışmak için bir itici güç olarak kullandığına
kaç kez rastladınız ?
Şükretmeyi bilin
Hayatta üzüntüleri kendim için itici güç olarak kullanmayı başardım. Siz
de yapabilirsiniz. Babam öldüğünde lisedeydim. Aileme destek olma
zorunluluğu, üniversiteyi kazanmış olduğumdan okumak istemem itici
güç olmuştu bana. Yol ayrımları vardır insan hayatında. Sevinç ve
üzüntü hep yan yanadır. Ölüm üzüntüsü ve üniversiteyi kazanma
sevinci buruk bir hüzne dönüşüyordu. Hayatta ayakta kalmak için
maddiyat önemli. Her şey para değil ama başkasına muhtaç olmadan
kendi ayaklarının üzerinde durmak kadar güzel bir şey yok. Tüm hayat
çabamız bu işte. Kimseye muhtaç olmamak. Çalışmak ve ekonomik
bağımsızlık. O zamanlar ölüme üzülmeyi seçseydim , eğitim alamazdım.
Çok bilinçli olmasa da doğru olanı seçmiştim. Üzüntünün gözlerinizi
kapatmasına izin vermeyin. Sevinç , her üzüntünün yanındadır.
Hayatınızın düz gitmeyeceğini aklınızdan bir an olsun çıkarmayın.
Hayat ne tamamen mutlu ne de tamamen mutsuz geçecektir. Dünya
döndüğü sürece her şey değişecektir. Hiçbir şey olduğu gibi
kalmayacaktır. Üzüntünüz ömür boyu sürmeyeceği gibi mutluluğunuz da
ömür boyu sürmeyecektir. Mutluyken şükretmeyi bilin.
Paylaşın
En umutsuz , çaresiz anınızda, kendinize destek verin. Ya da size destek
verecek dostlar edinin. Mutlaka sizinkilere benzer acılar yaşamış
olanlar vardır. Ölüm , ayrılık , kanser, hastalık , her türlü acıyı
tek başınıza yaşayamazsınız. ` Sevinçler paylaştıkça çoğalır, acılar
paylaştıkça azalır. ` Dertlerinizi paylaştığınız kişi bunu herkese
mi söylüyor ? Üzülmeyin , o onun sorunu. Nasıl olsa , sıra bir gün
ona da gelecek. Ya da sizi anlayabilecek gerçek dostlar edinin. Eğer
sizi anlamıyorlarsa bilin ki gözlerindeki ve yüreklerindeki acı
perdeleri henüz açılmamıştır. Bir adım önde olduğunuzu düşünün. Ne
halde olursanız olun , şükredin. Nasıl olsa hayat geçici diye hayata
küsmeyin !
Emine Yontuç / Eskişehir
Turizmde yerimiz niye yok?
Adana - Ceyhan `da yaşıyorum . 1981 doğumluyum. Van 100. Yıl Üniversitesi
Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunuyum. Birçok çalışandan daha üstün
özelliklerim var ama iş bulamıyorum. İşverenler önyargı . Türkiye de
çok sayıda otel var hiçbirinde engelliler çalıştırılmıyor. Torpil
değil hakkımı istiyorum.Yapılan sınavdan 79 puan almışım ve
üniversite mezunuyum . Yabancı dil ve bilgisayar işletmenliği
sertifikam var . Arkadaş bu sertifikalara sahip olmadığı , ve
sınavdan 60 puan aldığı halde çalışıyor. Ben çalışamıyorum . Çünkü
onun dayısı var , benim yok . Düzen böyle giderse ne olacak sonumuz?
Türkiye de engellilerin istihdamı üzerinde durulması gereken bir
konu. Yasada zorunluluk olsa da maalesef işverenlerimiz bu konuya
sıcak bakmıyor. Türkiye de engellilere yönelik var olan ön yargının
kaldırılması ve engelli kavramının bir ayırımcılık olarak
algılanmaması gerekmektedir.
Cumali Kılıç
e-mail: cumali1958@mynet.com
Engeller bitmiyor
17 / 9 / 1994 İstanbul - Bakırköy doğumlu Ömer doğuştan dawn sendromlu .
Eğitimi için araştırmalar yaptık. Bakırköy Rehabilitasyon ve
Araştırma Hastanesi ne başvurduk. 2 hanım eğitmen Ömer i bir odada
sınav yaptılar. 8 dakika sonra bize ` İletişim kurulamıyor `
dediler. Ben` Onun için geldik. Sağlam ve sağlıklı bir çocukla 15
ila 20 dakika arasında iletişim kurulurken, dawn sendromlu bir
çocuğun 8 dakikada sizinle iletişim kurmasını beklemeniz hata `
dedim. Bize ` İletişim kurulamıyor ` yazan bir evrak verdiler. 15009
no lu dosya açtılar. Araştırmalarımız devam ediyordu. 15 / 1 / 2003
`te Etiler Mavişim Reh. Merkezine başvurduk. Ömer i anlattık. Sahibi
Sevda Hanım ın fedakarlığıyla Ömer 30 / 01/ 2003 `de gayri resmi
olarak eğitime başladı. SSK lı olarak evraklarını tamamladık. 06/
03/ 2003 `te resmi olarak okula gitti. Ayda 8 saat ders aldı. 2003
Haziran da işten ayrıldım. SSK lı olmadığım için devletin Ömer e
tanıdığı 8 saat bitti. Zeki Kürkçü , Fatih te engelliler için bir
yer bulma çabalıyor . Ama engellerle zaman kaybediliyor.
Abdurrahim
Tuvaletler felaket
20 yıldır yürüme engelli olarak yaşayan bir hanımım. Hayatı dolu dolu
yaşamaya çalıştığım için kendimi engelli hissetmiyorum. Tabii
yolculuklar hariç. Otobüs bileti aldığımda mola yerlerini arar ve
alafranga tuvalet olup olmadığını sorarım. Çorum - Sungurlu dan Doğu
ya doğru yolculuk ediyorsanız bilin ki hiçbir noktada, bazıları için
lüks , ama bizler için ihtiyaç olan bu donanım yok. 19 Mayıs
tatilinden yararlanıp Akdeniz e gitmek istedim. Mola yerlerini
aradım. Aradığım koşullarda tuvalet vardı . Ama nasıl? Önce Mut ,
bir aydır su yüzü görmemiş , pis. Burası oradaki görevlilerinin de
soyunma odası . Klozet o kadar yüksek ki 2 basamakla ancak
erişirsiniz. İhtiyacınız bir sonraki mola yerine kalır. Bir sonraki
mola yeri ise Karaman. Tuvalet yerin bir kat altında , dönerek
iniyorsunuz. Ancak çok dar. Koltuk değneğiniz çiftse ya da
tekerlekli sandalyeniz varsa üzgünüm. Karaman daki tuvaletler temiz
, her türlü donanım var. Ama konumu yanlış . Düşüncesizlik
engelliliktir. En güzel bahçe, en güzel balkon yarışmaları
yapılıyor. En güzel tesis yarışması yapılsa Türkiye de kaç işletme
başvurur sizce ?
F.Y
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ne
Ben kaza geçirmiş bir engelliyim. Bu mektubu çaresiz kaldığım için
yazıyorum. 01/04/1987 den bu yana Bağ-Kur a bağlıyım. 9 yıl , 9 ay
çiftçi , 3 yıl 9 ay da isteğe bağlı olmak üzere toplam 13 yıllık
Bağ- Kur luyum. 10/10/1991 de kaza geçirdim . Eskişehir Orhangazi
Tıp Fakültesi de ameliyat oldum. ` Ömur boyu sırt üstü yatacak `
diye yüzde 95 engelli raporum var. Bu rapor kabul edilmedi. Afyon
Devlet Hastanesi ne havale edildim. Oradaki heyet engeli yüzde 90
diye rapor verdi. Bağ-Kur Genel Müdürlüğü beni ` Çalışır ` diyerek
geri çeviriyor. Neden Eskişehir in verdiğini değil de Afyon `unkini
kabul ediyorlar ? O gün heyete giren başhekim ve doktorlardan da
şikayetçiyim . Çünkü bana ` Neyin var? ` diye sordular. Bir kere
film çektiler, sonra da ` Olmamış, bir daha çektir ` dediler. Beni
tekerlekli sandalyede gördükleri halde ` çalışır ` raporu
veriyorlar. Beni sandalyeye üç kişi bindiriyor. Bir elle nasıl
çalışılır bilmiyorum. Sizin aracılığınızla çare bulamasam , Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi na başvuruda bulunacağım. Başbakanım,
karnemi bile iptal ettiler . Ömrüm hastanelerde geçiyor, ilaç
alamıyorum.
Hulki Uyanık / Afyon 0 542 842 94 11 |
|
|
|
|