|
|
|
 |
|
Ray Charles
Ray Charles, Elton John ile birlikte şarkı söylüyor. Sorry Seems To Be
The Hardest Word… İki tane birbirinden çok farklı müzisyenin bu
buluşması o denli güzel olmuş ki; birden bire “acaba müzik olmasaydı
ne olurdu?“ diye bir soru aklıma takılıyor.
Piyanoyu acaba kim çalıyor?.. Çalınış sitiline bakarsanız Elton!!! Aman
ne önemi var diyesi geliyor ilerleyen zaman içersinde. Ray’in o caz
stili şarkıya o denli güzel bir renk katmış ki dünya sanki bu
şarkının etrafında dönüyor.
Ve dünya şarkının sözleriyle daha anlamlı bir şekilde dönmeye devam
ediyor. “Sanırım ben şiir yazamazdım” diyor can dostum eğer müzik
olmasaydı. Ben de” ben olmazdım” diye ekliyorum. İster istemez
müziğin tüm sanatların en etkili silahı olarak bitiriyoruz
karşılıklı konuşmamızı.
Ama müziğin sihri bırakmıyor bir türlü yakamı.Bir şarkıdan bir başka
şarkıya atlarken beynim, anılar birbirini kovalıyor…
“Aman kızım! Sen bunları boşver, perdelerini kapattığın anda olmak
istediğin yerdesin“ demişti Sevim teyze Van'a tayinimin çıktığını
duyunca. Birden Van'daki kapımın güm güm çalınışını duyar gibi
oldum, koşar adımlarla evime gelen birkaç ev ötede oturan arkadaşım
Özden‘in soluk soluğa sesini duydum yeniden;
“ Hemen, TRT fm'i aç! “
Koşar adımlarla uzaklaştığından soru sorabilmeyi bile başaramamış,
söylediğini yaptığımda Albinoni‘nin o güzel parçası Adagio
doldurmuştu perdelerimi kapattığım evimi mi, neredeydim?.. Olmak
istediğim yerdeydim. Kocaman bir konser salonun ortasında gözyaşları
arasında bence yüzyılların parçasını dinliyordum.
Ne sihirli bir olgu bu müzik. Nereden alıp nerelere götürür hepimizi.
Doğanın insanlara en büyük armağanı. Dünya kocaman bir senfoni
zaten. En büyük müzisyenlerin salındığı kocaman bir konser alanı
mavi gezegenimiz.
Evelyn Glennie geliyor aklıma birdenbire. Bu yüzyılın en büyük kadın
sağır davulcusu ve perküsyon ustası. Sesin bir titreşim olduğunun
bilinciyle sesi algılamamız için sadece kulaklara ihtiyacımız
olmadığını bilerek çıplak ayakla titreşimleri duyup müzik tarihine
altın harflerle adını yazdıran büyük kadın.
Önyargılara hiç aldırış etmeden yapmak istediğini yapan ve bunu yaparken
de en iyisini yapan büyük kadın.
İşte müzik böyle bir şey. Herkes için, her yerde, her duyguya, her
ihtiyaca umarsızca hizmet veren sihirli bir olgu…. |
|
|
|
|