Gizli Ayrımcılık
"Bizi görmek bizi tanımak, bizi
tanımak bize saygı duymak, bize saygı duymak bizi sevmeyi öğrenmek,
bizi sevmek ise bütünleşmemiz için atılan ilk adım demektir"*
Perakende sektörü ve
üreticilere hitap eden bir dergide engellilerin konu edileceği
söylenip benden bir yazı istendiğinde ilk aklıma gelen şey, nasıl
bir yazı yazmamın daha doğru olacağı sorusuydu.
Aslında, yaşamının ilk 26 senesinde engellerden bihaber, sonraki 8
seneden beri ise omurilik yaralanması sonucu felç olup tekerlekli
sandalye kullanan ve engelle(mel)erden mağdur olan biri olarak,
sizlere, “Neden biz sakatlığı olan kişileri marketinize/alışveriş
merkezinize/mağazanıza almıyorsunuz, bizi beğenmiyor musunuz?” diye
sormam gerek; ama bunu sorarsam dergiyi elinizden bırakacağınızı,
(hadi iyimser olayım) sayfayı çevireceğinizi düşünüyorum.
Oysa ben bundan sonraki satırları da dikkatle ve empati kurarak okumanızı
umuyorum. Çünkü bu yazıda, yaptıklarınız kadar yapmadıklarınızdan da
sorumlu olduğunuzu sizlere hatırlatmak istiyorum.
Bir binaya ya da hizmete erişimi bir grup için engelliyorsanız, bu
ayrımcılıktır
Evet, sattığınız ürünü ya da hizmeti almak için mağazanıza gelmek
istediğimde önümde aşamayacağım yükseklikler, geçemeyeceğim kapılar,
arasında dolaşamayacağım darlıkta koridorlar, erişemeyeceğim
yükseklikte raflar, içine sığamayacağım kabinler, kolayca ödeme
yapıp ayrılamayacağım bir kasa varsa, beni engelliyorsunuz, yani
ayrımcılık yapıyorsunuz demektir.
Hem sadece tekerlekli sandalye kullanan beni değil, yaşlıları, hamile
kadınları, çocuklu anne-babaları, geçici bedensel rahatsızlığı
olanları da engelliyorsunuz.
Ve biliyor musunuz, mağazanızın girişine “Sakatlar-hamileler-yaşlılar
giremez” diye kocaman bir tabela asmakla, girişi engelleyici
düzenlemeler yapmak arasında son kertede hiç bir fark yoktur.
İkisinde de mağazanıza giremiyor ve hizmetinizi satın alamıyorum!
***
Herkes Gibi...
Mağazanızdan hizmet satın alamadım, ama öyle kolay kutulamazsınız benden
?
Hemen kapıdaki görevliye seslenip, adet olduğu üzere, “en yetkili
kişi”yle görüşmek istediğimi söylerim.
“Buyurun ben yardımcı olayım Beyefendi” faslını, “yok, benim şikâyetim
daha büyük, doğrudan yöneticinizle görüşmem gerek” diyerek geçerim.
“Buyurun sorunu ben ileteyim kendisine” üstelemesini de, “Hayır, çok
teşekkür ederim, ama benim yöneticiyle görüşmem şart” diye aşarım.
Bunun üzerine istemeye istemeye elindeki telsizle amirine seslenir:
- 90-91, 90-91
- Dinlemede 91
- Burada bir müşteri var, yöneticiyle görüşmek istiyor, tamam.
- Neden? Tamam
- Bilmiyorum, sandalyesi var, galiba o konuda, tamam
- Ne sandalyesi? Tamam
- Üstüne oturuyor, tamam
- Kaldırsana, niye oturuyormuş sandalyede? Tamam
- Bilmiyorum, tamam
- Bizim sandalye mi? Tamam
- Hayır, kendi sandalyesi, tamam
- Bizim sandalyemiz değilse bizi neden ilgilendiriyor? Tamam
- Bizim girişte oturuyor, tamam
- Git başka yerde otur, demedin mi? Tamam
- Yok, öyle değil, içeri girmek istiyor, tamam
- Deli mi? Tamam
- Yok değil, tamam
- Ne istiyormuş? Tamam
- Yöneticiyle görüşmek, tamam
- Sen orada bekle, geliyorum, tamam
Telsizle bu uzun görüşmenin ardından görevli kan-ter içinde kalır
mutlaka. Bu duruma sebep olduğum için bana kızgın olması da çok
muhtemel tabii. Sakinleştirmek lazım...
- Mağazaya girmek isteyip, varolan kaldırımı aşamayınca, konuyu
yöneticiye iletmek istedim
- Ben yardım ederdim geçmenize, yönetici çağırmaya gerek yoktu ki
- Biliyorum yardım ederdin, ama ben yardımsız girmek istiyorum
- Niye ki?
- Kendimi daha iyi ve özgür hissetmek için
- Nasıl?
- Sen mağazaya giren herkese yardım ediyor musun?
- Hayır
- Neden?
- Gerek olmuyor ki
- Tamam işte, ben de gerek olmasın, herkes gibi olayım istiyorum ?
- Peki. Şimdi amirim gelecek, onunla konuşursunuz.
O arada Amir gelir:
- Buyurun Beyefendi?
- Merhaba, demin arkadaşa da anlattım, mağazanıza girip alışveriş etmek
istiyorum. Ama şu kaldırım ve önündeki merdiven bana engel oldu. Bu
konuyu yöneticinize iletmek ve sorunu çözmesini talep etmek
istiyorum.
- Yönetici şu anda toplantıda, konuyu kendisine ben iletirim.
- Yok, ben şahsen iletmek istiyorum mümkünse
- Peki bakayım ne zaman gelebilir
Kısa bir telsiz konuşması ve birkaç dakika sonra yönetici olduğunu
söyleyen biri yanıma gelir. Mağazaya giremediğimi ve bu sorunun
ortadan kaldırılmasını istediğimi hızlıca anlatırım ve hizmetten
herkesin yararlanması için dikkat etmeleri gereken konuların yer
aldığı şu kâğıdı kendisine veririm:
Hizmetten herkesin yararlanabilmesi için dikkat edilmesi gereken
konular (1)
1. Kaldırım genişliği; İki tekerlekli sandalye için min. 180 cm. bir
tekerlekli sandalye için 120 cm olmalıdır.
2. Kaldırım ve rampa eğimi maksimum % 6 olmalıdır.
3. Tehlikeli yerlerde emniyet barları olmalıdır.
4. Yaya geçitleri: Yer seviyesinde olmalı, kaldırım yüksekliği
azaltılmalı.
5. Kaldırım taşı yüksekliği: Geçiş seviyesinde (3 cm) ve kesintisiz
olmalı
6. Yaya yolu: Baş ile aynı seviyede olan çıkıntılar tehlikelidir.
Güneşliklerin alt kenar yüksekliği yerden minimum 200 cm olmalı.
Yolu kapatan uyarı panosu, araba, bisiklet olmamalı. Zemin kaygan
olmamalı.
7. Semboller (yazı ile yönlendirme): İyi okunabilmeli, 140-180 cm
arasında aydınlatılmış yazılar tercih edilir ( tercih edilen
yükseklik 150 cm).
8. Posta kutuları veya çöplerin vs. yüksekliği: Maksimum 120-130 cm.
9. Park yerleri: 50 park yerinden 1 tanesi tekerlekli sandalyeli özürlü
için ayrılmış olmalı, ICTA panosu ile belirtilmeli, sarı renkli
olmalı, minimum 350 cm olmalı.
10. Garaj: Bina girişinde olmalı, uzaktan kumandalı olmalı, elektrik
düğmeleri çıkışa yakın olmalı.
11. Bina ana giriş kapıları: Eşiksiz, 80-100 cm genişlikte ve yerden
otomatik açılışlı olmalı.
12. İç kapılar: Eşiksiz, ortalama 90 cm genişlikte olmalı,
13. Zemin kaplama: Kaygan olmamalı, tutan halılar olamamalı
14. Asansör genişliği: 110-140 cm olmalı.
15. Asansör kapı genişliği: 80 cm otomatik olmalı.
16. Asansör düğmelerinin yerleşimi ve yüksekliği: Yerden 90-140 cm
yükseklikte ve yatay olmalı, karşı duvardan 40 cm uzakta yerleşmeli.
17. Asansörün diğer özellikleri: 85-90 cm yükseklikte tutunma barı
olmalı. Telefonu olmalı. Halı kaplı olmalı. Açılır-kapanır koltuk
olmalı. Yeterli manevra alanı olmalı.
18. Yoldan binaya giriş: Caddeden itibaren basamaksız olmalı, kaldırım
maksimum 3 cm olmalı,
19. Tuvalet: Her 10 tuvaletten biri özürlü için ayrılmış olmalı,
tekerlekli sandalye için uyarlanabilir olmalı.
20. Binadaki merdiven genişliği + yükseklik: 2 yükseklik + 1 genişlik =63
cm olmalı.
21. Oteller: Odaların % 5'i ya da en az 2 oda tekerlekli sandalye
kullananlar için düzenlenmiş olmalı,
22. Telefon kabinleri: Her 10 telefondan biri özürlüye ayrılmalı. ICTA
panosu ile belirlenmeli, kapı genişliği 90 cm, eni 120 cm, boyu 125
cm, yerden telefonun en üst yüksekliği 130 cm, rehber koyma yeri
yüksekliği 120 cm olmalı.
23. Bekleme salonu, lokanta ve mağazalar: Kasalar arası mesafe 90-100 cm
olmalı, uygun manevra alanı olmalı, lokantalarda uzun geçişler ve
dik açılı kulvarlar minimum. 100 cm genişlikte olmalı.
24. Halka yönelik gişeler: Barlar arası mesafe 90-100 cm olmalı.
25. Tren, uçak, otobüs, taksi: İniş ve binişler için alçak basamaklar ya
da rampalar olmalı, en az bir kompartıman özürlüye ayrılmalı, taksi
kapı genişliği uygun transferi sağlamalı.
26. Sinema, tiyatro, konferans salonları: 300 koltuktan biri özürlü için
ayrılmış olmalı yada arkadan girişli 4 kişilik 100-120 cm yer
ayrılmalı, giriş ve çıkışlar uygun olmalı.
Sonuç Yerine
Fiziksel dezavantajı olan müşterilerinizi göz ardı etmemeniz hem
müşterilerinize olan saygınızı göstermek için önemli, hem o
müşterilerin alışveriş potansiyelini kaybetmemeniz için önemli, hem
herkesi düşünen mağazacılık anlayışının diğer tüm müşterilerinizde
yol açacağı olumlu algılamalar ve onların mutluluğu (aslında daha
çok alışveriş yapması) için önemli, hem artık reklâm kadar önemli
hale gelen sosyal projelere önem veren kurum imajının yansıtılması
için önemli, ve hem de hepsinden önemlisi, siz mağazacıların asli
kriteri olan “koşulsuz müşteri memnuniyeti” için önemli.
Hasılı, ben sizin müşterinizim ve koşulsuz mutlu olmak istiyorum...
* Venezuella, Arjantin, Küba ve Uruguay tarafından kurulan TELESUR
televizyonunun tanıtım sloganlarından biri.
(1) Doç.Dr. Tülin DÜĞER - Prof.Dr. Hülya KAYIHAN, “Tekerlekli
Sandalye Kullanan Kişiler için Çevresel Mimari Engellerin
İncelenmesi”, Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Yüksekokulu |