Resim/Bağlantı: Bülent Küçükaslan

BÜLENT KÜÇÜKASLAN


Yazarın tüm yazılarına ulaşmak lütfen için buraya tıklayın.
İletişim: bulent@engelliler.biz


Düşünün Bakalım..!


  Hayat?:

  Doğmuşsunuz,
  Sizi seven ve her şeyden koruyan bir aileniz var;
  Düştünüz, kaldırdılar.
  Ağladınız, avuttular.

  Büyümeye başladınız,
  Üç yaşındasınız
  Kreşe gönderiliyorsunuz
  Bir sürü arkadaşınız oluyor.
  Mutlusunuz.
  Doğayı tanıyorsunuz-tanıtıyorlar-;
  bu ağaç, bu çiçek, bu kedi, bu köpek, bu yeşil..
  “Bu kim?” diye soruyorsunuz;
  Kenarda tek başına oturanı göstererek.
  “O” diyorlar “o”... “hasta!”
  “Nesi var?” diye sormak istiyorsunuz-belki-;
  ama çekiştiriyorlar kolunuzdan, soramıyorsunuz.
  O size bakıyor, siz..?

  Büyüyorsunuz; 7, 8, 9 yaş su gibi geçiyor
  Okulunuzda da başarılısınız, derslerinizin hepsi “pekiyi”
  Hem öğretmen de kanâât kullanmış “arkadaşlarıyla ilişkileri çok iyi” diye; gururlanıyorsunuz.
  Öyle ya! Hem okulun futbol takımındasınız, hem de bir çok arkadaşınız var.
  Yalnız gene bir şey takılıyor gözünüze; “O neden tek başına?”, hani o hasta olan çocuk, hani maç ederken kenarda oturan.
  Siz ona bakıyorsunuz, o..?

  15, 16 derken gençliğinizi keşfediyorsunuz, artık liselisinizdir
  Kızlar girmiştir hayatınıza; jöleler, amerikan tıraşlar, kaçamak bakışlar.
  Aşklar belki; sırılsıklam, ölesiye, hep o olsun istiyorsunuz yanınızda.
  Elini tutuyorsunuz. Dokunmak istiyorsunuz belki dudaklarına, belki de öpmek..
  Okulu kırıyorsunuz. Ona doymak istiyorsunuz.
  “Yürüyelim mi?” diyorsunuz, “Tabi” diyor; utangaç.
  Elini tutuyorsunuz. Sokak aralarından yürüyorsunuz-yakalanmamak için-.
  Mutlusunuz, hayat güzel..
  Sonra bir apartmanın giriş katındaki pencerede onu görüyorsunuz!
  O!
  Gene yalnız.
  O size bakıyor, siz..?

  Üniversite, askerlik, evlilik, iş...
  Her şey akıp gidiyor,
  Yuvarlanıyorsunuz hayatın önünde,
  Ama başarmışsınız; doktor olmuşsunuzdur.
  Yenenlerdensiniz-gene!-

  Hastanedesiniz,
  yoğun, kalabalık, koşuşturmaca..
  Üstüne üstük, geç de kalmışsınız o gün,
  Hastalar birikmiştir kapıda, yılgın, ürkek, bitkin
  Ama saygılı hepsi de, sizi görünce ayağa kalkıp gülümsüyorlar.
  Biri takılıyor gözünüze, köşede!
  Ayağa kalkamıyor, zorlanıyor; belli!
  Ama o da saygılı, utangaç hatta.
  Tanıyorsunuz, bu o!
  Hep bir köşede oturan çocuk.
  Duruyorsunuz.
  İlk kez bakıyorsunuz gözlerine; hem de tam içine.
  Gülüyorsunuz birbirinize.
  Yanına gidiyorsunuz;
  “Merhaba” diyorsunuz,
  “Merhaba” diyor o da size.
  Koluna giriyorsunuz, yürüyüp gidiyorsunuz, beraber.
  Odanıza giriyorsunuz; çay, sigara, sohbet...
  O size bakıyor, siz de ona!

  Geç de olsa, tanışıyorsunuz.
  3 Aralık Dünya Engelliler Günü şerefine..
 

Logo: Hakkımızda
Sitenin tüm hakkı saklıdır
Copyright © 2003 by Engelliler Kulübü