Resim/Bağlantı: Babür Akdağ tüm yazıları

BABÜR AKDAĞ


Yazarın tüm yazılarına ulaşmak için lütfen buraya tıklayın.
İletişim: babur.akdag@superonline.com 

ÜRETİM ÖZÜRLÜSÜ OLMAK

  Kimi toplumların oldum olası üretimle arası pek yoktur. Üretmek deyince çoğalmayı anlarlar da çoğalanları nasıl doyuracaklarını düşünmezler.
  Eski çağlarda yağmacılık yapanlar, günümüzde ‘mafya’ yöntemi denilen eylemlerle başka insanların ürettiklerine el koyarak ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Zorbalığa gücü yetmeyenler resmen avuç açarak dileniyorlar. Azgelişmiş toplumlar için uluslararası boyutta genellikle ikincisi geçerli oluyor. Ama kimsenin aklına ‘üretmek’ gelmiyor.
  Üretim, insanın toplumsal ve teknik ilişkiler içerisinde doğa ile yaptığı madde alışverişidir, kısaca. ‘Yoktan var etmek’ değilse bile ‘azdan çoğaltmak’dır. Doğayla yapılan bir kutsal savaştır.
  Karnını doyurabilmek için bile bu kutsal savaşı başkalarına havale etmek, bazı önemli organların körelmesine neden olur. Örneğin beyin gibi. Yaşam düzeyini üretimle yükseltmek gibi bir dert olmadığında; bu konuda “düşünmek” ve “düşünce üretmek” gibi bir dert de olmayacaktır. Nasıl olsa birileri üretiyor... Üretenlerin yaşam biçimleri, toplumsal refahları daha da gelişirken; tüketenler bu işin nasıl olduğu konusunda kafa patlatırlar. İş işten geçtikten sonra.

  ***
  İşsizliğin ve hayat pahalılığının nedenleri araştırılır. Üzerine kitaplar yazılır, konferanslar düzenlenir. Ama hiçbirinden ‘üretimi nasıl daha da artırabiliriz?’ sorusuna bir yanıt çıkmaz, çıksa da uygulanmaz. Uygulanamaz. Çünkü, bu durumun sürmesi kimilerinin işine gelir. Gerçekten iyi niyetli düşünenlerin de artık bu kötü gidişe ‘dur’ demeye güçleri kalmamıştır.
  Üretimin sevilmediği toplumlarda düşünce üretmek de sevilmez ve yasaklanır. Düşünce üretenler öldürülür, hapsedilir, süründürülür. Oysa en çok onların el üstünde tutulması gereklidir. Çünkü; bilgi çağında toplumların geleceği; düşüncelerin çoğalması, tartışılması, doğru düşüncenin bulunması ve uygulanmasına bağlıdır.

  ***
  Bir ülkede sigara taneyle satılırken yandaki kuyumcuda bileklerinden dirseklerine kadar çaka çaka bilezikle dolu kadınlar alış-veriş yapmaktaysa ya da komşu ülkede bir kısım halk çöplükten ekmek toplarken bir spor kulübünün başkanının kumar masasında bir gecede trilyon dönüyorsa o ülkelerde üretimden çok tüketimle ilgileniliyor demektir ve gidişat hiç de iç açıcı değildir..
  İnsanlarının arasında böylesi uçurumların bulunduğu toplumlar her zaman büyük patlamalara gebedir. Önemli olan bu patlamayı ya da sonuçlarını tartışmak değil, nedenlerini ortadan kaldırmaya çaba göstermek olmalıdır. Yoksa aynı sorunlar katlanarak yenilenecektir. Şimdi yaşadığımız gibi.”

Bakış Gazetesi, Sayı 11, Samsun Aralık 1996

Logo: Hakkımızda
Sitenin tüm hakkı saklıdır
Copyright © 2003 by Engelliler Kulübü