|
|
|
 |
|
Tepki
Yıllar önce kaleme aldığım uzunca bir deneme türündeki yazıma "Konumuz:
Toplumsal, Ekonomik, Politik, Kültürel,
İnsan varlığıdır. Kısaca TEPKİ yaratığıdır." diyerek
başlamıştım...
Biraz zorlama da olsa, güzel Türkçemizin bazı sözcüklerinin ilk
harflerini bir araya getirerek yeni bir sözcüğe varmıştım.
Peki insan, neye, nasıl tepki duyar ya da her insan aynı dozda tepki
duyar mı? Bu duyulan tepkinin, gerçek anlamda tepki olması için,
hangi özellikleri olmalıdır? Bunları psiko-sosyologlar bilimsel
olarak cevaplasın.. Biz kendi görüşümüzü aktaralım..
***
TDK, "tepkide bulunmak" deyimini "Herhangi bir etkiye karşı söz veya
davranışla karşılık vermek." diye açıklamış. Buradan yola çıkarak
tepkileri, olumlu ve olumsuz tepki diye ikiye ayırabiliriz. Hani
bizim "Alkışladıklarımız ve Kınadıklarımız" diye bir forumumuz var
ya.. İşte o.. Bir de, toplumsal ve bireysel tepkiler var. Onlar da
bizim konumuz..
***
Pir Sultan Abdal, bir türküsünde;
"Uyur İken Uyardılar
Diriye Saydılar Bizi
Koyun Olduk Ses Anladık
Sürüye Saydılar Bizi" der..
Bu dörtlük, "tepki" konusunda çok şey anlatır!
***
Günümüzde gerçek anlamda tepki, bilinçli + örgütlü insan işidir. Kimin,
neye, neden, nasıl, nerede ve ne zaman tepkide bulunması gerektiğini
saptamak ve hayata geçirmek ancak bilinçli ve örgütlü insanların
işidir. Tersi durumda; kendiliğinden oluşan, dağınık ve
başarısızlığa mahkûm bir tepki hareketi doğar. Bu tür hareketler,
bazen başarıya ulaşmış gibi görünse de, çoğu zaman yarardan çok
zarar getiren hareketlerdir..
Bilinçli insanla örgütün ayrılmazlığını vurgulamak istedik bir de..
Bilinçli insanlar, aydın insanlar örgütlenmeye öncü olur.. Örgüt,
üyelerini bilinçlendirir. Böyle bir döngüdür bu.. Gerçek anlamda
'tepki' ile de sonuçlanır..
Elbette sözünü ettiğimiz örgütler;
Sevgili Bülent’in bir yazısında yerden yere vurduğu "Lay Lay Lom
Derneği", “Kermes, Konser ve Plaket Derneği", "Tekerlekli Sandalye
Dağıtma Derneği" değildir! Onlar, bir piknik organizasyonunu bile
yüzlerine, gözlerine bulaştırıyorlar.. O nedenle, gerçekten
engelliler yararına çalışan, gerektiğinde en sert fırtınalarda bile
sağlam duruşunu bozmayan örgütleri birbirinden ayırmak gereklidir.
***
Bireysel tepki ile toplumsal tepkiyi de birbirine karıştırmamak
gereklidir! Toplumsal bir tepkinin verilmesi gereken bir yerde,
bireysel bir tepki vermek, sonra da "niye tepkimi ciddiye
almıyorlar" demek, biraz 'çocukça serzeniş'ten başka bir şey
değildir! Hani "tavşan dağa küsmüş/kızmış, dağın haberi olmamış"
derler ya..
Ayrıca, konulacak tepkiyi de, tepkisizliği de "abartmamak" da gereklidir.
Sonra ortaya garip garip görüntüler çıkmakta..
(Bkz. TV kanalları haber bültenlerindeki güzel ülkemden tepki
manzaraları..)
Eylül 2006 |
|
|
|
|