Resim: Dr. Alper Kaya

DR. ALPER KAYA


Yazarın tüm yazılarına ulaşmak için lütfen buraya tıklayın.
İletişim: dralperkaya@superonline.com

Yedek parça

  Babam bir öğretmen. Emekli olalı 23 yıl oldu ama yine de öğretmen. Ondan öğrenmenin sonu yoktur çünkü öğrenmeye devam eder, isteyene de cömertlikle verir bilgilerini özenle yoğunlaştırılmış üzeri çikolata kaplı drajeler gibi.

  Çocukluğumda, hatta ilk gençlik yıllarımda evdeki her türlü mekanik, elektronik, optik aleti kurcalardım. Bazen başarılı! bir operasyon sonrası çalışır durumda kapatırdım. Bazen de şu meşhur "parça arttı" sendromu olurdu.

  Üniversite sınavı sonrasında bana tıp fakültesi göründüğünde babam birgün beni karşısına aldı ve dedi ki:
  "Bak evlat! Bugüne kadar evdeki her çeşit aleti kurcaladın, bozdun, yaptın birşey demedim. Onlar kul yapısıdır, nasıl olsa yerine yenisi konur ya da yedek parçası bulunur. Amma velâkin tıp öyle bir meslektir ki; Allah yapısı ile uğraşacaksın. Ne yerine yenisini koyabilirsin, ne de yedek parçasını bulabilirsin. Ona göre kararını ver..."

  O zamanlar, sınav sonucunda tıp fakültesine gidebilecek kadar puan almanın sevinci ve biraz da gururu ile bu konuyu hiç düşünmeden doğruca tıp fakültesinin yolunu tutup kaydımı yaptırmıştım.

  Okulda yıllar ilerledikçe "insan" denen o muhteşem varlığın nasıl çalıştığını anlamaya çalışıyordum. Şimdi anlıyorum ki 4 yıl boyunca anatomi, fizyoloji, biyokimya, fizyopatoloji ve klinik öncesi derslerin sınavları verilmeden önce bir "insana" neredeyse dokunamıyorduk bile. Çünkü insan öylesine kutsal bir varlıktı.

  4 yıllık yoğun eğitimden sonra hasta başında stajlarımıza başladığımızda işte babamın dediği gerçekle karşılaşmıştım. İnsanlar kazalar geçiriyor, kolları, bacakları, parmakları kopmuş olarak acil servisleri dolduruyor, hepsi hepsi 5 litre olan kanlarını dakikalar içinde kaybediyorlardı. Servislerde yatan ve kalp bekleyen kalp hastaları, ah o gencecik kalp hastaları, böbrek, karaciğer, göz bekleyen hastalar, pankreas organı olmadığı için ömür boyu insüline bağımlı yaşayacak bebekler, gençler, yaşlılar. Can taşıyanlar...

  Bu insanları yaşatmanın, yaşamını kolaylaştırmanın tek yolu ise yine insan. Çünkü yedek parça yok!

  Evrenin temel yasalarından biri şöyledir: Canlı, her ne olursa olsun yaşamını sürdürecektir. Bunun için doğal seçim ve yaşam koşullarına uyum sağlama gibi özelliklerle donanmış canlılar rekabet ederler. Bildiğimiz, tanıdığımız diğer canlılar için bu kurallar milyonlarca yıldan beri işlemektedir. Tüm canlılar içinde sadece insan, kendi türünden olanlar içinde doğal seçim sınavından geçemeyecek kadar zayıf, güçsüz olanları koruması altına almış, hatta giderek zaman içinde yok olmakta olan diğer türleri de koruma altına alacak bir davranış biçimi geliştirmiştir.

  Bu geliştirilmiş davranış biçiminin kaynağını tam olarak bilemesek de; günümüz tıp dünyasında büyük bir yer kaplayan organ nakli teknolojilerinin geliştirilmesinde de aynı tür davranış biçimi olduğunu söylemek çok yanlış olmaz.
  İşte, insanın milyonlarca yıllık serüveni sonucunda gelişmiş bu tamamiyle insana ait düşünce ve davranış biçimi, bugün yine kendi türünün çevresel, genetik ya da bazı diğer olaylar sonucu yaşamda tıbbi sorunlarla karşılaşan insanların da herkes gibi sağlıklı yaşamasına hizmet etmektedir.
  1960’lardan günümüze değin geliştirilen yöntemler ile kalp, böbrek, karaciğer nakli gibi organ nakilleri, kornea nakli gibi doku nakilleri artık sıradan ameliyatlar gibi yapılmaktadır.
  Hücre kültürlerinden yapay doku ve organ üretimi başarılmıştır. Yakında belki de göz, kulak, el, yapay organlar ve hatta bugüne dek asla dokunulamayan sinir sistemi yapay olarak yeniden şekillendirilebilecektir.

  Karşılaştırılması doğru olmasa da güç kaynağı yanan bir bilgisayarın sadece yeni bir güç kaynağı ile çalışmasının sağlanması ya da bellek yongasının arıza yapması sonucu çalışmayan bir sistemin yeni bir yedek ile yeniden çalışır duruma gelmesi ne kadar hayranlık uyandırıcı ise; yapay doku, organ teknolojilerinin hızla gelişmesi de o kadar umut vericidir.

  Kabaca tanımla, artık yedek parça bulmak sorun olmayacaktır...

14.04.2006

Logo: Hakkımızda
Sitenin tüm hakkı saklıdır
Copyright © 2003 by Engelliler Kulübü