
Uyanışlar (Awakenings)
Yazan: Oliver Sacks |
Yapı Kredi
Yayınları / Yaşantı Dizisi
Uyanışlar, 1920’li yıllarda dünyanın farklı yerlerinde
görülen uyku hastalığı salgınından muzdarip yirmi hastayı ve
onların kırk yıl sonra Doktor Sacks gözetiminde aldıkları
L-DOPA ilacının inanılmaz etkilerini anlatıyor. Hastalar, bu
ilacı aldıktan sonra mucizevi bir “uyanış” yaşıyorlar. Nasıl
bir bıçak sırtında yaşadığımızı anlatan kitap; birçok
belgesele, radyo-sahne oyununa ve Robert de Niro, Robin
Williams ve Julie Kavner’ın da rol aldığı başarılı bir filme
konu oldu. Oliver Sacks’tan bir başyapıt...
TADIMLIK
Cecil M.92
Cecil M. 1905 yılında Londra’da doğdu. Büyük salgın
sırasında uyku hastalığına yakalandı fakat tümüyle iyileşti.
Yirmi yıl sonra ise (1940) Parkinson ve diğer bulgular baş
gösterdi. İlk ortaya çıkan hastalık belirtisi megafoniydi
–böğürürcesine yüksek bir sesle konuşma–; bunu hırlama ve
dişlerini sıkıp, gıcırdatma bulguları izledi. İlk başlardaki
bu bulgular baş gösterdikten sonra birkaç ay içinde kayboldu
ve bunların yerini denge kaybı, geriye doğru düşme eğilimi,
telaşlı haller, donup kalma ve özellikle vücudunun sol
tarafında ağırlık kazanan katılaşma ve titreme hallerinin
görüldüğü Parkinson belirtileri aldı. 1942 yılına
gelindiğinde, Bay M.’nin ortaya koyduğu klinik görüntü sabit
bir hal aldı ve sonraki yirmi beş yıl boyunca hiçbir
değişiklik göstermedi. Akıllı ve becerikli bir insan olan
Bay M., tüm bu bulgulara rağmen dolu dolu bir hayat
sürdürebildiğini fark etti: her gün işine arabasıyla gidip
gelmeye devam etti, ailesi ve sosyal çevresiyle faal bir
yaşam sürdürdü, hobilerini ve fiziksel faaliyetlerini
aksatmadı – özellikle sevdiği yüzme sayesinde yürümekten
daha rahat ve akıcı bir hareketlilik fırsatı yaratıyordu.
Bay M. 1970 yılında L-DOPA tedavisine başlatıldı. Ortaya
koyduğu ilk tepkileri kendi ifadesiyle şöyle açıklamıştı:
“İlk başlarda bana adeta yeni bir yaşam bahşetti. Kendimi
daha canlı ve gençleşmiş hissettim. Sol kolumdaki ve
bacağımdaki katılaşma kayboldu. Sol kolumu kullanarak tıraş
olabiliyor ve daktilo kullanabiliyordum. Kolaylıkla eğilip
ayakkabılarımın bağlarını bağlayabiliyordum. Ve elbette son
derece rahat bir biçimde yürüyebiliyor, sağa sola gitmekten
keyif alıyordum. Bunlar daha önce yapmaya korktuğum
şeylerdi. Sol kolumdaki titreme ise neredeyse kayboldu.”
Bay M. yeniden kavuştuğu hareketliliğinin ve enerjiyle dolu
hislerin keyfini sürerken L-DOPA tedavisinin on altıncı
gününde, 1940 yılında kısa bir süre yaşadığı trismus (çene
kilitlenmesi) nüksetti. Ertesi hafta içerisinde Bay M.’nin
trismus’u öylesine yoğun ve sürekli bir hale geldi ki, artık
yemek yemek ya da konuşmak için ağzını açamaz olmuştu.
Bununla birlikte donup kalma, katılaşma ve titreme gibi
belirtilerden oluşan Parkinsonlu halleri geri geldi ve hatta
daha da kötüye gitti. Bu noktada Bay M., L-DOPA tedavisinin
durdurulmasını talep etti.
Bay M. daha sonraki L-DOPA denemesi tekliflerini geri
çevirdi. Bunu şöyle ifade etti: “Otuz yıldan fazla bir
süreden beri bu durumdayım ve onunla nasıl baş edebileceğimi
öğrendim. Hangi noktada olduğumu, neleri yapabileceğimi ve
neleri yapamayacağımı tam olarak biliyorum. Her şey bir
günden diğerine değişmez – ya da en azından L-DOPA kullanana
kadar bir değişiklik olmamıştı. İlacın etkisi ilk başta çok
hoştu fakat sonra fayda sağlamaktan çok zarar vermeye
başladı. İlaç olmadan da mükemmel bir şekilde hayatımı
sürdürebiliyorum – L-DOPA’yı neden bir daha deneyeyim?”
Editör: Cem Akaş
Kapak Tasarımı: Nahide Dikel
Çeviri: Erhun Yücesoy
Editör: Dr. Zehra Betül Yalçıner
Türkçe (Orijinal Dili: İngilizce)
496 sayfa
İstanbul, Ekim 2003 |