
Nisan Cadısı
Yazan: Majgull ACELSSON |
Epsilon
Yayınevi - Dünya Edebiyatı
1950'lerde spastik bir çocuk olarak doğan Desiree, annesi
tarafından, Çocuk Bakımevi'ne verilmiştir. Hayatının kırk
iki yılını bakımevi ile huzurevi arasında geçirmiş olan
Desiree, pek çok bedensel sorununa karşılık, üstün zekalıdır
ve bazı doğaüstü yetenekleri vardır; başkalarının vücuduna
girip onlar aracılığıyla birçok şey yapabilmektedir. (Desiree
bir Nisan Cadısı'dır. Yazar bu adı Ray Bradbury'nin
1950'lerde yazdığı bir kitaptan aldığını söylüyor.)
Kendisini hastaneye yatıran annesinin, koruyucu anne olarak
bakıp yetiştirdiği üç kızı izlemekte ve ondan çalınan
mutluluğa hangisinin sahip çıktığını öğrenmeye
çalışmaktadır.
Ancak, Christina, Margaretta ve Birgitta'nın gerçekten mutlu
olduğu ve imrenilecek bir hayata sahip olduğu söylenebilir
mi? Yoksa her birimizin hayat hikayesi, bizden önce ve
bizden sonra yaşayanların hayat hikayesiyle iç içe midir?
Sakatlık kavramını ve toplumun sakatlara bakışını tartışmaya
açan Nisan Cadısı, çocuğun aileye olan ihtiyacını
vurgularken, son derece olgun ve okuyucuyu tetikte tutan bir
üslupla; geçmişin gölgeleri, insan denen varlığın
duyarsızlığı, yalnızlığı, korkuları ve sevgiye olan ihtiyacı
gibi, insana dair pek çok konuyu da mercek altına yatırıyor.
'Tarif edilemeyecek kadar ürkütücü... ve müthiş bir kitap. -Expressen
Gazetesi'
'Kalınlığına rağmen insan elinden bırakamıyor. -Arbetet
Nyheter Gatezesi'
'Uzun zamandır benzerini görmediğimiz bir anlatım yeteneği.
-Dagens Nyheter Gazetesi'
Bir Yorum: Örnek alınacak çok şey var
Spastik çocuğun; duyguları, istekleri, arzuları, olağanüstü
duyarlılığı, kızgınlığı, çaresizliği, hiçbirşey yapamamanın
acısı olağanüstü anlatılmış. Bu romanda üzülerek yakaladığım
bir nokta var ki paylaşmak istiyorum. Çağdaş Ülkede özürlü
bakımı ve kimsesiz çocuklara uygulanan devlet politikası ne
güzel. Devletin özürlü ve özürlü ailelerine sağladığı, anne
ve babası sorumsuz olan çocuklara dahi nasıl sahip çıkıp
onları topluma nasıl kazandırdığını çağdaş devlet nasıl
olduğunu gıpta ile okudum. Tavsiyem özürlülerden sorumlu
devlet yetkililerinin kitabı okuyup (Belki çok uzak bir
ihtimalde olsa ümit etmek istiyorum) özürlüler için nasıl
bakım yapılıyor, aletlerin dahi insanca yaşam için ne kadar
önemli olduğunu kavramalarını isterdim. Kitap bana üzüntü de
verdi. Keşke özürlülere sağlanan insanca yaşam benim ülkemde
de olsaydı. Spastik çocuk annesiyim. Sorunlarımın yalnızca
bana ait olmadığını kavradım.
Çevirmen : Merih MALQVİST
İstanbul / 2000 - Eylül |