
Karısını Şapka Sanan Adam
Yazar: Oliver Sacks |
Yapı Kredi Yayınları/
Edebiyat
Açıklama
Somut zamanda "kayıp" olan bir insanın varlığını oturtabileceği,
kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile
olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde
neler olabilir? Profesör Sacks'tan romantik tavırlı, geniş ve açık
uçlu yaklaşımlarla örülmüş "ciddi" bir kitap. Sıradan her insan için
"zihinsel" bir yolculuk, nöroloji ile ilgilenenler içinse kaçınılmaz
bir kitap.
Tadımlık
Pek de anlayamadığı bu gariplik ve tezatlıkların baskısı ve bunların
yol açtığı korkutucu durumlar karşısında yorgun düşmüştü. Aynı zamanda
sıkıntılı ve endişeliydi. O ana kadar, hiç düşünmeden onu paniğe
sürüklemiştim ve görüşmemizin bitmesinin zamanı geldiğini hissettim.
Yeniden pencereye yaklaştık ve aşağıda, güneş ışığıyla parlayan
beyzbol topuna baktık; yüzündeki ifade yavaş yavaş gevşedi, Nimitz'i
uydu fotoğrafını ve diğer kâbusları unutarak aşağıda oynanan beyzbol
oyununa daldı. Ardından yemekhaneden kurtarıcı bir koku geldi, ağzını
şapırdatarak "öğlen yemeği" dedi ve gülerek uzaklaştı. Bense
karmakarışık duygular içindeydim; hayatının böyle bir karmaşa içinde
çözüldüğünü görmek çok hazin, saçma ve anlaşılmazdı. Notlarıma, "sanki
etrafı unutma hendeği ile çevrilmiş ve tek bir varolma anına hapsolmuş
biri gibi; soyutlanmış, geçmişi ve geleceği olmayan, sürekli değişen
anlamsız bir âna sıkışmış!" diye yazmışım ve "diğer tüm nörolojik
testleri tamamıyla normal" gibi Korsakov sendromuna sebep olmuş
sıradan alkolün yol açtığı dejenerasyon diye büyük bir olasılıkla bir
değerlendirmeyi not etmişim. Notlarım, olayların ve gözlemlerin garip
bir karışımı gibiydi. Bu adamcağızın içinde bulunduğu yer açısından
kim, ne ve neresi gibi soruların ona ne anlam ifade ettiğini
düşünmeden edemediğimi gösteren dikkatli ve madde madde tutulan
notlar. Aslında süreklilikten ve hafızadan tamamıyla yoksun olduğu
düşünülürse bir 'varoluş'tan bahsetmek mümkün olur muydu bilemiyordum.
Bu ve daha sonraki - bilim dışı - notlarımda 'kaybolmuş bir ruh'a ve
kişiye nasıl yeniden köklerinin kazandırılabileceğini hep merak ettim.
Çünkü bu adamın kökleri yoktu, varolan kökleriyse uzak geçmişine
aitti.
Çevirmen: Çiğdem Çalkılıç |