
Engelliler için Beden Eğitimi ve Spor
Yazan: Yrd. Doç. Dr. Dilara Sevimay Özer |
Nobel Yayın Dağıtım
Önsöz’den...
Bilindiği gibi özel eğitim, çoklu mesleki eğitim gerektiren bir alandır.
Ülkemizde bu meslek alanlarından söz edince hemen akla hekimler,
fizyoterapistler, çocuk gelişimi ve eğitimciler, özel eğitimciler, psikologlar
gibi meslek elemanları gelmektedir. Ülkemizde diğer ülkelerde özel eğitim alanı
ile ilgili ekip içinde bulunan ve bu meslek grupları içerisinde önemli bir yeri
olan beden eğitimcilerden yararlanılmadığını görüyoruz. Kuşkusuz bunda beden
eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren yüksek öğretim kurumlarının tamamında özel
eğitim alanına yönelik derslerin olmamasının büyük payı vardır. Özer ve
Müniroğlu (1998)’nun bir çalışmasına göre Beden Eğitimi ve Spor Yüksek
Okullarının % 56’sında ‘Engelliler için Beden Eğitimi ve Spor’ dersi seçmeli
ders olarak yer almıştır. Ancak YÖK’ün ”Eğitim Fakültelerinin Yeniden
Yapılandırılması Projesi” kapsamında bu ders 2001 yılından başlayarak tüm Beden
Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarında 3 kredilik zorunlu bir ders olarak okutulmaya
başlanmıştır. Programdaki bu gelişme, özel eğitim hizmetlerinin zenginleşmesi
açısından büyük bir fırsattır.
..........
Bilindiği gibi spor, sağlıklı ve mutlu bir yaşam için gerekli bir uğraştır. Ve
tüm insanlar için önemlidir. Ancak sporun, engelli bireyler için daha farklı bir
önemi vardır. Çünkü spor, zaten yaşamlarında bir çok engelle karşılaşan ve bu
engellerin yarattığı stres ile birlikte yaşayan engelli bireylere yeni bir
pencere açabilmektedir. Engel türü ve derecesi ne olursa olsun hareket etme,
egzersiz yapma, sportif aktivitelere katılma bireye haz vermekte, hareket
etmekten duyulan haz da bireyin yaşam motivasyonun arttırmaktadır. Sağlık için
olumlu katkılarının yanı sıra, b,rey spor yaparak yalnızlığını diğer insanlarla
paylaşabilmekte, arkadaşlık kurabilmekte, dayanışmayı öğrenebilmekte,
yeteneklerini tanıyarak gelişme olanağı yakalayabilmekte kendisine, bedenine ve
diğer insanlara karşı olumlu duygular geliştirebilmektedir. Tüm bunlar da bireye
anlamlı ve doyumlu bir yaşamı yakalama ve sürdürme şansını vermektedir.
Hatta engelli bireyler, özel olarak düzenlenmiş yarışma sporlarının eğitim
sürecini tamamlayabilmekte, yarışmalara katılabilmekte, başarı ve başarısızlığı
yaşayabilmektedir. Bu anlamda da artık kendilerini engelli bir birey olmaktan
çok “sporcu” olarak algılamaktadırlar. Bu duygunun verdiği güvenle engelleri ile
başa çıkmasını öğrenebilmektedirler.
Bu kitabın, engelli bireylere spor eğitim hizmeti verecek olan beden eğitimi ve
spor alanında eğitim gören öğrencilerin daha nitelikli bir mesleki donanıma
sahip olmalarına katkıda bulunmasını diler, engelli bireylerin eğitimine
yapacakları büyük hizmetten dolayı şimdiden kutlarız.
Türkçe
211 Sayfa
Mayıs 2001 |