Yurttan Kısa Kısa…
MÜZİKLE BİRLİKTE AZMİ DE ÖĞRETİYOR...
KONYA (A.A)
Engelli olması nedeniyle karşılaştığı tüm zorlukları aşmasını bilen
bedensel engelli 26 yaşındaki müzik öğretmeni Dönay Üçgül,
öğrencilerine müzik ve azimle nelerin başarabileceğini en güzel
şekilde hem gösteriyor, hem de öğretiyor.

A.A muhabirinin aldığı
bilgiye göre, 3 yaşındayken geçirdiği çocuk
felci nedeniyle 23 yıldır koltuk değnekleriyle hayatını sürdüren
Dönay Üçgül, ilköğretimin ardından Adana Güzel Sanatlar Lisesi'ni
bitirdi.
Sosyal yaşamdan ve hayattan kopmayarak bir engellinin karşılaştığı tüm
engelleri aşmayı başaran Üçgül, küçük yaştan beri devam eden müzik
sevgisi nedeniyle eğitimini bu alanda sürdürdü. Üçgül, hem sevdiği
işi yapıp, hem de müziği daha fazla kişiyle paylaşabilmek için müzik
öğretmeni olmaya karar verdi.
Denizli Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü'nü başarıyla
bitiren Üçgül, şimdi ise Konya Çimento Anadolu Güzel Sanatlar
Lisesi'nde, öğretmenden daha çok arkadaş ya da abla gibi yaklaştığı
öğrencileriyle örnek bir başarıya imza atıyor.
Piyano başta olmak üzere çok sayıda müzik aletini profesyonel olarak
çalan, öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinden oluşan bir de
orkestra oluşturan Üçgül, koltuk değneklerine mahkûm olmasına
karşın, bir engellinin karşılaştığı tüm zorlukları aşarak
öğrencilerine müzikle ve azimle neler başarılabileceğini en güzel
şekilde gösteriyor.
83 BESTESİ VAR
Sevecenliği ve kendisiyle barışık olması, Üçgül'ü, öğrencilerinin gözünde
çok özel bir insan haline getiriyor. Üçgül'ün, bugüne kadar
bestelediği 83 parçası ve uluslararası bir yarışmada da derecesi
bulunuyor.
Genç öğretmen, kendisi gibi engelliler için yazdığı ve Pamukkale Kültür
Festivali kapsamında düzenlenen yarışmada birincilik alan ''Yok
Artık'' isimli parçasını ise sınıfta piyano başında gözleri dolmadan
seslendiremiyor.
Üçgül, ''Engelli olmam, müzikte ilerlememe ya da öğrencilerime en iyi
şekilde eğitim vermeme kesinlikle engel değil. Aksine engelli
olduğum için öğrencilerime müzik sevgisini aşılamam daha kolay
oluyor'' dedi.
Öğrencileri ise Dönay Öğretmen'in derslerini, keyifli geçtiği için iple
çektiklerini belirterek, ''Öğretmenimizle bizim çok farklı bir
duygusal bağımız var. Bize müziği yüreğimizle hissetmeyi ve müzikten
güç alarak zorlukları aşmayı öğretti'' diye konuştu.
GÖREMEDİĞİ GELİNLİĞE KAVUŞTU...
SİVAS (A.A)
Sivas'ta 6 yıldır aşk yaşadığı gençle, ailelerinin izin vermemesine
rağmen evlenen görme engelli Gülten Kangal, maddi imkânsızlıklar
nedeniyle nikâh töreninde giyemediği, hayallerini süsleyen gelinliğe
kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.
Anadolu
Ajansı tarafından servise sunulan ''Tek hayali göremediği gelinliği
giymek'' başlıklı haberin, basın organlarında yayınlanmasının
ardından harekete geçen Sivas Belediyesi, 25 yaşındaki Gülten ve
Gürsel Kangal çiftinin gelinlik hayalini gerçekleştirmeye karar
verdi.
Belediye Başkanı Sami Aydın'ın talimatı üzerine çiftin düğün
hazırlıklarını yapan belediye çalışanları, Gürsel ve Gülten Kangal
çiftinin gelin arabasından kuaförüne, düğün salonundan ikrama kadar
tüm ihtiyaçlarını karşıladı.
Belediye Eğitim ve Kültür Salonu'nda gerçekleşen düğünde, yakınları
ve dostları ile doyasıya eğlenen genç çift, düğün pastasını
kestikten sonra, yöresel olarak kına yaktı.
Sivas Belediyesi Konservatuarı sanatçılarının sahne aldığı,
halkoyunları ekiplerinin gösteriler sunduğu düğünde, ilk dansı yapan
çiftin mutluluğu gözlerine yansıdı.
DÜĞÜN HEDİYESİ DAİRE
Düğünde konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Bünyamin Çoban, sevdanın
sınır tanımadığını, seven çiftlerin bütün engellere rağmen
birbirlerine kavuştuklarını belirterek, ''Böyle mutlu bir günde
bizim de bir tuzumuzun olması nedeniyle onur duyduk'' dedi.
Kangal çiftine ömür boyu mutluluk dileyen Çoban, ''Düğün oldu, ama
gençlere kalacak bir ev lazım. Belediye olarak çiftimize sosyal
konutlardan bir daire hediye ediyoruz'' diye konuştu.
Çoban, evin anahtarını ve tahsis belgesini ''yuvayı dişi kuş yapar''
diyerek, Gülten Kangal'a verdi.
''HAYALLERİM, RÜYALARIM GERÇEKLEŞTİ''
Tek hayali göremediği gelinliği giymenin heyecanını yaşayan Gülten
Kangal ise çok mutlu olduğunu, hayallerinin, rüyalarının
gerçekleştiğini belirterek, ''Hani demiştim ya 'masal prensesleri
gibi olacağım', oldum. Prensimi aldım, geldim. Kelebekler gibi
uçuyorum.
Bambaşka bir duygu, farklı anlatılamayacak bir duygu. Gelinliğin
içinde düşünün bir kuğu gibi... Gölün, denizin üstünde bembeyaz
görüntüsü ne kadar hoştur değil mi? Ben de işte öyleyim'' dedi.
Geleceğe mutlu ve umutlu bir şekilde baktığını, hayallerinin tek tek
gerçekleştiğini anlatan Gülten Kangal, ''Düğün gerçekleşti, evimiz
de oldu. Şu anki ilk dileğim eşimin işe girmesi. Tabii her şey dört
dörtlük olmaz. Ama belki bir gün gözlerim de yeniden ışığa kavuşur''
diye konuştu.
Gürsel Kangal ise eşinin böyle güzel bir düğünle gelinlik giymesinin
kendisini çok mutlu ettiğini söyledi.
Törene Sivas Vali Yardımcısı Celil Öz ve Kangal çiftinin yakınları
ile çok sayıda davetli katıldı.
ENGELLİ SPORCULARA ''MAÇ HARÇLIĞI''...
ADANA (A.A)
Türkiye'de ilk kez Adana'da engellilere yönelik uygulamaya konulan
''antrenmana hazırlanma haftalığı'' uygulamasıyla, sporcu sayısında
patlama yaşandığı bildirildi.

Adana Engelliler Spor Kulübü Başkanı Coşkun Çetin, vatani görevi
sırasında mayına basınca iki ayağının da parçalandığını ve ''engelli
statüsü''ne geçtiğini belirterek, zorlukların aşılması ve sosyal
yaşama aktif katılımda sporun büyük katkısı bulunduğuna yaşayarak
şahit olduğunu söyledi.
Engellilerin evinden çıkarak antrenmanlara katılımlarının maddi ve
manevi yönden çok güç olduğunun bilincinde hareket ettiklerini ifade
eden Çetin, ''Geliştirdiğimiz sistemle her hafta sporculara kişi
başına 60 ile 80 milyon lira arasında para veriyoruz. Bu uygulamayla
hem engellileri spora teşvik ediyor, hem de beslenme, ulaşım, sağlık
giderlerini karşılıyoruz. Daha da önemlisi bu sayede engelliler aile
bütçesine yük olmadıkları gibi katkı da sağlıyorlar'' dedi.
Bünyelerinde 120 kadar lisanslı sporcu bulunduğunu ifade eden ve
uygulamadan şu an için sadece Deplasmanlı Tekerlekli Sandalye
Ligi'nde mücadele eden ikisi bayan toplam 18 sporcunun
yararlandırıldığını belirten Çetin, şöyle devam etti:
''Engellilerin ne şartlar altında mücadele verdiklerini yakından
biliyorum. Bunları bir nebze de olsa maddi yönden rahatlatmak için
Türkiye'de ilk kez (antrenmana hazırlanma haftalığı) adında sürekli
antrenmana gelen ve maça çıkanlara 80, zaman zaman antrenmana
gelenlere de 60 milyon lira maaş veriyoruz. Bu uygulamayla maçı
kazanmak veya kaybetmek gibi bir kaygımız yok. Maaşı her sonuçta da
düzenli olarak ödüyoruz.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü spor fonundan 5 milyar lira yardım
geldi. Ayrıca deplasmana giderken Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç
Durak ve Gençlik Spor İl Müdürü Muhittin Yıldız'ın da yoğun
desteğini görüyoruz.''
ÖRNEK UYGULAMA
Bünyelerinde atıcılık, yüzme, atletizm ve masa tenisinde milli
sporcular bulunduğunu belirten Coşkun, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Basketbol takımı dışında Türkiye genelinde dereceleri bulunan 8
sporcumuza da özellikle müsabakalara yakın günlerde gıda yardımı
yapıyoruz. Bu uygulama diğer kulüplere de örnek olmalı.
Adana'da engellilerin haritasını çıkardık. Daha önceleri evlerini
tek tek ziyaret ettiğimiz halde, sorunlarını gerekçe göstererek spor
yapmaktan kaçınan engelliler, şimdilerde antrenmana hazırlanma
parası vermeye başlayınca, spor yapmak için bizleri zorlamaya
başladılar.
Dileğimiz, başaralı sporculara sürekli ve kadrolu iş sağlanmasıdır.
Üzülerek söylemek gerekirse, yasa gereği yüzde 3 engelli çalıştırma
zorunluluğu bulunan devlet kuruluşları bile buna uymuyorlar.''
2,5 YILDA ZİHİNSEL ENGELLİ SPORCU SAYIMIZ 6 BİNE ULAŞTI...
KAHRAMANMARAŞ (A.A)
Türkiye Zihinsel Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Tarık Bitlis,
2,5 yılda sporcu sayılarının 6 bine çıktığını söyledi.
Bitlis, yaptığı açıklamada, spor dalında 2,5 yıllık bir maziye sahip
olmalarına karşın 7 dalda faaliyet gösteren ve uluslararası başarısı
bulunan 6 bin kişilik bir sporcu kitlesine ulaştıklarını belirtti.
Türkiye'de zihinsel engelli en az 100–150 bin sporcu adayı olduğunu,
bunların sadece 6 binine ulaştıklarını ve bu sayının kendileri için
yetersiz olduğunu anlatan Bitlis, şöyle konuştu:
''Bu sayıyı artırmak lazım, ama biraz süre gerekli. Öncelikle
çocuklarımızın diğer sorunlarını çözümlememiz gerekiyor. Hedefimiz
daha fazla zihinsel engelli insanı spor dünyasına çekmek. Bunun için
çalışmalarımızı hızlandırdık.
Daha önceleri bu tür faaliyetleri sadece batı bölgelerinde
yapıyorduk. Şimdi ise Kahramanmaraş gibi bölgelere ulaştık. İnşallah
seneye daha çok sporcuyla buraya geliriz ve buradan daha doğu
illerimize kadar gideriz.''
Bitlis, yaptıkları çalışmaların insanları memnun ettiğini, bunu
insanların yüzlerinden okuduklarını ifade etti. Kısa sürede çok
büyük bir mesafe katettiklerini belirten Bitlis, amaçlarının
faaliyetlerini yurt geneline yaymak olduğunu bildirdi.
Bitlis, hedeflerinin sporcu sayılarını 10 bine, hatta 20 bine
çıkarmak olduğunu kaydetti.
ÖĞRETMENLİK AŞKI ENGEL TANIMIYOR...
ÇAYCUMA (A.A)
Zonguldak'ın Çaycuma İlçesi'nde, geçirdiği ameliyat sonucu yürüme
yetisini kaybeden öğretmen Kemal Çevik, 12 yıldır tekerli sandalyede
öğrencilerine ders veriyor.
Öğrencilerin kır çiçeği armağan ettiği Çevik, Öğretmenler Günü'nü
kutlamanın mutluluğunu yaşıyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, omurilik tümörü nedeniyle
geçirdiği ameliyat sonucu sakat kalan 47 yaşındaki 3 çocuk babası
Kemal Çevik, malulen emekli edinmek istenmesine karşın çalışmayı
tercih ederek, 12 yıldır tekerlekli sandalyeyle eğitim-öğretime
hizmet ediyor.
Çaycuma İlçesi'ne bağlı Çayır Köyü İlköğretim Okulu'nda görev yapan
ve özürlü otomobili ile her gün 6 kilometre uzaklıktaki evinden
okuluna giden Çevik, 4. sınıf öğrencilerinin de yardımıyla
tekerlekli sandalyesinde derslerini anlatıyor.
Öğretmenlerini otomobilinden indirerek tekerlekli sandalyesine
bindirip sınıfına getiren öğrencilerin ders tahtasına ''Öğretmenim,
Öğretmenler Günün Kutlu Olsun'' yazarak topladıkları kır çiçeklerini
armağan ettiği Çevik, mesleğini sürdürebilmesi için sürekli
desteğine ihtiyaç duyduğu öğrencileriyle birlikte Öğretmenler
Günü'nü kutlamanın mutluluğunu yaşıyor.
''TEK ENGELİ EVİNİN UZAKLIĞI''
Öğretmenliği çok sevdiğini ve sakat kalmasına rağmen mesleğini
bırakmayı asla düşünmediğini belirten Çevik, en önemli sıkıntısının
tek başına gideremediği ihtiyaçları için 6 kilometre uzaklıktaki
evine gitmek zorunda kalması olduğunu söyledi.
Çevik, şöyle konuştu:
''4 yıldır görev yaptığım okulumun yanında ne yazık ki kiralık ev
bulamadım. Tek isteğim öğrencilerimi mezun ettikten sonra daha önce
görev yaptığım evimin yanındaki Kışla İlköğretim Okulu'na atamamın
yapılması. Çünkü ihtiyaçlarımı gidermek için gün içerisinde evime
gitmek zorunda kalmam öğrencilerime yeterince yararlı olmamı
engelliyor. Bu sıkıntımın çözülmesi durumunda hiçbir sorunum
kalmayacak.''
Çevik, 24 yıllık meslek hayatının yarısını tekerlekli sandalyede
ders anlatarak geçirdiğini de belirterek, ''Bu süreçte
öğrencilerimin desteğini unutamam. Bundan dolayı her Öğretmenler
Günü'nü ayrı mutluluk içerisinde kutluyorum. Yeni nesillerin
yetiştirilmesine olan tutkum, sakat kaldıktan sonra bile öğretmenlik
aşkımı engelleyemedi'' dedi.
İŞİTME ENGELLİLERİN TEDAVİ GÖRDÜĞÜ BİR KLİNİK, GAZ SIKIŞMASINDAN
DOLAYI ÇIKAN PATLAMA...
İSTANBUL (İHA)
Beyoğlu'nda, işitme engellilere ait bir klinik, dün gece aniden alev
aldı. Gaz sıkışmasından kaynaklanan patlamanın yol açtığı yangın,
itfaiye ekiplerince büyümeden önlendi.
Yangın, saat 22.00 sıralarında Taksim Caddesi 71 numarada meydana
geldi. Edinilen bilgilere göre, işitme engellilere ait teknik
cihazların yer aldığı tedavi ve rehabilitasyon merkezinde, açık
bırakılan gaz sıkışması nedeniyle patlama yaşandı. Patlamanın yol
açtığı kıvılcım, kısa sürede odaları kaplayınca olay yerine itfaiye
ekibi istendi. Kısa sürede olay yerine gelen Beyoğlu İtfaiye gurubu,
alttan ve üstten sıkılan suyla yangını etkisiz hale getirdi.
Çıkan kıvılcımla yayılan alevler, daha fazla büyümeden önlenirken,
olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. Yetkililerden
edinilen bilgilere göre, yangında büyük çaplı maddi hasarın meydana
geldiği bildirildi.
SOSYAL HİZMET VE YARDIMLARIN ETKİNLİĞİNİN ARTIRILMASI...
ANKARA (A.A)
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, sosyal hizmetlerin ve yardımların
etkinliğinin artırılması amacıyla 16 Büyükşehir Belediyesi'ne bir
genelge gönderdi.
Aksu, belediyelerin görevleri arasında bulunan sosyal hizmet ve
yardımların, belirlenen vizyon, misyon, ilkeler ve hedefler
doğrultusunda yürütülmesini istedi.
Büyükşehir Belediye Kanunu'nun, sosyal hizmet ve yardımlarla ilgili
maddelerini anımsatan Aksu, 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanunu'nun ''sosyal amaçlı yardımlar'' başlıklı 103. maddesinin 3.
bendinde, ''bu kanunla sağlanan gelirlerin yüzde 1'inin kanunlarla
tayin edilen veya belediyelerce tespit edilen sosyal amaçlı
kuruluşlara veya hizmetlere tahsis edileceği'' hükmünün bulunduğunu
belirterek, Büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyelerinden şu
konulara dikkat etmelerini istedi:
''Sosyal hizmet ve yardımların, kaynakların israf edilmeden herhangi
bir ayırım gözetilmeksizin, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması
için; diğer sosyal hizmet ve yardım kuruluşları, ilgili devlet
kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde,
geniş katılımlı bir envanter çalışmasıyla ihtiyaç sahibi birey ve
gruplar belirlenerek, kayıtları sürekli güncellenmelidir.
Öncelikle yardıma en çok muhtaç olanlardan başlamak üzere, birey ve
ihtiyaç temelli hizmet sunulmalı, geniş toplum kesimlerini kapsayan
standart yardım programlarından kaçınılmalıdır.
İhtiyaç duyulan alanlarda, hizmet ve yardımın bir kurum bünyesi
içerisinde yapılmasının zorunlu olduğu durumlar göz önüne alınarak,
değişik ihtiyaç ve yaş gruplarına bir arada hizmet sunabilecek çok
amaçlı merkezlerin ve/veya tesislerin kurulmasına öncelik
verilmelidir.''
YARDIMDA BULUNULACAK ÖZEL GRUPLAR
Genelgede, Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerince; bakıma
veya korunmaya ihtiyacı olan 18 yaş altı çocuğu bulunan ailelere,
aile içi şiddet, ihmal ve istismara maruz bırakılan her yaştan
çocuk, genç, yaşlı, engelli ve kadınlara, işsiz yetişkinler ile
kimsesiz çocuklara, bağımsız olarak yaşamakta güçlük çeken 60 yaş ve
üstü kişilere, kronik ve ileri düzeyde ruh sağlığı bozuk, duygusal
açıdan istismar edilen çocuk, genç, yetişkin ve yaşlılara, başta
sokak çocukları olmak üzere, her türden madde bağımlılığı bulunan
veya alkol ve uyuşturucu alması nedeniyle kendisini ve
çevresindekileri zarar görme riskine maruz bırakan kişilere, göç
kent hayatına uyum sağlamakta güçlük çeken birey ve gruplara, suç
işleme eğilimi bulunan veya suç işlemiş çocuk ve yetişkinlere,
imkânlar dâhilinde sosyal hizmet ve yardımda bulunulması gerektiği
belirtildi.
VİZYON VE MİSYON
Genelgede, sosyal hizmet ve yardımların vizyon ve misyonu da tarif
edildi.
Buna göre, belediyelerin sosyal hizmetlere ilişkin vizyonu;
''Yerel toplumun birbirine yardım ederek daha güçlü bir geleceği
şekillendirmesine öncülük etmek, yardıma muhtaç her yaştan birey ve
gruplara kaliteli ve etkin hizmet sunarak yoksulluğu, şiddeti, ihmal
ve istismarı önlemek ve yerel toplumu oluşturan tüm bireylerin insan
onuruna yaraşır şekilde bağımsız olarak hayatlarını sürdürmelerini
temin ederek sağlıklı bir toplum yapısının oluşumunu
gerçekleştirmek'' olarak belirtildi.
Belediyelerin, sosyal hizmetlere ilişkin misyonu ise ''Yerel
toplumda korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç tüm birey ve gruplara
ihtiyaç temelli ve toplum destekli hizmet sunmak, birey ve grupları
tek taraflı bağımlılıktan kurtararak kendi öz kaynaklarını ve
potansiyellerini kullanmalarını sağlamak, hizmette kaliteyi sürekli
yükseltmek, yerel halktan ihtiyaç sahibi tüm bireylere ulaşmak,
yardıma muhtaç kişilere mümkün olduğunca kendi çevrelerinden
koparmadan hizmet sunmak ve tüm yerel halkın dayanışma içerisinde
bağımsız hareket etmesini sağlaması'' olarak tarif edildi.
İLKELER
Genelgede, belediyelerin sosyal hizmetlere ilişkin uyması gereken
ilkeler ise şöyle sıralandı:
''Sosyal hizmet, öncelikle bireyin ve grupların özgürleşmesini ve
kişilerin kendi öz kaynaklarını geliştirmesini, mevcut olanlardan
yararlanmasını sağlamalıdır.
Sosyal hizmetlerde en önemli başlangıç noktası, bireyin
ihtiyaçlarına yönelik bütüncül bir yaklaşımdır. Bunun için ihtiyaç
sahibi bireylere hizmet ve yardımda bulunurken birey; içinde
bulunduğu fiziki ve toplumsal şartlar, sorunları, sahip olduğu
mevcut kaynakları, bağlı olduğu fiziki ve kültürel çevre açısından
bir bütün olarak değerlendirilip; verilecek hizmet ve yapılacak
yardımlar sınıflandırma ve grup mantığı içerisinde değil, birey ve
ihtiyaç merkezli olmalıdır.
Muhtaç vatandaşlara sağlanan yardım ve hizmetlerde, bireyin yaşadığı
ev ve çevre ortamından koparılmaması öncelikle gözetilmelidir. Kurum
bakımı ise son çare olarak düşünülmelidir.
Özel desteğe muhtaç çocuk, yetişkin, yaşlı ve her yaştan engellilere
yönelik, bireyin ihtiyacına uygun özel hizmetlerin sunulduğu
merkezler oluşturmalıdır. Kişinin özel bir kurum bakımına ihtiyacı
kalmadığında normal yardım ve hizmetler bireyin kendi ev ortamında,
evi bulunmayanlar için yine belediyelerce oluşturulan ve ihtiyaç
sahibine tahsis edilen bağımsız yaşama alanlarında
gerçekleştirilmelidir.
Sosyal hizmetlerde bireyin tek taraflı bağımlılığının önlenmesi
önemli bir ilkedir. Bireye sağlanan yardımlar sürekli olmamalı,
bireyin bağımsız olarak hayatını sürdürmesine imkân vermelidir. Bu
sistem kabul edilebilir bir hayat standardını sağlamalı ve
bireylerin bağımsız hayat şanslarını güçlendirmelidir.
Sosyal hizmetler, özel eğitim görmüş nitelikli personel tarafından
yerine getirilmelidir. Buna ilişkin sorumlulukların etkin olarak
yerine getirilmesi için sosyal hizmet uzmanı teminine ve istihdamına
öncelik verilmelidir. Hizmet kalitesi sistematik olarak sürekli
geliştirilmelidir.
Toplumun sosyal hizmet için ayrılan bütçenin etkin ve akılcı olarak
kullanılıp kullanılmadığını bilme hakkı bulunmaktadır. Bu konudaki
bilgi istemleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve Bilgi
Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller
Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca cevaplandırılmalıdır.
Sosyal hizmetler alanında planlama, karar alma ve hizmetin verilmesi
süreçlerinde hizmetten yararlananların da görüş ve katkıları
alınmalıdır.''
Sosyal hizmetlerden yararlanan kişilerin, mali durumlarına ilişkin
yanlış bilgi vermesi, hak edilmeyen veya hak edildiğinden daha fazla
yardım alması durumunda sağlanan yardım geri alınması gerektiği
belirtildi.
Aksu, il valiliklerince genelgenin Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe
belediyelerine dağıtımının yapılarak gerekli koordinasyonun
sağlanmasını ve bakanlık denetim birimlerinden bu genelge
hükümlerine uyulup uyulmadığının öncelikle incelenmesini istedi.
IĞDIR'DA 2 ÖZÜRLÜYE TEKERLEKLİ SANDALYE...
IĞDIR (A.A)
İstanbul Yardımseverler Derneği (İYD) Beyoğlu Şubesi tarafından,
Iğdır'da 2 özürlüye tekerlekli sandalye yardımı yapıldı.
Mahmut Nedim Kuyumcu İlköğretim Okulu Aile Birliği'nce İYD Beyoğlu
Şubesi'nden temin edilen tekerlekli sandalyeler, Karakuyu
Mahallesi'nde yaşayan 26 yaşındaki Aygül Dursun ve Melekli
Beldesi'nden 7 yaşındaki Servet Çivikaş'a teslim edildi.
Mahmut Nedim Kuyumcu İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Levent Çevik,
ildeki özürlülere mümkün olduğu kadar yardımcı olmaya çalıştığını ve
2 bedensel engelli için tekerlekli sandalye temin etmekten mutluluk
duyduklarını söyledi. |