Yurttan Kısa Kısa...

ENGELLER, FUTBOLLA AŞILDI

ANTALYA (A.A) - 04.06.2004 –

  Akdeniz Üniversitesi'nde (A.Ü) yürütülen ''Kaynaştırma Projesi'' çerçevesinde, zihinsel engelli çocuklarla normal gelişim gösteren çocuklar, aynı futbol takımında oynama imkanı buldu.
  A.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.Dilara Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zihinsel engelli çocukların toplumla bütünleşmesi için kaynaştırmanın büyük önem taşıdığına dikkati çekti.
  Zihinsel engelli çocukların ilköğretim düzeyinde kaynaşmayı bir anlamda yaşadığını anlatan Özer, ''Bu tipteki çocuklar normal sınıflara yerleştiriliyorlar ya da okul içindeki özel sınıflarda eğitim alıyorlar. Biz bu kaynaştırmayı bir de spor alanında denemek
istedik'' dedi.
  ''Futbol Eğitimi'' çatısı altında zihinsel engelli çocuklarla normal gelişim gösteren çocukları biraraya getirdiklerini belirten Özer, projede zihinsel engelli çocukların Akdeniz Mesleki Eğitim Merkezi'ne giden 12-15 yaş grubundaki hafif ve orta derecede zihinsel engelli çocuklar arasından seçildiğini bildirdi.

  VELİLERİN KUŞKUSU
  Yrd. Doç. Dr. Dilara Özer, Akdeniz Mesleki Eğitim Merkezi'ne kardeş okul olarak Gülveren İlköğretim Okulu'nu seçtiklerini belirtti.
  Bu okuldan seçilen çocukların aileleriyle yapılan görüşmelerde ilginç anların yaşandığını anlatan Özer, şunları söyledi:
  ''Zihinsel engelli çocukların aileleri proje konusunda çok isteklilerdi. Çünkü bu aileler çocuklarının farklı eğitim ortamlarından yararlanmaları konusunda çaba gösteriyorlar, karşılarına böyle bir olanak çıktığında da çocuklarını yönlendiriyorlar. Bizim normal gelişim gösteren çocukların aileleriyle ilginç diyaloglarımız oldu. Kendilerine futbol projesini anlattığımızda çok ilgilendiler, ama kardeş okulun niteliğinden bahsettiğimiz zaman bir takım kuşkular oldu. Veliler, zihinsel engelli çocukların kendi çocuklarına zarar vermelerinden, çocukların bu durumdan olumsuz etkilenmesinden kuşkulandılar.''

  ''TAKIM RUHUNU ÖĞRENDİLER''
  Projenin her iki kesim için de öğretici olduğunu vurgulayan Dilara Özer, 8 haftalık çalışma sonucunda çocukların öncelikle takım ruhunu öğrendiklerini kaydetti.
  Normal gelişim gösteren çocukların çoğunun ilk kez zihinsel engelli çocukların yaşam şeklini gördüklerini belirten Özer, ''Normal gelişimli çocuklar, engelli yaşıtlarının imkan verilirse neler yapabileceklerini gördüler'' diye konuştu.
  Yrd. Doç. Dr. Özer, projeye katılan 47 çocuğun oluşturulan 4 takımda karşılaştığını belirterek, takımlarda yarı yarıya sağlıklı ve engelli çocukların bulunduğunu bildirdi.


DOĞUŞTAN GÖRME ÖZÜRLÜ SANATÇI ARMAĞAN'IN NEW YORK'TAKİ SERGİSİNE BÜYÜK İLGİ
NEW YORK (A.A) - 03.06.2004 – Burak Coşkun

  Doğuştan görme özürlü ressam Eşref Armağan'ın New York'ta Türk Temsilciliği'nde açılan sergisine büyük ilgi gösterildi.
  Sanatçı Armağan, ''Engelli arkadaşlarıma destek ve güç vermek, bakıp da göremeyenlere bir şeyler anlatmak istiyorum'' diye konuştu.
  New York Türk Kültür ve Turizm Ataşeliği ve ABD'deki Türklerin duayeni sayılan Ahmet Ertegün'ün ev sahipliği yaptığı sergiye, Birleşmiş Milletler'deki diplomatların yanı sıra çok sayıda Amerikalı görme özürlü katıldı. Sanatçı, sergide çizdiği bir yapıtını Ertegün'e hediye etti.
  Sergide Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı Üyesi sanatçı Eşref Armağan, yaklaşık 3 saat boyunca yaptığı eskizlerle büyük ilgi çekti.
  Doğuştan görme özürlü olduğu halde yüzlerce tabloya imza atan Armağan, çocukluğundan bu yana dünyayı parmak uçlarıyla tanımaya çalıştığını ve tablolarını da fırça kullanmadan parmaklarıyla yaptığını belirtti.
  İnsanların azmettiği takdirde her şeyi yapabileceklerini belirten Armağan, ''Bir görmez olarak, görselliğin öncelikli olduğu bir sanatı yapıyorum'' diye konuştu.
  Sanatçı Armağan, Boston'daki ünlü Harvard Üniversitesi'nin beyin gelişimini incelemeye aldığını belirterek, uzmanların ''resim yaparken parmaklarının nasıl şekil aldığını ve beyninin hangi bölümünün harekete geçtiğini'' saptamaya çalıştıklarını anlattı.
  Özellikle renk konusunda bilgilenmek ve resimlerinde ayrıntılara girmek istediğini kaydeden Eşref Armağan, yapacağı resme ait şekilleri önce parmaklarıyla incelediğini ''boyut, perspektif, gölge ve renk gibi resmin temel öğelerini, etrafındaki insanlara sorarak öğrendiğini'' ifade etti.
  Bu arada görme özürlü sanatçı, Kiyoharu Goto isimli bir Japon sanatçının yapıtını da etrafındaki insanların anlatımıyla yorumladı.
Sanatçı, New York'taki sergisinin ABD'nin çeşitli kentlerinde de bazı atölye çalışmalarına katılacak.


BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ...
ADAPAZARI (A.A) - 03.06.2004 –

  Görme özürlü İbrahim Bingül (24), körler alfabesiyle basılı kitap olmadığı için, dersleri kasede alıp, ders notlarını da arkadaşlarına okutarak, üniversite öğrenimini tamamladı.
  Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olan Bingül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilköğretimi görme engelliler okulunda tamamladığını, lise ve üniversitede ise normal öğrencilerle aynı şartlarda öğrenim gördüğünü belirtti.
  Sakarya Üniversitesi'nde ilk görme özürlü öğrenci olduğunu, bu nedenle çok sıkıntı yaşadığını, anlatan Bingül, ''En büyük sorun braille alfabesiyle (körler alfabesi) basılı kitap olmayışıydı'' dedi.
  Derslerde ses kayıt cihazı kullanıp, notları da arkadaşlarına okuttuğunu ifade eden Bingül, ''Kasetlerin deşifresinde oldukça zorlandım. İlk anlarda yaşanan bir diğer sıkıntı da sınavlarda yaşandı. Hocalarımla birlikte başka üniversitelerdeki uygulamaları araştırarak bu sorunu da çözdük. Sonuçta okulu 4 yılda bitirmeyi başardım'' diye konuştu.
  Okul giderlerini de, üniversitenin öğrenci istihdamı uygulamasından yararlanarak karşıladığını ifade eden Bingül, şunları kaydetti:
  ''Okulun telefon santralinde çalışıp, ayda 100 milyon lira gelir elde ettim. Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu'na ait yurtta kaldığım için giderim fazla değildi ve kazandığım para yetti. Ancak, okulu bitirdikten sonra geleceğe yönelik endişelerim arttı. Çünkü, Türkiye'de insanın sağlıklı bir hedef belirlemesi mümkün değil.''
  İngilizce ve Almanca bildiğini ve tercümanlık yapmayı düşündüğünü belirten Bingül, ayrıca görme özürlüler için körler alfabesiyle ders kitapları hazırlamayı planladığını sözlerine ekledi.


ENGELLİ ÖĞRENCİNİN TEKERLEKLİ SANDALYE SEVİNCİ...
BİTLİS (A.A) - 03.06.2004 –

  Bitlis'te, ilköğretimde okuyan bedensel engelli öğrenciye, Vali Asım Hacımustafaoğlu'nun eşinin girişimleriyle temin edilen tekerlekli sandalye verildi.
  Bitlis Valisi Hacımustafaoğlu'nun eşi Nebahat Hacımustafaoğlu, Erler Pansiyonlu İlköğretim Okulu 6. sınıfta okuyan bedensel engelli öğrenci Murat Baysan'a tekerlekli sandalyeyi teslim ederken yaptığı konuşmada şunları söyledi:
  ''Öğrencimiz 8 Mayıs'ta il merkezine sınava girmek üzere gelmiş. Murat Baysan öğrencimizin özürlü olduğunu ve bir tekerlekli sandalyeye ihtiyacı olduğunu gördük. Bitlisli Kadınlarla Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği olarak Valiliğe müracaat ettik. Kendisine tekerlekli sandalye temin ettik. Bundan sonra eğitim ve öğretimine daha sağlıklı şekilde devam edecek. Öğrencimiz derslerinde de oldukça gayretli ve başarılı.
Onun ileride iyi bir hukukçu olmasını istiyorum.''
  Engelli öğrenci Murat Baysan'a ve diğer engellilere, Bitlisli Kadınlarla Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği olarak, imkanların el verdiğini ölçüde katkı sunacaklarını belirtti.
  Mutki'nin Akpınar Köyü'nde yaşayan Murat Baysan da kendisine tekerlekli sandalye temin edenlere teşekkür etti. Baysan, ''Bugüne kadar başkalarının desteğiyle derslere girip çıkıyordum. Sandalyem olmadığı için çok zorluk yaşadım. Artık tüm ihtiyaçlarımı kendim karşılayabilirim. Bu nedenle çok mutluyum'' şeklinde konuştu.


ENGELLİ ŞAMPİYONLAR...
SEÇİM TURŞUCU - ÇANAKKALE (İHA) –

  Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'nde bulunan 2 engelli ilköğretim okulu, bu yıl yedincisi yapılan "MEGELDAY 2004 Engelliler Atletizm Yarışması"nda ferdi ve takım halinde birinci olarak büyük bir başarıya imza attılar.
  İstanbul Burhan Felek Atletizm Salonu'nda geçen hafta içi yapılan şampiyonaya her seride ve takım halinde katılan Gelibolu'nun 2 engelli ilköğretim okulundan Anafartarlar İşitme Engelliler Okulu birinci seride 200 metrede Faruk Babukçulu, ikinci seride 200 metrede Uğur Erol, üçüncü seride 50 metrede Emrah Aksoy ve dördüncü seride 80 metrede de Yusuf Özkaya ile ferdi müsabakalarda 4 birincilik alırlarken, takım halinde de 4x100 metrede rakiplerine 60 metre fark atarak şampiyon oldular.
  Gelibolu'nun diğer engelli okulu olan Yahya Çavuş Görme Engelliler İlköğretim Okulu da yarıştığı 3 seride 50 metrede Samet Aydınoğlu, 80 metrede Abdullah yakın ve 200 metrede de Özgür Öz ile birincilik aldılar.
  Şampiyon öğrenciler okullarında coşku içinde karşılanırken, bundan sonraki yarışmalarda da daha başarılı olacaklarını söylediler.


VAN'DA İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİNİN 'OKUL GÜNÜ' PROĞRAMI...
VAN (İHA) –

  Van Abdurrahman Gazi İşitme Engelliler İlköğretim Okulu öğrencileri eğitim-öğretim yılı sonu sebebi ile 'Okul Günü' poğramı düzenledi.
  Okul yemekhanesinde düzenlenen proğramda saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Orhan Güleşçe, herkesin özürlülere yardım elin uzatması gerektiğini belirtti. Güleşçe, 'Yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevmek' düsturuyla hareket ederek sabır, sevgi hoşgörü ve tevazu çerçevesinde hizmet ederken amaçlarının çile ve sıkıntılara gülüp geçmek olduğunu söyledi.
  Güleşçe, "Okulumuzda 103'ü erkek, 40'ı kız olmak üzere toplam 143 öğrenci eğitim öğretim görüyor. Bunun için de öğretmen, veli ve çevre işbirliğinin olması gerekiyor. İmkansızlıklara imkan olacak ellerle, fedakar gönüllerle sıcak ilgiye ihtiyaç duyan bu çocuklarımızın sahip çıkılmalıdır" dedi.
  Vali Yardımcısı Hüseyin Parlak ise, özürlü çocukların hayata hazırlanmalarında herkesimin yardımcı olmasını istedi.
  Konuşmaların ardından 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin sahneledikleri 'Dolandırıcının sonu' ve Ben eşya değilim' adlı skeç proğrama katılanlardan büyük alkış aldı. Daha sonra iki öğrencinin tek ses çıkararak okudukları şiirler, katılımcılardan alkış aldı. İşitme engeller sahneledikleri folklor gösterisinin ardından Van'daki ilköğretim okulları arasında yapılan spor müsabakalarında birinci olan öğrencilere kupaları verildi. Törenin ardından öğrencilerin yıl boyu hazırladıkları el yapımı süs eşyalarından oluşan sergi gezildikten sonra davetlilere verilen ikramın ardından proğram sona erdi.


ENGELLİ ÖĞRENCİLERİNDEN YIL SONU ETKİNLİĞİ...
GÖKTÜRK FIRAT - RİZE (İHA) –

  Rize'de Zehra Usta Zihinsel ve Bedensel Engelliler Okulu tarafından düzenlenen yıl sonu etkinliğinde, öğrenciler yıl içerisinde öğrendiklerini ve özel yeteneklerini sergilediler.
  Yıl sonu programını izleyenler arasında Rize Valisi Enver Salihoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Rasim Çelik ve çok sayıda veli yer aldı. Programda ilk olarak, zihinsel ve bedensel engelli öğrenciler arasında oluşturulan halk oyunları ekibi gösterilerini sundu. Ardından skeçler sahnelendi.
  Öğrencilerin gösterileri izleyenler tarafından beğeniyle karşılandı. Son olarak öğrenciler tarafından hazırlanan elişi ürünler sergilendi. Vali Salihoğlu, konuyla ilgili yaptığı konuşmada, Rize'ye böyle bir okulu kazandırıp tüm masraflarını üstlenen hayırsever iş adamı Tahsin Usta'ya teşekkür ederek, yaptığı hayrın hiç bir zaman unutulmayacağını söyledi.


BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN ÖZÜRLÜLER YAŞAM MERKEZİ PROJESİNE DESTEK...
ANKARA (İHA) –

  Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı tarafından hazırlanan ve zihinsel engellilerin aile bireyleri öldükten sonra nasıl yaşacaklarını anlatan proje düzenlenen bir toplantı ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunuldu.
  Ankara Sheraton Otel'de düzenlenen toplantıya, Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Abdüllatif Şener ve Mehmet Ali Şahin, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Devlet Bakanı Güldal Akşit, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve eşi Nevin Gökçek de katıldı.
  Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan toplantıya gelişlerinde 10 yaşındaki bedensel engelli Yusuf Başer ile 11 yaşındaki zihinsel engelli Kaan Erökten tarafından çiçeklerle karşılandı. Engelli çocuklara sarılan Erdoğan, Başer ve Erökten'in yaşam merkezi talebiyle karşılaştı. Erdoğan'a daha sonra zihinsel engelli Ertaç Halilbeyoğlu'nun kendi portresini yaptığı resim hediye edildi. Halilbeyoğlu'nu kucaklayarak öpen Erdoğan, "Bana sürpriz mi yaptın? Çok güzel olmuş. Bana aynen benzemiş" dedi.
  Halilbeyoğlu'nun kendisinden basketbol ve futbol sahası ile iş atölyesi istemesi üzerine konuyu Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'a havale eden Erdoğan, taleplerin biran önce yerine getirilmesi talimatını verdi. Erdoğan, salona girmeden önce ilginç bir şikayet ile de karşılaştı. Evine hırsız girdiğini söyleyen Satı Coşkun adlı kadının, "Evimize hırsız girdi sayın Başbakanım. Oğlumla benim elimi kolumu bağladı. Neyimiz varsa hepsini götürdü" yönündeki feryadı Erdoğan çiftini şaşkına uğrattı. Kadının şikayeti karşısında şaşıran Erdoğan, konuyu Ankara Valisi Yahya Gür'e havale etti.
  Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Saime Toptan, zihinsel engellilerin aile bireylerinin hayatlarını kaybetmesinin ardından nasıl yaşayacaklarını içeren bir proje hazırladıklarını söyledi. Engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırıcı bir merkez yapılmasını istediklerini belirten Toptan, Başbakan Erdoğan'ın projeye destek vermesi halinde 16 milyon kişinin duasını alacağını ifade etti. Toptan, "16 milyon kişinin gözü ve kulağı bu gece burada, kalbi burada atmaktadır" diye konuştu.

  "BOŞ ÖZÜRLÜ KADROLARINI DOLDURACAĞIZ"
  Daha sonra kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, zihinsel engellilerle ilgili yaşam merkezi projesine destek verdi. Özürlü annelerinin en büyük korkusunun "Ben öldükten sonra çocuğuma ne olacak?" sorusu olduğunu belirten Erdoğan, hükümet olarak bu sorunun cevabının bulunması için çalışacaklarını kaydetti. AK Parti iktidarı döneminde hazırlanan Özürlüler Yasa Tasarısı'nın geçen haftaki Bakanlar Kurulu toplantısında ele alındığını hatırlatan Erdoğan, tasarının reform niteliğinde değişiklikler öngördüğünü kaydetti. Söz konusu yasayla birlikte yıllardır ertelenen sorunların çözüm bulacağına işaret eden Başbakan Erdoğan, dünyada uygulanan 'bakım sigortası' sisteminin artık Türkiye'de de uygulanacağını bildirdi.
  Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) tarafından sunulan bakım hizmetlerinin kalite ve yaygınlık yönünden yeniden yapılandırılacağını vurgulayan Erdoğan, geçmişi trajik öykülerle dolu olan kurumda çalışan sayısı ile çocuk sayısının aynı paralelde olmasına da tepki gösterdi. "Hiçbir dünya devletinde böyle garabet görülmemiştir" diyen Erdoğan, özürlülere sunulan rehabilite hizmetinin istenilen standarda ulaşmadığını, yeni yasayla birlikte okul öncesi ve mesleki rehabilitasyonu da yaygınlaştırılacağını dile getirdi. Hükümet olarak özürlüler konusunda "korumacı" yaklaşım yerine özürlülerin topluma tam katılım ilkesini benimsediklerinin altını çizen Erdoğan, "Özürlüler Yılı" olarak ilan ettikleri 2005 yılında kamudaki boş özürlü kadrolarını dolduracaklarını, özel sektörü de özürlü istihdamı konusunda özendireceklerini açıkladı.
  Özürlülere her alanda hizmet etme imkanı tanıyacaklarını belirten Başbakan Erdoğan, Nasreddin Hoca'dan alıntı yaparak, "Sorunu yaşayan bilir. Nasrettin Hoca'nın dediği gibi 'Bize damdan düşeni getir'. Onların derdinden damdan düşen anlar. En iyi anaları anlar. Babaları bile değil. Baba ikinci derece anlar" şeklinde konuştu.

  ERDOĞAN, ŞARAP SOSLU TAVUĞU YEMEDİ
  Başbakan Erdoğan, hükümet olarak sorumluluklarının ne kadar ağır olduğunun bilincinde olduklarını kaydederek, zihinsel engellilerle ilgili yaşam merkezi projesinin devlet-millet kaynaşmasıyla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyük çoğunluğu Müslüman olan Türk halkının inançları gereği dayanışmaya büyük önem verdiğine dikkati çeken Erdoğan, özürlülere sahip çıkmanın hükümetin bir görevi olduğunu bildirdi.
  Erdoğan, Türkiye'deki 8.5 milyon özürlü sayısının korkunç bir rakam olduğunu da ifade ederek, "Bu iş bir şuur ve vicdan işidir. Projenin hayata geçirilmesinde ve işletilmesi sürecinde her türlü desteği vereceğiz. Geçmişte bu tür adımları atanlar, bir bakana zimmet çıkarmış, icabında başbakana da zimmet çıkarmış" dedi.
  Erdoğan, konuşmasının ardından projeye destek veren işadamı Erol Çarmıklı'ya plaket takdim etti. Gecede, Emrullah Emin adlı bir zihinsel engelli çocuk, Başbakan Erdoğan için yazdığı şiiri okudu. Mini bir konserin de verildiği gecede, zihinsel engelliler sahneye çıkarak oynadılar. Başbakan Erdoğan'dan büyük alkış toplayan zihinsel engelliler, zaman zaman yanına giderek Erdoğan'a sarıldılar. Bu arada, menüde bulunan şarap soslu tavuğu geri çeviren Başbakan Erdoğan, dondurma yemeyi tercih etti. Erdoğan'ın geri çevirmesine rağmen Devlet Bakanı Güldal Akşit ve AK Parti İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, şarap soslu tavuğu yemeyi tercih ettiler.


İFTAR ÇADIRINDA KEŞFEDİLDİ, ŞAMPİYON OLDU...
KONYA (A.A) - 04.06.2004 –

  Konya'da yaşayan bedensel engelli Ferhat Çıkmaz (25), 4 yıl önce iftar çadırında gösteri yapan bir sporcuyla bilek güreşi yapmasının ardından başladığı bu spor dalında, Türkiye şampiyonu oldu.
  AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Konya'nın Cihanbeyli İlçesi'nde 7 çocuklu bir ailenin en küçüğü olan Çıkmaz, 1 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle belden aşağı kısmı gelişmeyince sakat kaldı.
  Ailesinin maddi imkansızlıklar içinde yetiştirmeye çalıştığı Çıkmaz, ilköğrenimini Cihanbeyli'de tamamladı. Bu yaşlarda babasını kaybeden Çıkmaz, ilkokuldan sonra öğrenim hayatına son vererek aile bütçesine katkıda bulunmak için ayakkabı tamircisinin yanında çalışmaya başladı.
Bundan yaklaşık 4 yıl önce bir Ramazan ayında belediyenin kurduğu iftar çadırına gelen Çıkmaz, yemeğin ardından Karatay Belediyespor Kulübü sporcularının gösteri amaçlı yaptıkları bilek güreşlerini izledi.
Kulüp antrenörünün, çadırda bulunanlar arasından, sporcularıyla bilek güreşi yapacak biri olup olmadığını sorması üzerine gönüllü olan Çıkmaz, bilek güreşçisi sporcuyu bir hayli zorladı.
  Çıkmaz'ın performansından etkilenen kulüp antrenörü Emin Görmüş, bir teklifte bulunarak, Çıkmaz'ın antrenmanlara katılmasını istedi. Bir süre antremanlara devam eden Çıkmaz, bilek güreşi ve halterde kendisini geliştirerek Türkiye şampiyonalarına katıldı.
  Geçtiğimiz yıl katıldığı bilek güreşi müsabakalarında Türkiye şampiyonu olarak altın madalya almaya hak kazanan Çıkmaz, bu yıl da Çorum'da yapılan Bedensel Engelliler Türkiye Halter Şampiyonası'nda 100 kilogram ağırlık kaldırarak Türkiye Şampiyonu oldu.

  İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE HEDEFİ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU
  Bugün Meram Belediyespor Kulübü'ne bağlı olarak çalışmalarına devam eden Çıkmaz, yaşamını ise kendisine bağlanan 60 milyon liralık engelli maaşının yanı sıra antremanlardan arta kalan zamanlarında çalıştığı bir ayakkabı atölyesinden aldığı ücretle sürdürmeye çalışıyor.
  Ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için kendisine destek veremediğini ifade eden Çıkmaz, şunları söyledi:
  ''Ben yine de halimden şikayetçi değilim. Çünkü kazandığım başarılar beni yaşama bağlıyor. Tek sıkıntım ayakkabı atölyesinde çalıştığım zamanlarda antrenmanlarımı aksatmam oluyor. Bu durumdan antrenörüm de memnun değil, ancak bazen çalışmaya mecbur kalıyorum. Yine de var gücümle dünya şampiyonalarına hazırlanıyorum.''
  Hedefinin bu yıl halterde elde ettiği başayı Dünya şampiyonu olarak devam ettirebilmek olduğunu ifade eden Çıkmaz, iftar çadırında başladığı bilek güreşin de ise hala iddialı olduğunu sözlerine ekledi.


ÖZÜRLÜ TURİSTLERE KAPADOKYA TURU...
NEVŞEHİR (A.A) - 03.06.2004 –

  Nevşehir'de bir turizm şirketi, özel üretilen tekerlekli araçlarla bedensel özürlü turistlere hizmet veriyor.
  Avanos İlçesi'ne bağlı Çavuşin Köyü'ndeki şirketin işletmecisi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bedensel özürlü turistlerin bölgedeki tarihi ve turistik yerleri gezmelerini sağlamak için özel yaptırdıkları tekerlekli araçlarla 18 yıldır hizmet verdiklerini kaydetti.
  Bu hizmetten genellikle yabancı turistlerin yararlandığını ifade eden işletmeci, şöyle konuştu:
  "Bölgeyi ziyarete gelen bedensel engelli turistler, koltuk, tekerlek ve taşıma kolları bulunan, özel üretilen araçları kiralayarak şirket görevlilerimizce istedikleri yere götürülüyorlar. 18 yıldır sürdürdüğümüz bu hizmetten Fransa, Hollanda, Belçika, İtalya, Almanya ve ABD'den yılda 500'e yakın engelli turist yararlanıyor. Sunduğumuz bu hizmet, bedensel özürlüleri Kapadokya'ya çekiyor.''
  Bedensel özürlü turistler, hizmet için günlük 15 ile 30 dolar arasında değişen ücret ödüyorlar.


ARTIK GÖZLERİ AÇIK DÖNECEKLER...
KONYA (A.A) - 03.06.2004 –

  Konya'da faaliyet gösteren Görme Engelliler Sema Grubu'nda yer alan 4 kişiden ikisinin gözleri Mayıs ayı içinde gerçekleştirilen ameliyatla açılırken, birisinin göz ameliyatı ise gelecek hafta yapılacak.
  Acil Hastalara Yardım Vakfı Başkanı Süleyman Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Görme Engelliler Derneği'nin de katkılarıyla, görme özürlü kişileri hayata bağlamak için çeşitli sosyal etkinlikler düzenlediklerini söyledi.
  Görme engellilerin hayata küstüklerini, bu nedenle onlara yaşama sevinci verecek bazı itici güçlere ihtiyaç duyduklarını ifade eden Doğan, bu kapsamda yaklaşık 2 yıl önce Türkiye'de ilk kez ''Görme Engelliler Sema Grubu'' kurduklarını anlattı.
  Kurulan grubun 2002 yılındaki Sakatlar Haftası'nda ilk kez gösteri yaptığını ve büyük beğeni topladığını belirten Doğan, bugüne kadar grupta bazı isimlerin değiştiğini ancak görme engelliler sema grubunun faaliyetlerine ara vermediğini bildirdi.
  Doğan, 4 kişiyle varlığını sürdüren grubun 3 üyesinin gözlerinin açılması nedeniyle gruptan ayrıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:
  ''Yaklaşık 4 aylık bir eğitimle sema yapmayı öğrenen Muhittin Altıntaş ve Hüseyin Çelik'in gözleri hayırsever vatandaşların yardımlarıyla başarılı bir ameliyattan sonra açıldı. İbrahim Kayraklık da gelecek hafta yapılacak göz ameliyatı ile sağlığına kavuşacak. Önceden görme engelli olarak dönen bu kişiler, artık sadece gönül gözüyle değil kendi gözleriyle sema yapacaklar. Engelleri ortadan kalkan semazenlerimiz özel sema gruplarıyla görüşüyor.''
  Görme engelliye sema öğretmenin çok zor bir iş olduğunu vurgulayan Doğan, ''Semazenin duruşu ve nasıl döndüğünü anlatmakta çok zorlanıyoruz. Görme engelliye bu işi öğretecek düzeyde eğitmen bulmak da güç oluyor. 3 kişinin gruptan kopmasıyla, bu faaliyetin devam etmesi için görme engelli 3 kişiyi daha eğitmeye başladık. Bunların
eğitimi tamamlandıktan sonra yaz sonuna doğru yeni grubumuzla bir gösteri sunacağız'' dedi.
  Gözleri açılan Hüseyin Çelik, ilk kez görme engelliyken tanıştığı ve yapmaya başladığı semayı çok sevdiğini belirterek, semazenliğe devam edeceğini, özel bazı gruplarla görüşmelerinin sürdüğünü söyledi.
Gelecek hafta göz ameliyatı yapılacak olan İbrahim Kayraklık ise 2004 Ocak ayından bu yana Görme Engelliler Sema Grubu'nda yer aldığını bildirdi.
  Bugüne kadar görme engelli olarak yaptığı semaya gözlerinin açılmasından sonra da devam edeceğini ifade eden Kayraklık,
  ''Sağlığıma kavuşacağım için sabırsızlanıyorum. Semayı gözlerim açık şekilde yapmak daha zevkli olacak'' diye konuştu.
 

Logo: Hakkımızda
Sitenin tüm hakkı saklıdır
Copyright © 2003 by Engelliler Kulübü